Ana Sayfa Blog

Hamilelikte Bağışıklık Sistemin Önemi

Kadınların hamilelik dönemlerinde bağışıklık sistemi zayıflaması hamilelikte yaşanan birçok değişikliğin arasında sayılabilir. Hamile kadınlar, bu dönemde hem fizyolojik açıdan hem de psikolojik açıdan birçok değişiklik yaşamaktadır. Bağışıklık sisteminde oluşan değişimler de buna dahildir. Gebelik dönemi süresince kadınların bağışıklık sisteminin normale göre daha zayıf olduğu dolayısıyla da enfeksiyon ve hastalıklara daha açık hale gelebildiği yapılan araştırmalarca saptanmıştır. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıflaması nedeniyle de anne adaylarının hem anne hem de bebek sağlığı için gebelik döneminde kendilerine daha fazla dikkat etmeleri gerekmektedir.

Hamilelikte Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması

Hamilelik döneminde bağışıklık sistemi zayıflamasının en büyük sebeplerinden biri olarak gebelik döneminde vücutta gerçekleşen hormonal değişimler gösterilmektedir. Vücut, gebelik esnasında “hCG” olarak bilinen bir hormon (glikoprotein) salgılamaktadır. Hamilelik ilerledikçe bu hormonun üretimi vücutta beklenmeyen birçok değişikliğe sebep olmakta ve genel olarak hamilelik belirleyici olan durumların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu belirtiler arasında regl (adet) döneminin gecikmesi, ani ruh değişimleri, mide bulantısı ve halsizlik sayılabilir. Bu olumsuzluklar sonucunda ise anne adayı psikolojik ve fizyolojik olarak etkilenmekte ve vücudun savunma sistemi zayıflamaya başlamaktadır. Özellikle gebelik döneminin başlarında mide bulantısı ve değişiklik gösteren ruh halleri nedeniyle anne adaylarında iştahsızlık görülmekte dolayısıyla iyi beslenemeyen vücudun da bağışıklık sisteminin zayıflamasında rolü olduğu görülmektedir. Bunların yanı sıra kişide diş eti hastalığı, sık idrar yolu iltihaplanması, sık tekrarlayan grip, nezle gibi vücuda giren patojenler dolayısıyla da bağışıklık sistemi zayıflamış olabilir. Ayrıca stres altında olmak, hijyen koşulları, uyku problemleri/uykusuzluk vb. durumlar da bağışıklık sisteminin zayıflamasında rol oynayabilmektedir.

Hamilelikte Bağışıklık Sisteminin Zayıflamasının Etkileri

Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıflığının etkileri normalde bağışıklık sistemi zayıflığında yaşanabilecek durumlarla hemen hemen aynıdır. Bağışıklık sistemi vücudu dışarıdan gelen her türlü zararlı ve yabancı maddeye karşı korumakla ve temizlemekle görevli olan bir sistemdir. Bu nedenle bağışıklık sistemi zayıfladığında vücut çeşitli enfeksiyon ve hastalıklara daha açık hale gelmektedir. Vücutta iltihap oluşumu riski artar. Hamilelik belirtilerine ek olarak anne adaylarında aşırı yorgunluk ve halsizlik gibi belirtilere de sebep olabilmektedir. Gebelik süresince ilaç kullanımı da minimize edildiğinden iyileşme süreci de uzun süreli ve yavaş olabilmekte ve kolay geçirilebilecek rahatsızlıklar şiddetli bir şekilde geçirilebilmektedir. Ayrıca normalde kontrol altında olan tansiyonda artış gözlenebilmektedir. Yaşanan olumsuzluk yaratan bu durumlar anne adaylarına zarar verebilmekte hatta ciddiye alınmaması gibi durumlarda bebeğe zarar verici hale bile gelebilmektedir. Bu nedenle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve güçlü tutulması hamilelik dönemi için çok daha önemli bir hale gelmektedir.

Hamilelikte Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?

Hamilelik döneminde bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için gereken en önemli şeylerden biri bağırsak sağlığını güçlü tutmaktır. Bu nedenle de bağırsak sağlığı için gerekli ve florasını düzenleyen gıdaların yani yoğurt, ayran, peynir gibi süt ürünlerinin tüketimi önem taşımaktadır. Yine hamilelikte bağışıklık sistemi güçlendirilmesi ve vücut direncinin artırılması için vücuda alınması gereken mineraller bulunmaktadır ve bunlardan biri çinkodur. Bağırsak için de yararlı olan protein değeri yüksek süt ürünleri çinko da bulunmaktadır. Süt ürünlerinin yanı sıra baklagiller ve kuruyemişler de çinko bakımından zengin gıdalardır. Özellikle ceviz, fındık ve badem gibi yağ bakımından zengin kuruyemişler de E vitamini bulundurması bakımından tercih edilebilir çeşitlerdir. Günlük olarak yaklaşık 2.5-3 litre su tüketimi yapılması gerekmektedir. Su tüketimi bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurken sindirim ile ilgili problemlerin de çözülmesinde rol oynamaktadır. Doğal besin ve içeceklerin yanı sıra hekim kontrollü olarak ek vitamin tüketiminin yapılması da bağışıklık sistemine fayda sağlamaktadır. Besin takviyelerinin yanı sıra ağırlaşan vücut dolayısı ile normale göre daha çabuk yorulma gibi durumlar oluşabilmektedir. Bu nedenle dinlenme ve uyku için daha fazla zaman ayırılarak bağışıklık sistemine destek olunabilmektedir.

Hamilelikte Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler Nelerdir?

Hamilelikte bağışıklık sistemi güçlendirmek için beslenme en önemli şartlardan biridir. Anne adayının beslenmesi, aldığı vitamin ve mineraller aynı zamanda bebek için kullanıldığından dolayı yeterli ve iyi beslenme bu dönemde iki katı önem taşımaktadır. Bu nedenle anne adayları beslenmelerine hem kendilerinin hem de bebeklerin sağlığını korumak için oldukça dikkat etmelidir.

  • Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme;
  • Turunçgiller: Portakal, mandalina, greyfurt ve nar (A ve C vitamini, magnezyum ve kalsiyum)
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Brokoli, lahana, ıspanak (Kalsiyum, demir ve potasyum)
  • Soğan, sarımsak, keten tohumu vb. gıdalar
  • Protein bakımından zengin beslenme;
  • Yumurta
  • Süt ve et
  • Balık: Alabalık, hamsi, sardalya, somon (Yüksek oranda civa içermesinden dolayı dip balıkları tercih edilmemelidir.)

Hamilelikte Uzak Durulması Gereken Besinler

Hamilelik döneminde besin tüketiminin önemi oldukça bilinen bir gerçektir. Anne adaylarının hem kendilerinin hem de bebeklerin sağlığı için tüketmesi gereken gıdalar bulunduğu gibi tüketmemeye dikkat etmesi gereken bazı besinlerde bulunmaktadır.

  • Yüksek cıva içeren balıklar: yüksek miktarda cıva alımı sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve böbrekler için zehirli etkiye sebep olmaktadır. Özellikle ton balığı ve diğer dip balıkları yüksek miktarda cıva içermektedir.
  • Az pişmiş ya da çiğ et: tam olarak pişmemiş etler bakteri ve parazit kaynaklı enfeksiyonlara sebep olabilmektedir.
  • Organ etleri: Besin değeri oldukça yüksektir ancak çok fazla miktarda hayvan kaynaklı A vitamini almak sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
  • Kafein: Çay, kahve, meşrubatlar ve kakaoda bulunan kafein, gebelik döneminde 200 mg ile sınırlandırılmalıdır. Yüksek kafein alımı bebek gelişimini yavaşlatabilmektedir.
  • Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri: bu ürünler çeşitli bakteriler taşımaktadır ve pastörize edilmemiş olarak tüketildiğinde enfeksiyona sebep olabilmektedir.
  • Abur cubur: besin değeri düşük olan bu gıdalar bağışıklık sistemine destek sağlamadığı gibi yetersiz beslenmeye yol açmaktadır.

