Yumurta Nakli Tedavisi

Yumurta Nakli Tedavisi

Yumurta Nakli Tedavisi, yumurta bağışı veya yumurta donasyonu anlamına da gelmektedir. İşlem donörden tüp bebek yöntemi ile elde edilen yumurta hücrelerini baba adayının spermleri ile birleşerek alıcı anneye transfer edilir. Bu tedavi ile hamile kalmak isteyen anne adaylarımızın yumurta rezervleri olmadığı için donörden alınan yumurtalar, eşin spermi ile döllenerek oluşturulan embriyo alıcı olan yani gerçek anne adayına transfer edilir. Yumurtası olmayan anne olacak bayanın hamile kalmasının başka yöntemi bulunmamaktadır. Çünkü çiftlerin çocuk sahibi olabilmesi için anne adayının yumurtası veya dönor yumurtası ile babanın spermlerinin döllenmesi gerekmektedir.

Bu yöntem Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yasaklanmıştır. Türkiye’ de ve diğer ülkelerde yaşayan çiftler genellikle Yumurta nakli için Kıbrıs’a gitmektedir.

Yumurta Nakli Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Yumurta nakli yöntemi ile tedavi olacak olan bayanda olması gereken nitelikler ise;

  • Erken menopoza girmiş ya da menopozda olan bayanlar,
  • Daha önce geçirdiği herhangi bir hastalık nedeni ile yumurtaları olmayanlar
  • Kanser rahatsızlığı geçirmiş ve yumurtalıkları zarar görmüş bayanlar
  • Tüp bebek tedavisi uygulanmış ve sürekli olarak düşükle sonuçlanmış ya da hiç gebelik elde edilmemiş bayanlarda
  • İleri yaşta olan ve tüp bebek yapma şansı olmayan bayanlar
  • Doğuştan yumurtalık rezervi problemi olan bayanlar
  • Genetik bir rahatsızlık sonucunda sağlıklı çocuk sahibi olamayan bayanlar

Yumurta Nakli için donörde bulunması gereken nitelikler ise;

  • Yumurta nakli işleminde, donörün mutlaka 20 ile 30 yaş arasında olup, sağlıklı bir bayan olması gerekmektedir.
  • Donör genellikle daha önce sağlıklı doğum yapmış kişiler arasından seçilmelidir.
  • Donörün ailesin de kesinlikle Kromozom Anomalileri (Bozuklukları) olmaması gerekmektedir.
  • Geçmişinde kalıtsal hastalıklar taşıyan kişiler olmamalıdır.
  • Uyuşturucu, alkol vb. gibi kötü alışkanlıklar kullanmamalı ve sağlıklı bireyler olmalıdır.
  • Her hangi bulaşıcı hastalığının olmaması gerekmektedir.
  • Bu bayanların boy ve kilo oranı ideal olmalıdır.

Yukarıda ki özellikleri taşıyan donörlerin ve anne adaylarının yumurta nakli işlemi yaptırmasında herhangi bir engel yoktur. Bu uygulamanın başarılı olma şansı %90’lara kadar çıkmaktadır. Anne olmak isteyen kişi yüksek ihtimal ile bebeğine kavuşacaktır. Ayrıca başarılı bir sonuca ulaşmak için doğru tüp bebek merkezi seçimi kadar, bu konuda kendini kanıtlamış tecrübeli bir doktor ile tedavi olmak da son derece önemlidir.

Yumurta Donasyonu Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Yumurta Donasyonu Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Yumurta Donasyonu Tedavisi Kimlere Uygulanır; Yumurta Donasyonu yumurta bağışı anlamına gelmekte olup, donörden tüp bebek yöntemi ile alınan ve elde edilen yumurta hücrelerini babanın spermleri ile birleşerek alıcı anneye yerleştirilir. Bu yöntem ile hamile kalmak isteyen anne adaylarının yumurtalıkları olmadığı için donörden temin edilen yumurtalar eşin spermi ile döllenerek oluşan embriyo alıcı olan yani gerçek anne adayına yerleştirilir. Anne olacak olan bayanın hamile kalmasının başka yöntemi bulunmamaktadır. Çünkü çocuğun olması için annenin yumurtası ile babanın spermlerinin döllenmesi gerekmektedir.

