Blog

Tüp Bebek Tedavisinde İlaç Kullanımı

Tüp Bebek İlaçları Kilo Yapar Mı?

Çiftler genellikle tüp bebek tedavilerinden faydalanırken kilo alımı ile hiçbir ilgisi olmadığını düşünmeye meyillidirler. Ama gerçek şu ki, kilo ve infertilite tedavileri arasında açık bir bağlantı var. Kilo almak da infertilite tedavilerinin bir yan etkisi olabilir. Kullanılan ilaçlar hormonal değişikliklere yol açacağından metabolizma üzerinde de rol oynar. Bu nedenle yüksek kalori alımları kilonuzu büyük oranda etkileyebilir. Özellikle infertilite ile uzun süre mücadele ettiyseniz, tüp bebek tedavisinde başarısız bir girişim yıkıcı olabilir. Vakaların % 1’inden daha azında IVF, yumurtalık hiperstimülasyon sendromu ile sonuçlanabilir ve bu da üç ila beş gün içinde 10 kilogramlık bir kilo artışına neden olabilir. Daha yaygın olarak, tipik olarak IVF’nin bir parçası olan hormon tedavileri kilo alımına neden olabilir. Bazı kadınlar, IVF döngüsü sırasında diyetlerini egzersiz yapmayı veya izlemeyi durdururlar; bu da kilo almayla sonuçlanabilir. Tüp bebek tedavisi sonrası kilo vermek için sağlıklı bir diyet ve egzersiz yapmanız gerekir, ancak bir fitness rutinine başlamadan önce infertilite uzmanınıza danışmanız da önemlidir. Sağlıklı bir vücut, IVF ile gelecekteki başarı şansınızı artırabilir ve hamilelik ile ilgili başarısız girişim sonrasında daha az depresif hissetmenize yardımcı olabilir.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Kilo Vermek İçin Yapılması Gerekenler

Tüp bebek tedavinizi takip eden ve gerçekleştiren doktora danışın – genellikle bir üreme endokrinoloğu bu konuda size yardımcı olacaktır. Başka bir tüp bebek döngüsünü yapmayı planlıyorsanız, kilo vermeye teşebbüs etmek için döngü tamamlanana kadar beklemenizi tavsiye edebilir. Ancak, bazı durumlarda, kilo kaybı gelecekteki IVF girişimlerinde başarı şansınızı artırabilir, bu nedenle doktorunuzun fitness hedeflerinizi bildirmesini sağlamak ya da diyet ve egzersizin doğurganlığı nasıl etkileyebileceğini sormanız önemlidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kalori Alımını Kısıtlamak Önemlidir

Kalori alımınızı azaltın. Bir kilo yağ, 3.500 kaloriye eşittir, bu nedenle kaybetmek istediğiniz her kilo için diyetinizden 3.500 kalori ortadan kaldırmak gerekir. Aşırı karbonhidrat ve şekerli içecekler, gereksiz kalorilerin ortak kaynaklarıdır, bu nedenle önce bu maddeleri eleyin. Yağsız proteinleri yiyin. Protein hamilelik sağlığı ve fetal gelişim için anahtardır ve uzmanlar kadınların günlük 46 gram protein almasını önermektedir. Günde altı ila sekiz bardak su içilmesi önemlidir. Su, hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur, bu da gelecekteki hamilelik başarı şansınızı artırabilir. Haftada 150 dakika düşük yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın – ya da 75 dakika orta-yüksek yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın. Kardiyovasküler egzersiz, büyük kas gruplarını ve kalbinizi güçlendirir ve yürüyüş, koşu ve ip atlama gibi aktiviteleri içerir. Yürüme ve koşu daha yüksek yoğunluklu ve daha fazla kalori yakarken, yürüyüş, düşük yoğunluğudur. Egzersiz kilo vermeyi önemli ölçüde artırır çünkü kalori yakar, kilo almadan daha fazla yemeye imkan verir.

 

tup-bebek-mikroskop-labaratuvar

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler Nelerdir ?

