Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta-Donasyonu
Yumurta-Donasyonu

Yumurta Donasyonu

Yumurta Donasyonu Nedir? Yumurta donasyonu (yumurta nakli), kendi yumurtaları ile hamile kalamayan kadınlara uygulanan, başarı oranı oldukça yüksek olan bir tedavi türüdür. Yumurta donasyonu tedavisinde, sağlıklı ve bol yumurtalık rezervine sahip kişilerden alınan yumurtalar, babadan ya da sperm bağışçısından alınan spermle döllenerek embriyo haline getirilir. Geliştirilen bu embriyolar anne adayının rahmine tüp bebek yöntemleriyle yerleştirilir ve anne adayı gebe kalır. Bu işlem yumurta nakli olarak adlandırılmaktadır.

Donasyon tedavisinde tüp bebek tedavi süreciyle aynı prosedürler uygulanır. Tedaviye başlamadan hemen önce çiftin genel sağlık taraması ve hormonal durumlarının tespitini sağlayan  testler istenebilir.

Bunların haricinde baba adayından sperm testi (spermiogram) ve anne adayından rahim filmi istenebilir. Testler sonucu edinilen bilgilerle birlikte anne ve baba adayı tedaviye uygun hale getirilir. Yumurta bağışçısı ve anne adayının aynı dönemde adet görmeleri sağlanır.

Yumurta donörünün yumurtaları büyütülür. Anne adayının da östrojen seviyesi istenilen seviyede tutmaya çaba gösterilir. Donörden yumurtaların toplandığı zaman, anne adayının eşi sperm örneği verir ve toplanan yumurtaların bu spermle döllenerek embriyo haline gelmeleri sağlanır.

Embriyoların gelişimi takip edilir. Uzman hocamızın testler sonucu karar verdiği ideal günde anne adayının rahmine aktarılır. Aktarımdan  12 gün sonra yapılan gebelik testi  ile işlemin sonucu öğrenilir.

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta donasyonu yöntemine kimler başvurabilir?

  • Herhangi bir sağlık sorunu sonrası yumurtalıkları alınan hastalar, kemoterapi görenler , radyoterapi görenler,
  • Adet görmeyen ve rahim iç mukozasını sağlıklı olan hastalar,
  • Daha önceki tüp bebek denemelerinde yeterli miktarda yumurta elde edilemeyen kadınlar,
  • Adetin 3. günü yapılan FSH değerinin 15 ve üzeri olan hastalar,
  • Birçok başarısız tüp bebek denemesi olan ve hamile kalamayan kadınlar,
  • Yumurtalık kisti ameliyatı gibi nedenlerle büyük doku kaybı yaşayan hastalar,
  • Ailede genetik olarak geçebilecek bir hastalık bulunması,
  • Tüp bebek tedavilerinde az sayıda veya defektli yumurta gelmesi nedeni ile gebelik elde edilememesi durumlarında yumurta donasyonu( yumurta nakli tedavisi veya yumurta bağışı) tedavisi düşünülmektedir.

Yumurta nakli sayesinde hastanemiz bünyesinde birçok aile hayalindeki evlat sevgisine kavuşmuştur.

Tüp Bebek Tedavisiyle Cinsiyet Seçimi

tüp bebek tedavisiyle cinsiyet seçimi
tüp bebek tedavisiyle cinsiyet seçimi

Tüp Bebek Tedavisinde Cinsiyet Seçimi

Tüp Bebekte Cinsiyet Seçimi Olur mu?

Tüp bebek tedavisi  yöntemleri uygulanırken bebeğinizin cinsiyetini de seçmek Pgt ile mümkün hale gelebiliyor.  Yumurtalar ve spermlerin laboratuvar ortamında döllenmesiyle uygulanan tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirleme yapılabiliyor.  Tedavi aşamasında kadının yumurtalıklarında yumurta toplama işlemi için çok sayıda yumurta gelişimi amaçlanmaktadır. Kadından toplanan yumurtalar ile bağışçısından veya tedavi yöntemine göre eşinden alınan sperm ile döllenme sağlanarak embiyo oluşumu sağlanır. Embriyolar inkübatörler  içerisinde bekletilir. Embriyoların gelişimi gün gün takip edilerek uzman hocamızın onay verdiği anda embriyolara genetik işlem uygulanır.

Genetik testle beraber kromozom analizi de yapılır. Yapılan işlem esnasında XY kromozomu incelenerek, embriyonun cinsiyeti anlışabilir. Embriyoların cinsiyetinin tayiniyle, istenilen cinsiyetteki embriyolar transfer edilir. Embriyo transferinden sonra hamilelik süreci normal hamilelik süreci ile tıpatıp aynıdır. Tüm danışanlarımızda, XY kromozomuna ek olarak diğer kromozomlara da bakılarak, embriyonun herhangi bir genetik hastalığına dair  (ör: Down Sendromu, Trizomi, vb) araştırma yapılır. Cinsiyet seçiminin yüksek oranda doğrulukla sonuçlanması bebeğin cinsiyetini önceden belirlemek isteyen eşler için çokça tercih edilen bir durum haline gelmiştir.

Cinsiyet seçimi, hem kültürsel farklılıklardan dolayı tercih edilmekte, hem de ailenin cinsiyet dengesini sağlamaktan dolayı tercih edilebilmektedir. Bazı ülkelerde cinsiyet seçimi yasakken bazı ülkelerde de hastalıkların genetik yollarla bulaşmasını engellemek amacıyla müsaade edilmektedir.

Tüp Bebek Cinsiyet Seçimi

Cinsiyet belirleme, kadının istenilen cinsiyetteki bebeğe gebe kalmasını sağlamak için embriyo rahime tutunmadan önce cinsiyetinin belirlenmesini sağlar.