Bu yöntem Türkiye başta olmak üzere bazı ülkelerde yasaklanmış olup Türkiye’ de yaşayan kişiler genellikle Yumurta Donasyonu için KKTC’ ne gitmektedir. Bu uygulama tüp bebek yöntemi ile anne olacak adayın rahimine yerleştirilir.

Yumurta Donasyonu Tedavisi Kimlere Uygulanır

Yumurta Donasyonu yapılacak olan bayanda bulunması gereken nitelikler ise;

• Sağlıklı bir rahme sahip olan fakat farklı nedenlerden dolayı erken menopoz yaşayan bayanlar

• Yumurta hücrelerinde bozukluk olan kişiler

• Daha önce geçirdiği herhangi bir hastalıktan dolayı yumurtaları olmayanlar

• Kanser rahatsızlığı geçirmiş ve yumurtalıkları zarar görmüş bayanlar

Tüp bebek tedavisi uygulanmış ve sürekli olarak tutmamış kişilereSürekli olarak gebeliklerinde kromozom nedeniyle düşük yaşayan kişiler

• Yaşı fazla olan ve tüp bebek yapma şansı olmayan kişiler

Yumurta Donasyonu donör bayanda bulunması gereken nitelikler ise;

• Donasyon işleminde donör bayanın mutlaka 20 ile 29 yaş aralığında olup, sağlıklı bir bayan olması gerekmektedir.

• Bu bayanların genellikle daha önce sağlıklı doğum yapmış kişiler olmalıdır.

• Ailesin de kesinlikle zeka geriliği yaşamış kişilerin bulunmaması gerekir.

• Kalıtsal hastalıklar taşıyan kişiler olmamalıdır.

• Uyuşturucu, eroin gibi kötü alışkanlıklar kullanmamalı ve sağlıklı yaşamı olmalıdır.

• Her hangi bulaşıcı rahatsızlığının olmaması gerekmektedir.

• Bu bayanların boy ve kilo oranı ideal olmalıdır.

Yukarıda sayılan özellikleri taşıyan anne adayları ve donör bayanların donasyon işlemi yapmasında herhangi bir sorun yoktur. Bu uygulamada başarılı olma şansı oldukça yüksek olup, anne olmak isteyen kişi yüksek ihtimal ile bebeğine kavuşabilir. Ayrıca doğru ve başarılı bir sonuca ulaşmak için bu konuda kendini kanıtlamış tecrübeli bir doktorlar çalışmak gerekmektedir.

Yumurta Donasyonunda Başarı Şansı Kaçtır?

Yumurta Donasyonunda Başarı Şansı Kaçtır?

Yumurta Donasyonunda Başarı Şansı Kaçtır? Doğum yapmak için yeterli fonksiyona sahip olamayan kadınların başvurmuş olduğu yumurta donasyonunda yapılacak tedavi, rahim içine transfer edilen embriyodan sonra ilaç kullanımına devam edilir. 10-12 gün sonrasında hamilelik testi yapılır. Hamileliğin gerçekleşmediği durumlarda iki ay daha tedaviye devam edilir.

Genel olarak normal yollardan gebe kalma oranı % 70’lere kadar ulaşırken, yumurta donasyonu ile gerçekleşecek hamilelik % 85’lerin üzerindedir. Çünkü yumurta donasyonu işlem öncesinde detaylı aşamalardan geçen, birçok verilerle analizler yapılarak gerçekleşen bir süreçtir. Bu işlemde sadece doktor ve embriyologların uygulamaları tek başına yeterli değildir. Yumurta donasyonu için başvuran çift ve yumurta bağışında bulunacak donör işlem öncesinde yoğun sağlık taramalarından geçirilip, uygunluğu yönünde kontrol edildikten sonra devam edilebilir. Aynı zamanda donör ve çift arasında yapılan testler sonucunda da uyum olması şarttır.

