Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Crown IVF KKTC’de Tüp Bebek Uzmanlarını Buluşturdu

Crown IVF
Crown IVF

Tüp Bebek Uzmanları Buluştu

Crown IVF KKTC’de, Tüp bebek uzmanlarını buluşturdu. KKTC’de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’ uncusu 23-24 Mayıs tarihleri arasında Kaya Ertemis Otelinde yapıldı. Sempozyuma İngiltere, Avustralya, Amerika gibi değişik ülkelerden 80 in üzerinde Tüp bebek uzmanı katıldı. Profösör ve konsultanın katıldığı toplantıda üreme sağlığı ve IVF de güncel konular problemler ve gelişmeler tartışıldı.

Toplantının ev sahipliğini KKTC de bulunan Crown IVF kliniğin sahibi Dr.Halil İbrahim Tekin yaptı. İngiltere’den, Liverpool kadın hastanesinin tüp bebek bölümü şefi, Dr.Mehmet Rafet Gazvani ise eşlik etti.

Crown IVF Tüp bebek uzmanlarını bir araya getirdi.

Dr. Catherine Hayden, Leeds Fertility,UK Sempozyumun birinci gününde konuşmacılar; Dr. Gillian Lockwood, Dr Catherine Hayden, profesör Chris Yapp, Anthony Rutherford, Rachel Gregoire,Jane Blower. Konuşmalarında IVF tedavisinin tehlikeli yanları, digital teknolojide tıp’da değişen etkenler, IVF tedavisinde hastalarla bire bir ilgilenme ve IVF ‘in hastalara uygun olup olmadığı tartışıldı.

Jane Blower, University Hospital of Leicester Sempozyumun ikinci gününde ise sırayla konuşmacılardan; James Lawford Davies, Dr Maryam Parisaei, Profösör Alan Pacey, Dr Cengiz Cinnioğlu, Dr Cihan Halıcığil, Miss jess England, Claire Rutherford , Hastalarda IVF tedavisinden sonraki hamilelik dönemindeki etkenler , hastaların psikolojik vakaları, hukuksal sorunlar, Sperm bankalarının ısı sıcaklığı ve sperm bağışları hastaların sperm satın alırken dikkat ettiği seçenekler ve bilgilerin gizlilikleri tartışıldı .

Claire Rutherford, Crown IVF, CYPRUS Proğramın sonunda da kliniğin hastalara yapılan servisler bilgilendirildi. Crown IVF kliniğin şefi Dr. HALİL İbrahim Tekin’de konuşmasında toplantının son derece verimli geçtiğini söyledi. Burda bu konudaki dünya çapında uzmanları KKTC ye davet ederek hep beraber bilgi paylaşımı yaptığımızı aynı zamanda misafirlerimizin fırsat buldukça dinlenip kısa bir tatil yaptıklarını KKTC’ nin tanıtımına katkıda bulunduklarını dile getirdi.

Dr. HALİL ibrahim Tekin kliniğe başvuran hastaların çoğunluğunun İngiltere’den ve diğer avrupa ülkelerinden geldiğini bu hastaların bütün sorunlarını ihtiyaçlarını profesyonel çalışan kalabalık Bir ekibimle çözmeye çalışıyoruz dedi.Yaklaşık 29 yıldır bu mesleği yürüttüğünü söyleyen Tekin , 20 bin in üzerinde tüp bebek dünyaya getirdiğini bu ailelerin bir çoğunun çocukları ile birlikte 3 -4 yaşında olunca kliniğe ziyarete gelerek mutluluklarını yüzlerinde okuyorum.Mutlu aileleri görünce benim bütün yorgunluğumu gideriyor dedi.

KKTC İVF Cyprus ile Kısırlık Cemiyeti Tıp Semineri Düzenledi

Tıp Semineri
Tıp Semineri

KKTC Tıp Semineri

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Crown Cyprus IVF ile İngiltere’de bulunan Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde bugün Bafra’da Kaya Artemis Otel’de Uluslararası Tıp Semineri düzenlendi.

Bugün başlayan ve 2 gün sürecek olan seminerde Tüp bebek tedavisinde gelinen son nokta ele alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu

Aralarında Dünya’nın 2. Tüp bebeğini de yapan doktor ile yaklaşık 100 doktorun bulunduğu tıp semineri Kaya Artemis Otelde başladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İVF Cyprus ile İngiltere’deki Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde düzenlenen seminerde tüm bebek tedavisinde gelinen son aşamalar masaya yatırıldı.

Tıp Semineriyle İlgili Olarak

Seminerle ilgili olarak BRT’ye bilgi veren IVF Cyprus Klinik Direktörü Dr. Halil İbrahim Tekin düzenlenen sempozyuma katılanların tamamının yurt dışından geldiğini ifade ederek, Amerika, Avusturalya, Kanada ve İngiltere’den gelen meslektaşlarıyla birlikte sağlık alanında yaşanan son gelişmeleri ele alacaklarını ve bunun da sektöre büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Seminerin sadece tıp alanına değil aynı zamanda sağlık turizmine de hizmet ettiğini vurgulayan Tekin, bu yıl 8. Kez düzenlenen seminerde tüp bebek tedavilerinde gelinen son noktanın ele alınarak tartışılacağını kaydetti.

Dr. Tekin, seminere katılanların tamamının yabancı olduğunu söyleyerek ülkede böylesine kapsamlı ve de uluslar arası bir bilimsel toplantının gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

2 gün sürecek olan ve alanında uzman doktorların katıldığı seminerde tüp bebek tedavisinde gelinen son nokta ele alınarak görüş alış verişinde bulunulacak.