Sağlık sektöründe çığır açan yeniliklerden biri olan cinsiyet tayini,  bebek sahibi olmak isteyen çiftler arasında popülaritesini arttırmaktadır.

Cinsiyet tayini bebeğin doğumundan önce, bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi şeklinde açıklanabilir. Cinsiyet tayini için pek çok teori ortaya atılsa da en güvenilir olanları bilimsel yöntemler ile gerçekleştirilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirlemek isteyen çiftler normal tüp bebek aşamalarından geçerek işlem için hazırlanırlar.

Tüp bebek tedavisinde çiftler kendi yumurta ve kendi spermlerini kullanmaktadırlar. Bundan dolayı yaş faktörü, yumurta sayısı ve kalitesi ile birebir bağlantılıdır.  Yaş ilerledikçe yumurta sayısı ve rezervinde düşüş gözlemlenebilir. Tüp bebekte cinsiyet belirleme yapılırken anne adayından çıkacak olan yumurta sayısı ve kalitesi, baba adayından da alınacak olan sperm örneği ile döllendirilerek oluşacak olan embriyo sayısını da etkileyebilmektedir. Embriyo sayısı ne kadar çok olursa istenilen cinsiyette embriyonun çıkma olasılığı da bir o kadar fazla olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı tüp bebek tedavisinde cinsiyet seçimi düşünen çiftlerin mümkün olduğunca erken bir şekilde tedaviye başlamalarını önermekteyiz.  Tüp bebek cinsiyet belirlemede en doğru ve net sonuçları veren testleri kullanmaktayız.

PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) nedir?

Ebeveyn olma aşamanızda gerekli yumurta sayısı, sperm sayısı, cinsiyet belirleme, genetik hastalık, diğer faktörler ve bunların uyumları için embriyoloji laboratuvarlarımızda bir çok test uygulamaktayız. Bunlardan bir tanesi de PGT testidir.

PGT testinin sıklıkla kullanıldığı alanlardan birisi bebeğinizin genetik bozukluklara sahip olmadığından emin olmak bulunmaktadır.

Preimplantasyon Genetik Tanı Testi genellikle potansiyel genetik bozuklukların kontrol edilmesine yardımcı olması adına kullanılmaktadır. Kalıtımsal veya ailesel sağlık problemlerinin çocuğa aktarılmaması adına da kontrol edilmektedir.Ebeveyn olma aşamanızda gerekli yumurta sayısı, sperm sayısı, cinsiyet belirleme, genetik hastalık, diğer faktörler gibi rahatsızlıklara sahip olma potansiyeli bulunan herkese tavsiye edilmektedir. Daha çok genetik bozukluk ve düşük riski yaygın olduğu için 38 yaş ya da üzerindeki çiftlere  tavsiye edilen bir işlemdir.

PGT testi , Tüp Bebek Tedavisi aracılığıyla oluşturulan embriyolarda herhangi bir genetik bozukluk olmadığını kontrol etmek için kullanılan bir yöntemdir.  PGT testinin kullanılabileceği alanlardan bir diğeri de cinsiyet seçimidir.

Preimplantasyon Genetik Tanı testini gerçekleştirmek isteyen kadında tüp bebek tedavisi gerçekleştirilir. Toplanan yumurtalar mikroenjeksiyon (ICSI) kullanılarak sperm ile döllenir. Dölleme işleminden sonra, sadece sağlıklı olan embriyoları transfer etmek için genetik tarama yapılır. Bu tarama embriyoların genetik olarak test edilmesini sağlar ve bu sayede test edilmiş kromozomlarda herhangi bir genetik bozukluk olmadan hamilelik gerçekleşir.

Preimplantasyon Genetik Tanı, X kromozomu ile alakalı kalıtımsal hastalıkların bulunduğu ve tıbbi cinsiyet seçimi işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği durumlarda, cinsiyet seçimi için uygulanabilir.

PGT ile bebeğin cinsiyetini seçmek mümkün mü?

Embriyo aşamasında  bebek anne karnına girmeden bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün. PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) için tüp bebek uygulamasına ve embriyo oluşturulmasına gerek var. Tüp bebek uygulamalarında cinsiyet seçimi rahatlıkla yapılabiliyor.

Cinsiyet Seçimi Başarı Yüzdesi Nedir?

PGT yöntemleri arasında cinsiyet belirleme; yapılan en belirgin seçimlerdendir. Yüzde 99.9 oranında cinsiyeti belirlemede başarı sağlanabiliyor. XX kromozom kız, XY kromozom erkektir. Anne rahmine XX kromozom yerleştirildiğinde; kadın hamile kalırsa kesin kız çocuğu olur. XY yerleştirildiğinde de erkek çocuk dünyaya getirir. Ancak hastanın gebelik şansı tüp bebek uygulamalarındaki gebelik şansı kadardır. Kadının yaşı ve yumurta rezerviyle bağlantılı olarak değişebilir. Rahime yerleştirilen embriyo tutmayabilir. Ama tutarsa bebeğin cinsiyeti mutlaka seçildiği gibi; kız ya da erkek olur.

PGT, aile planlama yöntemi olarak kullanılabilir mi?