Yumurta donasyonunda başarıyı elde etmek demek, sağlıklı bir gebeliğin oluşması ve akabinde sağlıklı bir bebeğin doğmasıdır. Başarıyı elde etmek için, aşamalar esnasında doğru testlerden geçmiş olmak, uygun kriterleri yakalamak fazlasıyla önem taşır. Sadece an ile kısıtlı olmayan, aynı zamanda geçmişindeki sağlık durumu ve tedavi şekli de bilinmesi gerekir. Doğru teşhis ve analizler ile devam edecek tedavi başarı oranını büyük oranda artıracaktır.

Yumurta donasyonu uygulaması birçok veriyi kapsayan bol unsurlu bir denklem gibidir. Başarı oranı bu denklemin sonucuna bağlıdır. Bir unsurun eksik olması denklemi bozabilir ya da başarı oranını düşürebilir. Örneğin, 30 yaşından küçük olan genç donörler kullanıldığında başarı oranı % 70 ise, 30 yaşın üstünde donörler kullanıldığında başarı oranı % 40’lara inebilir.

Yumurta donasyonunda başarı şansı kaçtır?

Yumurta donasyonunda başarı şans yüzdesin arttırmak için, donör ve çiftlerin araştırmalarının detaylıca yapılması esastır. Genel sağlık taramasının eksiksiz yapılması, donörün 20-29 yaş aralığında olması, vücut kitle endeksinin ve kilosunun uygun aralıklarda olması, geçmişteki sağlık durumunun ve ailesinin sağlık durumunun araştırılması şarttır. Çiftin ve donörün kan değerlerinin ve Rh durumunun karşılaştırıldığında uyumlu olması bir diğer önemli etkendir. Bunların haricinde ruh sağlığı araştırmalıdır. Kullanılan ilaçlar veya maddeler önceden bilinmelidir. Tüm bu veriler detaylı bir şekilde toplandığında başarı oranı artacaktır.

Erken Menopoz Kimlerde Görülür?

Erken Menopoz Kimlerde Görülür?

 

Erken Menopoz Kimlerde Görülür? Bir kadında adet kanamalarının başlayıp düzenli hale geldikten sonra, 40 yaşından önce kalıcı olarak kesilmesine erken menopoz denir. Menopoz yaşı ortalama 45-47 olup 40 ile 50 yaş arası erken menopoz olarak değerlendirilmez. Erken menopoz doğal bir durum olmamaktadır.

Erken menopoza çeşitli hastalıklar neden olmaktadır. Yumurtalıkların erken yaşta tükenmesine neden olan bazı hastalıklar vardır. Bağışıklık sistemine zarar vererek yumurtalıklara etki eden otoimmun hastalıklar bunlardan bazılarıdır. Ayrıca jinekolojik hastalıklardan dolayı cerrahi işlem sırasında yumurtalıkların zarar görmesi, kanser hastalığının tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi esnasında yumurtalıkların hasar görmesi de erken menopoza neden olur.

Bunların haricinde meslek seçimi, sigara, alkol kullanımı gibi yaşam tarzı ve alışkanlıkları ve strese maruz kalmak yumurtalıkları tüketerek erken menopoz oluşumunu tetikler. Aşırı stres hormonal bozukluklara, adet düzensizliklerine ve yumurtalıkların erken tükenmesine neden olduğu gibi daha birçok hastalığın oluşmasına yol açmaktadır. Beslenme şeklinin de sağlıksız ve düzensiz olması da hormonal hastalıkların oluşumuna yol açtığından erken menopozun bir diğer nedenidir.

Adet kanamasının zamanundan önce tamamen kesilmesi ile birlikte başlayan erken menopoz durumunda sinirlilik, gerginlik, stres ve hatta depresyon gibi bir takım psikolojik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Azalan hormon üretiminden dolayı terleme ve ateş basması kadınları zor durumda bırakmaktadır. Uyku durumunda bozukluklar, cinsel isteksizlik bu dönemde görülebilir. Daha da önemlisi menopoz en başta kemik erimesi gibi ciddi hastalıklara neden olabilmektedir.

Erken menopozun oluşması ile kadının yumurta hücreleri yetersiz olduğundan gebelik oluşması ihtimali çok azdır. Bu da çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının psikolojisini olumsuz yönde etkileyen bir faktördür. Özellikle ailede böyle kalıtsal bir durum var ise çocuk sahibi olma yaşı ertelenmemelidir.

