Tüp Bebek Tedavisinde Anestezi İşlemi

Tüp Bebek Tedavisinde Anestezi İşlemi

Tüp Bebek Tedavisinde Anestezi İşlemi ;Korku konuyu bilmemekten kaynaklanır. Günümüz anestezisi son derecede konforlu ve güvenli bir ağrısızlık ve uyku da sağlamaktadır.

Yukarıda sayılan işlemler  bilindiği üzere anestezi altında yapılabilmektedır. Biz de bu işlemlerde anesteziyi tercih etmekteyiz. Anestezi tekniğinde modern bir uyutucu olan Propafol ve Fentanil gibi çok kuvvetli ağrı kesiciler birlikte verilerek yapılır. Anestezi öncesi alınması gereken önlemler hasta tarafından bilinmeli ve anlaşılmalıdır. Anestezi alacak olan hastalar anestezi öncesi 6 saat bir şey yiyip içmemelidir. Burada amaçlanan şey hasta uyuduğunda midesinin boş olmasıdır.

Midenin dolu olması halinde anestezi ile bilincini ve kontrolünü yitiren hasta istenmeyen kasılmalar ile midesindeki sıvıyı iterek tekrar boğazına getirebilir. Ve bu maddeler nefes alma esnasında nefes borusuna ve akciğerlere gider. Bu durum çok tehlikelidir ve asitli mide sıvısı geçtiği solunum sistemi borularını yakar. Yine katı halde nefes borusuna giden gıda parçası bir noktada nefes borusu dallarını tıkar. Hem nefes darlığına yol açar hem de farkına varılmazsa akciğerlerde iltihaplanmaya yol açar.

 

Tüp Bebek Tedavisinde Anestezi İşlemi

 


Çok az bile olsa gıda veya sıvı alınması, ciddi risk yaratabilir.

Daha büyük ameliyatlarda ve acil ameliyatlarda hastaların nefse borusuna kapalı sistem bir kateter sokulur. Mide doluysa nazogastrik sondayla mide muhtevası boşaltılır.

Hastalar bu işlemleri yaptırmaya gelirken istenen testleri yanlarında getirmelidirler. Daha önceden istenmekte olan anestezi ile ilgili Narkoz testleri daha modern ilaçlar kullanıldığından terk edilmiştir.

HSG ve yumurta toplama (opu) işlemi çok kısa sürer. 20 yumurta bile toplam 10-15 dakika içersinde rahatlıkla toplanabilmektedir. Bu işlemler nadiren 15 dakikayı geçer.

Hastaların ayılma süreleri yine modern illaçlar ile çok kısalmıştır. Odaya döndüğünde hasta rahatlıkla konuşabilir olmalıdır. Eğer hasta sözlü uyarılara cevap vermezse odada bulunan refakatçi hemen görevliyi çağırmalıdır.

Odada bulunan ve işlemden çıkan hasta nefes alıp vermeli ki bu karnın ve göğüs kafesinin inip kalmasından kolayca anlaşılır. Yine hastanın morarması hakkında acil doktora haber verilmelidir.

Hastalar işlem saatinden en az 30 dakika önce klinikte olmalı ve gerekli formları okuyarak düzenli bir şekilde doldurmalıdırlar. Daha önce geçirilmiş hastalıklar, kullanılan ilaçlar mutlaka formda sorulmasa dahi söylenmelidir.

Yumurta toplama

Yumurta toplama ve TESE-TESA işlemlerinden önce hastanın ve klinikte çalışan tüm personelin sağlığını ilgilendirdiğinden dolayı bulaşıcı hastalık testleri yapılmış ve hazır olmalıdır.

Yumurta toplama işleminde kanama riski olduğundan işleme girmeden önce hastanın kan sayımı ve pıhtılaşmayla ilgili testleri yapılmış olmalıdır.

Acelesi olan hastalar kliniği terk etmeden önce , mide bulantısı ,ağrı, kulak çınlaması, bulanık görme vs. gibi bulgular olduğunda bu belirtileri mutlaka hekimlerine bildirmelidirler.