İlk bebek için cinsiyet seçimi, tüm dünyada genel olarak kabul görmüyor. Daha önce tüp bebek ile gebe kalmış veya normal yoldan gebe kalmış, ancak ikinci bebek için tüp bebek gerektiren çiftlerde ise; karşı cinsin seçilmesi etik açıdan kabul edilebiliyor. Bu durumda genelde kız çocuğu olanların erkek, erkek çocuğu olanların ise kız seçecekleri düşünülürse; dengesiz bir dağılım olmayacaktır. Kısır olan bu çiftlerde, arta kalan embriyoların daha sonra kullanılmak amacıyla dondurulup saklanabilme olanağı da vardır. Bir cinse ait çok sayıda çocuğu olan çiftlerde ise (örneğin 6 erkek veya 6 kız) tüp bebek ve PGT ile cinsiyet seçimi yapılması, başka etik tartışmalar yaratacak önemli bir konudur. Karşı cinse ait embriyoların yok edilmesi problemi ortaya çıkmaktadır.

Cinsiyet seçiminin belirli şartları var mı?

Dünyadaki genel uygulamaya göre; cinsiyet seçimi yaptıracak ailelerin daha önce en az 2 çocuğu olması şartı aranıyor. 2 çocuğu da aynı cinsiyetteyse, 3. çocuğun farklı cinsten seçimi yapılabiliyor.

Bu uygulama Türkiye’de yasak. Kıbrıs’ta serbest mi?

Bazı genetik hastalıklar yalnızca kız ya da erkek çocuklarda ortaya çıkabiliyor. Bu durumda doktor raporu ile gerekli olduğu kanıtlanırsa, Türkiye’de de laboratuvarlarda rahatlıkla cinsiyet seçimi yapılabiliyor. Kıbrıs’ta ise; bu konudaki yasaklar daha az sınır getiriyor. Bu yüzden uygulama daha rahat şekilde gerçekleştirilebiliyor. Dünyanın bazı ülkelerinde bu teknik zaten bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılıyor. Mesela Hindistan’da… İsrail’de de bu yöntem serbest. Devlet denetimindeki merkezlerde bir çocuğu olan aileler, karşı cinsten çocuk isterlerse bunu PGT ile seçtirebiliyorlar.

Tüp Bebek Tedavisi ile Cinsiyet Seçimi

Anne ve baba, bebeklerinin cinsiyetini seçme olasılığını sorgulayabilir. Üreme teknolojisindeki gelişmeler doğurganlık tedavisi gören bireyler ve çiftler için bu heyecan verici seçeneği sunmasını sağlamıştır.  Ebeveynlerin gelecekteki  yeni bebeklerinin cinsiyetini seçmelerine yardımcı olmak için iki yöntem uyguluyoruz – cinsiyete özgü bozukluklardan kaçınmaya yardımcı olmak veya ailelerini daha iyi dengelemek için bunu yapmayı seçebiliyorlar.

Cinsiyet seçimi nedir?

Cinsiyet seçimi (cinsiyet belirleme olarak da adlandırılır), yavrularının cinsiyetini seçmek isteyen ebeveynler tarafından kullanılan tıbbi bir tekniktir. Cinsiyet seçimi, sperm ayrılması veya genetik testler yoluyla yapılır. Arzu edilen cinsiyeti olan embriyolar daha sonra kadının rahmine yerleştirilir.

Cinsiyet seçimi nasıl çalışır?

Preimplantasyon Genetik Tarama (PGS), embriyoyu iki X kromozomunun (dişi) veya bir X ve bir Y kromozomunun (erkek) varlığını genetik olarak test eder. PGS ile embriyolar neredeyse% 100 doğrulukla analiz edilir.

Neden cinsiyet seçimi kullanılmalı?

Bazen çiftler, ciddi genetik hastalıkları ve cinsiyete özgü kromozomal bozuklukları önlemeye yardımcı olmak için cinsiyet seçimini kullanır. Örneğin, anne tarafından miras kalan kas distrofisi ve hemofili gibi cinsiyete bağlı hastalıklar yalnızca erkek yavruları etkileyecektir. Ek olarak, Fragile X veya otizm gibi koşullar genellikle bir cinsiyette diğerinden daha ciddi şekilde ortaya çıkar.

Diğer zamanlarda, ebeveyn adayları ailelerini kendi kişisel planlarına göre tamamlamak veya “dengelemek” için güçlü bir istek duyduklarında cinsiyet seçimine yönelirler. Bir çiftin, belirli bir cinsiyetten bir çocuğa sahip olmak için psikolojik bir ihtiyaç duyduğu, ya da bu cinsiyetten bir çocuğu yetiştirmek için daha donanımlı olduklarından ya da daha önce bir çocuğunu kaybettiği için, bazı durumlar vardır.

Sperm Donasyonu Nedir?

sperm donasyonu
sperm donasyonu

Sperm Donasyonu

Sperm donasyonu veya da başka bir deyişle sperm nakli işlemi, sperm bankası aracılığı ile başka birinden çocuk isteyip buna elverişli durumda olmayan kişiler için sperm alınması ve kadından alımış olan yumurtanın laboratuvarda bu spermler ile döllenmesidir.

Sperm Donasyonunu Kimler Tercih Eder?

Genel olarak hastalıksal problemleri olanların ya da sperm elde etmekten yoksun çiftlerin başka bir deyiş ile azospermi hastalarının başvurduğu bu yöntem, bekar veya eşcinsel kadın bireylerin de tercih ettiği bir yöntemdir.

Sperm donasyonu hangi durumlarda tercih edilir ?