Erken Menopoz Kimlerde Görülür?

Tedavi

Genetik olarak annenin veya ablanın menopoz yaşı erken ise önceden önlemler alınmalıdır. Çünkü ailede olan böyle bir durum erken menopozun başlama ihtimalini arttıran bir nedendir. Bu durumda olan kadınlar rutin kontrollerini yaptırmalı ve hormonal testlerle birlikte ultrasonografi ile yumurtalıkların durumuna bakılıp ölçüm sonucunu almaları gereklidir. Ölçümlerle yumurtalık rezervi kadınlar için yumurta hücresi sayısı konusunda bilgi verir.

Kimler Yumurta Bağışı Yapabilir?

Kimler Yumurta Bağışı Yapabilir?

Kimler Yumurta Bağışı Yapabilir sorusunun cevabı çeşitli durumlara göre değişmektedir.Gebelik isteğindeki kadınların menopoz, erken menopoz, ameliyat, kalıtımsal ve hormonal nedenlerle, yumurtalıklarında üreme fonksiyonu olmamasından dolayı doğum yapması mümkün değildir. Gebeliğin gerçekleşmeyeceği durumlarda donörden elde edilen yumurtalar ile yumurta donasyonu işlemi uygulanır. Donörden elde edilen yumurta hücreleri, kadının eşinden alınan spermlerle döllenmesinden elde edilen embriyo, kadının rahmine transfer edilmesine yumurta donasyonu denir.

Kimler Yumurta Bağışı Yapabilir?

Donör gönüllü olarak yumurta bağışını yapan kişidir. Yumurta donörü bağış için başvuruda bulunduğu zaman çeşitli araştırmalar yapılarak, genel bir sağlık taramasından geçirilir. Bu yüzden bağışta bulunacak kişinin en başta mental olarak her iki yumurtalığının da uygun sağlık koşullarına sahip olması gerekir. Daha önce doğum yapmış ve sağlıklı çocuk doğurmuş kişiler uygun kategoridedir. Kesinlikle 20-29 yaş arasında olan gençler tercih edilmektedir. Bu yaştan sonrakiler donör olarak kabul edilmemektedir. Donör olacak kişilerin vücut kitle endeksleri 19-29 aralığında olması uygundur. 80 kilonun üstünde olanlar donör olmak için uygun değildir. Önceki hayatında enfeksiyona bağlı bir takım hastalıklar geçirenler, genetik rahatsızlıkları olanlar ya da ailesinde kalıtsal bazı rahatsızlıkları olanlar bağış kapsamı dışında tutulurlar. Ayrıca araştırmalarda kan grupları ve Rh durumları saptanarak uygunluk tespit edilir. Çünkü donörle çiftin kan grubunun uyumlu olması gerekir. Bunların haricinde ailesinde zeka geriliği olup olmadığı araştırılır. Madde bağımlılığı olanlar, sigara kullananlar, psikoaktif ilaç kullananlar ya da çok fazla ilaç kullanmak durumunda kalmış olanlar donör için uygun aday değillerdir.

Yumurtayı bağışlayan donör, çiftin daha önceden tanıdığı birisi ya da hiç tanımadığı birisi olabilir. Bu tamamen çiftin tercihine kalmıştır. Donör seçimi yapılırken bir diğer önemli kriter fiziksel özelliklerdir. Çünkü embriyonun genetik olarak % 50’si donöre ait olacaktır. Bu yüzden donörün saç rengi, göz rengi, boyu, kilosu, vücut yapısı gibi özellikler öğrenilir.