Cinsiyet Belirleme Tarihçesi – Cinsiyet Tayini

Cinsiyet Belirleme Tarihçesi – Cinsiyet Tayini

Cinsiyet Belirleme Tarihçesi;Hepimiz öncelikle bebeğimizin sağlıklı doğmasını isteriz ama bununla beraber bebeğimizin cinsiyetini belirlemek de isteriz. Bebek doğmadan cinsiyetinden emin olamayız. Fakat buna rağmen hamilelikte bebeğin cinsiyeti hep merak konusu olmuştur. Bu nedenle Yunan, Mısır ve antik Çin uygarlıklarından bu zamana insanlar doğacak bebeğin cinsiyetini doğmadan önce öğrenmenin yanı sıra istediği cinsiyette bebek sahibi olma imkanı sağlayacak formüllerin her zaman arayışı içinde olmuşlar.

Cinsiyet Belirleme Tarihçesi – Cinsiyet Tayini

Cinsiyet tayini ile alakalı bir sürü kulaktan kulağa dolaşan uydurma halk öyküleri, hurafeler ve sihirli öneriler ortaya çıkmıştır. Günümüzde bile maalesef sadece bizim toplumumuzda değil en gelişmiş toplumlarda bile bu tür hokkabazlar rağbet görmektedir. Bilimsel olduğunu iddia eden bir kısım metotlarla bazı konunun uzmanları ve otoriteler anne baba adaylarının bu zaafından yararlanarak istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olabilmeleri için öğüt ve önerinin yanı sıra yüzde yüz garanti vermektedirler.

Ancak bunların bahsettiği yöntemlerin hiç biri ispatlanmış veya tıbbi geçerliliği olan yöntemler değildir.

Cinsiyet tayininin yani bebeğin cinsiyetinin çiftlerin isteğine göre belirlenmesinin bilimsel olarak mümkünlüğü 1970′lerde Y kromozomu taşıyan spermlerin X’lerden ayrılabileceğinin keşfi ile başlamıştır. O tarihten bu yana anne baba adaylarının  istediği cinsiyette çocuğa sahip olabileceği bilimsel ve gerçekçi yolu açılmıştır.

Tüp bebek

Kıbrıs Ortadoğu ve Balkanlar Tüp Bebek Merkezi Direktörü Dr. Halil İbrahim Tekin, Kıbrıs’ta yapılabilen cinsiyet seçimi ile ilgili bilgiler verdi:

Bir genetik ayıklama yöntemi olan PGT ile bebek doğmadan önce cinsiyetini seçmek mümkün mü?
Embriyo aşamasında, bebek anne karnına girmeden, cinsiyetini belirlemek mümkün. PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) için tüp bebek uygulamasına ve embriyo oluşturulmasına gerek var. Tüp bebek uygulamalarında cinsiyet seçimi rahatlıkla yapılabiliyor.

YÜZDE 99 BAŞARILI
Bu yöntemden başarılı sonuçlar elde ediliyor mu?
PGT yöntemleri arasında cinsiyet belirleme; yapılan en belirgin seçimlerdendir. Yüzde 99.9 oranında cinsiyeti belirlemede başarı sağlanabiliyor. XX kromozom kız, XY kromozom erkektir.

Anne rahmine XX kromozom yerleştirildiğinde; kadın hamile kalırsa kesin kız çocuğu olur. XY yerleştirildiğinde de erkek çocuk dünyaya getirir. Ancak hastanın gebelik şansı tüp bebek uygulamalarındaki gebelik şansı kadardır. Kadının yaşı ve yumurta rezerviyle bağlantılı olarak değişebilir. Rahime yerleştirilen embriyo tutmayabilir. Ama tutarsa bebeğin cinsiyeti mutlaka seçildiği gibi; kız ya da erkek olur.

Tıp dünyası neden bu konuyu tartışıyor?