Tıp Semineri

KKTC ‘de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’uncusu 23-24 Mayıs arası Kaya Ertemis Otelinde yapıldı.

KKTC ‘de düzenlenen “Crown IVF” tüp bebek sempozyumun 9’uncusu 23-24 Mayıs tarihleri arasında Kaya Ertemis Otelinde yapıldı. Sempozyuma İngiltere, Avustralya, Amerika gibi değişik ülkelerden 80 in üzerinde Tüb bebek uzmanı Profösör ve konsultanın katıldığı toplantıda üreme sağlığı ve IVF de güncel konular problemler ve gelişmeler tartışıldı. KKTC İVF Cyprus ile Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde Uluslararası Tıp Semineri … Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İVF Cyprus ile İngiltere’de bulunan Kısırlık Cemiyeti işbirliğinde bugün Bafra’da Kaya Artemis Otel’de Uluslar arası Seminer düzenlendi.

Kaynak : http://www.brtk.net/kktc-ivf-cyprus-ile-kisirlik-cemiyeti-isbirliginde-uluslararasi-tip-semineri-duzenlendi/

Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış

Kıbrıs Tüp Bebek
halil-ibrahim-tekinden-kibris-tup-bebek-2

Dr. Halil İbrahim TEKİN’den Bağış

Dr. Halil İbrahim Tekin’den anlamlı bağış . Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’ne anlamlı bir bağış yapıldı.

Jinekolog Dr. Halil İbrahim Tekin, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’nde tedavi gören ve orada eğitimlerini sürdüren çocuklar için hastanedeki dersliğe akıllı tahta bağışında bulundu.

Bağış sırasında konuşan Dr. Halil İbrahim Tekin, çocuklara için atılan her adımın önemine değindi.

Jinekolog Halil İbrahim Tekin’den anlamlı bağış

Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklara ve Kanserle Savaş Vakfı yetkililerinin de hazır bulunduğu bağışta, Dr. Tekin’e vakfın plaketi ve teşekkür belgesi de takdim edildi. Jinekolog Dr. Halil İbrahim Tekin, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Servisi’nde tedavi gören ve orada eğitimlerini sürdüren çocukların daha iyi eğitim alabilmeleri adına hastanedeki eğitim odasına dün akıllı tahta bağışında bulunurken bu mutluluğa vesile olmaktan dolayı hoşnut olduğunu söyledi. Bağış sırasında Dr. Halil İbrahim Tekin, çocuklar için atılan her adımın önemli olduğunu dile getirerek, onların elinden tutmanın kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nevhiz Özer de yaptığı konuşmada hastanede eğitim gören ve yatan çocuklarımız için akıllı tahtanın önemine vurgu yaparak, “Çocukların en iyi şartlarda eğitim alması her zaman vakfımızın hedeflerinden olmuştur” diyerek, Dr. Tekin’e vakfın plaketini ve teşekkür belgesi takdim etti. Pediatrik Onkolog Dr. Dilek Birgen de yaptığı açıklamada hastanede yatan ve eğitim gören çocukların sosyal açıdan gelişmelerinin ve morallerinin yüksek tutulmasının her zaman önemli olduğunu dile getirerek, Dr. Halil İbrahim Tekin’e çocukların yüzünde gülümsemeye neden olduğu için oldukça memnun olduklarını belirterek teşekkürlerini iletti.

 

Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış Halil İbrahim Tekin’den Anlamlı Bağış

 

Tüp Bebek İlaçları Kilo Yapar Mı?

tup-bebek-ilaclari-kilo-yaparmi
tup-bebek-ilaclari-kilo-yaparmi

Tüp Bebek Tedavisi Kilo Aldırır Mı?

Tüp bebek ilaçları kilo yapar mı? çiftler genellikle tüp bebek tedavilerinden faydalanırken kilo alımı ile hiçbir ilgisi olmadığını düşünmeye meyillidirler. Ama gerçek şu ki, kilo ve infertilite tedavileri arasında açık bir bağlantı var. Kilo almak da infertilite tedavilerinin bir yan etkisi olabilir.

Tüp bebek ilaçlarının vucuda etkisi

Tüp bebek ilaçları hormonal değişikliklere yol açacağından metabolizma üzerinde de rol oynar. Bu nedenle yüksek kalori alımları kilonuzu büyük oranda etkileyebilir. Özellikle infertilite ile uzun süre mücadele ettiyseniz, tüp bebek tedavisinde başarısız bir girişim yıkıcı olabilir. Vakaların % 1’inden daha azında IVF, yumurtalık hiperstimülasyon sendromu ile sonuçlanabilir ve bu da üç ila beş gün içinde 10 kilogramlık bir kilo artışına neden olabilir. Daha yaygın olarak, tipik olarak IVF’nin bir parçası olan hormon tedavileri kilo alımına neden olabilir. Bazı kadınlar, IVF döngüsü sırasında diyetlerini egzersiz yapmayı veya izlemeyi durdururlar; bu da kilo almayla sonuçlanabilir. Tüp bebek ilaçlarını kullanımından sonra, tedavisi sonrası kilo vermek için sağlıklı bir diyet ve egzersiz yapmanız gerekir, ancak bir fitness rutinine başlamadan önce infertilite uzmanınıza danışmanız da önemlidir. Sağlıklı bir vücut, IVF ile gelecekteki başarı şansınızı artırabilir ve hamilelik ile ilgili başarısız girişim sonrasında daha az depresif hissetmenize yardımcı olabilir.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Kilo Vermek İçin Yapılması Gerekenler