Donör olacak kişi adetinin 2. veya 3.gününde tedavi programına alınır. Tedavide yumurtaları gelişmesi için ilaç verilir. Yaklaşık 10-12 gün doktor takibinde olacaktır. Yumurta hücrelerinin alınacağı gün anestezi altında ağrısız bir şekilde yumurta toplama işlemi yapılır. Donör aynı gün hastaneden taburcu olabilir. Yapılan işlem doğurganlığa herhangi bir zarar vermemektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler ; Kısırlık, menopoz, yumurta veya sperm sayısının azlığı nedeni ile çoğu çift doğal yolla ile çocuk sahibi olamamaktadır. Bu noktada çareyi tüp bebek, donasyon, gibi tedavi yöntemlerinde aramak gerekmektedir. İlk olarak tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen kişilerin doğru yerde doğru tedaviyi yapacak kişi veya kurumu bulmaları gerekmektedir. Çünkü günümüzde para yüzünden insanların duyguları ile oynayan ve doğru tedavi yapmayan yüzlerce kurum bulunmaktadır. Fakat doğru olan tecrübeli ve teknolojik açıdan ileri olan kurumları tercih etmektir.

Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekler

Tüp bebek tedavisinde en önemli unsurlardan biri de tedaviyi yaptıracak olan kişilerin kendilerine güvenmeleri, bu süreçte manevi olarak morallerini yüksek tutmaları gerekmektedir. En önemli görev ise burada erkeklere düşmektedir. Bayanlar tedavi süreci boyunca gerek alınan ilaçlar gerek tedavinin getirdiği sorunlar yüzünden psikolojik olarak kötü etkilenebilmektedir. Bu durumda bayanlara destek olmak, moral vermek erkeklere düşmektedir. Bilindiği gibi tüp bebek tedavisinde sabırlı olmak gerekir. İlk denemede başarılı olunmadığı takdirde hem maddi hem de manevi açıdan gücünüzün yettiği sürece deneme yapılması gerekmektedir.

Tüp bebek tedavisinde tedaviyi yapacak uzman seçimi çok önemlidir. Uzman seçerken daha önceki tecrübelerine, eğitim geçmişine, bilgisine ve hasta ile olan ilişkilerine dikkat edilmesi gerekir. Tüp bebek tedavisinde Türkiye’den daha çok Kıbrıs’ta başarı şansı daha yüksektir. Kıbrıs’ta yapılan tedaviler ve daha fazla yasal imkân olması nedeni ile çoğu hasta tedaviyi Kıbrıs’ta yapmayı tercih ediyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen bir diğer faktör ise tedaviyi görecek kişinin sağlık durumudur. Eğer yeterli miktarda yumurta veya sperm sayısına erişilmez ise ya da alınan üreme hücreleri sağlıklı olmaz ise tüp bebek tedavisinde şans azalmaktadır. Erken menopoz, kanser tedavisi gibi durumlarda tedavi şansı da azalmaktadır. Bu yüzden tedaviyi görecek olan kişinin sağlık koşulları, yaş aralığı başarı oranını etkilemektedir.
drhit.com  olarak yıllardır tecrübeli doktorlarımız ve ekibimiz eşliğinde çocuk sahibi olmak isteyen kişileri hayallerine kavuşturmak için çalışıyoruz. Bizimle iletişime geçip hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye sahip olabilir. Sosyal medya ve internet sitemizden başarılarımıza göz atabilirsiniz.

Menopoz Belirtileri Nelerdir? Menopoz Tedavi Yöntemleri

Menopoz Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Menopoz Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Menopoz, genelde en erken 40 yaşından itibaren 55 yaşına kadar olan süre içerisinde görülür. ilk menopoz belirtileri ilk başlarda adet kanamalarının düzensiz bir hale gelmesi ile kendini gösterir. Hormon üretiminin azalması ile de kanamalar düzensizlik gösterir. Daha sonra adet kanaması tamamen kesilir. Son adet kanamasından itibaren menopoz dönemi başlamış olur. Hayatın bu doğal süreci bir kadının yaşamının üçte birine tekabül eder. Menopoz bilinen belirtilerle geçerse çok büyük rahatsızlık duyulmadan yaşanabilir. Ancak menopoz bir kadının hayatını kötü bir şekilde de değiştirebilir. Çünkü bu dönemde oluşan bazı değişiklikler birçok hastalığa zemin yarattığı üzere bir kadının hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. En sık görülen rahatsızlık, azalan hormon üretiminden dolayı terleme ve ateş basmasıdır.