Öncelikle sadece doğacak çocuğun cinsiyetini belirlemek için tüp bebek ve PGT uygulaması yapılmasının ne derece doğru ve etik olduğu tartışılıyor. Tüp bebek uygulamalarının oldukça güvenli olması nedeniyle, tüp bebek yapılması kabul edilebilir bir uygulama olabilir. Hayati tehlike ve önemli komplikasyon riski son derece azdır. Aile dengelenmesi amacıyla oğlu olanların kız, kızı olanların da oğlan çocuk isteyebiliyor. Bu nedenle PGT yapılması; bazı çevrelerce etik görülmesine rağmen, karşı cinse ait embriyoların atılacağı fikri yanlış görülüyor.

PGT, aile planlama yöntemi olarak kullanılabilir mi?

 


İlk bebek için cinsiyet seçimi, tüm dünyada genel olarak kabul görmüyor. Daha önce tüp bebek ile gebe kalmış veya normal yoldan gebe kalmış, ancak ikinci bebek için tüp bebek gerektiren çiftlerde ise; karşı cinsin seçilmesi etik açıdan kabul edilebiliyor. Bu durumda genelde kız çocuğu olanların erkek, erkek çocuğu olanların ise kız seçecekleri düşünülürse; dengesiz bir dağılım olmayacaktır.

Kısır olan bu çiftlerde, arta kalan embriyoların daha sonra kullanılmak amacıyla dondurulup saklanabilme olanağı da vardır. Bir cinse ait çok sayıda çocuğu olan çiftlerde ise (örneğin 6 erkek veya 6 kız) tüp bebek ve PGT ile cinsiyet seçimi yapılması, başka etik tartışmalar yaratacak önemli bir konudur. Karşı cinse ait embriyoların yok edilmesi problemi ortaya çıkmaktadır.

Cinsiyet seçiminin belirli şartları var mı?
Dünyadaki genel uygulamaya göre; cinsiyet seçimi yaptıracak ailelerin daha önce en az 2 çocuğu olması şartı aranıyor. 2 çocuğu da aynı cinsiyetteyse, 3. çocuğun farklı cinsten seçimi yapılabiliyor.

 

ETİK Mİ, DEĞİL Mİ?

 


Cinsiyet seçimi dünyanın nüfus dengesini bozabilir mi?
Cinsiyet seçiminin genel popülasyondaki erkek-kız oranını nasıl etkileyeceği tartışılıyor. Bu uygulamaların geniş çapta kullanılmasıyla, çeşitli kültürlerde tercih edilen cinsiyet olan erkeklerin artacağı kuşkusu olsa da; uzun vadede bunun dengeleneceği ve tercih edilen cinsiyetin kız olacağı düşünülmektedir. Mevcut tüp bebek uygulamalarının genel popülasyondaki oranına bakılacak olursa; bugün için bu önemli bir sorun gibi görünmemektedir.

Cinsiyet seçimini savunanlar, bunun genelde artan dünya nüfusuna bir denge getireceğini ve ailelerin genellikle karşı cinsten 2 çocuğa sahip olduktan sonra, artık çocuk yapmayacaklarını söylemektedir. Cinsiyet seçimini savunanların diğer bir tezi ise; istenmeyen cinsten olan çocukların daha az sevgi ile yetişeceği ve hatta karşı cinse ait çocukların cinsiyet saptandıktan sonra düşükle sonuçlanabileceğidir. Sonuç olarak;’ cinsiyet seçimi etik mi, değil mi?’ sorusunun basit bir cevabı olmadığı ve her iki tezi savunanların da haklı oldukları noktalar olduğu görülmektedir.