Tüp bebek yöntemi bebek sahibi olmayı isteyen çiftler için tedavi yollarından son çare olarak başvurulan yöntemlerdendir. Normal yoldan tüm denemelere rağmen çocuk sahibi olamayan kişiler tüp bebek tedavisi için başvurmaktadır. Pek çok çift bu yolla bebek sahibi olmakta ve hayallerini gerçekleştirmektedir. Tüp bebekle hamile kalmak için pek çok tüp bebek tedavisi şekli bulunmaktadır. Bu makalemizde sizler için en çok tercih edilen tüp bebek tedavilerini paylaşmaya çalışacağız. Böylece bu yöntemler hakkında bilgi sahibi olarak hamile kalma şansınızın yüksek olduğu yöntemleri öğrenmiş olacaksınız. Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler olarak sizlere bu yöntemlerden ve uygulamaların dan bahsedeceğiz ;

Embriyo Enerjisi( Mitoscore )

Tüp bebek tedavisi içinde son dönemlerin en çok tercih edilen yöntemlerinden birisi olan embriyo enerjisi yöntemi kısırlık sorunu ile mücadele eden kişilerin umut ışığı olmuştur. Bu tüp bebek tedavi yönteminde embriyoların genetik olarak  enerji üretim güçleri ve canlılıkları test edilerek rahime tutunup tutunamayacakları kesin olarak görülür. Bu testin kapsamında kromozom analizi yapılmaktadır. Buna göre bebek olma şansının nasıl olduğu yapılan testler sonucunda anlaşılmaktadır.

Rahim Dinlendirme Tekniği

Bu yöntemle yapılmak istenen kaliteli yeterli sayıda yumurta elde ederek bebek sahibi olmaktır. Rahim dinlendirme tekniği ile hastalarda yumurta büyütücü hormon iğnesi uygulanır. Bu şekilde yeterli sayıda yumurta bir defada elde edilerek kaliteli yumurtalar seçilerek sağlıklı şekilde embriyolar oluştuğu düşünülmektedir. Ancak bu tedavi ile hormon iğneleri ya da ilaçlarının etkisiyle rahim içi bazı durumlarda olumsuz olarak etkilenebilir. Rahim de embriyoyu kabul etme gücünü azaltabilir. Bunun içim transfer işleminden önce rahim dinlendirme tekniği uygulanır. Rahim içi embriyoyu kabul edecek hale geldiği zaman dondurulmuş olan embriyolar alınarak transfer işlemi başlamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi YöntemlerYeni Nesil Dizileme NGS

Tüp bebek tedavisinde en yeni yöntemlerin içinde yeni nesil dizileme NGS yönteminde kromozom bozukluğu taşımayan ve gebelik olma meydana getirebilme şansını en çok olan embriyolar sağlıklı bir şekilde tespit edilir.

ERA Metinleri

Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler  içinde kullanılan ERA testi kaliteli embriyo elde edilip, başarısız tüp bebek tedavisi olan kişiler için olan yöntemdir. Bu yöntemde embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunmasını sağlayan rahim içi zarının da embriyoları kabul edip etmediğine bakılır. Bunun için gebelik oranın yüksek olarak oluşacağı günler bu testle anlaşılır. Bu şekilde bu yöntem sayesinde gebe kalma şansı arttırılmış olur.

Recombine Testi

Bu test gebelik sırasında embriyonun sağlıklı olup olmadığı hakkında size yardımcı olabilen bir testtir. Bu yöntem ile kişiden alınan kan örneği ile kişideki yüzlerce genetik hastalığa neden olabilen kromozom tespit edilir. Bu test ile genlerinizdeki hastalık yapan gen bozukluğu taranmaktadır. Bu şekilde gebelik sırasında bozuk geniniz olup olmadığı öğrenilebilmektedir.

infertility

Tüp Bebek Aşamaları Nelerdir?

Robert G. Edwards tarafından kurulan modern tüp bebek tedavisi yöntemi, İngiltere’de ilk ortaya çıktığı 1978 yılından bu yana birçok çocuk sahibi olamayan çifte umut oldu. Yıllar içerisinde gelişerek dünyaya yayılan tüp bebek tedavisi, Türkiye’de de birçok çiftin çocuk sahibi olmasına yardımcı oluyor. Her yıl bakıldığında binlerce çift, tüp bebek tedavisine başlamak için biz doktorlara başvuruyor ve bunların içinden büyük bir çoğunluğu da tedaviye başlanmasının ardından çocuk sahibi olabiliyor. Bizlere çocuk sahibi olamayan çiftler ilk geldiklerinde öncelikle tüp bebek tedavisinin aşamaları hakkında bilgi almak istiyor. Ayrıca hastanın bu noktada doktor ile iletişimi, tedavi sürecinin aşamalarının detayları hakkında bilgi sahibi olması süreç boyunca daha sakin ve sabırlı bir tavır takınmasını da destekliyor.

