sperm donasyonu nedir nasıl yapılır

Sperm Donasyonu Nedir Nasıl Yapılır?

Sperm Donasyonu Nedir Nasıl Yapılır?

Sperm Donasyonu Nedir Nasıl Yapılır?

Sperm donasyonu veya da başka bir deyişle sperm nakli işlemi, sperm bankası aracılığı ile başka birinden çocuk isteyip buna elverişli durumda olmayan kişiler için sperm alınması ve kadından alınmış olan yumurtanın laboratuvarda bu spermler ile döllenmesidir.

 

Kimler Tercih Eder?

 

Genel olarak hastalıksal problemleri olanların ya da sperm elde etmekten yoksun çiftlerin başka bir deyiş ile azospermi hastalarının başvurduğu bu yöntem, bekar veya eşcinsel kadın bireylerin de tercih ettiği bir yöntemdir.

 

Hangi durumlarda tercih edilir ?

 

  • Erkek birey tarafından kaynaklı az sperm olması veya hiç bulunmaması ve tüp bebek tedavilerine bireyin cevap veremediği durumlarda
  • Mikro TESE denilen mikrodiseksiyon cerrahi yöntemi ile sperm elde edilemeyen durumlarda
  • Sperm Şekli yani Morfolojisindeki problemler nedeni ile başarısızlık elde edilen durumlarda
  • Kişinin doğuştan gelen sperm üretme noksanlığının olduğu durumlarda
  • Radyoterapi veya kemoterapi gibi kanser tedavilerinden kaynaklanan testis problemlerinin olduğu durumlarda
  • Çiftlerin aralarında kan bağı olmasından kaynaklı oluşabilecek veya doğuştan ya da sonradan erkek bireyin sahip olduğu, kalıtsal hastalıkların önüne geçmek istenen durumlarda Sperm Donasyonu yani Sperm Nakli tercih edilmektedir.

Sperm Donasyonu Nedir Nasıl Yapılır?

Donörün Belirlenmesi

Belirleme için önce donasyon talebi olan kişilerin istekleri ve kendi ile alakalı bilgiler alınır. Bu bağlamda donörün belirlenmesi bir çok yönden ele alınarak gerçekleştirilir.

Sperm donasyonu, alakalı ülkelerdeki sağlıktan sorumlu kurumların onayına bağlıdır.

Donörün sahip olduğu spermlerin yolu ile çocuğa geçme olasığı olan unsurların araştırılması için genel bir tarama yapılır. (Hastalık, kalıtsal özellik gibi)

Sperm donöründen bazı testler istenilir ve bu kayıtlarda ayrı olarak kişini boyu kilosu gibi fiziksel özellikleri, etnik yapıları ve öğrenim durumları da seçilmesinde etkilidir. Eğer tüm bu değerlendirmeler sonucunda herhangi bir problem ile karşılaşılmaz ise donör programa kabul edilir.

Donör den alınan spermler 6 ay dondurulur. 6 ay bittikten sonra HIV (Türkçe’deki ismi ile İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) testi yapılır. Herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşılmaz ise haftada 1-2 defa 24 kez sperm örneği alınıp dondurulur. Bir sonraki başlık altında anlatacağımız donasyon işleminden önce, donasyona başvuran kişi veya kişilere donör hakkında yukarıda söz ettiğimiz bilgiler verilir. Başvuran kişiler bazı kriterlere göre donör seçme imkanına sahiptir.

 

Sperm Donasyonu Nasıl Yapılır?

İşlem öncesi başvuran kişilerin yazılı izni elde edilir.

Donasyona  başlamadan önce anne olacak birey için adet kanamasının 2. veya 3. günü bazı testler yapılır. Ardından bireyden alınan yumurtalıklar işlem için hazır hale getirilir. Adetin 2. veya 3.günü göbek bölgesine yumurtanın gelişimi için iğne tedavisi yapılır, tedavini süreci 7 ila 12 gün arası sürmektedir. Tedavi boyunca aralarda bireye ultrason ve kan tahlili de ayrıca yapılmaktadır.

Yumurta olgunlaştırıcı iğne istenilen sonuç elde edildikten hemen sonra yapılır. Akabinde 1.5 gün ardından ultrason yardımıyla yumurtalar toplanır ve toplandığı gün içerisinde dölleme işlemi laboratuvarda yapılır ardından 5 ila 7 gün sürecek embriyoların rahime transferi, bu işlemden 12 gün sonra ise hamilelik testi yapılır.

tüp bebek tedavisinin riskleri nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri Nelerdir?

Her tedavi çeşidinde olduğu Tüp Bebek tedavisi de kendi içinde riskleri barındırmaktadır. Kimi riskleri bulunduran etmenler ilaçların yan etkileri olduğu gibi kimisi de hastaların bünyesinde barınan hastalık veya problemlerden kaynaklıdır. Ancak daha önceki tedavilerde karşılaşılan ve standart olan risklerde durum öngörülebilir, erken müdahaleler ile önüne geçilebilir. Fakat tüp bebek tedavisinin birleşim veya transfer aşamasının dahil olduğu türlerinde (kadından alınan yumurtanın laboratuvar ortamında erkek tarafından alınan spermle döllenmesi aşaması), süreç esnasında hastalara uygulanan ilaç tedavilerinden kaynaklı yan etkiler sık karşılaşılmayan türdendir.

 

Bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı Tüp bebek tedavisi risklerinin belirli başlıklar altında irdelemek gerekmektedir.