HİNDİSTAN’DA SERBEST

Bu uygulama Türkiye’de yasak. Kıbrıs’ta serbest mi?
Bazı genetik hastalıklar yalnızca kız ya da erkek çocuklarda ortaya çıkabiliyor. Bu durumda doktor raporu ile gerekli olduğu kanıtlanırsa, Türkiye’de de laboratuvarlarda rahatlıkla cinsiyet seçimi yapılabiliyor. Kıbrıs’ta ise; bu konudaki yasaklar daha az sınır getiriyor. Bu yüzden uygulama daha rahat şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Dünyanın bazı ülkelerinde bu teknik zaten bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılıyor. Mesela Hindistan’da… İsrail’de de bu yöntem serbest. Devlet denetimindeki merkezlerde bir çocuğu olan aileler, karşı cinsten çocuk isterlerse bunu PGT ile seçtirebiliyorlar.

 

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir;Endometriozis karın içinde veya dışında her hangi bir organın üstünde normalde sadece rahim içerisinde bulunması gereken hücre ve dokuların bulunmasıdır. Bu dokular hormonlara duyarlı olup bazen adet kanamasına benzer bir şekilde dökülerek kanama yapabilirler. Görüntü olarak minik siyah nokta şeklinden düzensizlikler kırmızı damarlanma şekline kadar değişik özellikler gösterebilir.

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis Teşhis

Teşhis koymak bir kaç şekilde olabilmektedir. Ameliyat esnasında gözle görerek teşhis konabilir. Eğer kistleri varsa içerisinde çikolata kıvamında ve renginde sıvı olur. Bu kistler çok kolayca patlarlar. Ayrıca ultrason yapılırken tecrübeli gözler bu kistleri tanımlayabilirler. Şüpheli durumlarda sitopatolojik inceleme ile kesin teşhis konur.Yine yan belirtiler tanıya yardımcı olur. Bu hastalık genellikle batın içerisinde yaygın yapışıklıklara sebep olur. Yapışıklıklar ilişki ve kadın doğum muayenesi yapılırken ağrıya sebep olur. Belli ağrı kesiciler bile ağrıyı geçirmezler. Tecrübeli bir hekim kolaylıkla bu hastalıktan şüphelenebilir.

Endometriozis Belirtileri

Birinci belirti karın ağrısıdır. Bu ağrı adet döneminde ve ilişkide ortaya çıkar. Az bir oranda ise sürekli ağrı vardır. Hastaların adet döneminde Ponstan adlı ilaçla bile hastaların ağrısı geçmezse Endometriozis ten şüphelenmek doğrudur. Yıllar içerisinde bu ağrıların artarak sürdüğü hastalar tarafından ifade edilir. Çok ilerleyen vakalarda bulantı, yorgunluk, kilo kaybı gözlenir. Yine bağırsaklarda yapışıklık yapan tiplerinde kabızlık veya ishal çok nadiren gözlenir. Şişme ve bağırsaklarda gaz oluşumuna yol açabilir.

Göbekte ve vagina dışında görüldüğünde adet dönemlerinde bu odaklardan kan gelebilir. Sezaryen yapılan bölgede, rahimde yerleşirse hasta hiç geçmeyen hafif kanamadan şikayetçi olabilir.

Yine komşuluk yoluyla mesanede komşuluk olursa idrarla birlikte kan çıkması ve hatta idrar yaparken ağrı yani disüri yapabilmektedir. Çok çok nadir olarak ta yerleştiği organa ait bulgulara sebep olmaktadır.

Endometriozis Sebebi (ETİYOLOJİ)

Sebebi tam olarak anlaşılmamış bir hastalıktır. Bir takım teoriler vardır ancak hiç biri kesin değildir. Adet kanıyla ters akım olursa batın içine yayılacağı düşünülmüştür. Ayrıca embriyolojik dönemden kalma hücre artıklarının bu bölgelerde büyüdüğü iddia edilmiştir.

Cerrahi yara üzerinde yine bulaşma yoluyla olabileceği düşünülmektedir ki akla yatkındır. Ancak diğer yerlerdeki hastalık odaklarını açıklamaya yetmez.

Kan yoluyla hücrelerin yayıldığı da düşünülmektedir.

Başka bir teoriye göre de endometriyumdakine benzer hücreler immun sistem tarafından tanınır ve rahim içi haricindeki yerlerde yok edilir. Bu hastalıkta ise olmamaktadır.