  • Erkek birey tarafından kaynaklı az sperm olması veya hiç bulunmaması ve tüp bebek tedavilerine bireyin cevap veremediği durumlarda
  • Mikro TESE denilen mikrodiseksiyon cerrahi yöntemi ile sperm elde edilemeyen durumlarda
  • Sperm Şekli yani Morfolojisindeki problemler nedeni ile başarısızlık elde edilen durumlarda
  • Kişinin doğuştan gelen sperm üretme noksanlığının olduğu durumlarda
  • Radyoterapi veya kemoterapi gibi kanser tedavilerinden kaynaklanan testis problemlerinin olduğu durumlarda
  • Çiftlerin aralarında kan bağı olmasından kaynaklı oluşabilecek veya doğuştan ya da sonradan erkek bireyin sahip olduğu, kalıtsal hastalıkların önüne geçmek istenen durumlarda Sperm Donasyonu yani Sperm Nakli tercih edilmektedir.

Sperm Donasyonu İçin Donörün Belirlenmesi

Belirleme için önce donasyon talebi olan kişilerin istekleri ve kendi ile alakalı bilgiler alınır. Bu bağlamda donörün belirlenmesi bir çok yönden ele alınarak gerçekleştirilir.

Sperm donasyonu, alakalı ülkelerdeki sağlıktan sorumlu kurumların onayına bağlıdır.

Donörün sahip olduğu spermlerin yolu ile çocuğa geçme olasığı olan unsurların araştırılması için genel bir tarama yapılır. (Hastalık, kalıtsal özellik gibi)

Sperm donöründen bazı testler istenilir ve bu kayıtlarda ayrı olarak kişini boyu kilosu gibi fiziksel özellikleri, etnik yapıları ve öğrenim durumları da seçilmesinde etkilidir. Eğer tüm bu değerlendirmeler sonucunda herhangi bir problem ile karşılaşılmaz ise donör programa kabul edilir.

Donör den alınan spermler 6 ay dondurulur. 6 ay bittikten sonra HIV (Türkçe’deki ismi ile İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) testi yapılır. Herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşılmaz ise haftada 1-2 defa 24 kez sperm örneği alınıp dondurulur. Bir sonraki başlık altında anlatacağımız donasyon işleminden önce, donasyona başvuran kişi veya kişilere donör hakkında yukarıda söz ettiğimiz bilgiler verilir. Başvuran kişiler bazı kriterlere göre donör seçme imkanına sahiptir.

Sperm Donasyonu Nasıl Yapılır?

İşlem öncesi başvuran kişilerin yazılı izni elde edilir.

Donasyona  başlamadan önce anne olacak birey için adet kanamasının 2. veya 3. günü bazı testler yapılır. Ardından bireyden alınan yumurtalıklar işlem için hazır hale getirilir. Adetin 2. veya 3.günü göbek bölgesine yumurtanın gelişimi için iğne tedavisi yapılır, tedavini süreci 7 ila 12 gün arası sürmektedir. Tedavi boyunca aralarda bireye ultrason ve kan tahlili de ayrıca yapılmaktadır.

Yumurta olgunlaştırıcı iğne istenilen sonuç elde edildikten hemen sonra yapılır. Akabinde 1.5 gün ardından ultrason yardımıyla yumurtalar toplanır ve toplandığı gün içerisinde dölleme işlemi laboratuvarda yapılır ardından 5 ila 7 gün sürecek embriyoların rahime transferi, bu işlemden 12 gün sonra ise hamilelik testi yapılır.

Crown IVF KKTC’de Tüp Bebek Uzmanlarını Buluşturdu

Crown IVF
Crown IVF

Tüp Bebek Uzmanları Buluştu

Crown IVF KKTC’de, Tüp bebek uzmanlarını buluşturdu. KKTC’de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’ uncusu 23-24 Mayıs tarihleri arasında Kaya Ertemis Otelinde yapıldı. Sempozyuma İngiltere, Avustralya, Amerika gibi değişik ülkelerden 80 in üzerinde Tüp bebek uzmanı katıldı. Profösör ve konsultanın katıldığı toplantıda üreme sağlığı ve IVF de güncel konular problemler ve gelişmeler tartışıldı.

Toplantının ev sahipliğini KKTC de bulunan Crown IVF kliniğin sahibi Dr.Halil İbrahim Tekin yaptı. İngiltere’den, Liverpool kadın hastanesinin tüp bebek bölümü şefi, Dr.Mehmet Rafet Gazvani ise eşlik etti.

Crown IVF Tüp bebek uzmanlarını bir araya getirdi.

Dr. Catherine Hayden, Leeds Fertility,UK Sempozyumun birinci gününde konuşmacılar; Dr. Gillian Lockwood, Dr Catherine Hayden, profesör Chris Yapp, Anthony Rutherford, Rachel Gregoire,Jane Blower. Konuşmalarında IVF tedavisinin tehlikeli yanları, digital teknolojide tıp’da değişen etkenler, IVF tedavisinde hastalarla bire bir ilgilenme ve IVF ‘in hastalara uygun olup olmadığı tartışıldı.

Jane Blower, University Hospital of Leicester Sempozyumun ikinci gününde ise sırayla konuşmacılardan; James Lawford Davies, Dr Maryam Parisaei, Profösör Alan Pacey, Dr Cengiz Cinnioğlu, Dr Cihan Halıcığil, Miss jess England, Claire Rutherford , Hastalarda IVF tedavisinden sonraki hamilelik dönemindeki etkenler , hastaların psikolojik vakaları, hukuksal sorunlar, Sperm bankalarının ısı sıcaklığı ve sperm bağışları hastaların sperm satın alırken dikkat ettiği seçenekler ve bilgilerin gizlilikleri tartışıldı .

Claire Rutherford, Crown IVF, CYPRUS Proğramın sonunda da kliniğin hastalara yapılan servisler bilgilendirildi. Crown IVF kliniğin şefi Dr. HALİL İbrahim Tekin’de konuşmasında toplantının son derece verimli geçtiğini söyledi. Burda bu konudaki dünya çapında uzmanları KKTC ye davet ederek hep beraber bilgi paylaşımı yaptığımızı aynı zamanda misafirlerimizin fırsat buldukça dinlenip kısa bir tatil yaptıklarını KKTC’ nin tanıtımına katkıda bulunduklarını dile getirdi.