Bu gıdaların bazılarının tüketimi sınırlandırılarak yapılabilmekle birlikte (kafein), bazılarının ise kesinlikle tüketilmemesi gerekmektedir (alkol).

Hamilelik ve Probiyotik

Bağışıklık sistemini desteklemenin en önemli araçlarından birinin bağırsak sağlığını korumak olduğu bilinmektedir. Yani güçlü bir sindirim sistemi güçlü bir bağışıklık sisteminin adımlarından biridir. Bağırsak sağlığını korumak için tüketilebilecek bazı gıdalar vardır. Bu gıdaların arasında probiyotik temelli gıdalar oldukça önemlidir. Probiyotikler, vücutta bulunan yararlı bakterilerdir ve kalın bağırsak florasını korumak için zararlı bakterilerle savaşmaktadırlar. Bu bakterilerin dışarıdan takviyesi vücutta bulunan yararlı bakteri sayısını arttırmaktadır. Bu artışla birlikte bağırsaklar daha sağlıklı hale gelmeye başlayarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle hamilelikte bağışıklık sistemi çok daha önemli hale geldiğinden probiyotiklerin önemi de artmaktadır. Probiyotiklerin takviyesi probiyotik bazlı gıdalar (yoğurt, kefir, lahana ve salatalık turşusu) ile alınabileceği gibi hekim kontrolünde ve tavsiyesi ile direkt probiyotik takviyesi de yapılabilmektedir. Probiyotikler piyasada toz, kapsül ve şase şeklinde bulunmaktadır. Probiyotik ürünler seçilirken etiketler dikkatlice okunmalı ve gereken bakteri miktarını içerip içermediği kontrol edilmelidir. Toz şeklinde bulunan probiyotikler soğuk su veya asit/karbonat içermeyen içeklere eklenerek veya yoğurt, dondurma gibi soğuk gıdalara eklenerek tüketilebilir. Sıcak yiyecek ve içeceklere katılarak tüketilmemelidir çünkü sıcak yiyecek ve içecekler bakterileri etkisizleştirebilmektedir.

Corona Virüsü Nedir ve Kimleri Etkiler?

corona virüsü kimleri etkiler
corona virüsü kimleri etkiler

Corona Virüsü olarak bilinen salgın, Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılmış bir virüs türüdür. Bu virüsün önceki yıllarda farklı formatlar halinde görüldüğü tıp literatürü içerisinde yer almaktadır. Corona Virüsü, SARS ve MERS adıyla bilinen virüs türleri ile aynı virüs grubunda bulunmaktadır.

Halk arasında soğuk algınlığı benzeri belirtiler ile tanınan bu virüsün hızlı bir şekilde yayılarak tüm dünyayı etkisi altına aldığı bilinmektedir. 2019 Aralık ayından bu yana Çin’den başlayarak dünyanın pek çok ülkesinde görülmüştür.

Corona Virüsü’nün Türkiye’de görülmeye başlandığı tarih Mart olarak bilinmektedir. Yurt dışı temaslı bir vatandaşın testinin pozitif çıkmasının ardından temas içerisinde bulundukları kişilerde de görülerek yayılım göstermektedir.

Bu virüsün vahşi hayvanlarda görülen bir virüs olduğu bilinmekle beraber, insanda görülmesiyle birlikte mutasyona uğrayarak yıkıcı etkiler oluşturan bir virüs formatına büründüğü bilinmektedir.

Corona Virüsün En Çok Görülen Belirtileri Nelerdir?

Corona Virüsün belirtileri, kişilere göre farklılık göstermekle beraber genel olarak bilinen belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkün olmaktadır:

  • Yüksek ateş
  • Kuru öksürük
  • Burun akıntısı
  • Boğaz ağrısı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Nefes darlığı
  • İshal
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • İştah kaybı

Bu belirtilerden bir ya da birden fazlasının Corona Virüs testi pozitif çıkan hastalarda görüldüğü bilinmektedir. Fakat bu hastalığın taşıyıcısı olduğu halde hiçbir belirti göstermeyen hastalar da bulunmaktadır.

Corona Virüs sonucu pozitif olan hastalarda kronik hastalıkların bulunması nedeniyle belirtilerin daha ağır görüldüğü bilinirken, bağışıklık sistemi güçlü olan hastaların en az belirti ile hastalığı atlatmaları mümkün olmaktadır.

Corona Virüs Risk Grubunda Kimler Bulunur?

Corona Virüs risk grubu, genel olarak bağışıklık sistemi güçsüz olan kişilerdir. Bu kişilerin vücut dirençlerinin güçlü olmaması nedeniyle virüse karşı direnç oluşturmaları mümkün olmamaktadır.

Bağışıklık sisteminin yanı sıra virüs etkisinin yoğun olarak görüleceği risk grubunda bulunan kişilerin ise şu sıralamada oldukları ön görülmektedir:

  • Şeker ve tansiyon gibi hastalıkları olan hastalar
  • 60 yaş ve üzerinde düşük bağışıklığı olan kişiler
  • Solunum yollarına ilişkin hastalığı olanlar
  • KOAH hastaları
  • Sigara kullanımı olanlar
  • Daha önce zatürre ya da bronşit gibi sonum ve ciğeri olumsuz etkileyen hastalıkları geçirmiş olanlar
  • Kanser hastaları

Corona Virüsünün Bulaşma Faktörleri Nelerdir?

Corona Virüs bulaşıcılığı, çok fazla yollardan olabilmektedir. En çok risk oluşturan bulaşma durumları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Çoğunlukla temas yoluyla bulaştığı bilinmektedir. Bu nedenle hasta olan kişinin temas ettiği yerlerden bir başka kişiye bulaşma riski oldukça yüksektir.
  • Corona Virüsü, yakın ilişkilerde de bulaşabilmektedir. Bu nedenle bir metre kadar sosyal mesafe önerilmektedir.
  • Virüsün havada yalnızca iki saat kaldığı bilinmektedir. Fakat hasta kişilerin hapşırma ve öksürme halinde etrafa saçılan damlacıklarla bulaştığı bilinmektedir.

Bulaşma faktörlerine virüsün mutasyona uğraması ile yenileri eklenebilmektedir. Bu nedenle sosyal izolasyon oldukça önemlidir. Hasta olan bireylerin izole edilmesi ile bulaşıcılık oranının en aza düşürülmesi hedeflenmektedir.

Corona Virüs İçin Hangi Tedaviler Uygulanır?

Corona Virüs tedavileri, her hastada farklı şekillerde uygulanabilmektedir. Çünkü hastalığın belirtilerinin de birbirlerinden farklı oldukları bilinmektedir. Örneğin yüksek ateş tedavisi ile solunum tedavisi aynı olmamaktadır.

Virüs için henüz kesin olarak belirlenen bir tedavi yöntemi bulunmadığı bilinmektedir. Her ülke kendi yöntemlerini oluşturarak dünya ile paylaşımda bulunmaktadır. Çin özelinde uygulanan tedavilerinde güncel olarak uygulanmaya devam edildiği bilinmektedir.