Adet dönemindeki kanamaların azalması ile yumurtlama da azaldığından hamile kalma ihtimali de azalır. Östrojen hormonun azalması ile özellikle geceleri terleme, ateş basması, çarpıntı, yüzde kızarıklar belirtilerden bazılarıdır. Tabi ki bu menopoz belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterir.Menopoz dönemi ilerledikçe rahatsızlar da azalmaya başlar. Bunların haricinde psikolojik rahatsızlıklar oluşmaktadır. Sinirlilik ve gerginlik haricinde depresyon belirtileri de gözlenebilir.Uykuda büyük ölçüde düzensizlik başlar. Çok uyuma, verimsiz uyuma ya da uyuyama problemleri yaşanır. Ayrıca baş ve kas ağrısı, eklem ağrısı klasik belirtilerden bazılarıdır. Uzun dönemde ise kemik erimesi gelmektedir. Çünkü östrojen hormonun azalması kemiklerin güçsüzleşmesine hatta kemiklerin kırılmasına ve hasar görmesine yol açar. Kalp ve damar rahatsızlıkları da uzun dönemde çıkabilmektedir. Bunların haricinde cinsel ilişki esnasında ağrı duyma, yanma ve hafif kanama görülebilir.

Menopoz Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Menopoz Tedavi Yöntemleri

Günümüzde laboratuvar ortamında yumurtalık hormonları üretilerek menopozda ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önlenebilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca kemik erimesini önlemek için kalsiyum takviyesi yapılabilir. Östrojen tedavisi ağız yolu ile ya da cilde yapıştırma yöntemi ile yapılması mümkündür. Bu tedavi aynı zamanda Alzheimer hastalığı, bağırsak kanseri ve kalp damar hastalıklarının azalmasını sağlar. Fakat östrojen her bir kimseye uygulanmaz. Karaciğer hastalığı,rahim kanseri, meme kanseri, damar pıhtılaşması gibi hastalıkları olanlar için östrojen tedavisi sakıncalı olduğundan, rahatsızlıkları ile ilgili doktorlarıyla görüşmeden başka bir tedaviye girmemeleri gerekir.

Menopoz Dönemine Giren Kadın Hamile Kalır mı?

Menopoza Giren Kadın Hamile Kalır mı?

Menopoza Giren Kadın Hamile Kalır mı? Menopoz dönemi, kadınlarda adet görmenin tamamen bittiği dönemdir. Bu döneme giren kadınların hamile kalabilme ihtimalleri özellikle menopoz başlangıç zamanlarında düşünülebilir. Her ne kadar tıbben menopoz evresinde kadınların yumurta üretkenliği imkânsız hale gelse de çok ender durumlarda hamilelik oluşabilir. Menopoz dönemine girerken, öncesinde adet düzensizlikleri, adet zamanlarının değişmesi gibi durumlar yaşanabilir. Bu süreçte yumurta hücreleri azalmakta olduğu için hala hamile kalma durumu oluşabilir. Bazen adet düzensizliğinin yaşanması ya da âdetin tamamen kesilmesi başka rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir. O yüzden doktor muayenesinden geçmeden bir tanı koymak yanlış olur. Doktorun yaptığı tektik ve araştırmaların sonunda, adet düzensizliklerin nedeninin menopoz başlangıcı olduğu anlaşıldığında, psikolojik olarak etkilenen kadının tamamen âdeti sona erebilir. Ama tam bir menopoz başlamamıştır. Bu durumda hamile kalabilme ihtimali hala vardır.

Menopoza Giren Kadın Hamile Kalır mı? Hamile Kalma Şansı

Menopoza giren kadının yumurtalık ve yumurta hücreleri yok olduğundan hamile kalma durumu söz konusu değildir. Bu dönemdeki kadınların üremesi tamamen sonlanır ve ilişki sonrası hamile kalma durumu ortadan kaybolur. Normal bir evre olan 40 yaşından sonra menopoz dönemine yaklaşılırken, bu yaştaki çiftler genellikle ya çocuk sahibi olmuş ya da çocuk sahibi olmayı düşünmeyen çiftler olabilir. O yüzden bu çiftler için sürpriz bir gebelik istenilmeyen bir durum olacağından, hamilelikten korunmak her zamankinden önemlidir.