 

 

Tedavi Sırasında Kullanılan İlaçların Neden Olabileceği Riskler (Yan Etkiler)

 

Tedavide, anne adayının içinde bulunduğu yumurta toplama aşamasına gelmeden önce, ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçların riskleri; Anne adayında ruh hali değişimleri, alerjik reaksiyon gösterilmesi, anne adayının karın veya bel bölgesinde ağrı hissetmesi, diyare, mide bulantısı ve istifra, iğne ile enjeksiyon yapılan bölgede morluk oluşması ve ağrı hissedilmesi ve bunların haricinde en kritik yan etki ise yumurtaların gereğinden fazla uyarılmasıdır.( Ovaryan Hiperstimülasyon Sendrom)

 

Yumurta Toplama İşlemi Sırasındaki Riskler

 

Toplama işlemi anne adayına anestezi uygulayarak yapılır. Anne adayının yumurtaları ince uzun bir iğne yardımı ile alınmaktadır. İşlem sırasında pelvik damarlarda veya yumurtalıklarda kanama ve ayrıca pelvik enfeksiyon riski vardır. Daha farklı bir dil ile söylemek gerekirse tedavinin bu aşamasında; idrar torbası, rahme ve bağırsaklara yakın olan damarlarda pek nadir olarak yaralanmalar meydana gelebilmektedir.

 

Tedavide Embriyo Transferi Esnasında Oluşabilecek Riskler

 

Anne adayından alınan yumurtanın erkekten alınan sperm ile laboratuvar ortamında döllendirilmesi sonucunda kanama ve lekelenmenin yanında hafif düzeyde ağrı hissetme riski vardır. Her ne kadar çoğul gebelik riski bulunsa bile embriyo sınırlandırılması ile önüne geçilebilmektedir. Ama çoğul gebeliğin olması sonucunda gestasyonel diyabet, matermal kanama, kan basıncının fazla olması ve hatta erken doğum risklerine kapılar açılmaktadır.  Ayrıca heteretopik gebelik riski de bunlardan biridir. Bu tip gebelik ise  rahim içerisinde normal gebelik var iken rahim dışında dış gebeliğin oluşması durumuna denmektedir. Gereğinden fazla sayıda embriyo aktarımı yapılan anne adaylarında, “heterotopik gebelik” riski daha da yükselmektedir.

 

Bu durumda tedavi açısında olan bir risk de laboratuar ortamında yumurta ile sperm hücresi arasında olması beklenen döllenme olmayabilir.

 

 

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri Nelerdir?

Tedavi Sonrasında Oluşabilecek Riskler

 

Tüm tüp bebek tedavi çeşitlerinde dış gebelik riski oldukça fazladır. Bu tip gebeliğin belirlenmesi için hormon testi ve tarama gereklidir. Tedavi sonucunda kazanılan gebelik durumunun seyri normal giderken; kanama ve karın bölgesinde ağrı olması sonucunda dış gebelik riski göz önünde bulundurularak ilgili doktorunuzdan yardım alma çok ama çok önemlidir.

 

Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir diğer risk de düşük yapma olsa da, riskin bebeğin elde edim yöntemi ile ister tüp bebek tedavisi sonucu ister doğal yolla gebe kalma olsun, hiçbir alakası bulunmamaktadır.

 

Doğuştan Gelen Kalıtsal Olabilecek Rahatsızlık Riskleri

 

Her ne kadar sadece tüp bebek tedavisi sonucu doğan bebekleri değil normal yollar ile doğacak olan bebekleri kapsayacak bir riskdir. Bu gibi durumlarda tüp bebek tedavisi ile doğacak bebeğe özgü bir risk yoktur.

 

 

 

Tedavinin Başarısızlığı

 

Dünya üzerindeki her tedavi yönteminde olduğu gibi tüp bebek tedavisi de, belirli etkenlerle başarısızlığa uğrayabilmektedir. Anne, baba adayları ve doktorlar için oldukça istenmeyen bir durumdur.

 

Başarısızlık olarak değerlendirilen ve riskler içinde olan bir durum da, laboratuvarda elde edilen embriyonun anne rahminde tutunamaması başka bir deyiş ile implantasyon başarısızlığıdır.

 

 

 

çocuk sahibi olmak

Çocuk Sahibi Olmak İçin Ne Sıklıkla Birlikte Olunmalı

Çocuk Sahibi Olmak İçin Ne Sıklıkla Birlikte Olunmalı

Çocuk Sahibi Olmak İçin Ne Sıklıkla Birlikte Olunmalı

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada azami olarak 2 kez cinsel birliktelik yaşaması gerekmektedir. Bu sayının haftada 1 olması hamilelik ihtimalini azaltır iken, 3 ve üstü birliktelik yaşamak, ihtimali gayet yükseltmektedir.

Çiftlerin dikkat etmesi gereken bir hususta, kadın bireyin yumurtlama günlerine yakın veya tam gününde birliktelik yaşamasıdır. Bu hususa uygun hareket eden çiftler başarı konusunda daha yüksek seviyeye sahip olurlar. Bu hususun uygulanmasında önerilen yol, adetin ilk gününden itibare süren 9-10 günün ardından 2-3 günde bir düzenli birlikte olmaktır, taki 17. Veya 18. Güne kadar.

Baba adaylarında verimliliğin en yüksek olduğu dönem 2-3 günlük birlikteliğin sonrasıdır sanılanın aksine sürekli ve hatta günde birden fazla şekilde birliktelik hamilelik ihtimaline etki etmemektedir.

Yukarıda bilgilerden özetle çiftlerin sık sık birliktelikten ziyade yumurtlama dönemlerinde bilinçli bir şekilde birliktelik yaşamaları hamilelik ihtimalini kuvvetlendirecektir.

Çocuk Sahibi Olmak İçin Ne Sıklıkla Birlikte Olunmalı

ÖNERİLERE RAĞMEN SONUÇ ELDE EDİLEMEMESİN DURUMUNDA NE YAPILMALI?