Dr. HALİL ibrahim Tekin kliniğe başvuran hastaların çoğunluğunun İngiltere’den ve diğer avrupa ülkelerinden geldiğini bu hastaların bütün sorunlarını ihtiyaçlarını profesyonel çalışan kalabalık Bir ekibimle çözmeye çalışıyoruz dedi.Yaklaşık 29 yıldır bu mesleği yürüttüğünü söyleyen Tekin , 20 bin in üzerinde tüp bebek dünyaya getirdiğini bu ailelerin bir çoğunun çocukları ile birlikte 3 -4 yaşında olunca kliniğe ziyarete gelerek mutluluklarını yüzlerinde okuyorum.Mutlu aileleri görünce benim bütün yorgunluğumu gideriyor dedi.

KKTC İVF Cyprus ile Kısırlık Cemiyeti Tıp Semineri Düzenledi

Tıp Semineri
Tıp Semineri

KKTC Tıp Semineri

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Crown Cyprus IVF ile İngiltere’de bulunan Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde bugün Bafra’da Kaya Artemis Otel’de Uluslararası Tıp Semineri düzenlendi.

Bugün başlayan ve 2 gün sürecek olan seminerde Tüp bebek tedavisinde gelinen son nokta ele alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu

Aralarında Dünya’nın 2. Tüp bebeğini de yapan doktor ile yaklaşık 100 doktorun bulunduğu tıp semineri Kaya Artemis Otelde başladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İVF Cyprus ile İngiltere’deki Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde düzenlenen seminerde tüm bebek tedavisinde gelinen son aşamalar masaya yatırıldı.

Tıp Semineriyle İlgili Olarak

Seminerle ilgili olarak BRT’ye bilgi veren IVF Cyprus Klinik Direktörü Dr. Halil İbrahim Tekin düzenlenen sempozyuma katılanların tamamının yurt dışından geldiğini ifade ederek, Amerika, Avusturalya, Kanada ve İngiltere’den gelen meslektaşlarıyla birlikte sağlık alanında yaşanan son gelişmeleri ele alacaklarını ve bunun da sektöre büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Seminerin sadece tıp alanına değil aynı zamanda sağlık turizmine de hizmet ettiğini vurgulayan Tekin, bu yıl 8. Kez düzenlenen seminerde tüp bebek tedavilerinde gelinen son noktanın ele alınarak tartışılacağını kaydetti.

Dr. Tekin, seminere katılanların tamamının yabancı olduğunu söyleyerek ülkede böylesine kapsamlı ve de uluslar arası bir bilimsel toplantının gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

2 gün sürecek olan ve alanında uzman doktorların katıldığı seminerde tüp bebek tedavisinde gelinen son nokta ele alınarak görüş alış verişinde bulunulacak.

Tıp Semineri

KKTC ‘de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’uncusu 23-24 Mayıs arası Kaya Ertemis Otelinde yapıldı.

KKTC ‘de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’uncusu 23-24 Mayıs tarihleri arasında Kaya Ertemis Otelinde yapıldı. Sempozyuma İngiltere, Avustralya, Amerika gibi değişik ülkelerden 80 in üzerinde Tüb bebek uzmanı Profösör ve konsultanın katıldığı toplantıda üreme sağlığı ve IVF de güncel konular problemler ve gelişmeler tartışıldı. KKTC İVF Cyprus ile Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde Uluslararası Tıp Semineri … Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İVF Cyprus ile İngiltere’de bulunan Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde bugün Bafra’da Kaya Artemis Otel’de Uluslar arası Seminer düzenlendi.

Kaynak : http://www.brtk.net/kktc-ivf-cyprus-ile-kisirlik-cemiyeti-isbirliginde-uluslararasi-tip-semineri-duzenlendi/

Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış

Kıbrıs Tüp Bebek
halil-ibrahim-tekinden-kibris-tup-bebek-2

Dr. Halil İbrahim TEKİN’den Bağış

Dr. Halil İbrahim Tekin’den anlamlı bağış . Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’ne anlamlı bir bağış yapıldı.

Jinekolog Dr. Halil İbrahim Tekin, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’nde tedavi gören ve orada eğitimlerini sürdüren çocuklar için hastanedeki dersliğe akıllı tahta bağışında bulundu.

Bağış sırasında konuşan Dr. Halil İbrahim Tekin, çocuklara için atılan her adımın önemine değindi.

Jinekolog Halil İbrahim Tekin’den anlamlı bağış

Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklara ve Kanserle Savaş Vakfı yetkililerinin de hazır bulunduğu bağışta, Dr. Tekin’e vakfın plaketi ve teşekkür belgesi de takdim edildi. Jinekolog Dr. Halil İbrahim Tekin, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’nde tedavi gören ve orada eğitimlerini sürdüren çocukların daha iyi eğitim alabilmeleri adına hastanedeki eğitim odasına dün akıllı tahta bağışında bulunurken bu mutluluğa vesile olmaktan dolayı hoşnut olduğunu söyledi. Bağış sırasında Dr. Halil İbrahim Tekin, çocuklar için atılan her adımın önemli olduğunu dile getirerek, onların elinden tutmanın kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nevhiz Özer de yaptığı konuşmada hastanede eğitim gören ve yatan çocuklarımız için akıllı tahtanın önemine vurgu yaparak, “Çocukların en iyi şartlarda eğitim alması her zaman vakfımızın hedeflerinden olmuştur” diyerek, Dr. Tekin’e vakfın plaketini ve teşekkür belgesi takdim etti. Pediatrik Onkolog Dr. Dilek Birgen de yaptığı açıklamada hastanede yatan ve eğitim gören çocukların sosyal açıdan gelişmelerinin ve morallerinin yüksek tutulmasının her zaman önemli olduğunu dile getirerek, Dr. Halil İbrahim Tekin’e çocukların yüzünde gülümsemeye neden olduğu için oldukça memnun olduklarını belirterek teşekkürlerini iletti.