Corona Virüsü tedavilerinde ülkemizde bağışçılar ile yürütülen yeni tedaviler uygulanmaktadır. Hastalığı yenen vatandaşların kanı, hasta olan vatandaşlara verilerek aynı iyileşme sürecinin onda da gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

Virüs ile ilgili önleyici çalışmalar kapsamında aşı bulma çalışmaları da devam etmektedir. Fakat henüz virüs önleyici bir aşının bulunmadığı bilinmektedir. Aşı çalışmaları kapsamında öncelikli olarak virüsün izole edilmesi sağlanmakta ve sonrasında aşı çalışmalarının tamamlanması hedeflenmektedir.

Corona Virüsten Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Corona Virüsten korunma, hastalığın bulaşmasını önlemek için sunulan öneriler olarak bilinmektedir. Virüsün hızlı bir şekilde yayıldığı için kişilerin kendilerini izole etmelerinin yanı sıra şu önerileri de uygulamaları önemli olmaktadır:

  • Ellerin bol su ve sabunla yaklaşık yirmi saniye boyunca yıkanması önerilmektedir. Bu yıkanmanın gün içerisinde sıkça olması gerekmektedir.
  • Maske kullanımı öncelikle hasta olan vatandaşlar için sonrasında da sağlıklı vatandaşların hastalığa yakalanmalarını önlemek için önemli olmaktadır.
  • Bağışıklık güçlendirmek için sağlıklı beslenmek ve bol c vitamini almak gerekmektedir.
  • Uyku düzeni de bağışıklık sistemini güçlendirmek açısından önemli olduğu bilinmektedir. Özellikle 23.00-03.00 saatlerindeki uykunun gerekli olduğu bilinmektedir.

Corona Virüsü, tüm bu korunma yollarına rağmen bulaşma riskini barındırmaktadır. Bu nedenle kişilerin kendilerini tamamen izole etmeleri önerilmektedir. Üçüncü kişilerle temas halinde olunmasının önlenmesi açısından evde kal sloganı ile yeni bir koruyucu çalışmanın tüm dünya üzerinde başlatıldığı bilinmektedir.

Gebelikte Kalsiyum Desteğinin Önemi

Hamilelik döneminde kalsiyum desteğinin önemi gerek anne adayı için gerekse bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması için iyi anlaşılması gereken konu başlıklarından bir tanesidir. Gebelikte kalsiyum, vitamin ve minerallerin tüketimi vücudun işlevini doğru bir şekilde yerine getirebilmesi için oldukça önemlidir. Ancak gebelik dönemi vücutta köklü değişikler meydana getirdiğinden dolayı anne adayının bu dönemde sağlığına normal dönemde olduğundan daha çok dikkat etmelidir.

Kalsiyum kemiklerin desteklenmesi için en önemli besinlerden bir tanesidir. Hamilelik döneminde annenin ihtiyaçlarının artması ile beraber kalsiyuma olan ihtiyaç da artmaktadır. Hamilelik döneminde anne adayının kemiklerinin erimesinin engellenmesi için kalsiyumun düzenli olarak ve düzgün bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Hamilelik döneminde yeterince tüketilmeyen kalsiyum ilerleyen yaşlarda kemik erimesine neden olabilmektedir.

Bebekler hamilelik döneminde gelişimleri için gereken besinleri anne adayıyla beraber karşılamaktadır. Bu dönemde kalsiyum tüketimi annenin sağlığı kadar çocuk sağlığı açısından da oldukça önemlidir. Kalsiyum bebeğin kemiklerinin gelişmesini ve dişlerinin gelişmesini sağlayan en önemli besinlerden bir tanesidir.

Yeterli miktarda kalsiyum miktarının tüketilmesi erken doğum, düşük, yüksek tansiyon, kas kasılmaları ve krampların oluşmasını da engellemektedir.

Kalsiyuma hamilelik döneminde ihtiyaç duyulmasına rağmen vücut tarafından oluşturulamamaktadır. Bu nedenden dolayı anne adayının hamilelik döneminde ihtiyaç duyduğu kalsiyum desteğini dışarıdan sağlaması gerekmektedir.

Hamilelik döneminde bebek annesinde bulunan kalsiyumu kullanarak kalsiyum ihtiyacını karşılamaktadır. Hamilelik döneminde annede görülen kalsiyum eksikliğinin temel nedenleri ise şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Kalsiyum miktarı yüksek besinlerin yeterince tüketilmemesi
  • Bebeğin kalsiyuma olan ihtiyacının artması
  • Vücutta magnezyum eksikliğinin bulunması
  • D vitamini eksikliği ve vitaminin yeterince alınmaması
  • Vücudun kalsiyum emiliminde bozukluklar bulunması

Hamilelik Döneminde Kalsiyum Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Gebelik döneminde kalsiyum eksikliğinin belirtileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

Gebelik döneminde annede kalsiyum eksikliği belirtileri farklı olsa da kalsiyum eksikliği yaşayan annelerde görülen belirtiler ve haklarındaki bilgiler şu şekilde özetlenebilmektedir:

  • Anne adayının ellerinde, ayaklarında ve bacaklarında karıncalanma olması belirtilerden birisidir.
  • Anne adayının özellikle bacaklarında kas kasılmalarının oluşması bir diğer belirtidir.
  • Kalsiyum eksikliğinin en önemli belirtilerinden bir tanesi anne adayının tırnaklarındaki kırılmalar ve cildindeki kurumadır.
  • Anne adayının kalbinin düzensiz bir şekilde atması, hafıza zayıflaması, halüsinasyonlar kalsiyum eksiğinin önemli belirtileridir.
  • Anne adayında hamilelik döneminde oluşan diş çürükleri, diş eti sorunları kalsiyum eksikliğinin belirtileridir.
  • Anne adayında görülen uyku bozukluğu, depresyon gibi duygusal hallerin sebebi de kalsiyum eksikliği olabilmektedir.

Hamilelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Kalsiyum Miktarı Ne Kadardır?

Gebelik döneminde tüketilmesi gereken kalsiyum miktarı anne adayının yaşına göre farklılık göstermektedir. Yaşa göre hamilelik döneminde alınması gereken kalsiyum miktarı ise şu şekildedir:

  • Gebelikte kalsiyum miktarı anne adayı 18 yaşından küçük ise günlük 1300 miligram yani 1,3 gramdır.
  • Anne adayı 18 yaşından büyük ise günlük 1000 miligram yani 1 gram kadar kalsiyum alması gerekmektedir.

Hamilelik Döneminde Yeteri Kadar Kalsiyum Alınmadığında Ne Olur?

Gebelik döneminde yeteri kadar kalsiyum miktarı karşılanmazsa ilerleyen dönemlerde anne ve bebeğin sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir.

Kalsiyum kasların, sinir sisteminin ve kalbin gelişmesi için gerekli olan minerallerin başında yer almaktadır. Hamilelik döneminin 8.haftasından itibaren kalsiyuma olan ihtiyaç daha da artmaktadır.

Yeteri kadar kalsiyum miktarı karşılanmaması durumunda ortaya çıkabilecek hastalıklar ve haklarındaki özet bilgiler şu şekildedir:

  • Hamilelik döneminde yeteri kadar protein ve kalsiyum alınmaması halinde ödem yani vücut şişkinliği oluşabilmektedir. Ödem sorunu olması gerekenden daha büyük ise gebelik toksititesi oluşabilmektedir.
  • Vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyum miktarı karşılanmaması halinde yüksek tansiyon görülebilmektedir.
  • Kalsiyum eksikliğinin giderilmemesi halinde baş ve karın bölgesinde oluşan ağrılar görülebilmektedir.
  • Anne adayının ihtiyaç duyduğu besinlerle beraber kalsiyumun karşılanmaması halinde anne adayının kemik dokusu bozulabilmektedir.
  • Anne adayının hamilelik döneminde vücudunun ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve diğer minerallerin karşılanmaması halinde anne adayında doğumdan sonra kanama görülebilmektedir.