Tüp bebek tedavinizi takip eden ve gerçekleştiren doktora danışın – genellikle bir üreme endokrinoloğu bu konuda size yardımcı olacaktır. Başka bir tüp bebek döngüsünü yapmayı planlıyorsanız, kilo vermeye teşebbüs etmek için döngü tamamlanana kadar beklemenizi tavsiye edebilir. Ancak, bazı durumlarda, kilo kaybı gelecekteki IVF girişimlerinde başarı şansınızı artırabilir, bu nedenle doktorunuzun fitness hedeflerinizi bildirmesini sağlamak ya da diyet ve egzersizin doğurganlığı nasıl etkileyebileceğini sormanız önemlidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kalori Alımını Kısıtlamak Önemlidir

Kalori alımınızı azaltın. Bir kilo yağ, 3.500 kaloriye eşittir, bu nedenle kaybetmek istediğiniz her kilo için diyetinizden 3.500 kalori ortadan kaldırmak gerekir. Aşırı karbonhidrat ve şekerli içecekler, gereksiz kalorilerin ortak kaynaklarıdır, bu nedenle önce bu maddeleri eleyin. Yağsız proteinleri yiyin. Protein hamilelik sağlığı ve fetal gelişim için anahtardır ve uzmanlar kadınların günlük 46 gram protein almasını önermektedir. Günde altı ila sekiz bardak su içilmesi önemlidir. Su, hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur, bu da gelecekteki hamilelik başarı şansınızı artırabilir. Haftada 150 dakika düşük yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın – ya da 75 dakika orta-yüksek yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın. Kardiyovasküler egzersiz, büyük kas gruplarını ve kalbinizi güçlendirir ve yürüyüş, koşu ve ip atlama gibi aktiviteleri içerir. Yürüme ve koşu daha yüksek yoğunluklu ve daha fazla kalori yakarken, yürüyüş, düşük yoğunluğudur. Egzersiz kilo vermeyi önemli ölçüde artırır çünkü kalori yakar, kilo almadan daha fazla yemeye imkan verir.

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler
Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler Nelerdir ?

Tüp bebek yöntemi bebek sahibi olmayı isteyen çiftler için tedavi yollarından son çare olarak başvurulan yöntemlerdendir. Normal yoldan tüm denemelere rağmen çocuk sahibi olamayan kişiler tüp bebek tedavisi için başvurmaktadır. Pek çok çift bu yolla bebek sahibi olmakta ve hayallerini gerçekleştirmektedir. Tüp bebekle hamile kalmak için pek çok tüp bebek tedavisi şekli bulunmaktadır. Bu makalemizde sizler için en çok tercih edilen tüp bebek tedavilerini paylaşmaya çalışacağız. Böylece bu yöntemler hakkında bilgi sahibi olarak hamile kalma şansınızın yüksek olduğu yöntemleri öğrenmiş olacaksınız. Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler olarak sizlere bu yöntemlerden ve uygulamaların dan bahsedeceğiz ;

Embriyo Enerjisi( Mitoscore )

Tüp bebek tedavisi içinde son dönemlerin en çok tercih edilen yöntemlerinden birisi olan embriyo enerjisi yöntemi kısırlık sorunu ile mücadele eden kişilerin umut ışığı olmuştur. Bu tüp bebek tedavi yönteminde embriyoların genetik olarak  enerji üretim güçleri ve canlılıkları test edilerek rahime tutunup tutunamayacakları kesin olarak görülür. Bu testin kapsamında kromozom analizi yapılmaktadır. Buna göre bebek olma şansının nasıl olduğu yapılan testler sonucunda anlaşılmaktadır.

Rahim Dinlendirme Tekniği

Bu yöntemle yapılmak istenen kaliteli yeterli sayıda yumurta elde ederek bebek sahibi olmaktır. Rahim dinlendirme tekniği ile hastalarda yumurta büyütücü hormon iğnesi uygulanır. Bu şekilde yeterli sayıda yumurta bir defada elde edilerek kaliteli yumurtalar seçilerek sağlıklı şekilde embriyolar oluştuğu düşünülmektedir. Ancak bu tedavi ile hormon iğneleri ya da ilaçlarının etkisiyle rahim içi bazı durumlarda olumsuz olarak etkilenebilir. Rahim de embriyoyu kabul etme gücünü azaltabilir. Bunun içim transfer işleminden önce rahim dinlendirme tekniği uygulanır. Rahim içi embriyoyu kabul edecek hale geldiği zaman dondurulmuş olan embriyolar alınarak transfer işlemi başlamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde En İyi Yöntemler arasında Yeni Nesil Dizileme NGS

Tüp bebek tedavisinde en yeni yöntemlerin içinde yeni nesil dizileme NGS yönteminde kromozom bozukluğu taşımayan ve gebelik olma meydana getirebilme şansını en çok olan embriyolar sağlıklı bir şekilde tespit edilir.

ERA Metinleri

Tüp bebek tedavisinde en iyi yöntemler  içinde kullanılan ERA testi kaliteli embriyo elde edilip, başarısız tüp bebek tedavisi olan kişiler için olan yöntemdir. Bu yöntemde embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunmasını sağlayan rahim içi zarının da embriyoları kabul edip etmediğine bakılır. Bunun için gebelik oranın yüksek olarak oluşacağı günler bu testle anlaşılır. Bu şekilde bu yöntem sayesinde gebe kalma şansı arttırılmış olur.