 

Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış

 

Tüp Bebek İlaçları Kilo Yapar Mı?

tup-bebek-ilaclari-kilo-yaparmi
tup-bebek-ilaclari-kilo-yaparmi

Tüp Bebek Tedavisi Kilo Aldırır Mı?

Tüp bebek ilaçları kilo yapar mı? çiftler genellikle tüp bebek tedavilerinden faydalanırken kilo alımı ile hiçbir ilgisi olmadığını düşünmeye meyillidirler. Ama gerçek şu ki, kilo ve infertilite tedavileri arasında açık bir bağlantı var. Kilo almak da infertilite tedavilerinin bir yan etkisi olabilir.

Tüp bebek ilaçlarının vucuda etkisi

Tüp bebek ilaçları hormonal değişikliklere yol açacağından metabolizma üzerinde de rol oynar. Bu nedenle yüksek kalori alımları kilonuzu büyük oranda etkileyebilir. Özellikle infertilite ile uzun süre mücadele ettiyseniz, tüp bebek tedavisinde başarısız bir girişim yıkıcı olabilir. Vakaların % 1’inden daha azında IVF, yumurtalık hiperstimülasyon sendromu ile sonuçlanabilir ve bu da üç ila beş gün içinde 10 kilogramlık bir kilo artışına neden olabilir. Daha yaygın olarak, tipik olarak IVF’nin bir parçası olan hormon tedavileri kilo alımına neden olabilir. Bazı kadınlar, IVF döngüsü sırasında diyetlerini egzersiz yapmayı veya izlemeyi durdururlar; bu da kilo almayla sonuçlanabilir. Tüp bebek ilaçlarını kullanımından sonra, tedavisi sonrası kilo vermek için sağlıklı bir diyet ve egzersiz yapmanız gerekir, ancak bir fitness rutinine başlamadan önce infertilite uzmanınıza danışmanız da önemlidir. Sağlıklı bir vücut, IVF ile gelecekteki başarı şansınızı artırabilir ve hamilelik ile ilgili başarısız girişim sonrasında daha az depresif hissetmenize yardımcı olabilir.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Kilo Vermek İçin Yapılması Gerekenler

Tüp bebek tedavinizi takip eden ve gerçekleştiren doktora danışın – genellikle bir üreme endokrinoloğu bu konuda size yardımcı olacaktır. Başka bir tüp bebek döngüsünü yapmayı planlıyorsanız, kilo vermeye teşebbüs etmek için döngü tamamlanana kadar beklemenizi tavsiye edebilir. Ancak, bazı durumlarda, kilo kaybı gelecekteki IVF girişimlerinde başarı şansınızı artırabilir, bu nedenle doktorunuzun fitness hedeflerinizi bildirmesini sağlamak ya da diyet ve egzersizin doğurganlığı nasıl etkileyebileceğini sormanız önemlidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kalori Alımını Kısıtlamak Önemlidir

Kalori alımınızı azaltın. Bir kilo yağ, 3.500 kaloriye eşittir, bu nedenle kaybetmek istediğiniz her kilo için diyetinizden 3.500 kalori ortadan kaldırmak gerekir. Aşırı karbonhidrat ve şekerli içecekler, gereksiz kalorilerin ortak kaynaklarıdır, bu nedenle önce bu maddeleri eleyin. Yağsız proteinleri yiyin. Protein hamilelik sağlığı ve fetal gelişim için anahtardır ve uzmanlar kadınların günlük 46 gram protein almasını önermektedir. Günde altı ila sekiz bardak su içilmesi önemlidir. Su, hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur, bu da gelecekteki hamilelik başarı şansınızı artırabilir. Haftada 150 dakika düşük yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın – ya da 75 dakika orta-yüksek yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın. Kardiyovasküler egzersiz, büyük kas gruplarını ve kalbinizi güçlendirir ve yürüyüş, koşu ve ip atlama gibi aktiviteleri içerir. Yürüme ve koşu daha yüksek yoğunluklu ve daha fazla kalori yakarken, yürüyüş, düşük yoğunluğudur. Egzersiz kilo vermeyi önemli ölçüde artırır çünkü kalori yakar, kilo almadan daha fazla yemeye imkan verir.

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler
Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler Nelerdir ?

Tüp bebek yöntemi bebek sahibi olmayı isteyen çiftler için tedavi yollarından son çare olarak başvurulan yöntemlerdendir. Normal yoldan tüm denemelere rağmen çocuk sahibi olamayan kişiler tüp bebek tedavisi için başvurmaktadır. Pek çok çift bu yolla bebek sahibi olmakta ve hayallerini gerçekleştirmektedir. Tüp bebekle hamile kalmak için pek çok tüp bebek tedavisi şekli bulunmaktadır. Bu makalemizde sizler için en çok tercih edilen tüp bebek tedavilerini paylaşmaya çalışacağız. Böylece bu yöntemler hakkında bilgi sahibi olarak hamile kalma şansınızın yüksek olduğu yöntemleri öğrenmiş olacaksınız. Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler olarak sizlere bu yöntemlerden ve uygulamaların dan bahsedeceğiz ;

Embriyo Enerjisi( Mitoscore )

Tüp bebek tedavisi içinde son dönemlerin en çok tercih edilen yöntemlerinden birisi olan embriyo enerjisi yöntemi kısırlık sorunu ile mücadele eden kişilerin umut ışığı olmuştur. Bu tüp bebek tedavi yönteminde embriyoların genetik olarak  enerji üretim güçleri ve canlılıkları test edilerek rahime tutunup tutunamayacakları kesin olarak görülür. Bu testin kapsamında kromozom analizi yapılmaktadır. Buna göre bebek olma şansının nasıl olduğu yapılan testler sonucunda anlaşılmaktadır.