Bu durumda çiftin belirli bir zaman aralığında (35 yaş altı kadınlarda 1 sene, 35 yaş üstü kadınlarda 6 ay) birlikte olduklarına emin olmaları gerekmektedir. Bunlara rağmen hala sonuç elde edilemiyor ise gerekli testlerin yapılabilmesi için anne adayının Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına, baba adayı ise bir Üroloji Uzmanına görünmelidir.

 

ÇOCUK SAHİBİ OLMA YÖNTEMLERİ

Yukarıdaki bilgiler ışığında sonuç elde edilememesi ve çiftin uygun olması durumunda başvurabileceği birkaç  yöntem vardır.

1-Tüp Bebek

Yaygın olarak bilinen bir yöntem olan tüp bebek işlemi; kadın bireyden toplanan geliştirilmiş yumurtaların, erkek bireyden alınan verimli sperm hücreleri ile laboratuvar ortamında döllenmesinin ardından oluşan embriyonun anne adayının rahmine transfer edilmesidir.

Günümüzde birçok çift bu yöntem ile çocuk sahibi olabilmektedir. Ülkemize ilk olarak 1989 yılında gelmiştir.

2-Sperm Donasyonu

Bu yönteme, erkek bireyin sperminin, embriyo oluşturmakta verimsiz olduğu veya da hamilelikte hastalık riski barındırması durumunda başvurulur. Başka bir donörden alınan verimli sperm örneği ile anneden alınan yumurtanın laboratuvar ortamında döllenmesi ile yapılan bir tüp bebek tedavisi çeşididir.

 

 

3-Yumurta Donasyonu

Sperm donasyonuna mantık olarak benzeyen bu yöntemde de donörden alınan yumurtanın baba adayının spermi ile laboratuvar ortamında döllendirilip embriyo oluşturulmakta, oluşturulan embriyo anne adayının rahmine transfer edilmektedir.

 

4-Embriyo Donasyonu

Bu yöntemde çiftin ikisinden de kaynaklanan problemlerden dolayı donörleren alınan sperm ve yumurta alınması ardından döllenme işlemi ile oluşturulan embriyonun anne rahmine transferi yapılmaktadır.

 

En bilinen yöntemler bunlar olmak ile birlikte, taşıyıcı annelik yöntemi de bir başka alternatiftir.

 

 

 

geç yaşta anne olmak

GEÇ YAŞTA ANNE OLMAK

GEÇ YAŞTA ANNE OLMAK

GEÇ YAŞTA ANNE OLMAK

35 yaş sonrası anne olmak, daha öncesinde anne olmak kadar kolay değilidir. Ayrıca 40 yaş üstü anne olmak isteyen bireylerin bu fikirlerini doktorları ile paylaşmaları ve onların önerileri doğrultusunda hareket etmeleri sağlıkları açısından oldukça önemlidir.

Doktorların ifadelerine göre 20’li yaşlarda yumurtalar en kaliteli durumdadır. En uygun dönem olarak adlandırılan bu dönem en doğurgan dönem olarak da adlandırılır. Otuzlu yaşlarda ise yumurta kalitesi orta kalite olarak adlandırılır. Verimliliği en düşük olan yumurtalar ise 40 yaş üstünde üretilenler. Bunun sebebi ise anne adayının genetik yapısı ve yıllar geçtikçe yumurtaların uğradığı baş etkenlerdir. Doktorlar, 37 yaş ve sonrasında hızlanan tüketimin yumurta verimliliğini de etkilediğini söylüyor.

Tıp biliminin her geçen gün geliştiği bu günlerde anne adaylarının gerekli bilince ulaşması ve doktorun sözünden çıkmadan hareket etmeleri durumunda geç yaşta anne olmak gayet mümkün.

Anne adaylarının bu yola çıkarken olabilecek en kötü durumları bilerek hareket etmesi ve kendilerini buna hazırlamaları süreçte en önemli unsur olarak görülüyor.

Geç yaşta anne olmak

Erken doğum, hamilelikten dolayı olan hipertansiyon, şeker hastalığı oranının artması ve daha başka da riskler barındıran 35 yaş üzereri hamilelikte dikkatli olunmalı ve bilinçli ilerleme bir an olsun elden bırakılmamalı.

Hamileliğin bir plan dahilinde olması, sağlıklı yaşamaya özen gösterilmesi, doktorun önerdiği ilaç,beslenme ve egzersiz programlarına bağlı kalınması durumunda riskler en aza indirgeniyor.

Önemli bir diğer unsur ise anne adaylarının yumurtalık rezervleri hakkında bilgi edinmesi. Kadınların biyolojik yaşları ile yumurtalıkları arasında bazen farklılıklar olabiliyor. Bunda dolayı hamileliğe karar verirken yumurtalık rezervinin öğrenimi çok önemli. Adet döneminin 2. Veya 3. Gününde ultrasonografi ile yumurta rezervi ve birçok bilgi edinilebiliyor. Yapılan testler sonucunda ise hamilelik erken önlemler ile kolay hale getirilebiliyor.

 

GEÇ ANNE OLMAKTA BİR BAŞKA YÖNTEM, TÜP BEBEK

40 yaş üstü anneliğin barındırdığı riskleri yukarıda belirtmiştik. Bunlara ek olarak bu dönemlerdeki doğumlarda sakat çocuk olma ihtimali ve gebeliğe bağlı komplikasyonlar artabilir. Tabi ki günümüz tıp gelişimi ile beraber bu ihtimaller bilinçli bir ilerleme ile düşürülebiliyor. Ve bu ihtimallerin düşmesinde tüp bebek yöntemi oldukça önemli bir yere sahip.

Tedavide uygulanan sperm ile yumurtalıkların verim ve kalite incelemelerinde embriyolar detaylı bir şekilde incelenip seçilebiliyor. Bu da down sendromunun dahil olduğu sakat doğum ihtimallerinin önüne geçebiliyor. Tedavilerimiz hakkında bilgi almak için tıklayın.