Recombine Testi

Bu test gebelik sırasında embriyonun sağlıklı olup olmadığı hakkında size yardımcı olabilen bir testtir. Bu yöntem ile kişiden alınan kan örneği ile kişideki yüzlerce genetik hastalığa neden olabilen kromozom tespit edilir. Bu test ile genlerinizdeki hastalık yapan gen bozukluğu taranmaktadır. Bu şekilde gebelik sırasında bozuk geniniz olup olmadığı öğrenilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları Nelerdir?

tup bebek asamalari nelerdir
tup bebek asamalari nelerdir

Robert G. Edwards tarafından kurulan modern tüp bebek tedavisi yöntemi, İngiltere’de ilk ortaya çıktığı 1978 yılından bu yana birçok çocuk sahibi olamayan çifte umut oldu. Yıllar içerisinde gelişerek dünyaya yayılan tüp bebek tedavisi, Türkiye’de de birçok çiftin çocuk sahibi olmasına yardımcı oluyor. Her yıl bakıldığında binlerce çift, tüp bebek tedavisine başlamak için biz doktorlara başvuruyor ve bunların içinden büyük bir çoğunluğu da tedaviye başlanmasının ardından çocuk sahibi olabiliyor. Bizlere çocuk sahibi olamayan çiftler ilk geldiklerinde öncelikle tüp bebek tedavisinin aşamaları hakkında bilgi almak istiyor. Ayrıca hastanın bu noktada doktor ile iletişimi, tedavi sürecinin aşamalarının detayları hakkında bilgi sahibi olması süreç boyunca daha sakin ve sabırlı bir tavır takınmasını da destekliyor.

Kıbrıs Tüp Bebek Tedavisi

Dünyada tüp bebek tedavisinin geçmişi 1978 yılına dayansa da tüp bebek tedavisi ile Türkiye’de ilk çocuk 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde dünyaya geldi. O günden bu yana, çiftlerin çocuk sahibi olması için gerekli tedaviyi uygulayan biz doktorların kullandığı yöntemler de büyük ölçüde gelişme gösterdi. Gelişen ve değişen çağa ayak uyduran, teknolojinin nimetlerinden yararlanan tıp dünyasında o yıllara kıyasla daha basit ve hızlı yöntemler ile tüp bebek işlemi gerçekleştirilebiliyor.

Tüp bebek aşamalarından ilki muayene ve çiftin değerlendirilmesi

Tüp bebek süreci, çiftin doktora gelmesi ile başlar. Bizlere gün içerisinde birçok çift, çocuk sahibi olamadıklarını ve tüp bebek tedavisine başlamak istediklerini belirterek başvuruyor. Bu çiftlerin öncelikle değerlendirilmeleri gerekiyor çünkü her hastalıkta ve sağlık sorununda olduğu gibi tedavi de sorun da kişiye özgü…

Bazı çiftler, tüp bebek tedavisine başlamak için aceleci davranabiliyor. Korunmasız yaşanan birkaç ilişkinin hemen ardından tüp bebek tedavisi için başvurabiliyor ancak biz uzmanlar, çiftlere en az 1 yıl korunmasız ilişki yaşandıktan sonra çocuk sahibi olmak için tüp bebek tedavisine başlangıç yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çift değerlendirilmesinde hem anne hem baba adayının test – muayene sonuçları, yaşları vb. birçok noktada dikkate alınmaktadır.

Değerlendirme aşamasında çoğunlukla çiftlerden;

  • Her türlü ameliyat raporu veya notu
  • Sperm tahlili
  • Kadın ve erkek kan testleri
  • Daha önce uygulanan varsa tedavi raporları
  • Rahim filmi
  • Kromozom analizi
  • Varsa başka hastalıklara ilişkin raporları istiyoruz.

Yumurta Oluşturma

Tüp bebek aşamaları nelerdir dediğimizde, ilk adım kadının yumurtalıklarının uyarılması ve yumurta oluşturulması… Bu aşamada kadının yumurtalıklarından embriyo oluşumu için elverişli, kaliteli yumurtalar seçilerek rahme konulur ve yumurta geliştirici ilaçlar da enjekte edilir. 8 – 12 gün kadar süren bu süreç içerisinde ilaç dozajı kişinin yaşı ve kilosu gibi değişkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Anestezi altında oluşan yumurtaların toplanma işlemi ile diğer adıma geçirilir. Dölleme işlemi için laboratuvar ortamında saklanan bu yumurtalar esnasında erkek de sperm verir. Bu işlem öncesinde bizler, erkeğe 3 – 4 günlük cinsel perhiz öneririz. Sperm ve yumurtaların alınmasının ardından birleşme klasik tüp bebek yöntemi veya mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilerek birleştirilir.

Embriyo Transferi

Laboratuvar ortamında uzman ekip tarafından döllenerek oluşturulan embriyo, ağrısız ve özel bir katater kullanılarak anne rahmine transfer edilir. 5 – 10 dakika süren bu basit işlemin ardından çift için heyecanlı bir bekleyiş başlar. Bu süreçten sonra tüp bebek aşamalarının tamamlanmasının ardından gebelik testi yapılarak başarılı olup olmadığı anlaşılır. Birçok uzman bu bekleme süresi içerisinde çifte cinsel perhiz tavsiye eder.