Ancak erken yaşta bu döneme giren kadınlar için çocuk sahibi olamamak, kadında büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. Üreme fonksiyonu sona ermiş, yumurtalıklarında üreme için yeterli fonksiyonu kalmamış kadınlar, bu durumda yumurta donasyonu uygulamasına yönelebilir. Gebelik isteğindeki kadının eşiyle birlikte başvurduğu yumurta donasyonu işleminde, yumurta bağışı yapan bir donör seçilerek, donörden elde edilen yumurta hücrelerinin, eşlerden alınan spermlerle mikroenjeksiyon yöntemi ile döllendirilir. Döllenme sonrası oluşan embriyo kadının rahmine transfer edilir. Tabii bu uygulama öncesi tüm sağlık taramaları ve testler yapılmış olup elde edilen veriler analiz edilerek, çiftlerle donörün uyumu araştırılır. Hamile kalma olasılığı başarı oranı bir hayli yüksek olan bu işlem, erken menopoza girmiş ve çocuk sahibi olma umudunu hepten kaybetmiş çiftler için tercih edilen bir uygulamadır.

Menopozdan Sonra Çocuğunuza Kavuşmak Hayal Değil

Menopozdan Sonra Çocuğunuza Kavuşmak Hayal Değil

Menopozdan Sonra Çocuğunuza Kavuşmak Hayal Değil. Menopoz döneminden sonrası çocuk sahibi olmak düşünüldüğü kadar imkansız bir olay değildir.Birçok çift hayatlarına dâhil olacak bir çocuk sahibi olma isteğindedir. Çekirdek ailenin bir bireyi olacak bebeğin dünyaya gelmesi hem kadının, hem de erkeğin arzu ettiği bir şeydir. Bu uğurda kendileri için uygun bir zamanda bebek yapmayı planlayan çiftler için, bazen bir şeyler yolunda gitmeyebilir. Bazı tıbbi veya kalıtımsal nedenlerden dolayı gebelik oluşmayabilir. Bu sebeplerden bir tanesi olan kadının menopoz dönemine girerek, artık üreme fonksiyonlarının sona ermesidir. Çocuk sahibi olma planı bir takım kişisel nedenlerle ileri bir tarihe ertelenebilir. Bunun haricinde uygun bir dönemin olmaması, yaşanan sağlık problemleri ya da geç bir tarihte evlenmiş olmak gibi nedenlerle yaş ilerleyebilir. Yaş ilerlediğinde menopoz dönemine giren kadın için gebe kalmak artık imkânsız hale gelir. Bunların haricinde kalıtsal veya olumsuz sağlık nedenleri ile yaşı henüz ilerlememiş olmasına rağmen, erken menopoza girmiş kadınlar da vardır. Çocuk sahibi olmak isteyip de erken menopoza giren kadınlar için durum çok daha sarsıcıdır. Menopoz ile sona eren adet dönemi, üreme yetisini de sona erdirir. Bu durumu yaşayan çiftler için çocuk sahibi olamamak, büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak günümüzde menopozdan sonra çocuk sahibi olmak, artık bir hayal değildir.

Menopozdan Sonra Çocuğunuza Kavuşmak Hayal Değil

Menopoza girdikten sonra yumurtalıklarında üreme faaliyetleri sona ermiş kadınlar, bu durumda eşleri ile birlikte yumurta donasyonu, bir diğer adıyla yumurta nakli uygulamasını tercih etmektedir. Gebe kalma isteğindeki çiftler başvurduğu yumurta donasyonu uygulamasında, başarılı sonuçlar elde edebilir. Yumurta donasyonu için bu işlemi uygulayan merkezlere başvurulduğunda sağlık kontrolleri ve uygulanan testlerden sonra, yumurta bağışı yapacak bir donör bulunur. Bu işlem öncesinde seçilen donör detaylı bir sağlık taramasından geçer. Geçmişinde yaşadığı rahatsızları dâhil olmak üzere tüm sağlık verileri analiz edilip detaylı bir araştırma yapılır. Donörün uygun olduğuna karar verildiğinde ve donörün çiftlerle uyumu tespit edildiğinde eşden alınan spermle donörden alınan yumurta hücreleri döllenerek, oluşan embriyo kadının rahmine yerleştirilir. 10-12 gün sonrasında gebelik testi yapılır. Tedavi süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte, sonucun başarılı olması yüksek bir orandadır.