 

 

Yumurta Donasyonu

YUMURTA DONASYONU

Yumurta Donasyonu Nedir  ?

 

Yumurta Donasyonu Nedir  ?

Bazı nedenlerde dolayı yumurta gelişimine sahip olmayan veya kalıtsal problemleri olan kadınlarda hamilelik ihtimalinin artırılması için kullanılan yönteme verilen isimdir. Yumurta nakli olarak da bilinmektedir.

Bazı nedenlerde dolayı yumurta gelişimine sahip olmayan veya kalıtsal problemleri olan kadınlarda hamilelik ihtimalinin artırılması için kullanılan yönteme verilen isimdir. Yumurta nakli olarak da bilinmektedir.

Hangi Durumlarda Yumurta Donasyonu Tercih Edilmeli?

Kadınların menapoza girdiği, yumurta üretiminin durduğu, genetik rahatsızlığa sahip olduğu, sağlıksal problemlerden dolayı yumurtayı etki eden tedavilere veya ameliyatlara maruz kaldığı, düşünülenden erken durumda menopoza girildiği, tüp bebek ve sperm donasyonunda da kullanılan yumurta gelişitirici ilaç ve tedavilere cevap veremediği, kalıtsal hastalık taşıdığı ve yumurta verimliliğinin düşük olduğu durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Yumurta donasyonu ile başarı şansı arttığı gibi harikulade sonuçlar da elde edilmektedir.
Yumurta Donasyonu Nasıl Yapılır?
İlk aşamada anne adayının tedaviye tam anlamı ile uygun olup olmadığı belirli testler sonucunda saptanır. Bu testler:
• FSH, LH, E2, PRL, AMH (adet döngüsünün 2.- 3. Gününde yapılmalıdır)
• Rahim bölgesinin incelenmesi için Pelvik USG ve HSG Filmi,
• TSH, T3,T4, Açlık Kan Şekeri, Tam Kan Sayımı, Üre, SGPT, SGOT,
• HbsAg, Anti-HBC total, Anti-HCV, HIV, VDRL testleri, Smear Testi,
• Kan Grubu Analizi gibi testlerdir.

Yumurta Donasyonu Nedir  ?

 

Ve ayrıca, 45 yaş üstü adayların, gerekli hastane birimlerinden, hamileliklerine karşı bir problem bulunmadığına dair rapor almalılardır.
Ayrıca baba adayından da bazı testler istenmektedir. Bunlar :
• Kan Grubu Analizi,
• Spermiyogram Analizi (cinsel kısıtlamadan 3 gün sonra verilmelidir.)
• HbsAg, Anti-HBC total, Anti-HCV, HIV, VDRL testleridir.

İkinci aşamada donasyon için uygun donör bulunur. Donör seçiminde, donör başvuran kişilerin tanıdığı veya da tanımadığı birisi olabilmektedir. Donör 20 ila 29 yaş arasında belirli sağlık testlerinden geçen ve genetik araştırması yapılmış sağlıklı bir birey olmalıdır. Testler genel olarak; enfeksiyonel hastalıklar, genetik hastalıklar, madde bağımlılığı, psikoaktif ilaç kullanımı, kan grubu ve Rh durumu saptamasıdır. Araştırma olarak ise donörün ailesindeki “zeka geriliği” hikayeleri irdelenir ve bu hikayeler ışığında genetik hastalıklar ile ilgili araştırmalar yapılır. Daha önceden çocuk sahibi olmuş donörler seçimlerde daha tercih edilir olurlar.
Seçim esnasındaki bir başka kriter ise donör ile hastanın fiziksel özelliklerinin olabildiğince benzer olmasıdır. Ve ayrıca etnik köken benzerliği de önemli bir unsur olmaktadır.
Üçüncü aşamada ise tüp bebek tedavisinde de olan yumurta toplama işlemi öncesi yumurta gelişim tedavisi yapılır. Bu tedavi donöre uygulanmaktadır. Tedavi uygulanırken aynı anda anne adayı da rahim içinin gebeliğe hazırlanması için bazı bazı tedavilerden geçmektedir. Yumurta, toplama işlemine hazır olduğunda alınıp erkek bireyin spermi ile döllendirilir. Elde edilen embriyolar 3-5 günde anne adayının rahmine yerleştirilir. Sonuç elde edimi için işlemden 12 gün sonra hamilelik testi uygulanır.

tüp bebek

Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek Nedir?

Tüp Bebek Nedir?

Embriyo elde etmek için başvurulan bir yöntem olan tüp bebek, laboratuvar ortamında erkek bireyden alınan sperm ile kadın bireyden alınan yumurta hücresinin döllenmesi ile yapılmaktadır. Sonrasında ise elde edilen embriyo kadın bireyin rahmine yerleştirilerek hamilelik sağlanır.

 

Kimler Tüp Bebek Tedavisi Tercih Etmeli?

Eğer düzen bir birliktelik halinde iseniz ve hamilelik konusunda bir sonuç elde edemiyorsanız tüp bebek tedavisine yönelebilirsiniz.

1 yıl boyunca korunmasız birliktelik yaşayan 35 yaşının altındaki kadın bireyler, eğer ki hamileliği engelleyecek bir hastalıkları yok ise inceleme altına girmelilerdir ve uygun olduğu durumlarda tedaviye başvurmalılardır. Kadınlarda hamilelik oranının en yüksek olduğu dönem 20’li yaşların başı ve ortası olduğu için bu yaş gruplarındakii bireylerin karşılaştıkları problemler için tüp bebek tedavisine başvurmaları onlar açısından daha yüksek ihtimalli bir kazanım sağlayacaktır.