Kalsiyum Değeri Yüksek Besinler Nelerdir?

Kalsiyum değeri yüksek besinler gebelik döneminde kalsiyumun öneminin anlayan ve sağlığına dikkat eden kimseler tarafından en çok araştırılan konu başlıklarından bir tanesidir.

Kalsiyum gerek hamilelik döneminde gerekse normal dönemlerde vücut tarafından üretilememesinden dolayı dışarıdan besinlerle ya da kalsiyum destek tabletleri ile alınması gereken minerallerden bir tanesidir.

İçlerinde kalsiyum değerinin yüksek olduğu besinler ise şu şekildedir:

  • 100 ml süt içerisinde bulunan kalsiyum miktarı 125 mg’dır.
  • 1 su bardağı içerisinde bulunan kalsiyum miktarı 250 mg’dır.
  • 1 su bardağı kadar yoğurtta bulunan kalsiyum miktarı 150 mg’dır.
  • 30 gram beyaz peynirde bulunan kalsiyum miktarı 100 mg’dır.
  • 1 avuç dolusu fındık ya da bademde bulunan kalsiyum miktarı 100 mg’dır.
  • 1 avuç dolusu kuru üzümde bulunan kalsiyum miktarı 50 mg’dır.
  • 100 gram soya fasulyesinde bulunan kalsiyum miktarı 226 mg’dır.
  • 100 gram kestanede bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır.
  • 100 gram bisküvide bulunan kalsiyum miktarı 217 mg’dır.
  • 100 gram bulgurda bulunan kalsiyum miktarı 40 mg’dır.
  • 1 adet yumurtada bulunan kalsiyum miktarı 25 mg’dır.
  • 100 gram balıkta bulunan kalsiyum miktarı 50 mg’dır.
  • 100 gram bamyada bulunan kalsiyum miktarı 78 mg’dır.
  • 100 gram taze fasulyede bulunan kalsiyum miktarı 55 mg’dır.
  • 100 gram asma yaprağında bulunan kalsiyum miktarı 392 mg’dır.
  • 100 gram incirde bulunan kalsiyum miktarı 54 mg’dır.
  • 100 gram kirazda bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır.
  • 100 gram kayısıda bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır.
  • 100 gram mandalinada bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır.
  • 100 gram limonda bulunan kalsiyum miktarı 41 mg’dır.
  • 100 gram yeşil zeytinde kalsiyum miktarı 90, siyah zeytinde ise 77 mg’dır.

Gebelik döneminde kalsiyum ihtiyacının karşılanması için anne adaylarının genellikle süt tüketmeleri gerekmektedir. Ancak bazen anne adayları gebelik döneminde süt tüketememektedir. Bu durumda anne adayları bir kase yoğurt, 2 tane üçgen peynir, iki dilim beyaz peynir, 1 adet dondurma ve 1 porsiyon brokoli tüketerek kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacaktır.

Gebelikte Hangi Durumlarda Kalsiyum Desteği Alınmalıdır?

Hamilelikte kalsiyum tabletlerinin kullanılması gereken durumlar anne ve baba adayları tarafından en çok araştırılan konu başlıklarından bir tanesidir. Anne adayları ihtiyaç duydukları kalsiyum miktarını yiyecek ve içeceklerden sağlayamamaları halinde kalsiyum tabletleri gündeme gelmektedir. Ancak kalsiyum tabletlerinin kullanımı sonraki tercih olmalıdır yani asıl olan anne adayının kalsiyum ihtiyacını besinlerden karşılamasıdır.

Hamilelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Hamilelik döneminde dikkat edilmesi gerekenler her anne adayının kişisel durumuna göre farklılık gösterse de genel olarak şu şekildedir:

  • Anne adayı düzenli olarak ağır olmayan egzersizler yapmalıdır. Yürüyüş hamilelik döneminde yapılabilecek en iyi egzersizlerden bir tanesidir.
  • Anne adayı sağlık açısından zararlı besinlerden uzak durmalıdır.
  • Anneler doktor tavsiyesi ile ilaç tüketmelidir. Doktor tavsiyesi olmadan vitamin ilaçları ve gebelikte kalsiyum desteği tabletleri de almamalıdır.
  • Anne adayları hamilelik dönemlerinde sigara ve alkol tüketimini bırakmalıdır.

Folik Asit Nedir?

hamilelikte folik asit nedir
hamilelikte folik asit nedir

Folik asit olarak bilinen vitamin, B vitaminin farklı formlarından birisi olarak adlandırılmaktadır. Hamilelik döneminde takviye olarak alındığı bilinmektedir. Farklı alanlarda da alınmakta olan folik asit özelliklerinin şu şekilde olduğu bilinmektedir:

  • B vitamini çeşitlerinden birisidir.
  • Suda çözünebilir bir özelliği bulunmaktadır.
  • Tropikal olan mevsimlerde yaşayan kişilerde eksikliğinin daha fazla görüldüğü bilinmektedir.
  • Eksikliği nedeniyle kemik ve iskelet yapısında hasar oluşturabilmektedir.
  • Gebelik döneminde takviyesi bebeğin sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir.
  • Herhangi bir yan etkisi olmadığı bilinmektedir.
  • Normal olarak belirlenen folik asit değerinin 10 ila 30 mg arasında olduğu bilinmektedir. Bu değer, 7 nmol / L karşılık gelmektedir.

Bu özelliklerin tümü göz önünde bulundurulduğunda folik asit için, vücudun gereksinim duyduğu temel vitaminlerden olduğu söylenmektedir. Bu nedenle her yaş grubu için eksikliğinin problem oluşturduğu bilinmektedir.

Folik Asit Neden Gereklidir?

Folik asitin gerekliliği, vücudun yeni hücreler üretmesi ve kan akışının daha sağlıklı bir biçimde yürütülmesi açısından önemli olmaktadır. DNA sentezi olarak bilinen işlemin vücut tarafından yapılabilmesi için vücutta yeterli miktarda folik asit bulunması gerekmektedir.

Folik asidin DNA üzerindeki etkisi, kanser hücresi oluşumunu da önlemektedir. Bu nedenle folik asit değerinde eksiklik görülmesi sonucu kanser oluşumunda daha büyük risk faktörü oluştuğu bilinmektedir.

Folik asidin vücuttaki kırmızı ve beyaz olarak bilinen kan hücrelerinin yeterli miktarda üretilmesine yardımcı olmaktadır. Bu hücrelerin genel olarak anemi rahatsızlığının da önlenmesi adına üretiminin gerekli olduğu bilinmektedir. Her yaş grubu için bu değerler önem arz etmektedir.

Folik asidin gerekliliği farklı hastalıkların yansıması olarak da oluşabilmektedir. Kan ve kemik hastalıklarının sonucu olarak da folik asit eksikliğinin söz konusu olduğu bilinmektedir. Bu nedenle gereklilik durumunun da kişiden kişiye değiştiği bilinmektedir.

Folik Asit Eksikliği Nasıl Anlaşılır?

Folik asit eksikliğinin belirtileri, bünyeye göre farklılık göstermektedir. Genel olarak vücutta folik asit eksikliğinin oluştuğu şu belirtilerin iki ya da daha fazlasının görülmesi ile anlaşılabilmektedir:

  • Kronik yorgunluk ve halsizlik hali
  • Ani sinirlenmeler
  • İshal
  • Kaslarda güçsüzlük ve yorgunluk hali
  • Vücutta ve uç noktalarda karıncalanma, uyuşukluk hissedilmesi
  • Mide bulantısı, kusma
  • Bağ ağrısı veya baş dönmesi
  • Nefes darlığı, nefes almada güçlük
  • Kilo kaybı
  • Mide ve bağırsakta sancı
  • Ani kilo kaybı
  • Hızlı kalp atışları
  • Ciltte iltihaplanma oluşması
  • Ağız köşelerinde çatlaklar

Tüm bu belirtilerin sıklık ve şiddetine bağlı olarak eksiklik değerleri de farklılaşmaktadır. Folik asit eksikliğinin artması nedeniyle belirtilerin de daha fazla şiddetlenmesi söz konusu olabilmektedir.