Transfer işleminin ardından kadın, 1 gün sonra ılık duş alabilir. Aynı zamanda gebelik testinin olumlu sonuçlanması durumunda dahi ilk 3 ay boyunca ilaç desteğini kesmeyiz.

Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor

rahim-kanseri-erken-bulgulari-kendiliginden-gerileyebiliyor
rahim-kanseri-erken-bulgulari-kendiliginden-gerileyebiliyor

Rahim Kanseri Erken Bulguları

Rahim ağzı kanserinde (serviks kanseri) düzenli smear taraması  hayat kurtarır.

British Medical Journal’da yeni yapılan  bir araştırmaya göre;

” Serviks kanserine (rahim ağzı veya boynu kanseri)dönüşebilecek erken hücre değişiklikleri tedaviye ihtiyaç duymayabilir ve vakaların % 50’sinde kendiliğinden iyileşebilir” denilmektedir.

Bu araştırmada, 3.000’den fazla kadının smear  sonuçlarına bakılmış olup  , bu smear  testlerinde bulunan “orta” derecedeki kanser habercisi bulguların  yarısının kendiliğinden gerilediğini keşfetti. Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor.

Pozitif bir smear testi ne anlama gelir?

Smear testi veya yayma testi sonucu, ancak kadınların 20’de  birinde, test serviks hücrelerinde anormal değişiklikler olduğunu göstermektedir.

CIN derecelendirmesi, hücre değişikliklerinin rahim boynu serviks yüzeyine ne kadar derin girdiğini yansıtır: rahmin boynu:

CIN 1 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte biri etkilenir.

CIN 2 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte ikisi etkilenir.

CIN 3 – yüzey tabakasının tam kalınlığı etkilenir.

Rahim kanseri erken bulguları kendiliğinden gerileyebiliyor bu değişikliklerin çoğunun kansere yol açmaması ve hücrelerin normale dönmesine rağmen, bazı lezyonların kanserli olmasını önlemek için çıkarılması gerekmektedir.

Düşük dereceli CIN1 ‘de hasta kontrol smearler alınarak , lezyonlarını izlenebilmektedir.

Günümüzde  CIN2 olarak sınıflandırılan “orta” kanser öncesi lezyonları ise çeşitli basit cerrahi yöntemlerle  tedavi edilmektedir

Çalışma ne buldu?

CIN2 lezyonlarına bakan BMJ araştırması, şunları önermektedir:

Tedavi edilmeyen tüm vakaların yarısından fazlası iki yıl içinde kendiliğinden düzelir.

Vakaların sadece üçte birisinde orta lezyonlar aynı kalmaktadır.

Beşte birin altında kalan kısmı ise daha kötüleşecektir.

Rahim Kanseri olan kadınlar ne yapmalıdır?

“Şu anda tedaviyi beklemekte veya tedaviye devam ediyorsanız, lütfen bu bilginin sizi caydırmasına izin vermeyin.” Bu çalışmanın sonuçlarını tam olarak anlamak için daha katı ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır. ” Bu tür durumlarda her zaman doktor kontrolünde ve devamlılığı devam ettirecek şekilde kontrollerinizi sürdürmenizdir. Hangi hastalık yada tedavi olursanız erken tanı sizi mutlu sona ulaştıracaktır.

Bu itibarla tüm kadınları servikal tarama için muayene olmaya davet etmekteyiz:

Cinsel deneyimi olan kadınları

18-25 yaşlar arası 2 yılda bir

25 – 49 yaşlar arası – her üç yılda bir

50 – 64 yaşları – beş yılda bir

65 yaş üstü olan kadınlarda ise test önerilmiyor.

Avrupa’nın En Modern Tüp Bebek Hastanesi Mağusa’da Hizmete Girdi

Crown Tüp Bebek Merkezi
Crown Tüp Bebek Merkezi

Crown Tüp Bebek Merkezi

Crown Tüp Bebek Merkezi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde 1999 yılından bu yana tüp bebek merkezi kliniği olarak hizmet vermektedir. Dünyanın farklı ülkelerinden 20 bin hastaya servis veren Crown’un  modern hastanesi, alanında dünyanın önemli otoriteleri olan bilim insanları tarafından hizmete açıldı.

Perşembe günü Gazimağusa’da gerçekleşen törende hastanenin açılış kurdelasını İngiliz Profesör Anthony Rutherford, Avusturalyalı Profesör Gab Kovachs ile İsrailli İngiliz Profesör Roy Hamburg birlikte kesti.

Açılışta konuşan Crown Tüp Bebek Hastanesi Direktörü, Dr. Halil İbrahim Tekin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde sağlık hizmetlerinin ülkeye gelir sağlayan üçüncü büyük sektör olduğunun haline geldiğini ifade etti.

KKTC Avrupanın Tüp Bebek Cenneti Haline Geldi

Yöneticisi olduğu Crown Tüp Bebek Merkezinin 1999 yılında kurulduğunu ve bir klinik olarak servis verirken bugün dünyanın birçok ülkesinden talep alan konuma geldiğini belirten Dr. Tekin, “O tarihten bugüne kadar çok şey değişti ve KKTC artık Avrupa’dan çok sayıda hasta alan bir tüp bebek cenneti haline geldi. Uzun yıllar farklı kliniklerde çalışmalarımızın ardından bugün kendi kliniğimizi çok değerli misafirlerimizle birlikte açılışını gerçekleştirdik. Avusturalya, Kuzey Amerika, İngiltere’den, tüp bebek tarihinde çok önemli yer etmiş olan büyüklerimiz açılışımıza teşrif ettiler ve biz bundan onur duyuyoruz. Daha iyi şartlarda daha kaliteli hizmet verebileceğimizi düşünerek böyle yaklaşık üç yıl uğraşarak en sonunda istediğimiz gibi altyapıya sahip bir hastane olarak hizmete açtık” dedi.