 

6 aylık korunmasız birliktelik sonucu hamile kalamayan 35 yaş üstü kadın bireylerde ise zaman kaybı yaşamamak adına hızlı bir şekilde tedaviye başlanmalıdır.

Tüp bebek tedavisi kadınlar için 45 yaşına kadar mümkündür ama 40 yaş ve üzerinde gebelik ihtimalinin azaldığı da bilinmelidir. Bu sebepten dolayı genç hastalara göre daha fazla deneme sayısı gerekli olabilmektedir.

 

Tüp bebek tedavisinde önerilen deneme sayısı üçtür. Üçten fazla deneme sayısında hamilelik ihtimali olmasına rağmen oranı oldukça düşmektedir.

 

 

Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Olur?

 

Tedavi bir kaç aşamadan oluşuyor.

İlk aşama herşeyde olduğu gibi eğitimdir. Bireyler bu aşamada işlemler, tedavi planı ve ilaçlar gibi çeşitli konularda bilgilendirilirler. Bilgilendirme ardından gerekli evrakların işlemlerine geçilmektedir.

Tüp Bebek Nedir?

 

İkinci aşama ise ilaç tedavisi ve gelişim takibidir. Bu aşamada bireye yumurtlamanın istenenden önce olmaması için kendinin de uygulayabileceği bazı ilaç tedavileri uygulanır. 10 gün süre ile çeşitli iğnelere ile yumurtanın uyarımı yapılır ve izlenir. Ultrason ve kan testi ile ilaçlardaki yapılması gereken değişimler saptanır.

 

Üçüncü aşama, tedavi uygulanan yumurtaların toplandığı aşamadır. Yumurtaların toplanması, yapılan son işlemden 1.5 gün sonra, çeşitli sakinleştirici türevleri yardımı ile veya anestezi altında gerçekleşir. 30 dakika süren işlemin ardından aynı gün sperm ile döllendirme de yapılır.

 

Dördüncü aşamada 2 ila 5 gün arasında döllenen yumurtalar laboratuvar ortamında gözlenir.

Tedavinin son aşamasında gözlemlerin ışığında embriyo kalitesi ve sayısı konusunda hastalara bilgi sağlanır. Ardından basit bir işlem olan rahime embriyo yerleştirimi yapılır. Arta kalan kaliteli embriyolar hastanın onayına göre alınıp çeşitli işlemler vasıtası ile saklanabilir.

 

İşlemin ardından hasta 3-4 saatlik hastane istirahatinden sonra taburcu olur ve o gün boyunca dinlenmesi gerekmektedir. Tedavi sonucu işlemden 14 gün sonra yapılacak hamilelik testi ile öğrenilebilir.

 

embriyo donasyonu

Embriyo Donasyonu Nedir?

Embriyo Donasyonu Nedir?

Embriyo Donasyonu Nedir? Bu işlem bir tüp bebek uygulamasıdır. Hem annenin hem de babanın kısırlık problemi ile karşılaştığı durumlarda yapılır. İşlem, laboratuvar ortamında donörden elde edilen yumurtalığın,yine bir donörden elde edilen sperm ile döllenmesiyle beraber anne adayının rahmine yerleştirilmesi ile olur.

 

Hangi Durumlarda Tercih Edilmelidir?

  • Herhangi bir yol ile sperm ve yumurta elde edilemeyen durumlarda,
  • Genetik hastalıklardan dolayı herhangi bir şekilde sağlıklı çocuk doğma ihtimalinin olmadığı durumlarda,
  • Kendi yumurta ve spermleriniz ile sayısız denemelere rağmen verimli embriyo gelişmeyen ve hamilelik ihtimali olmayan durumlarda,
  • Çiftlerin erken menopoza girmiş veya sürekli düşükleri olan kadınlardan ve Azospermi hastası erkeklerden oluştuğu durumlarda,
  • Tüp bebek tedavilerinden sonuç alınmadığı durumlarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir.

 

 

Embriyo Donasyonu Nasıl Yapılır?

Bir kaç aşamadan oluşan bu tedavide, ilk olarak çiftlerin üreme hücreleri incelerek hem kadından hem de erkekden sağlık hücre elde edilemeyeceğinde emin olunur ve tedaviye karar verilir.

Bu karardan sonra en önemli aşamalardan olan ikinci aşama tedavi için donörlerin belirlenme aşamasıdır. Başvuran çiftler ağırlıklık olarak donörlerin kendi genetik ve yapıları ile uyumlu olmasını gözeterek seçim yaparlar. Bu kıstaslara uyan sperm ve yumurta donörü kişilerin elbetteki daha da önemli olarak, sağlıklı olması gerekmektedir. İşlem esnasında çiftlerin herhangi bir kuşku veya şüpheye düşmemesi için hem hasta hem de donörlerin bilgileri gizlilik ilkeleri bakımından saklı tutulmaktadır.

Üçüncü aşamada, tedavi için anne adayı ve donörü hazırlanır. Eğer anne adayı adet görüyor ise donör ile adet günleri eşleştirilmeli yani aynı sürece denk getirilmelidir. Çeşitli sebeplerden dolayı adet görememe durumunda gözetilecek tek kıstas donörün tedaviye elverişli olduğu gündür, anne adayı için belirli herangi bir zaman dilimine ihtiyaç duyulmaz. Bu aşamada donör yumurta gelişimi için göbek bölgesine yapılacak olan iğne tedavisine başlarken aynı zamanda anne adayı da rahim duvarlarını işleme hazır hale getirmek için ilaç kullanımına başlar.

Dördüncü aşamada donörün iğne tedavisi ile geliştirilmeye çalışılan yumurtası 10 ila 12 gün geçmesi ardından toplanır ve aynı gün içinde baba adayı için seçilen sperm hücresi ile döllenmesi gerçekleştirilir.