Belirtilerin genel olarak folik asit eksikliğinde görülmesi gibi aynı zamanda folik asit fazlalığından da kaynaklandığı bilinmektedir. Bu nedenle ortalama bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Folik asit seviyesini kan tahlilleri aracılığıyla öğrenmek mümkündür.

Hangi Besinlerde Folik Asit Vardır?

Folik asit barındıran yiyecekler, günlük porsiyonlarına göre farklılaşmaktadır. Düzenli olarak tüketilmesi halinde vücuttaki eksikliğin giderilmesine yardımcı olacak besinler şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Baklagiller olarak bilinen fasulye, mercimek, bezelye gibi yiyeceklerin tüketilmesi folik asit ihtiyacının karşılanması adına oldukça önemlidir.
  • Kuşkonmazın pişirilmiş olarak tüketilmesi, yaklaşık %34 oranında folik asit eksikliğinin giderilmesine yardımcı olmaktadır.
  • Yumurta içerisinde protein, selenyum, riboflavin ve B12 bulunması ile birlikte folik asit eksikliği giderilmektedir.
  • Ispanak, lahana, roka gibi yeşil yapraklı olarak bilinen sebzelerin de içerisinde bol miktarda B vitamini bulunmaktadır.
  • Turunçgillerin düzenli tüketiminin bağışıklık güçlendirme konusunda etkili olduğu göz önünde bulundurularak folik asit anlamında da besleyici olması söz konusu olabilmektedir.
  • Muz ve avokado gibi tropikal meyvelerin folik asit konusunda oldukça zengin içerikler sunduğu bilinmektedir.
  • Fındık içerikleri bakımından zengin vitamin ve mineraller sunarken aynı zamanda vücudun folik asit ihtiyacının da giderilmesi mümkün olmaktadır.
  • Buğday tohumu önemli vitamin ve mineral kaynağı olması nedeniyle folik asit eksikliğinde de tercih edilebilmektedir.
  • Sakatatlar arasında bulunan dana karaciğeri de folik asit noktasında oldukça zengin bir besin kaynağıdır.

Folik Asit Eksikliği Nelere Neden Olur?

Folik asidin eksik kalması sonucu oluşan rahatsızlıklar, farklı alanlarda meydana gelmektedir. En çok görülen rahatsızlıklar şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Anemi olarak bilinen kemik rahatsızlıkları oluşabilmektedir.
  • Kansızlığın oluşum nedenleri arasında yer almaktadır.
  • Sindirim sistemini etkilemesi nedeniyle mide hastalıklarına neden olabilmektedir.
  • Folik asit eksikliği nedeniyle kemik erimesi meydana gelebilmektedir.
  • Tiroit içerikli hastalıklar oluşabilmektedir.
  • Eksikliğin yüksek seviyeye ulaşması sonucunda kanser riskinin de yükseldiği bilinmektedir.

Bunların yanı sıra folik asit eksikliğinin yan gerekçelerde olduğu pek çok hastalık bulunmaktadır. Bu nedenle genel vücut dengesinin sağlanabilmesi için eksiklik konusunda hassasiyet gösterilmesi gerekmektedir.

Hamilelikte Folik Asit Hapı Kullanımı

Gebeler için folik asit takviyesi hem emzirme döneminde hem de gebelik döneminde gerekli olmaktadır. Vücutta oluşan folik asit eksikliğinin gebelik nedeniyle artması göz önünde bulundurularak hap ile düzenli olarak desteklenmesi gerekmektedir.

Folik asitin gebelik döneminde yalnızca besinler ile alınması mümkün olmamaktadır. Mutlaka takviye şeklinde hap kullanılması gerekmektedir. Gebeliğin doğal süreci olarak ya da fetüsün gelişmesi amacıyla folik asit takviyesinin mutlaka alınması gerekmektedir.

Folik asit alımı yapılırken doktor önerisi olmadan takviye almak mümkün olmamaktadır. Bu nedenle mutlaka bir uzman reçetesi ile birlikte kullanılması gerekmektedir. Aksi durumda farklı alerjik tepkilerin görülmesi de söz konusu olabilmektedir.

Annenin mevcut sağlığının korunması ve bebeğin genel gelişiminin sürdürülmesi açısından gerekli görülen bu desteğin hap ile alınırken besinler bakımından da dikkat edilmesi gerekmektedir. Folik asit takviyesi sunan besinlerin tüketimi oldukça önemli olmaktadır.

Folik Asidin Yan Etkileri Var Mıdır?

Folik asidin olası yan etkileri, yapay olarak alındığında kişiye göre değişiklik göstermektedir. Bu yan etkilerden bazılarının sıralaması şu şekilde yapılmaktadır:

  • Vücudun belirli bölümlerinde kızarıklık oluşması
  • Mide bulantısı, kusma
  • İştahsızlık
  • Şişlik, vücutta ödem oluşması
  • Gaz şikayeti
  • Uykusuzluk, kronik uyku problemleri
  • Depresif ruh hali
  • Kalp çarpıntısı
  • Nefes darlığı
  • Yüz ve boğaz bölgesinde şişlik oluşması

Bu yan etkilerin çoğunlukla alerji durumuna bağlı olarak oluştuğu bilinmektedir. Vücudun folik asit için gösterdiği tepki bu yan etkileri içeren olumsuzluklar olabilir bu durumda mutlaka bir uzmana başvurulması gerekmektedir.

Folik asidin yan etkisinin doğal besin tüketiminden olmaktan ziyade bilinçsiz ilaç kullanımında oluştuğu bilinmektedir. Bu nedenle takviye olarak alınan folik asidin mutlaka bir doktor önerisi ile alınması gerekmektedir.

Folik Asit Hapı Neden Kullanılır?

Folik asit kullanım nedenleri, vücutta eksikliğin tahlil yoluyla tespit edildiği durumları kapsamaktadır. Folik asit kullanımının yaygın olduğu durumlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Gebelik sürecinde anne ve bebeğin gelişimi için kullanılmaktadır.
  • Hamilelik sürecinin planlı olması halinde babanın da takviye olarak alması önerilebilmektedir.
  • Kansızlık durumunda tedavi edici olması açısından kullanılmaktadır.

Folik asit kullanımı noktasında belirtilerin görülmesinin ardından bir uzman doktora başvurarak talep edilebilmektedir.

Hamilelikte 7. Ay

hamilelikte 7. ay
hamilelikte 7. ay

Gebelikte 7.ay, bebeğin boyunun 41 ila 24 cm olduğu ve ağırlığının ise yaklaşık 1400 gr seviyesine ulaştığı dönemdir. Hamilelikte 7. Ay içinde annenin karın bölgesi ciddi ölçüde genişler. Bebeğin organ ve vücut sistemi gelişimi ise önemli ölçüde gelişir. 7. Ay ile birlikte izleme altına alınan en önemli gelişmeler, bebeğin boy ve kilo değerleri gelişimleridir. Yedinci aydan sonra kilo alımında yaşanacak olan artış yaklaşık 500 gram kadardır.