Dünyada tüp bebek tedavisinin geçmişi 1978 yılına dayansa da tüp bebek tedavisi ile Türkiye’de ilk çocuk 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde dünyaya geldi. O günden bu yana, çiftlerin çocuk sahibi olması için gerekli tedaviyi uygulayan biz doktorların kullandığı yöntemler de büyük ölçüde gelişme gösterdi. Gelişen ve değişen çağa ayak uyduran, teknolojinin nimetlerinden yararlanan tıp dünyasında o yıllara kıyasla daha basit ve hızlı yöntemler ile tüp bebek işlemi gerçekleştirilebiliyor.

İlk Muayene ve Çiftin Değerlendirilmesi

Tüp bebek süreci, çiftin doktora gelmesi ile başlar. Bizlere gün içerisinde birçok çift, çocuk sahibi olamadıklarını ve tüp bebek tedavisine başlamak istediklerini belirterek başvuruyor. Bu çiftlerin öncelikle değerlendirilmeleri gerekiyor çünkü her hastalıkta ve sağlık sorununda olduğu gibi tedavi de sorun da kişiye özgü…

Bazı çiftler, tüp bebek tedavisine başlamak için aceleci davranabiliyor. Korunmasız yaşanan birkaç ilişkinin hemen ardından tüp bebek tedavisi için başvurabiliyor ancak biz uzmanlar, çiftlere en az 1 yıl korunmasız ilişki yaşandıktan sonra çocuk sahibi olmak için tüp bebek tedavisine başlangıç yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çift değerlendirilmesinde hem anne hem baba adayının test – muayene sonuçları, yaşları vb. birçok noktada dikkate alınmaktadır.

Değerlendirme aşamasında çoğunlukla çiftlerden;

  • Her türlü ameliyat raporu veya notu
  • Sperm tahlili
  • Kadın ve erkek kan testleri
  • Daha önce uygulanan varsa tedavi raporları
  • Rahim filmi
  • Kromozom analizi
  • Varsa başka hastalıklara ilişkin raporları istiyoruz.

Yumurta Oluşturma

Tüp bebek tedavisine başlangıç yapıldığında ilk adım kadının yumurtalıklarının uyarılması ve yumurta oluşturulması… Bu aşamada kadının yumurtalıklarından embriyo oluşumu için elverişli, kaliteli yumurtalar seçilerek rahme konulur ve yumurta geliştirici ilaçlar da enjekte edilir. 8 – 12 gün kadar süren bu süreç içerisinde ilaç dozajı kişinin yaşı ve kilosu gibi değişkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Anestezi altında oluşan yumurtaların toplanma işlemi ile diğer adıma geçirilir. Dölleme işlemi için laboratuvar ortamında saklanan bu yumurtalar esnasında erkek de sperm verir. Bu işlem öncesinde bizler, erkeğe 3 – 4 günlük cinsel perhiz öneririz. Sperm ve yumurtaların alınmasının ardından birleşme klasik tüp bebek yöntemi veya mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilerek birleştirilir.

Embriyo Transferi

Laboratuvar ortamında uzman ekip tarafından döllenerek oluşturulan embriyo, ağrısız ve özel bir katater kullanılarak anne rahmine transfer edilir. 5 – 10 dakika süren bu basit işlemin ardından çift için heyecanlı bir bekleyiş başlar. Bu süreçten sonra tüp bebek aşamalarının tamamlanmasının ardından gebelik testi yapılarak başarılı olup olmadığı anlaşılır. Birçok uzman bu bekleme süresi içerisinde çifte cinsel perhiz tavsiye eder.

Transfer işleminin ardından kadın, 1 gün sonra ılık duş alabilir. Aynı zamanda gebelik testinin olumlu sonuçlanması durumunda dahi ilk 3 ay boyunca ilaç desteğini kesmeyiz.

ma-1533548235

Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor

Düzenli smear taraması  hayat kurtarır.

British Medical Journal’da yeni yapılan  bir araştırmaya göre;

” Serviks kanserine (rahim ağzı veya boynu kanseri)dönüşebilecek erken hücre değişiklikleri tedaviye ihtiyaç duymayabilir ve vakaların % 50’sinde kendiliğinden iyileşebilir” denilmektedir.