Son aşama olan yerleştirme işlemi ise yumurta dölleme işleminden sonraki 5.günde yapılır. İşlem basit bir işlem olmak ile  beraber anne adayının rahminde acı ve ağrıya sebep olmaz.

 

 

yumurta donasyonu nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir? Yumurta donasyonu (yumurta nakli), kendi yumurtaları ile hamile kalamayan kadınlara uygulanan, başarı oranı oldukça yüksek olan bir tedavi türüdür.. Yumurta donasyonu tedavisinde, sağlıklı ve bol yumurtalık rezervine sahip kişilerden alınan yumurtalar, babadan ya da sperm bağışçısından alınan spermle döllenerek embriyo haline getirilir. Geliştirilen bu embriyolar anne adayının rahmine tüp bebek yöntemleriyle yerleştirilir ve anne adayı gebe kalır. Bu işlem yumurta nakli olarak adlandırılmaktadır.

Donasyon tedavisinde tüp bebek tedavi süreciyle aynı prosedürler uygulanır. Tedaviye başlamadan hemen önce çiftin genel sağlık taraması ve hormonal durumlarının tespitini sağlayan  testler istenebilir.

Bunların haricinde baba adayından sperm testi (spermiogram) ve anne adayından rahim filmi istenebilir. Testler sonucu edinilen bilgilerle birlikte anne ve baba adayı tedaviye uygun hale getirilir. Yumurta bağışçısı ve anne adayının aynı dönemde adet görmeleri sağlanır.

Yumurta donörünün yumurtaları büyütülür. Anne adayının da östrojen seviyesi istenilen seviyede tutmaya çaba gösterilir. Donörden yumurtaların toplandığı zaman, anne adayının eşi sperm örneği verir ve toplanan yumurtaların bu spermle döllenerek embriyo haline gelmeleri sağlanır.

Embriyoların gelişimi takip edilir. Uzman hocamızın testler sonucu karar verdiği ideal günde anne adayının rahmine aktarılır. Aktarımdan  12 gün sonra yapılan gebelik testi  ile işlemin sonucu öğrenilir.

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Yöntemine kimler başvurabilir?

  • Herhangi bir sağlık sorunu sonrası yumurtalıkları alınan hastalar, kemoterapi görenler , radyoterapi görenler,
  • Adet görmeyen ve rahim iç mukozasını sağlıklı olan hastalar,
  • Daha önceki tüp bebek denemelerinde yeterli miktarda yumurta elde edilemeyen kadınlar,
  • Adetin 3. günü yapılan FSH değerinin 15 ve üzeri olan hastalar,
  • Birçok başarısız tüp bebek denemesi olan ve hamile kalamayan kadınlar,
  • Yumurtalık kisti ameliyatı gibi nedenlerle büyük doku kaybı yaşayan hastalar,
  • Ailede genetik olarak geçebilecek bir hastalık bulunması,
  • Tüp bebek tedavilerinde az sayıda veya defektli yumurta gelmesi nedeni ile gebelik elde edilememesi durumlarında yumurta donasyonu( yumurta nakli tedavisi veya yumurta bağışı) tedavisi düşünülmektedir.

Yumurta nakli sayesinde hastanemiz bünyesinde birçok aile hayalindeki evlat sevgisine kavuşmuştur.

752x395-sperm-hareketinde-azalma-gorulmesi-ne-anlama-gelir-1500906642442

Sperm Donasyonu Nedir?

Sperm Donasyonu Nedir?

Sperm Donasyonu Nedir?

Sperm donasyonu (sperm nakli veya sperm bağışı), erkekte yeterli sayıda veya hiç spermle karşılaşılmadığı ve testislerden herhangi bir şekilde sperm elde edilemediği durumlarda veya erkeğin spremiyle hamileliğin gerçekleşmesi  tıbbi bakımdan tavsiye edilmeyen zamanlarda başvurulan bir yöntemdir.

Sperm Donasyonu nedir? İşlem nasıl yapılır?

Tıbbi, fiziksel, etnik özelliklerinin kayıt altında alındığı, sağlıklı bağışçılardan temin edilerek özel şartlar altında muhafaza edilen sperm örneklerinin tüp bebek tedavisi kapsamında anne adayının rahminde yumurtalıklarla birleştirilmesi sonucu embriyonun oluşması ve gebeliğin sağlanmasının beklenmesidir.

Sperm donasyonunda nelere dikkat edilmelidir?

Spermler örnekleri Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, İngiltere gibi sperm bankasının bulunduğu ülkelerden alınarak, eşlere sunulmaktadır.

Bu spermler, bağışçının bütün gerekli testleri yapılarak detaylı eğitim durumu, fiziksel, etnik ve tıbbi özellikleri kayıt altına alınarak sağlıklı fertil kişilerden alınır. Alınan bu spermlerin, özel koşullar içerisinde dondurularak muhafaza edilmesi sağlanır. Sadece Sağlık Bakanlığının özel izni ve onayı ile alınmakta olan bu spermler, uygulama esnasında kullanılabilir. Sperm Bankasına bağışta bulunan kişilere ;
HIV ,Hepatit B ,Hepatit C,Sifilis,Klamidya,Gonore ,Karyotip (46 XY) taramalarının yapılmasının ardından, test sonuçlarında herhangi bir probleme rastlanmaması halinde, donör programına kabul edilirler.
Sperm donasyonu yapılacak ülkenin yasalarına bağlı kalarak, bağışçıdan ekstra testlerin yaptırılması istenebilir.

Sperm donasyonunda başarıyı etki eden faktörler nelerdir?

  • Anne adaylarının yaşı,
  • yumurta rezervi,
  • tedaviye vermiş olduğu cevap

başarı şansını etkileyen faktörlerin arasında yer alır. Bu işlemde de çoğul hamilelik ihtimali de bulunmaktadır.