Hamilelikte 7.Ay’da Bebek Gelişimi

Gebeliğin 7. Ayında bebeğin gelişmesi hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

Hamileliğin 7. Ayında bebeğin cilt yüzeyinde yer alan lanugo diğer bir ifade ile ince tüyler hızla kaybolmaya başlar.

• Vücudu sıcak tutma rolünü oynayan Vernix Caseosa yağ tabakası ise giderek kalınlaşır.

• Altıncı ayda bebekte, el ve tırnakların tamamen uzadığı gözlemlenir.

• Ayak tırnakları ise henüz uzamaya başlamamıştır.

• Beyin ve sinir sistemi tamamen gelişimini tamamlar. Bu duruma bağlı olarak her geçen gün yapılan hareketler bir önceki günden daha bilinçli bir hal alır.

• Hamilelikte 7 ay ile birlikte, bebeğin göz kapaklarını açma ve kapama eylemini yapması ileri düzeyde kolaylaşır. Gözlere ilişkin görme ve odaklanma işlevleri tam anlamı ile gelişir.

• 6. Ay boyunca başparmağını emme hareketini yapan bebeğin, emme refleksi tamamen gelişir.

• Gebeliğin 7. Ayında bebeğin böbrek üstü bezleri, akciğerler için sürfaktan üretimi yapar.

• Akciğerler dış ortamda nefes alma işlemini gerçekleştirmeye uygun yapıya ulaşmak için hızla gelişir.

• Bu dönede bebeklerin günde yarım litre kadar idrar yaptıkları gözlemlenir.

• Yedinci ayda, idrara yapma oranının artması, amniyonsıvısının yenilenmesine yardımcı olur.

• Erkek bebeklerde, testisler kasıklardan torbalara doğru ilerlemeye başlar.

• Kız bebeklerde ise klitoris bölümünün gelişimi büyük ölçüde tamamlanır.

Hamilelikte 7. Ay Bebek Hareketleri

Gebeliğin 7. Ayında bebeğin hareketleri hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

• Hamilelikte 7. Ay itibari ile bebeğin yeri daraldığı için hareketler daha az hissedilmeye başlanır.

• 7. Ay itibari ile bebek anne karnında daha uzun uykular uyumaya başlar.

• Bu durma bağlı olarak da hareketlere belirli süreler ile ara verir.

Bu ay ile bebek kaslarının belirgin ölçüde güçlenmesi, bebeğin hareket etmesi halinde annenin bunu belirgin şekilde hissetmesi ve göbek alanında dıştan gözlemlenen hareketlerin oluşması söz konusudur.

• Bebek minik darbeler ile karın bölgesini esnetme eyleminde bulunur.

Bilinçli hareketleri ile elleri yüze götürme, göz kapaklarını açma, sesleri dinleme, kol ve bacakları oynatma eylemleri gerçekleştirilir.

Hamilelikte 7.Ay Ultrason Görüntüsü

Gebeliğin 7. Ayında ultrason görüntüleri hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

Ultrason görüntüleri ile bebeğin boyunun büyük ölçüde uzadığı gözlemlenir.

Karın içinde bebek için yerin daraldığı ve bebeğin kilosunun yükseldiği net biçimde görüntülenir.

• Bebeğin yüzünün tamamen gelişmiş olduğu ve hatların oturduğu görüntülenir.

Bebeğin eylemleri sırasında ultrasona bakıldığında, gülümseme, tekme atma, hıçkırma, parmak emme faaliyetleri açıkça görüntülenir.

Gebeliğin 7. Ayında, ultrason görüntülerinde bebeğin baş aşağı pozisyon aldığı gözlemlenmelidir.

7. Ayda pozisyon baş aşağı şekle gelmediyse panik yapmaya gerek olmamakla birlikte, bebeklerin % 30’unu 7. Ayda halen baş aşağı duruş pozisyonunu almadıkları belirtilir. 9. Aya girilene kadar bebeğin baş aşağı pozisyona gelmesi beklenir. Bu duruma makat duruşu denir.

Hamilelikte 7. Ay’da Anne Vücudunda Değişimler

Gebeliğin 7. Ayında annenin vücudundaki değişimler hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • • Burunda tıkanıklık oluşur.
  • Göbek bölgesinde ciddi ölçüde gerilme ve genişleme gözlemlenir.
  • • Kıvamı yoğunlaşan beyazımsı renkte vajinal akıntı oluşur.
  • • Midede reflü ve hazımsızlık etkileri oluşur.
  • • Bacaklarda kramp hissinde artış meydana gelir.
  • • Varis oluşumu gözlemlenebilirken, periyodik olarak baş ağrısı hissedilir.

•Hamilelikte 7. Ay içinde Braxton Hick adı verilen yalancı kasılmalar hissedilir.

  • • Gece uykusu sırasında bölünmeler yaşanabilirken, önceki yalara oranla kilo değeri artar.
  • • Bebeğin boy ve kilo değerlerinin büyümesine bağlı olarak, kalça ve bel bölümünde ağrılar hissedilir.
  • • Kalçadan bacaklara doğru oluşan siyatik ağrılar hissedilirken, bebeğin fiziksel gelişimini yüksek oranda tamamlamaya yaklaştığı anne tarafından belirgin şekilde hissedilir.

Hamilelikte 7. Ay’da Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebeliğin 7. Ayında dikkat edilecekler şöyledir:

  • • Bu ayda yalancı kasılmalar adı verilen Braxton Hickskasılmaları hissedilir. Bu kasılmalara dikkat edilmeli ve uzaman hekime danışılmalıdır.
  • • Kasılmalar standart koşullarda, vücudun bir çeşit doğum provası olarak görülürken, sıklıklarının yükselmesi ve şiddetlerinin artması halinde erken doğumun habercisi olabilmeleri özelliklerine bağlı olarak uzaman hekime danışılmalıdır.
  • • Hamileliğin 7. Ayında vitamin ve mineral bakımından zengin besinleri tüketilmeye devam edilmesine özen gösterilmelidir.
  • • Kalsiyum, demir ve omega 3 açısından zengin besinler tüketilmelidir.
  • • Hekim kontrollerinin aksatılmamasına ve verilen önerilere uyulmaya dikkat edilmelidir.
  • • Düzenli uyku, dinlenme ve stresten uzak durma koşulları sağlanmalıdır.

Hamilelikte 7. Ay’da Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?

Gebeliğin 7.ayında erken doğum oluşması belirtileri şöyledir:

  • • Karın bölgesinde sık aralıklar ile devam eden kasılmaların yaşanması,
  • • Regl ağrısına benzer ağrıların devamlı olarak yaşanması,
  • • Kasılmalara ek olarak, Pelvis bölgesinde basınç ve standartın üzerinde bel ağrıları hissedilmesi,

Bu belirtilerin yaşanması halinde uzman hekime hissedilen durumlar aktarılarak, erken doğum oluşumu hakkında gerekli muayeneler yaptırılır.

Hamilelikte 7. Ay’da Çatlak Oluşumu

Gebeliğin 7. Ayında çatlak oluşumu hakkında bilgiler şu şekilde sıralanırlar:

  • • Hamileliğin 7. Ayına gelindiğinde karın her geçen gün biraz daha fazla büyüme etkisi ile çatlak oluşumuna meyilli hale gelir.
  • • Göğüs, basen, kol ve kaça bölümlerinde hamileliğin ilerlemesi etkisi ile çatlak oluşumu gözlemlenme riski bulunur.
  • • Ciltte yer alan pembemsi lekeler ile her kasının hamilelik döneminde oluşan ve doğum ardından azalarak kaybolan izlerdir.
  • • Sağlıklı beslenme koşullarına dikkat etme, hamilelik dönemi boyunca 7. Aya kadar uzanma hekim tavsiyelerine uyarak, yavaş ve doğru miktarda kilo almak çatlak oluşumlarının önüne geçmeyi sağlar.
  • • Karın bölgesinin nem ihtiyacının karşılanması çatlakların oluşum riskini düşürür.