CROWN TÜP BEBEK MERKEZİ DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDEN 20 BİN TÜP BEBEK

KKTC’deki en büyük özel hastanesi içerisinde, her türlü altyapı imkanına sahip bir tüp bebek merkezi olarak, en son teknolojinin yer aldığı cihazlarla, daha iyi sonuç alarak daha kaliteli servis vereceklerini hatırlatan, Tekin, “Hastalarımızın yaklaşık yüzde 40’ı İngiltere’den geliyorlar. Avrupanın birçok ülkesinden hastalarımız var. Hatta Uzak Doğu’dan Avusturalya’dan bile hastalarımız mevcut. Verdiğimiz yaklaşık 20 yıllık emeğin karşılığı olarak her yerden tercih ediliyoruz. Hemen hemen dünyanın her yerinde bizim burada gerçekleştirmiş olduğumuz işlemler sonucu doğmuş olan çocuklar var. Şu anda yüzde 75 oranında yükseklikte gebe kalma oranıyla çalışıyoruz. Yılda yaklaşık 1500 hastaya hizmet verebiliyoruz. Toplam doğan çocuk sayısı da 20 bin civarında oldu” şeklinde konuştu.

CROWN TÜP BEBEK MERKEZİ İNGİLİZ HASTALARIN TERCİHİ 

En çok hastanın tüp bebek için İngiltere’den geldiğini, bu ülkeyi Türkiye’nin takip ettiğini, ayrıca Balkan ülkeleri, Almanya, Fransa’dan da hasta geldiğinin altını çizen Dr. H. İbrahim Tekin, yaklaşık yüzde 10 kadar Arap ülkelerinden de hasta geldiğini vurguladı.

Arapça, Arnavutça, Sırpça bilen personel ile geniş bir coğrafyaya hizmet verildiğini kaydeden Dr. Tekin, Kanadalı ve ABD’li ve İngiliz personel çalıştırdıklarını ayrıca İstanbul’da 5 ve İngiltere’de 7 kişinin hastane için çalıştığının altını çizdi.

CROWN TÜP BEBEK MERKEZİNDE BİR TÜP BEBEĞİN ORTALAMA MALİYETİ

İngiltere’de yumurta donasyonu konusunda bazı kısıtlamalar olduğundan, tüp bebek sahibi olmak isteyenlerin KKTC’yi tercih ettiklerini, İngiltere’de tüp bebek çocuk yapmak isteyenlerin sadece yüzde 5’i ülkesini tercih ederken, geri kalanların tamamının bu hizmeti almak için yurt dışına gittiklerini anlatan Dr. Tekin, “ Tüp bebek sürecinin başlangıcından itibaren oluşturulan embriyoların transferi yaklaşık 19 gün sürüyor ve gerekli olan işlemler bir ayda bitmiş oluyor. Genellikle doğumu herkes kendi ülkelerinde yaptırıyor burada da yaptıranlar oluyor. Ücretler çok farklılık gösteriyor. ABD’de bir anne eğer ikiz doğum yapmak istiyorsa, yaklaşık 300 bin dolara kadar maliyeti çıkıyor. En basit aşılamadır ve bu 1500 euro. En taban maliyet 1500, en üst rakam ise 300 bin euro diyebiliriz. KKTC’de yapılan en pahalı işlem 80 bin euroya mal oluyor ” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Crown Tüp Bebek Merkezinin Modern Hastanesi tarafından düzenlenen ve dünyanın farklı ülkelerinden alanında 80 uzmanın katıldığı sempozyum ise iki gün süreyle Kaya Artemis Hotelde gerçekleşti

Tüp Bebek Tedavisinde İlk Muayene

Tüp Bebek Tedavisine ilk Muayene
Tüp Bebek Tedavisine ilk Muayene

Tüp Bebek Tedavisinde İlk Muayene Nasıl Yapılır

Tüp bebek tedavisinde ilk muayene ; Kısırlık (infertilite) Tüp Bebek tedavisine başlayacak olan çiftin değerlendirilmesi 35 yaş altı kadınlarda bir yıl korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması durumunda, 35 yaş üstü kadınlarda ise 6 ay düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınmaması durumunda yapılması önerilmektedir.

Bazı kısırlık nedenleri ve belirtileri olması durumunda; örneğin düzensiz adete sahip olmak, endometriozis (çikolata kisti hastalığı) tanısı almak, üreme sisteminde gelişim bozuklukları olması durumunda bu süreleri beklemeden bir infertilite uzmanına başvurmak önerilmektedir.

Ülkemizde birçok kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ön incelemeyi yapmaktadır. Fakat değerlendirmede bazı eksikler meydana gelmektedir. Bu yazımızda çocuk sahibi olmak isteyen çiftin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ile ilgili önemli noktaları aydınlatacağım.

Üremeyi engelleyecek durumlar açısından değerlendirmeye çift beraber başlamalıdır.