Anne Adayının değerlendirilmesi? 

Annenin geçmişteki sağlık problemleri incelenir. Ultrason ve muayene, ihtiyaç duyulan hormon testleri  ,kan gurubu ve Rh tayini istenir. Rahim ve tüplerin değerlendirilmesi için ise, histerosalpingografi yapılır.

Alıcı için istenen tarama testleri nelerdir?

HIV, hepatit B ve C gibi cinsel yol ile bulaşan hastalıklar, her iki çift için de incelenir.  Anne adayında yapılan vajinal kültürlerde klamidya ve gonere, kan örneklerinde rubella ve sitomegalovirus immünazasyonu incelenir.

Sperm donasyonunda çift için kullanılacak olan sperm, nasıl belirlenir?

Uygun koşullar içerisinde muhafaza edilmiş, çift ile olan uyumu düzgün bir şekilde araştırılan dondurulmuş banka spermi, yumurta toplama evresinde çözdürülür. Toplanan kaliteli yumurtalara mikroenjeksiyon işlemi ile beraber, sağlanmış olan embriolar anne adayının rahmine nakil edilir.

cinsiyet seçimi

Tüp Bebek Tedavisiyle Cinsiyet Seçimi

Tüp Bebek Tedavisiyle Cinsiyet Seçimi

Cinsiyet Seçimi Nedir?

Tüp bebek tedavisi  yöntemleri uygulanırken bebeğinizin cinsiyetini de seçmek Pgt ile mümkün hale gelebiliyor.  Yumurtalar ve spermlerin laboratuvar ortamında döllenmesiyle uygulanan tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirleme yapılabiliyor.  Tedavi aşamasında kadının yumurtalıklarında yumurta toplama işlemi için çok sayıda yumurta gelişimi amaçlanmaktadır. Kadından toplanan yumurtalar ile bağışçısından veya tedavi yöntemine göre eşinden alınan sperm ile döllenme sağlanarak embiyo oluşumu sağlanır. Embriyolar inkübatörler  içerisinde bekletilir. Embriyoların gelişimi gün gün takip edilerek uzman hocamızın onay verdiği anda embriyolara genetik işlem uygulanır.

Genetik testle beraber kromozom analizi de yapılır. Yapılan işlem esnasında XY kromozomu incelenerek, embriyonun cinsiyeti anlışabilir. Embriyoların cinsiyetinin tayiniyle, istenilen cinsiyetteki embriyolar transfer edilir. Embriyo transferinden sonra hamilelik süreci normal hamilelik süreci ile tıpatıp aynıdır. Tüm danışanlarımızda, XY kromozomuna ek olarak diğer kromozomlara da bakılarak, embriyonun herhangi bir genetik hastalığına dair  (ör: Down Sendromu, Trizomi, vb) araştırma yapılır. Cinsiyet seçiminin yüksek oranda doğrulukla sonuçlanması bebeğin cinsiyetini önceden belirlemek isteyen eşler için çokça tercih edilen bir durum haline gelmiştir.

Cinsiyet seçimi, hem kültürsel farklılıklardan dolayı tercih edilmekte, hem de ailenin cinsiyet dengesini sağlamaktan dolayı tercih edilebilmektedir. Bazı ülkelerde cinsiyet seçimi yasakken bazı ülkelerde de hastalıkların genetik yollarla bulaşmasını engellemek amacıyla müsaade edilmektedir.

Cinsiyet Seçimi

Cinsiyet belirleme, kadının istenilen cinsiyetteki bebeğe gebe kalmasını sağlamak için embriyo rahime tutunmadan önce cinsiyetinin belirlenmesini sağlar.

Sağlık sektöründe çığır açan yeniliklerden biri olan cinsiyet tayini,  bebek sahibi olmak isteyen çiftler arasında popülaritesini arttırmaktadır.

Cinsiyet tayini bebeğin doğumundan önce, bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi şeklinde açıklanabilir. Cinsiyet tayini için pek çok teori ortaya atılsa da en güvenilir olanları bilimsel yöntemler ile gerçekleştirilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirlemek isteyen çiftler normal tüp bebek aşamalarından geçerek işlem için hazırlanırlar.

Tüp bebek tedavisinde çiftler kendi yumurta ve kendi spermlerini kullanmaktadırlar. Bundan dolayı yaş faktörü, yumurta sayısı ve kalitesi ile birebir bağlantılıdır.  Yaş ilerledikçe yumurta sayısı ve rezervinde düşüş gözlemlenebilir. Tüp bebekte cinsiyet belirleme yapılırken anne adayından çıkacak olan yumurta sayısı ve kalitesi, baba adayından da alınacak olan sperm örneği ile döllendirilerek oluşacak olan embriyo sayısını da etkileyebilmektedir. Embriyo sayısı ne kadar çok olursa istenilen cinsiyette embriyonun çıkma olasılığı da bir o kadar fazla olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı tüp bebek tedavisinde cinsiyet seçimi düşünen çiftlerin mümkün olduğunca erken bir şekilde tedaviye başlamalarını önermekteyiz.  Tüp bebek cinsiyet belirlemede en doğru ve net sonuçları veren testleri kullanmaktayız.

PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) nedir?

Ebeveyn olma aşamanızda gerekli yumurta sayısı, sperm sayısı, cinsiyet belirleme, genetik hastalık, diğer faktörler ve bunların uyumları için embriyoloji laboratuvarlarımızda bir çok test uygulamaktayız. Bunlardan bir tanesi de PGT testidir.

PGT testinin sıklıkla kullanıldığı alanlardan birisi bebeğinizin genetik bozukluklara sahip olmadığından emin olmak bulunmaktadır.