Bu araştırmada, 3.000’den fazla kadının smear  sonuçlarına bakılmış olup  , bu smear  testlerinde bulunan “orta” derecedeki kanser habercisi bulguların  yarısının kendiliğinden gerilediğini keşfetti.

Pozitif bir smear testi ne anlama gelir?

Smear testi veya yayma testi sonucu, ancak kadınların 20’de  birinde, test serviks hücrelerinde anormal değişiklikler olduğunu göstermektedir.

CIN derecelendirmesi, hücre değişikliklerinin rahim boynu serviks yüzeyine ne kadar derin girdiğini yansıtır: rahmin boynu:

CIN 1 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte biri etkilenir.

CIN 2 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte ikisi etkilenir.

CIN 3 – yüzey tabakasının tam kalınlığı etkilenir.

Bu değişikliklerin çoğunun kansere yol açmaması ve hücrelerin normale dönmesine rağmen, bazı lezyonların kanserli olmasını önlemek için çıkarılması gerekmektedir.

Düşük dereceli CIN1 ‘de hasta kontrol smearler alınarak , lezyonlarını izlenebilmektedir.

Günümüzde  CIN2 olarak sınıflandırılan “orta” kanser öncesi lezyonları ise çeşitli basit cerrahi yöntemlerle  tedavi edilmektedir

Çalışma ne buldu?

CIN2 lezyonlarına bakan BMJ araştırması, şunları önermektedir:

Tedavi edilmeyen tüm vakaların yarısından fazlası iki yıl içinde kendiliğinden düzelir.

Vakaların sadece üçte birisinde orta lezyonlar aynı kalmaktadır.

Beşte birin altında kalan kısmı ise daha kötüleşecektir.

Kadınlar ne yapmalıdır?

“Şu anda tedaviyi beklemekte veya tedaviye devam ediyorsanız, lütfen bu bilginin sizi caydırmasına izin vermeyin.” Bu çalışmanın sonuçlarını tam olarak anlamak için daha katı ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır. “

Bu itibarla tüm kadınları servikal tarama için muayene olmaya davet etmekteyiz:

Cinsel deneyimi olan kadınları

18-25 yaşlar arası 2 yılda bir

25 – 49 yaşlar arası – her üç yılda bir

50 – 64 yaşları – beş yılda bir

65 yaş üstü olan kadınlarda ise test önerilmiyor.

image-by-item-and-alias

Tüp Bebek tedavisine başlayacak olan çiftin değerlendirilmesi

Kısırlık (infertilite) değerlendirilmesi 35 yaş altı kadınlarda bir yıl korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması durumunda, 35 yaş üstü kadınlarda ise 6 ay düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınmaması durumunda yapılması önerilmektedir.

Bazı kısırlık nedenleri ve belirtileri olması durumunda; örneğin düzensiz adete sahip olmak, endometriozis (çikolata kisti hastalığı) tanısı almak, üreme sisteminde gelişim bozuklukları olması durumunda bu süreleri beklemeden bir infertilite uzmanına başvurmak önerilmektedir.

Ülkemizde birçok kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ön incelemeyi yapmaktadır. Fakat değerlendirmede bazı eksikler meydana gelmektedir. Bu yazımızda çocuk sahibi olmak isteyen çiftin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ile ilgili önemli noktaları aydınlatacağım.

Üremeyi engelleyecek durumlar açısından değerlendirmeye çift beraber başlamalıdır.

Kadınlarda kısırlık nedenleri

  • Yumurtlamada sorunlar: Yumurtlama kadının adet dönemlerinde yumurtayı tüplere gönderdiği olaydır. Yumurtlamayı hormonlar kontrol eder. Bu yumurta ile sperm birleşirse gebelik oluşabilir. Gebelik şansı yumurtlamadan bir iki gün önce ve yumurtlama günü ilişkiye girildiğinde daha yüksektir. Bazı kadınlarda yumurtlama gerçekleşmemektedir.
  • Rahim ve Tüplerdeki sorunlar: oluşan gebeliğin sağlıklı büyüyebilmesi için rahme yerleşmesi gerekmektedir. Rahimde buna engel olacak bir durumun olmaması gerekir. Aynı zamanda tüplerin yumurta ya da oluşmuş gebeliğin geçişini engelleyecek bir durumunun olmaması gerekmektedir.
  • İleri kadın yaşı: Kadınlar belli bir yumurta sayısı ile doğduğundan özellikle 30 lu yaşların ortasından itibaren doğurganlık oranları hızla azalmaktadır.