GÖRÜLME SIKLIĞI (İNSİDANS)

Dünya üzerinde 175 milyon kadında bu hastalığın kısırlığa yol açtığı hesaplanmıştır. Bu hastalığı taşıyan kadınların sadece üçte birinde üreme fonksiyon bozuklukları görülmektedir.

 

Yumurta Donasyonu Fiyatları

Yumurta Donasyonu Fiyatları

Yumurta donasyonu fiyatları  (yumurta nakli) tedavisinde tüp bebek tedavisinde uygulanan yöntemlerin tamamı uygulanır. Donörden ilaç desteği ile büyütülen yumurtalar alıcı anne adayının eşinin spermiyle döllenerek adayın rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Yaklaşık 10 yıldır yaygın olarak uygulanan bir tüp bebek yöntemidir.

Yumurta donasyonu işlemi

Pek çok kadın artık çeşitli sebeplerden dolayı yumurtalıklarından operasyon geçirmektedir. Yumurtalık dokusunun bir kısmını veya tamamını kaybetmektedir. Bu durum aynı zamanda doğurganlığın azalmasına sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra genetik rahatsızlıklardan dolayı yumurta oluşumu zayıf ya da doğuştan yumurtalıkları gelişmemiş olabilir. Ancak sağlıklı bir rahme sahip olan kadınlar veya buna benzer durumlarda, yumurta donasyonu tedavisi anne olma sansını kendilerine sağlamaktadır.

Bu tedavi ile anne olmak yani yumurta donasyonu (yumurta nakli)

Türkiye’de ve bir çok ülkede de yasak olduğundan dolayı hastaların bu tedaviyi izin verilen ülkelerde yaptırmasına sebep olmaktadır. Bu tedavi için tercih edilen yerlerin başında Kıbrıs gelmektedir. Merkezimizde son teknoloji ve dünya standartlarındaki embriyoloji laboratuarı ve deneyimli personelimizle yumurta donasyonu tedavisi işlemi ile sizlerin anne ve baba olmanızı sağlamak düşüncesindeyiz.
Çocuk özlemi çeken çiftlere doktorumuz Op. Dr. Halil İbrahim Tekin, alanında uzman çalışma arkadaşlarıyla size uygun tedavi yöntemini belirleyip anne adayına en uygun, sağlıklı ve genç donörlerden alınan iyi kalitede yumurtalar ile bu özleme son verip anne, baba olmanıza yardımcı olmaktadır.

Yumurta donasyonu fiyatları ;

Kıbrıs merkezlerine göre değişmekte olup 5000 EURO ile 10000 EURO arasında değişmektedir. Yumurta donasyonu fiyatları içersinde uçak biletleri, konaklama bedeli ve transfer ücretleri bu maliyetin üzerine eklenmektedir. Kıbrısta konaklama için Girne, Lefkoşe ve Magosa Otelleri mevcuttur. Kıbrısta Konaklamak isteyen hastalarızın Konaklama sayfamızdan bilgi edinebilirler. Uçak biletleri mevsime göre artış veya düşüş gösterebilmektedir. Daha çok kış aylarında uygun bilet bulunmakta olup yaz aylarında kıbrıs’a turizm amacı ile seyahat edilmektedir.

Hassas bir durum nedeni ile kaygılarınızı en hafife indirmek belirlenen harcamaları tedavi şeklini ve konuyla ilgili diğer bütün soru ve sorunlarınızı görüşmek için bizimle iletişime geçebilir daha detaylı bilgiler alabilirsiniz.

Video Galeri

Kıbrısta Konaklama

İletişim Bilgileri

Magosa Tıp Merkezi Hastanesi – Eşref Bitlis Caddesi PK: 99450 Gazimagosa / KKTC

+90 548 860 6000
info@drhit.com

Haftaiçi : 09:00 - 18:00
Haftasonu : 08:00 - 13:00