Hamilelikte 7. Ay Beslenme Önerileri

Gebeliğin 7. Ayına ilişkin beslenme önerileri hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • • 7. Ayda yenilen yiyeceğin miktarını değil kalitesini arttırmak önem taşır.
  • • Hamilelikte 7. Ayda protein değeri yüksek, lifli ve posalı besinler tüketilir.
  • • 7. İçerisinde beslenme alışkanlıklara ve günlük yemek yeme miktarına 400 kalori daha eklenir.
  • • Her gün minimum bir öğün içerisinde protein tüketimi yapılır. Bu tüketim yönteminde yumurta ideal besin çeşididir.
  • • Ödem sorunlarının giderilmesi için günlük düzenli su tüketimi gerçekleştirilir.
  • • Alkollü içecek, basit şeker içeren içecekler ve besinler, sakatatlar, soya ürünleri bu dönede tüketiminden kaçınılan besinlerdir.

Beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek ve organik sebze, meyve çeşitlerini tüketmek, hamilelikte 7. ay dönemi içinde yaşanılan mide yanması ve kabızlık problemlerinin en aza indirgenmesine yardımcı olurlar. Besinleri az ve sık sık tüketmek ve her gün aynı saatler içerisinde beslenmek, sindirim problemlerinin önüne geçilmesine olanak tanır.

Hamilelikte 6.Ay

Gebelikte 6.Ay, bebeğin boyunun 37 ila 38 santim’e ulaştığı ve ağırlığının ise 900 gram olduğu dönemdir. Hamilelikte 6.Ay içerisinde bebek hızla büyümeye devam ederken, cildinin hala pembe bir renkte olduğu gözlemlenir. Ellerini yüzüne götürme ve kordonunu tutma eylemlerini 6. Ayda kolaylıkla gerçekleştirir.

Diğer yandan, gebelikte altıncı ay içerisinde annenin vücudunda belirgin değişimler gözlemlenir. Karın bölgesinde gerilme ve vücutta ağrı oluşumu altıncı ayda yaşanması normal olan belirtilerdir. Bu dönemde bebeğin hareket kabiliyetinin güçlenmesi ve gelişiminin hızlanması, boy, kilo değerlerinin yükselmesi gibi nedenler annenin taşıdığı yükün artmasını sağlayarak, periyodik ağrıların yaşanmasını tetikler.

Hamilelikte 6.Ay Bebek Gelişimi

Gebeliğin 6.ayında bebeğin gelişimi hakkında detaylar şöyledir:

  • • Gebeliğin 6. Ayında bebeğin cildi ideal dolgunluğa tam ulaşmamış olup, pembe renklerdir.
  • • Bebeğin organlarının çevresi yağlanmaya devam eder.
  • • Ciltte yağ birikimin artması ile ince tüyler diğer bir ifade ile lanugo’lar dökülür.
  • • Lanugo’ların dökülmesi (Ciltte bulunan ince tüyler)ile birlikte vücut ısısını sağlama görevi ciltte yer alan yağlara geçer.
  • • Beyin ve sinir uçları arasında yer alan bağlar yükseldikçe, duyuların gelişimi başlar.
  • • Altıncı ayda, duyların gelişimi ile bebeğin gözleri ışığa duyarlı hale gelir.
  • • Hamilelikte 6.ay ile birlikte bebek gözlerini açmaya ve kapatmaya başlar.
  • • Işığın gelmesi halinde ise kolaylıkla gözlerini kısabilir.
  • • Altıncı ay içerisinde seslere karşı olan duyarlılık yükselir.
  • • Bebek annesi ile babasının seslerinin farklı tonlara sahip olduğunu ayırt eder.
  • • Ani ses yükselişlerinde ise hoplayarak tepki vermeye başlar.
  • • Bebeğin beyin ve baş kısmı büyümeye ve gelişmeye devam eder.
  • • Hamilelikte 6. Ay ile birlikte bebekte ilkel bir hafızanın oluştuğu belirtilir.
  • • Akciğer bölümünde ise dış dünyada nefes almayı sağlayacak olan alanların gelişimi hızlanır. Bu ayda akciğerlerin gelişmesi 6, ay gibi erken doğum evrelerinde bebeğin hayat kalmasının sağlanmasında etkilidir.
  • Tüm bu gelişimsel yeniliklere ek olarak, kırmız kan hücrelerinin oluşumu ve üretimi devam eder.

Hamilelikte 6.Ay Bebek Hareketleri

Gebeliğin 6.ayında bebeğin hareketleri hakkında detaylar şöyledir:

  • Gebelik döneminde bebeğin en hareketli olduğu periyoda hamileliğin 6. Ayında giriş yapılır.
  • Gelişen duyularını keşfeden bebeğin hareketlilik oranının yükseldiği gözlemlenir.
  • Altıncı ayda amniyon sıvısının miktarı bebeğin geniş hareketleri yapabilmesine imkan tanır.
  • Bebek bu dönemde aralıklarla, 2 ve 3 günde bir tekmeleme hareketli yapmaya başlar.
  • Ellerini, kollarını ve parmaklarını kolaylıkla hareket ettirir.
  • Bacaklarını ve başını tercih ettiği şekilde hareket ettirir.
  • Elini çene altına götürme eylemini gerçekleştirirken, yüzü ile gülümseme, kaş çatma gibi hareketleri kolaylıkla yapar.
  • Duyularına bağlı olarak göz kapaklarını hareket ettirir.
  • Hamilelikte 6. Ay ile birlikte hareket kabiliyetinin önemli ölçüde ilerlemesi yanında uyku alışkanlığı kazananımı gözlemlenir. Altıncı aydan itibaren bebekleri, düzenli şekilde anne karnında uyumaya başlarlar.

Hamilelikte 6. Ay Ultrason Görüntüsü

Gebeliğin 6.ayında ultrason görüntüleri hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Hamilelikte 6. Ay içerisinde ultrasonda bebeğin vücudu orantılı şekilde görüntülenir.
  • • Görünüm hala cılız olsa da kol, bacak, kafa ve gövde bölümleri ideal orantıya ulaşmıştır.
  • • Kemik ve kas gelişiminin ilerlemesi ile altıncı ay ultrasongörüntülerinde, bebeğin belirgin şekilde hareket ettiği görüntülenir.
  • • Ultrason görüntüsü ile bebeğin kordonunu tuttuğu net şekilde gözlemlenir.
  • • Dili dışarı çıkarma, gülümseme, eller ile yüzü kavrama gibi eylemler ultrason görüntülerine yansır.
  • • Sahip olduğu pozisyona bağlı olarak cinsiyet açıklaması yapılabilir.

Hamilelikte 6. Ay’da Anne Vücudunda Değişimler

  • Gebeliğin 6. Ayı annenin vücudunda değişimler hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:
  • • Altıncı aya kadar annenin aldığı kilo değerinin yaklaşık 1 kilogramı tamamen bebeğin gelişimi için harcanır.
  • • Altıncı ayda yükselen anne kilosunda kalan kilo değerleri, yağ, kan ve sıvı miktarından oluşur.
  • • Altıncı ayda anne vücudu vitamin ve sıvıya yüksek ölçüde ihtiyaç duyar.
  • • Vücutta sindirim zorluğu, baş ve bel ağrıları gözlemlenir.
  • • Göbek deliğinde büyüme ve karın derisinde gerilme oluşumundan söz edilir.
  • • Karın bölgesinde yer alan gerilmeye bağlı kaşınma hissi oluşur.
  • • Varis sorunları ile karşılaşma riski siz konusudur. Çatlakların önüne geçmek için ise karını ve bacakları nemlendirme işlemleri uygulanır.
  • • Tansiyonda periyodik olarak yükselmelerin gözlemlenmesi ihtimali bulunur.
  • • Kollar, boyun bölgesinde, yüzde cilt rengi değişimi oluşur.