Kadınlarda kısırlık değerlendirilmesi:

Öncelikle adet düzeni ve önceki gebelikler sorgulanır. Ardından muayeneye geçilir. Muayene de ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir.

Yumurtalık rezervi kadınlarda infertilite tedavisinin başarısını en çok etkileyen durumlardan bir tanesidir. Ultrasonografi yardımıyla rezerv değerelendirilmesi yapılabilmektedir. Burada önemli olan antral folikül sayısıdır. Antral folikül 2-10 mm arasındaki foliküllere verilen addır. Yumurtalık rezervinin en iyi göstergelerindendir. Adet döneminin 2-4. günleri arasında vajinal ultrason ile sayım yapılır.  4’ten az olan sayıya sahip kadınların yumurtalık rezervi azalmış kabul edilir.

Kan testleri- özellikle Anti Mullerian Hormon (AMH) değerlendirilmesi: AMH günümüzde kısır çiftlerin tedavisine başlamadan bakılması gereken önemli bir test halini almıştır. Yumurtalık rezervinin güçlü bir göstergesidir. Antral foliküllerden salınır ve seviyesi adet döneminin hangi gününde bakıldığına göre değişiklik göstermez. Tedaviye başlayacak olan hastalara mutlaka bakılmasını önermekteyiz.

Kadınların bir diğer değerlendirilmesi hormonal değerlendirmeyi kapsar. Bazı hormonların yüksekliği veya düşüklüğü yumurtlamayı etkilemektedir. Bu sebeple özellikle tiroid hormonlarının da değerlendirmeye eklenmesini öneriyoruz.

Bu kısma kadar yumurtalık ve rahmin durumunu değerlendirilmesini konuştuk. Ultrasonografi yardımıyla rahmin durumu değerlendirilir fakat rahmin içini boşluğu ve tüpleri değerlendirmek için yetersizdir. Bu sebeple tüpleri ve rahim içi boşluğu değerlendirmek için biz tedaviye başlayacağımız her hastaya rahim filmi (histerosalpingografi) uygulamaktayız. Genel olarak ağrılı bir işlem olduğundan biz anestezi altında rahim içerine bir boya vererek film çekmekteyiz. Böylelikle rahmi ve tüpleri anlık değerlendirme şansına sahip oluyoruz. Rahim içinde oluşmuş yapışıklıklar gebeliği engelleyebilmektedir. Aynı şekilde tüplerin tıkalı olması veya sıvı ile dolu olup şiş görünmesi de gebelik şansını azaltmaktadır. Bu sebeple tedaviye başlayacak bütün kadınların rahim filminin çekilmesi olmazsa olmazdır.

Erkeklerde kısırlık değerlendirilmesi

Çocuk sahibi olmayı başaramamış çiftlerin değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan bir tanesi semen analizi-spermiyogramdır. 2-4 günlük bir cinsel perhizin ardından alınması ve örneğin bir saat içinde değerlendirme yapacak labaratuvara ulaştırılması önemlidir. Standart semen analizinde semen volümü ve mikroskopisi yer alır. Mikroskopik değerlendirmede sperm konsantrasyonu, sperm sayısı, hareketliliği ve spermlerin görünümü (morfolojisi) değerlendirilmektedir. Aynı zamanda olgunlaşmamış hücreler lökosit sayısı ve aglütinasyonu değerlendirilmiş olmalıdır.

Semen analizinde çok değişkenlik olabileceğinden en az iki kez değerlendirme önerilmektedir.

Normal olmayan semen analizinde bozukluğa yönelik tedavi değerledirmeler yapılmalıdır. Sperm sayısı düşüklüğü olanlar erkek hastalarda hormonal değerlendirme yapılmalıdır. İleri şekil bozukluğu ve ileri sayı düşüklüğünde genetik test yapılmalıdır.

adet-sancisina-masajla-cozum

Rahim nakli çözüm müdür ?

Rahmin yapısal olarak  olmadığı ya da fonksiyonel olmadığı durumlara bağlı ( rahmin gebeliği taşıyamayacak durumda olması) kısırlık dünyada yaklaşık 1000 kadını etkileyen bir durumdur. Yapısal olarak rahmin doğuştan gelişemediği durumlar olduğu gibi bir hastalık ya da kanama sebebi ile alındığı durumlar da mevcuttur.  Gebeliğe elverişsiz durumun olduğu fonksiyonel rahim bozukluğu durumu ise rahmin içinin aşırı yapışık olduğu durumlarda ( Asherman Sendromu) ya da gebeliği etkileyen ciddi myom durumlarında ortaya çıkmaktadır.