Rahim Dinlendirme Tekniği

Bu yöntemle yapılmak istenen kaliteli yeterli sayıda yumurta elde ederek bebek sahibi olmaktır. Rahim dinlendirme tekniği ile hastalarda yumurta büyütücü hormon iğnesi uygulanır. Bu şekilde yeterli sayıda yumurta bir defada elde edilerek kaliteli yumurtalar seçilerek sağlıklı şekilde embriyolar oluştuğu düşünülmektedir. Ancak bu tedavi ile hormon iğneleri ya da ilaçlarının etkisiyle rahim içi bazı durumlarda olumsuz olarak etkilenebilir. Rahim de embriyoyu kabul etme gücünü azaltabilir. Bunun içim transfer işleminden önce rahim dinlendirme tekniği uygulanır. Rahim içi embriyoyu kabul edecek hale geldiği zaman dondurulmuş olan embriyolar alınarak transfer işlemi başlamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler arasında Yeni Nesil Dizileme NGS

Tüp bebek tedavisinde en yeni yöntemlerin içinde yeni nesil dizileme NGS yönteminde kromozom bozukluğu taşımayan ve gebelik olma meydana getirebilme şansını en çok olan embriyolar sağlıklı bir şekilde tespit edilir.

ERA Metinleri

Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler  içinde kullanılan ERA testi kaliteli embriyo elde edilip, başarısız tüp bebek tedavisi olan kişiler için olan yöntemdir. Bu yöntemde embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunmasını sağlayan rahim içi zarının da embriyoları kabul edip etmediğine bakılır. Bunun için gebelik oranın yüksek olarak oluşacağı günler bu testle anlaşılır. Bu şekilde bu yöntem sayesinde gebe kalma şansı arttırılmış olur.

Recombine Testi

Bu test gebelik sırasında embriyonun sağlıklı olup olmadığı hakkında size yardımcı olabilen bir testtir. Bu yöntem ile kişiden alınan kan örneği ile kişideki yüzlerce genetik hastalığa neden olabilen kromozom tespit edilir. Bu test ile genlerinizdeki hastalık yapan gen bozukluğu taranmaktadır. Bu şekilde gebelik sırasında bozuk geniniz olup olmadığı öğrenilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları Nelerdir?

tup bebek asamalari nelerdir
tup bebek asamalari nelerdir

Robert G. Edwards tarafından kurulan modern tüp bebek tedavisi yöntemi, İngiltere’de ilk ortaya çıktığı 1978 yılından bu yana birçok çocuk sahibi olamayan çifte umut oldu. Yıllar içerisinde gelişerek dünyaya yayılan tüp bebek tedavisi, Türkiye’de de birçok çiftin çocuk sahibi olmasına yardımcı oluyor. Her yıl bakıldığında binlerce çift, tüp bebek tedavisine başlamak için biz doktorlara başvuruyor ve bunların içinden büyük bir çoğunluğu da tedaviye başlanmasının ardından çocuk sahibi olabiliyor. Bizlere çocuk sahibi olamayan çiftler ilk geldiklerinde öncelikle tüp bebek tedavisinin aşamaları hakkında bilgi almak istiyor. Ayrıca hastanın bu noktada doktor ile iletişimi, tedavi sürecinin aşamalarının detayları hakkında bilgi sahibi olması süreç boyunca daha sakin ve sabırlı bir tavır takınmasını da destekliyor.

Kıbrıs Tüp Bebek Tedavisi

Dünyada tüp bebek tedavisinin geçmişi 1978 yılına dayansa da tüp bebek tedavisi ile Türkiye’de ilk çocuk 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde dünyaya geldi. O günden bu yana, çiftlerin çocuk sahibi olması için gerekli tedaviyi uygulayan biz doktorların kullandığı yöntemler de büyük ölçüde gelişme gösterdi. Gelişen ve değişen çağa ayak uyduran, teknolojinin nimetlerinden yararlanan tıp dünyasında o yıllara kıyasla daha basit ve hızlı yöntemler ile tüp bebek işlemi gerçekleştirilebiliyor.

Tüp bebek aşamalarından ilki muayene ve çiftin değerlendirilmesi

Tüp bebek süreci, çiftin doktora gelmesi ile başlar. Bizlere gün içerisinde birçok çift, çocuk sahibi olamadıklarını ve tüp bebek tedavisine başlamak istediklerini belirterek başvuruyor. Bu çiftlerin öncelikle değerlendirilmeleri gerekiyor çünkü her hastalıkta ve sağlık sorununda olduğu gibi tedavi de sorun da kişiye özgü…

Bazı çiftler, tüp bebek tedavisine başlamak için aceleci davranabiliyor. Korunmasız yaşanan birkaç ilişkinin hemen ardından tüp bebek tedavisi için başvurabiliyor ancak biz uzmanlar, çiftlere en az 1 yıl korunmasız ilişki yaşandıktan sonra çocuk sahibi olmak için tüp bebek tedavisine başlangıç yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çift değerlendirilmesinde hem anne hem baba adayının test – muayene sonuçları, yaşları vb. birçok noktada dikkate alınmaktadır.