Tüp Bebek tedavisinde ilk görüşmede ortaya çıkan kadınlarda kısırlık nedenleri

  • Yumurtlamada sorunlar: Yumurtlama kadının adet dönemlerinde yumurtayı tüplere gönderdiği olaydır. Yumurtlamayı hormonlar kontrol eder. Bu yumurta ile sperm birleşirse gebelik oluşabilir. Gebelik şansı yumurtlamadan bir iki gün önce ve yumurtlama günü ilişkiye girildiğinde daha yüksektir. Bazı kadınlarda yumurtlama gerçekleşmemektedir.
  • Rahim ve Tüplerdeki sorunlar: oluşan gebeliğin sağlıklı büyüyebilmesi için rahme yerleşmesi gerekmektedir. Rahimde buna engel olacak bir durumun olmaması gerekir. Aynı zamanda tüplerin yumurta ya da oluşmuş gebeliğin geçişini engelleyecek bir durumunun olmaması gerekmektedir.
  • İleri kadın yaşı: Kadınlar belli bir yumurta sayısı ile doğduğundan özellikle 30 lu yaşların ortasından itibaren doğurganlık oranları hızla azalmaktadır.

Tüp Bebek Tedavi ilk görüşmesinde kısırlık değerlendirilmesi

Öncelikle adet düzeni ve önceki gebelikler sorgulanır. Ardından muayeneye geçilir. Muayene de ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir.

Yumurtalık rezervi kadınlarda infertilite tedavisinin başarısını en çok etkileyen durumlardan bir tanesidir. Ultrasonografi yardımıyla rezerv değerelendirilmesi yapılabilmektedir. Burada önemli olan antral folikül sayısıdır. Antral folikül 2-10 mm arasındaki foliküllere verilen addır. Yumurtalık rezervinin en iyi göstergelerindendir. Adet döneminin 2-4. günleri arasında vajinal ultrason ile sayım yapılır.  4’ten az olan sayıya sahip kadınların yumurtalık rezervi azalmış kabul edilir.

Tüp Bebek Tedavi Öncesi Muayene de Kan testleri- özellikle Anti Mullerian Hormon (AMH) değerlendirilmesi:

AMH günümüzde kısır çiftlerin tedavisine başlamadan bakılması gereken önemli bir test halini almıştır. Yumurtalık rezervinin güçlü bir göstergesidir. Antral foliküllerden salınır ve seviyesi adet döneminin hangi gününde bakıldığına göre değişiklik göstermez. Tedaviye başlayacak olan hastalara mutlaka bakılmasını önermekteyiz.

Kadınların bir diğer değerlendirilmesi hormonal değerlendirmeyi kapsar. Bazı hormonların yüksekliği veya düşüklüğü yumurtlamayı etkilemektedir. Bu sebeple özellikle tiroid hormonlarının da değerlendirmeye eklenmesini öneriyoruz.

Bu kısma kadar yumurtalık ve rahmin durumunu değerlendirilmesini konuştuk. Ultrasonografi yardımıyla rahmin durumu değerlendirilir fakat rahmin içini boşluğu ve tüpleri değerlendirmek için yetersizdir. Bu sebeple tüpleri ve rahim içi boşluğu değerlendirmek için biz tedaviye başlayacağımız her hastaya rahim filmi (histerosalpingografi) uygulamaktayız. Genel olarak ağrılı bir işlem olduğundan biz anestezi altında rahim içerine bir boya vererek film çekmekteyiz. Böylelikle rahmi ve tüpleri anlık değerlendirme şansına sahip oluyoruz. Rahim içinde oluşmuş yapışıklıklar gebeliği engelleyebilmektedir. Aynı şekilde tüplerin tıkalı olması veya sıvı ile dolu olup şiş görünmesi de gebelik şansını azaltmaktadır. Bu sebeple tedaviye başlayacak bütün kadınların rahim filminin çekilmesi olmazsa olmazdır.

Tüp bebek tedavisine ilk muayene de erkeklerde kısırlık değerlendirilmesi

Çocuk sahibi olmayı başaramamış çiftlerin değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan bir tanesi semen analizi-spermiyogramdır. 2-4 günlük bir cinsel perhizin ardından alınması ve örneğin bir saat içinde değerlendirme yapacak labaratuvara ulaştırılması önemlidir. Standart semen analizinde semen volümü ve mikroskopisi yer alır. Mikroskopik değerlendirmede sperm konsantrasyonu, sperm sayısı, hareketliliği ve spermlerin görünümü (morfolojisi) değerlendirilmektedir. Aynı zamanda olgunlaşmamış hücreler lökosit sayısı ve aglütinasyonu değerlendirilmiş olmalıdır.

Semen analizinde çok değişkenlik olabileceğinden en az iki kez değerlendirme önerilmektedir.

Tüp Bebek tedavisine başlayacak olan çiftin değerlendirilmesi normal olmayan semen analizinde bozukluğa yönelik tedavi değerledirmeler yapılmalıdır. Sperm sayısı düşüklüğü olanlar erkek hastalarda hormonal değerlendirme yapılmalıdır. İleri şekil bozukluğu ve ileri sayı düşüklüğünde genetik test yapılmalıdır.

Kısırlık Tedavisinde Rahim Nakli

rahim nakli

Kısırlık için rahim nakli çözüm müdür?