Rahime bağlı kısırlığın başarılı bir tedavisi olmadığından bu hastalar evlat edinme ve taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olmaktadır. Taşıyıcı annelik halihazırda dünyada bir çok ülkede yasaklanmış bir durumdur.

Rahim nakli diğer nakillerin aksine 4 kısımı ilgilendiren bir nakildir; alıcıyı,alıcı hastanın eşini, vericiyi ve ilerideki çocuğu etkileyebilecek bir işlemdir. Bu sayılanların hepsine olası riskler oluşturan bir prosedürdür.

Rahim nakli karışık bir operasyondur; medikal etkileri bir yana etik, ahlaki ve kültürel endişeler ve beklentilerde bu işlemi karmaşıklaştırmaktadır.

Buna yönelik olarak ilk tedavi girişimi; 2000 yılında Suudi Arabistan’da rahim nakli olarak yapılmıştır.  Yaşayan bir vericiden alınan rahim nakil edilmiş fakat kısa süre sonra gelişen ciddi enfeksiyonlar nedeniyle rahim geri alınmıştır.

2011’de Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastadan alınan rahim, rahmi olmayan bir hastaya nakledilmiş ve ardından bir çok kez tedavi verilmiş. 2 gebelik elde edilmiş ve bunlarda düşük ile sonuçlanmıştır.

İsveç’te 2013-2014 yıllarında canlı vericiden 9 nakil operasyonu yapılmıştır. operasyon sonrası 4 ay içerisinde bir kadının rahmi ciddi tromboz (pıhtı atılması) nedeniyle geri alınmış, bir tanesinin de tedavi edilemeyen şiddetli enfeksiyonu gelişmesi üzerine geri alınmıştır.

Aynı zamanda vericiler için de riskler söz konusudur; Bir vericinin operasyon sırasında idrar yolları yaralanmış ve onarılmak zorunda kalmıştır. Bir vericide operasyondan günler sonra idrar yolları ile vagina arasında fistül denilen bir yol oluşmuş ve verici bu sebeple tedavi görmüştür.  Canlı verici ameliyatlarının uzun süresi uzadıkça ; vericinin anestezinin getirdiği risklere ve operasyondaki risklerle karşılaşma şansı daha fazladır.

Operasyon sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların verilmesi zaruridir. Burada önemli olan organ reddini engelleyecek aynı zamanda bu ilaçların ciddi yan etkilerinden korunacak dengeyi bulmaktır.

Rahim naklinde organ reddi diğer nakiller gibi kolay tespit edilemez. Çünkü bunu belirleyecek bir kan testi yoktur. Ciddi zarar gelişmedikçe klinik olarak da tanı konulamayabilir. Organ reddini rahim naklinde anlayabilmek için rahimden biyopsi almak gerekir.  Bu da tekrarlayan girişim demektir. Organ nakli olduğu için her nakilde olduğu gibi alıcının hayatını ciddi riske sokabilecek potansiyele sahiptir.

Diğer organ nakillerinde ve rahim naklinde kullanılan ilaçlar çocukta ciddi zararlar ortaya çıkarabilen ilaçlardır.  Aynı zamanda ciddi gebelik komplikasyonlarını da beraberinde getirmektedir; dış gebelik, düşük, gebelik zehirlenmesi ( preeklampsi), erken doğum, düşük doğum ağırlığı, ölü doğum ve yeni doğan döneminde ölüm.

Dünya da Rahim nakli ile gebelikleri tamamlanmış 8 bebek dünyaya geldi. Bunun kabul edilebilir bir tedavi biçimi olması için hala çok çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu 8 gebelikten bir kısmı gebelik zehirlenmesi ile erken doğan bebeklerden oluşmaktadır.

Alıcının gebeliğindeki komplikasyonlar ve bebeğin karşılaştığı riskler (bağışıklığı baskılayıcı ilaçların etkileri) açısından hala bir çözüm bulunamamıştır.

Rahmi olmayan hastaların çocuk sahibi olmaları için bir diğer yöntem; taşıyıcı anneliktir.  Taşıyıcı annelikte genel sağlık durumu değerlendirilen, rahmi sağlıklı olduğu tespit edilen  bir kadına anne adayının yumurtaları ve baba adayının spermleri ile oluşturulmuş embriyolar transfer edilir. Sonuçta gebelik elde edilince taşıyıcı anne gebelik kontrolüne alınır ve bebeğin ya da bebeklerin sağlıklı kontrolleri yapılır. Gebelik süresi tamamlanana kadar yakın takibi yapıldıktan sonra doğum planlaması yapılır.