Değerlendirme aşamasında çoğunlukla çiftlerden;

  • Her türlü ameliyat raporu veya notu
  • Sperm tahlili
  • Kadın ve erkek kan testleri
  • Daha önce uygulanan varsa tedavi raporları
  • Rahim filmi
  • Kromozom analizi
  • Varsa başka hastalıklara ilişkin raporları istiyoruz.

Yumurta Oluşturma

Tüp bebek aşamaları nelerdir dediğimizde, ilk adım kadının yumurtalıklarının uyarılması ve yumurta oluşturulması… Bu aşamada kadının yumurtalıklarından embriyo oluşumu için elverişli, kaliteli yumurtalar seçilerek rahme konulur ve yumurta geliştirici ilaçlar da enjekte edilir. 8 – 12 gün kadar süren bu süreç içerisinde ilaç dozajı kişinin yaşı ve kilosu gibi değişkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Anestezi altında oluşan yumurtaların toplanma işlemi ile diğer adıma geçirilir. Dölleme işlemi için laboratuvar ortamında saklanan bu yumurtalar esnasında erkek de sperm verir. Bu işlem öncesinde bizler, erkeğe 3 – 4 günlük cinsel perhiz öneririz. Sperm ve yumurtaların alınmasının ardından birleşme klasik tüp bebek yöntemi veya mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilerek birleştirilir.

Embriyo Transferi

Laboratuvar ortamında uzman ekip tarafından döllenerek oluşturulan embriyo, ağrısız ve özel bir katater kullanılarak anne rahmine transfer edilir. 5 – 10 dakika süren bu basit işlemin ardından çift için heyecanlı bir bekleyiş başlar. Bu süreçten sonra tüp bebek aşamalarının tamamlanmasının ardından gebelik testi yapılarak başarılı olup olmadığı anlaşılır. Birçok uzman bu bekleme süresi içerisinde çifte cinsel perhiz tavsiye eder.

Transfer işleminin ardından kadın, 1 gün sonra ılık duş alabilir. Aynı zamanda gebelik testinin olumlu sonuçlanması durumunda dahi ilk 3 ay boyunca ilaç desteğini kesmeyiz.

Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor

rahim-kanseri-erken-bulgulari-kendiliginden-gerileyebiliyor
rahim-kanseri-erken-bulgulari-kendiliginden-gerileyebiliyor

Rahim Kanseri Erken Bulguları

Rahim ağzı kanserinde (serviks kanseri) düzenli smear taraması  hayat kurtarır.

British Medical Journal’da yeni yapılan  bir araştırmaya göre;

” Serviks kanserine (rahim ağzı veya boynu kanseri)dönüşebilecek erken hücre değişiklikleri tedaviye ihtiyaç duymayabilir ve vakaların % 50’sinde kendiliğinden iyileşebilir” denilmektedir.

Bu araştırmada, 3.000’den fazla kadının smear  sonuçlarına bakılmış olup  , bu smear  testlerinde bulunan “orta” derecedeki kanser habercisi bulguların  yarısının kendiliğinden gerilediğini keşfetti. Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor.

Pozitif bir smear testi ne anlama gelir?

Smear testi veya yayma testi sonucu, ancak kadınların 20’de  birinde, test serviks hücrelerinde anormal değişiklikler olduğunu göstermektedir.

CIN derecelendirmesi, hücre değişikliklerinin rahim boynu serviks yüzeyine ne kadar derin girdiğini yansıtır: rahmin boynu:

CIN 1 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte biri etkilenir.

CIN 2 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte ikisi etkilenir.

CIN 3 – yüzey tabakasının tam kalınlığı etkilenir.

Rahim kanseri erken bulguları kendiliğinden gerileyebiliyor bu değişikliklerin çoğunun kansere yol açmaması ve hücrelerin normale dönmesine rağmen, bazı lezyonların kanserli olmasını önlemek için çıkarılması gerekmektedir.

Düşük dereceli CIN1 ‘de hasta kontrol smearler alınarak , lezyonlarını izlenebilmektedir.

Günümüzde  CIN2 olarak sınıflandırılan “orta” kanser öncesi lezyonları ise çeşitli basit cerrahi yöntemlerle  tedavi edilmektedir

Çalışma ne buldu?

CIN2 lezyonlarına bakan BMJ araştırması, şunları önermektedir:

Tedavi edilmeyen tüm vakaların yarısından fazlası iki yıl içinde kendiliğinden düzelir.

Vakaların sadece üçte birisinde orta lezyonlar aynı kalmaktadır.

Beşte birin altında kalan kısmı ise daha kötüleşecektir.

Rahim Kanseri olan kadınlar ne yapmalıdır?

“Şu anda tedaviyi beklemekte veya tedaviye devam ediyorsanız, lütfen bu bilginin sizi caydırmasına izin vermeyin.” Bu çalışmanın sonuçlarını tam olarak anlamak için daha katı ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır. ” Bu tür durumlarda her zaman doktor kontrolünde ve devamlılığı devam ettirecek şekilde kontrollerinizi sürdürmenizdir. Hangi hastalık yada tedavi olursanız erken tanı sizi mutlu sona ulaştıracaktır.

Bu itibarla tüm kadınları servikal tarama için muayene olmaya davet etmekteyiz:

Cinsel deneyimi olan kadınları

18-25 yaşlar arası 2 yılda bir

25 – 49 yaşlar arası – her üç yılda bir

50 – 64 yaşları – beş yılda bir

65 yaş üstü olan kadınlarda ise test önerilmiyor.