Rahmin yapısal olarak  olmadığı ya da fonksiyonel olmadığı durumlara bağlı ( rahmin gebeliği taşıyamayacak durumda olması) kısırlık dünyada yaklaşık 1000 kadını etkileyen bir durumdur. Yapısal olarak rahmin doğuştan gelişemediği durumlar olduğu gibi bir hastalık ya da kanama sebebi ile alındığı durumlar da mevcuttur.  Gebeliğe elverişsiz durumun olduğu fonksiyonel rahim bozukluğu durumu ise rahmin içinin aşırı yapışık olduğu durumlarda ( Asherman Sendromu) ya da gebeliği etkileyen ciddi myom durumlarında ortaya çıkmaktadır.

Rahime bağlı kısırlığın başarılı bir tedavisi olmadığından bu hastalar evlat edinme ve taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olmaktadır. Taşıyıcı annelik halihazırda dünyada bir çok ülkede yasaklanmış bir durumdur.

Rahim nakli diğer nakillerin aksine 4 kısımı ilgilendiren bir nakildir; alıcıyı,alıcı hastanın eşini, vericiyi ve ilerideki çocuğu etkileyebilecek bir işlemdir. Bu sayılanların hepsine olası riskler oluşturan bir prosedürdür.

Rahim nakli karışık bir operasyondur;

Medikal etkileri bir yana etik, ahlaki ve kültürel endişeler ve beklentilerde bu işlemi karmaşıklaştırmaktadır.

Buna yönelik olarak ilk tedavi girişimi; 2000 yılında Suudi Arabistan’da rahim nakli olarak yapılmıştır.  Yaşayan bir vericiden alınan rahim nakil edilmiş fakat kısa süre sonra gelişen ciddi enfeksiyonlar nedeniyle rahim geri alınmıştır.

2011’de Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastadan alınan rahim, rahmi olmayan bir hastaya nakledilmiş ve ardından bir çok kez tedavi verilmiş. 2 gebelik elde edilmiş ve bunlarda düşük ile sonuçlanmıştır.

İsveç’te 2013-2014 yıllarında canlı vericiden 9 nakil operasyonu yapılmıştır. operasyon sonrası 4 ay içerisinde bir kadının rahmi ciddi tromboz (pıhtı atılması) nedeniyle geri alınmış, bir tanesinin de tedavi edilemeyen şiddetli enfeksiyonu gelişmesi üzerine geri alınmıştır.

Vericiler için riskler nelerdir?

Bir vericinin operasyon sırasında idrar yolları yaralanmış ve onarılmak zorunda kalmıştır. Bir vericide operasyondan günler sonra idrar yolları ile vagina arasında fistül denilen bir yol oluşmuş ve verici bu sebeple tedavi görmüştür.  Canlı verici ameliyatlarının uzun süresi uzadıkça ; vericinin anestezinin getirdiği risklere ve operasyondaki risklerle karşılaşma şansı daha fazladır.

Operasyon sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların verilmesi zaruridir. Burada önemli olan organ reddini engelleyecek aynı zamanda bu ilaçların ciddi yan etkilerinden korunacak dengeyi bulmaktır.

Rahim naklinde organ reddi diğer nakiller gibi kolay tespit edilemez. Çünkü bunu belirleyecek bir kan testi yoktur. Ciddi zarar gelişmedikçe klinik olarak da tanı konulamayabilir. Organ reddini rahim naklinde anlayabilmek için rahimden biyopsi almak gerekir.  Bu da tekrarlayan girişim demektir. Organ nakli olduğu için her nakilde olduğu gibi alıcının hayatını ciddi riske sokabilecek potansiyele sahiptir.

Diğer organ nakillerinde ve rahim naklinde kullanılan ilaçlar çocukta ciddi zararlar ortaya çıkarabilen ilaçlardır.  Aynı zamanda ciddi gebelik komplikasyonlarını da beraberinde getirmektedir; dış gebelik, düşük, gebelik zehirlenmesi ( preeklampsi), erken doğum, düşük doğum ağırlığı, ölü doğum ve yeni doğan döneminde ölüm.

Dünya da Rahim nakli ile gebelikleri tamamlanmış 8 bebek dünyaya geldi. Bunun kabul edilebilir bir tedavi biçimi olması için hala çok çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu 8 gebelikten bir kısmı gebelik zehirlenmesi ile erken doğan bebeklerden oluşmaktadır.

Alıcının gebeliğindeki komplikasyonlar ve bebeğin karşılaştığı riskler (bağışıklığı baskılayıcı ilaçların etkileri) açısından hala bir çözüm bulunamamıştır.

Rahmi olmayan hastalarda yapılacak işlemler

Rahmi olmayan hastaların çocuk sahibi olmaları için bir diğer yöntem; taşıyıcı anneliktir.  Taşıyıcı annelikte genel sağlık durumu değerlendirilen, rahmi sağlıklı olduğu tespit edilen  bir kadına anne adayının yumurtaları ve baba adayının spermleri ile oluşturulmuş embriyolar transfer edilir. Sonuçta gebelik elde edilince taşıyıcı anne gebelik kontrolüne alınır ve bebeğin ya da bebeklerin sağlıklı kontrolleri yapılır. Gebelik süresi tamamlanana kadar yakın takibi yapıldıktan sonra doğum planlaması yapılır.

Rahim nakli bu konuda uzman deneyimli ekip ister, bu ekip dünyada sayılı merkezlerde bulunmaktadır. Alıcıya getirdiği maddi külfet ve organ reddi, ilaçların oluşturduğu komplikasyonlar gebelikte ortaya çıkan sorunlara çözüm getirilmedikçe ön planda önerilebilecek tedavi yöntemi değildir. Bunun yanı sıra rahmi veren sağlıklı kişi de risk altına girmektedir.