Preimplantasyon Genetik Tanı Testi genellikle potansiyel genetik bozuklukların kontrol edilmesine yardımcı olması adına kullanılmaktadır. Kalıtımsal veya ailesel sağlık problemlerinin çocuğa aktarılmaması adına da kontrol edilmektedir.Ebeveyn olma aşamanızda gerekli yumurta sayısı, sperm sayısı, cinsiyet belirleme, genetik hastalık, diğer faktörler gibi rahatsızlıklara sahip olma potansiyeli bulunan herkese tavsiye edilmektedir. Daha çok genetik bozukluk ve düşük riski yaygın olduğu için 38 yaş ya da üzerindeki çiftlere  tavsiye edilen bir işlemdir.

PGT testi , Tüp Bebek Tedavisi aracılığıyla oluşturulan embriyolarda herhangi bir genetik bozukluk olmadığını kontrol etmek için kullanılan bir yöntemdir.  PGT testinin kullanılabileceği alanlardan bir diğeri de cinsiyet seçimidir.

Preimplantasyon Genetik Tanı testini gerçekleştirmek isteyen kadında tüp bebek tedavisi gerçekleştirilir. Toplanan yumurtalar mikroenjeksiyon (ICSI) kullanılarak sperm ile döllenir. Dölleme işleminden sonra, sadece sağlıklı olan embriyoları transfer etmek için genetik tarama yapılır. Bu tarama embriyoların genetik olarak test edilmesini sağlar ve bu sayede test edilmiş kromozomlarda herhangi bir genetik bozukluk olmadan hamilelik gerçekleşir.

Preimplantasyon Genetik Tanı, X kromozomu ile alakalı kalıtımsal hastalıkların bulunduğu ve tıbbi cinsiyet seçimi işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği durumlarda, cinsiyet seçimi için uygulanabilir.

preimplantasyon-genetik-tani

preimplantasyon-genetik-tani

PGT ile bebeğin cinsiyetini seçmek mümkün mü?

Embriyo aşamasında  bebek anne karnına girmeden bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün. PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) için tüp bebek uygulamasına ve embriyo oluşturulmasına gerek var. Tüp bebek uygulamalarında cinsiyet seçimi rahatlıkla yapılabiliyor.


Cinsiyet Seçimi Başarı Yüzdesi Nedir?
PGT yöntemleri arasında cinsiyet belirleme; yapılan en belirgin seçimlerdendir. Yüzde 99.9 oranında cinsiyeti belirlemede başarı sağlanabiliyor. XX kromozom kız, XY kromozom erkektir. Anne rahmine XX kromozom yerleştirildiğinde; kadın hamile kalırsa kesin kız çocuğu olur. XY yerleştirildiğinde de erkek çocuk dünyaya getirir. Ancak hastanın gebelik şansı tüp bebek uygulamalarındaki gebelik şansı kadardır. Kadının yaşı ve yumurta rezerviyle bağlantılı olarak değişebilir. Rahime yerleştirilen embriyo tutmayabilir. Ama tutarsa bebeğin cinsiyeti mutlaka seçildiği gibi; kız ya da erkek olur.

PGT, aile planlama yöntemi olarak kullanılabilir mi?
İlk bebek için cinsiyet seçimi, tüm dünyada genel olarak kabul görmüyor. Daha önce tüp bebek ile gebe kalmış veya normal yoldan gebe kalmış, ancak ikinci bebek için tüp bebek gerektiren çiftlerde ise; karşı cinsin seçilmesi etik açıdan kabul edilebiliyor. Bu durumda genelde kız çocuğu olanların erkek, erkek çocuğu olanların ise kız seçecekleri düşünülürse; dengesiz bir dağılım olmayacaktır. Kısır olan bu çiftlerde, arta kalan embriyoların daha sonra kullanılmak amacıyla dondurulup saklanabilme olanağı da vardır. Bir cinse ait çok sayıda çocuğu olan çiftlerde ise (örneğin 6 erkek veya 6 kız) tüp bebek ve PGT ile cinsiyet seçimi yapılması, başka etik tartışmalar yaratacak önemli bir konudur. Karşı cinse ait embriyoların yok edilmesi problemi ortaya çıkmaktadır.

Cinsiyet seçiminin belirli şartları var mı?
Dünyadaki genel uygulamaya göre; cinsiyet seçimi yaptıracak ailelerin daha önce en az 2 çocuğu olması şartı aranıyor. 2 çocuğu da aynı cinsiyetteyse, 3. çocuğun farklı cinsten seçimi yapılabiliyor.

Bu uygulama Türkiye’de yasak. Kıbrıs’ta serbest mi?
Bazı genetik hastalıklar yalnızca kız ya da erkek çocuklarda ortaya çıkabiliyor. Bu durumda doktor raporu ile gerekli olduğu kanıtlanırsa, Türkiye’de de laboratuvarlarda rahatlıkla cinsiyet seçimi yapılabiliyor. Kıbrıs’ta ise; bu konudaki yasaklar daha az sınır getiriyor. Bu yüzden uygulama daha rahat şekilde gerçekleştirilebiliyor. Dünyanın bazı ülkelerinde bu teknik zaten bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılıyor. Mesela Hindistan’da… İsrail’de de bu yöntem serbest. Devlet denetimindeki merkezlerde bir çocuğu olan aileler, karşı cinsten çocuk isterlerse bunu PGT ile seçtirebiliyorlar.

 

İletişim Bilgileri

Magosa Tıp Merkezi Hastanesi – Eşref Bitlis Caddesi PK: 99450 Gazimagosa / KKTC

+90 548 860 6000
info@drhit.com

Haftaiçi : 09:00 - 18:00
Haftasonu : 08:00 - 13:00

error: Content is protected !!
×

Hello!

Click one of our representatives below to chat on WhatsApp or send us an email to zafercoskun@gmail.com

× Whatsapp Hattı