Rahim nakli bu konuda uzman deneyimli ekip ister, bu ekip dünyada sayılı merkezlerde bulunmaktadır. Alıcıya getirdiği maddi külfet ve organ reddi, ilaçların oluşturduğu komplikasyonlar gebelikte ortaya çıkan sorunlara çözüm getirilmedikçe ön planda önerilebilecek tedavi yöntemi değildir. Bunun yanı sıra rahmi veren sağlıklı kişi de risk altına girmektedir.

Eason Creative PhotographySunshine Coast Queenslandindustrial Photographer

Embriyo, Sperm ve Yumurtaların Saklanması ve Güvenliği

Kliniğimizde 20 yıldır yumurta, sperm ve embriyoları belirli bir düzen içinde ve kesinlikle karışmayacak şekilde saklamaktayız. Her hangi bir şekilde karışmalarını önlemek amacıyla çeşitli basamaklarda kontroller yapılmaktadır.

1- Yumurta veya spermi teslim almadan önce kimlik kontrolleri yapılıp, ilgili formlar doldurulur. Veren ve alan tarafından imzalanır. Embriyoloji laboratuvarına gelen sperm ve yumurtalar iki ayrı embriyolog tarafından teslim alınıp formlar imzalanır ve kapların üzerinde bulunan kare kodlar okutulup bilgisayara kaydedilir. Tüm kaplar özel yazıcıyla kodlanıp kalıcı etiketlerle işaretlenir.
2- Yine iki şahit huzurunda işlenen ve dondurulan malzemeler özel dondurucuların belli bölümlerinde istifleyip saklanan yerler bilgisayar ve defterlere kaydedilir. Bilgisayar kayıtları yedeklenir .
3- Yapılan tüm bu işlemler sesli ve görsel olarak CCTV tarafından ayrıca kaydedilmekte ve saklanmaktadır.
4- Bu yapılmakata olan bilgi be malzeme güvenilirliği sistemimiz NHS yani Birleşik Krallık Ulusal Sağlık sistemi tarafından akreditasyon belgesine kayık görülmüş ve her yıl bu sertifikamız NHS müfettişleri tarafından DENETLENMEKTEDİR.
5- 20 yıl içersinde işlemini yaptığımız yaklaşık 30 bin hastamıza ait canlı hücre kaybolmamış yada karışmamıştır.

[contact-form-7 id=”6512″ title=”Sizi Arayalım”]

5469ee58-f4af-406d-9c17-f577377125e9

Yumurta rezervi arttırılabilir mi ?

Yumurta Rezervi Az Olan Hastalarda Tüp Bebek Tedavisi; Kadınlarda yumurtalık rezervinin az olmasının belli başlı nedenleri bulunmaktadır. Kısırlık sorunları, ilerleyen yaş, menopoz, erken menopoz, yumurtalık hastalıkları gibi nedenler yüzünden kadınlarda yumurtalık rezervi az olabilir. Yumurtalık rezervi az olan kadınlarda doğal yollar ile bebek sahibi olma şansı da azdır.

Yumurta rezervi az olan hastaya tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Fakat burda asıl sorun az olan yumurtaların ne kadar olgun ve kalite olduğudur. Eğer yumurtalar kaliteli değiller ise tüp bebek şansıda hemen hemen yok olmaktadır. Kadınlarda yaşın yanında yumurtalık rezervide hamile kalma konusunda büyük önem taşır. Eğer gerekli ilaç tedavisi yapıldıktan sonra anne adayından kaliteli ve olgun yumurta toplanamaz ise tüp bebek tedavisi başarısız olur.

Anne adayının olan yumurtalarını daha kaliteli ve olgun hale getirmek için hormon ilaçları tedavisi uygulanır. Bu ilaçlar yaklaşık olarak iki hafta sürmektedir. Bu ilaçlar sonunda çatlatma iğnesi yapılarak yumurta toplama işlemi yapılır. Ne kadar fazla olgun ve kaliteli yumurta toplanırsa gebelik şansı da aynı oranda artacaktır.