Sperm Donasyonu Tedavisi Nedir? Kimlere Uygulanır?

Sperm Donasyonu Tedavisi Nedir Kimlere Uygulanır?

Sperm Donasyonu Tedavisi Nedir Kimlere Uygulanır? Sperm donasyonu veya bir diğer adıyla sperm nakli erkeğe bağlı nedenlerden gebe kalamama sorunu yaşayan çiftlerin başvurdukları bir uygulamadır. Genetik veya bulaşıcı hastalığı olanlar ya da azospermik hastalar için gebelik risk taşır. Bu durumda olan çiftler sperm donasyonu veya bir diğer adıyla sperm nakli uygulamasına başvururlar. Uygulamada donör spermi (banka spermi) kullanılarak tüp bebek uygulaması yapılır. Sperm donasyonu uygulamasının bir başka nedeni de bekâr kadınların evlilik düşünmeden çocuk yapmak isteğinde olmalarıdır. Donasyon uygulamasında anne adayının yaşı, oluşacak embriyonun kalitesi, yumurta rezervi gibi özelliklere göre başarılı bir sonuca ulaşılır. Sperm nakli uygulamasına yönelten diğer nedenler ise erkekte sperm sayının az ya da hiç bulunmaması, doğuştan sperm üretiminin olmayışı, uygulanan tüp bebek işlemine rağmen gebelik elde edilememesi, Mikro-TESE yöntemiyle sperm bulunamayan erkekler, sperm morfolojisindeki bozuklar, ayrıca kanser tedavisi esnasında verilen radyoterapi ve kemoterapiye bağlı testis hasarı sayılabilir.

Sperm Donasyonu Tedavisi Nedir Kimlere Uygulanır?

Sperm donasyonu işlemine başlamadan önc eürme hücresi alınacak kişilerin tüm gerekli testlerinin yapılmış olması ve spermlerin döllenebilir olduğu kanıtlanmış olması gerekir. Tedaviye başvuran ailelerin kan grubuna göre ya da fiziksel özelliklere uygun olan banka spermi belirlenip tedavi için hazırlanır. Sperm donörleri tüm sağlık taramaları yapıldıktan sonra bağış yapabilir. Enfeksiyon hastalıkları ya da genetiksel hastalığı olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sperm donasyonu işleminde kadının da yumurtalıkları hazırlanması gerekir. Küçük dozda ilaç ile yumurta gelişimi sağlanarak çatlatma iğnesi uygulanır. Yaklaşık 34-36 saat sonrasında donörden alınan sperm anne adayının rahmine enjekte edilir. Eğer tüp bebek uygulaması mümkünse âdetin 2.veya 3.gününde yumurta geliştirici iğne tedavisi yapılır. Bu tedavi süreci kişiden kişiye farklılık göstermekte olup ortalama 7-12 gün arasında değişir. Ayrıca düzenli aralıklarla ultrason ve kan tahlilleri istenir. Yumurta yeterli sayı ve büyüklüğe eriştiğinde, yumurta olgunlaştırıcı iğne yapılır ve daha sonra anestezi altında dikkatli bir şekilde toplanır. Donörden alınmış sperm enjekte edinerek dölleme işlemi yapılır. Oluşan embriyolar, uygun günde rahime enjekte edilir. Sperm donörünü çiftler kendileri belirlediği gibi istedikleri özelliklerde sperm bankasından sperm seçebilmektedir.

Video Galeri

Kıbrısta Konaklama

İletişim Bilgileri

Magosa Tıp Merkezi Hastanesi – Eşref Bitlis Caddesi PK: 99450 Gazimagosa / KKTC

+90 548 860 6000
info@drhit.com

Haftaiçi : 09:00 - 18:00
Haftasonu : 08:00 - 13:00