Genelde kadınlarda 30’lu yaşların başından itibaren gebelik şansı giderek azalmaktadır. Bunun sebebi yumurtalıklarında sizinle birlikte yaşlanmasıdır. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin yaş, yumurtalık kalitesi gibi durumları göz önüne alarak hareket etmeleri gerekmektedir.

80e2050b5a523824ba8e4c26e5b39a19

Çatlatma iğnesi nedir, nasıl yapılır?

Çatlatma iğnesi nedir, nasıl yapılır?; Tüp bebek tedavisinde belli başlı kullanılan ilaçlar ve prosedürler bulunmaktadır. Tüp bebek tedavisinde genelde anne adayında bulunan yumurta sorunları nedeni ile hormon ilaçları tedavisi yapılmaktadır. Tüp bebek tedavisinde hormon ilaçları adetin 2 veya 3.günü kullanılmaya başlanır.

Hormon ilaçlarının kullanılmasında ki amaç yaklaşık iki hafta boyunca yumurtaların daha olgun daha kalite bir hale gelmesini sağlamaktır. Böylece gebelik şansı çok daha fazla artacaktır. Yaklaşık iki hafta süren hormon ilaçları tedavisi sonrası yumurtaların toplanması gerekir. İstenilen boyuta gelen yumurtaların toplanması için ilk olarak çatlatma iğnesinin yapılması gerekir. Çatlatma iğnesi ile ovulsayon meydana getirilir. Çatlatma iğnesi yapıldıktan sonra OPU yani yumurta toplama işlemi yapılmalıdır.

Çatlatma iğnesi ile olgun yumurtalar çatlatılıp toplanır. Yumurtaların olgun ve kaliteli olması sperm ile birleştikten sonra embriyo oluşma şansını arttırmaktadır.

Çatlatma iğnesi uzmanınızın söylediği gün, saat ve yapılış şekline göre yapılmalıdır. Bu iğnenin doğru kullanılması son derece önemlidir. Bunun yanında tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon ilaçlarının hepsinin doğru kullanılması gerekmektedir. Yanlış kullanım tedavinin başarı oranını da azaltmaktadır.

sperm-donasyonu-nedir

Sperm Donasyonu Aşamaları

Sperm Donasyonu Aşamaları; Sperm kalitesinde, sayısında, hareketliliğinde yetersizlik bulunan erkeklerin çocuk sahibi olma ihtimalide düşüktür. Kısırlık gibi ciddi sorunlar yüzünden çoğu erkek çocuk sahibi olamaz. Sperm yetersizliği nedeni ile çocuk sahibi olmak için sperm donasyonu tedavisine başvurulabilir.

Kısaca sperm donasyonu bir başkasının spermi ile çocuk sahibi olma yöntemidir. Anne adayından alınan yumurtalar ile donörden alınan spermler birleştirilir. Embriyo haline geldikten sonra anne adayına transfer edilir. Sonraki aşamalar normal hamilelik ile aynı devam eder.

Tedaviye Karar Verme Aşaması

Eğer çok çocuk sahibi olmak istediğiniz halde olamıyorsanız üreme hücrelerinize baktırmanız gerekir. Erkekte sperm kalitesizliği gibi durumlar var ise uzmanlar sperm donasyonu yöntemini önerir. Gerekli testler ile birlikte uzmanınıza gittiğinizde eğer tedaviye başlama kararı verdiyseniz anne adayı için adetin ikinci veya üçüncü günü ilaç tedavisine başlanır.

Tedavi Aşaması

Tedaviye başlayan çifte anne adayına ilaç tedavi yapılır. Bu ilaç tedavisi hormon tedavisidir ve amaç anne adayının yumurtalarını olgunlaştırıp daha kaliteli hale getirmektir. İlaç tedavi yaklaşık olarak iki hafta sürmektedir. İlaç tedavisi bittiğinde anne adayından yumurtalar toplanır. Daha sonra ailenin belirlediği özelliklere sahip donörden alınan spermler ile yumurtalar birleştirilmeye bırakılır. Üreme hücreleri laboratuvar ortamında özel bir kap içerisinde birleşmeye bırakılır. Üreme hücreleri birleşip embriyo haline geldikten 3 veya 5 gün sonra anne adayına transfer edilmektir. Transfer aşaması kolay ve acısız bir işlemdir.

Store

Healthy Food Ltd. 251 Stonewood St, Downey,
CA 90241

Opening Hours

Monday - Friday09am - 09pm
error: Content is protected !!
× Whatsapp Hattı