Hamilelikte 6. Ay Şeker Yükleme Testi

Gebeliğin 6.ayında şeker yükleme testi hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Annenin idrarında şeker tespit edilmemesi sebebi ile daha önce şeker yükleme testi yapılmamış ise 6. Ay itibari ile uzman hekimce şeker yüklem testi uygulanır.
  • • Şeker yüklem testi rutin testler arasında yer almak ile birlikte annenin onayı alınarak gerçekleştirilir.
  • • Test ile gebelik şekerinin yüksek olduğunun tespit edilmesi halinde uzaman hekimce belirlenen ve bebeğin yeterli oranda besin almasının önüne geçmeyen bir şeker alımını kontrol altında tutma diyeti önerilir.

Hamilelikte 6.Ay’da Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebeliğin 6.ayında dikkat edilmesi gerekenler hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • • Hamileliğin altıncı ayı birlikte erken doğum’un oluşabileceği koşullar içerine giriş yapılır.16 haftadan önce yapılan bebek kayıplarına düşük adı verilir.16- 24 arasındaki kayalara erken bebek kaybı adı verilir.23. Haftadan itibaren benek doğumlarında gebelik haftası ilerledikçe hayatta kalma şansı artmaktadır.
  • • Diğer yandan 6. Ay ile birlikte bazı annelerde BraxtonHicks kasılmaları ortaya çıkabilir(ciddi olmayan hafif kasılmalar)Kasılmalar ise karının sertleşmesi ile hissedilir.
  • • Bu kasılmaların yükselmesi ve belirgin şekilde hissedilmesi halinde annenin uzaman hekimine danışması ve uzanma hekimce erken doğum ihtimalinin değerlendirilmesi gerekir.

Hamilelikte 6. Ay Kramp Sorunlarını Gidermek

Gebeliğin 6.ayında kramp problemlerini gidermek için yapılması gerekenler şöyledir:

  • • Uzaman doktor önerisi ve incelemesi sonunda kalsiyum ve magnezyum takviyesi almak,
  • • Gün içinde ayakları havada konumlandırarak uzanma yöntemi sayesinde kan dolaşımını dengelemek,
  • • Bacakları esneten hafif egzersizleri uzaman hekime danışma işlemi sonrasında gerçekleştirmek,
  • Bu yöntemlerden yararlanarak, hamilelikte 6. Ay ile birlikte şiddeti yükselen krampların önüne geçilir.

Hamilelikte 6. Ay Sindirim Problemlerini Azaltma

Gebelikte 6.ay sindirim sıkıntılarını hafifletmek hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Sindirim güçlüğünün hafiflemesi için reflü problemlerinin yaşanması halinde, az ve sık yemek yenmesine dikkat edilir.
  • • Yoğurt yeme ve süt içme alışkanlıkları kazanılarak, midedeki asit dengesi korunup, sindirim problemleri hafifletilir.
  • • Sindirim problemlerini önlemek için baharatlı ve aşırı yağlı yiyeceklerin tüketilmesinden kaçınılır.
  • • Yemek yeme işlemi sırasında aşırı sıvı tüketiminden kaçınılır.
  • • Yemek sırasında aşırı sıvı tüketimi yapılması reflüoluşumunu tetikleyeceği için sıvı tüketimi yemek sonrası ve ya öncesinde önerilir.
  • • Gece uykusu öncesi ağır yemeklerin tüketilmesinden kaçınılır.
  • • Ciddi derecede hazımsızlık ve kabız sorunları yaşanıyor ise uzman hekime bildirilmelidir.
  • • Altıncı ayda sindirim güçlüğünün ve kabızlık probleminin oluşumunun önüne geçmek için bol sebze ve meyve tüketimi sağlanır.
  • • Sindirimi dengelemek için öğün aralarına denk gelecek koşullarda bir gün içerisinde maksimum 8 bardak kadar su tüketilir.

Hamilelikte 6. Ay içinde uzman hekime danışma işlemi ile hafif egzersizlerin yapılması sindirimi hızlandırmaya yardımcı olur.Erken doğum riski olmayan gebelerde mutlaka belirli egzersizlerin yapılması gerekir.Gebelik doğal bir süreç olup nenelerimizin tarlada çalışarak gebeliklerini geçirdikleri unutulmamalıdır.

Hamilelikte 5. Ay

hamilelikte gebelikte5. ay
hamilelikte gebelikte5. ay

Hamilelikte 5. Ay, bebeğin boyunun 28 ila 29 santime ulaştığı, ağırlığının ise 430 ila 450 gram arasında olduğu dönemdir. Hamilelikte 5. Ay ile birlikte bebeğin hareketleri anne tarafından tam anlamıyla hissedilir. Beşinci ayda bebeğin organlarının gelişimi ise büyük ölçüde tamamlanır. Kemik iliği oluşumu hızlanır.

Kıbrıs tüp bebek merkezi olarak gebeliğin bu evresi ile ilgili bilgilendirici yazımızı sizler ile paylaşıyoruz.

Diğer yandan anne adayları beşinci ay içerisinde sağlıklı beslenme, düzenli şekilde uyuma ve yeterince dinlenme koşullarına özen göstermelidirler. Beşinci aya girilmesi ile birlikte annelerin vücudunda, karın bölgesinin gerilmesi, rahmin büyümesi, karın deliğinin genişlemesi gibi etkiler belirgin şekilde gözlemlenir.

Hamilelikte 5.Ay’da Bebeğin Gelişimi

Gebeliğin 5.ayında bebeğin gelişimi hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • • Bebeğin akciğerleri gelişmeye devam ederken, kemik iliği oluşumu hızlanır.
  • • Hamilelikte 5. Ayda bebeğin doğumu ardından nefes almayı sağlayacak olan sürfaktan üretilmeye başlanır.
  • • Beşinci ayda kırmızı kan hücreleri ve bilirubin üretilir.
  • • Biliburin maddesi karaciğerlerde süzülerek, idrar yoluyla atılır.
  • • Üretilen biliburin’in atılamaması ve birikmesi halinde ise doğum ardından sarılıp gözlemlenir.
  • • 5. Ayda oluşan bilirubin’in birikmesi halinde doğum ardından bebek, güneşe çıkarılma, bol emzirilme ve gerekli tedavi altına alınma işlemleri ile sağlığına kavuşturulur.
  • Beşinci ayda amniyon sıvısı, bebeğin gelişim aşamalarını desteklemeye devam eder.
  • Amniyon sıvısı, beşinci ayda oldukça hareketli olan bebeği darbelere karşı korur.
  • Bu ay içerisinde bebek amniyon sıvısını yutma işlemi ile akciğerlerini doldurma ve boşaltma eylemi ile nefes alır.
  • Bebeğin sindirim sistemi ise ideal ölçüde çalışmaya devam eder.
  • Önceki aylarda pembe renkli ve ince olan bebek cildi, 5.ay ile birlikte verniks tabakası ile kaplı hale gelir.
  • Cildin altında yer alan yağ tabakası miktarı ise yükselmeye devam eder.
  • Ciltte epidermis ve dermis olmak üzere iki farklı katman oluşur. Bu katmanlar belirgin cilt tabakasını meydana getirirler.
  • Tüm bu gelişmelerin yanında, el , ayak, avuç içi, ayak tabanı bölümlerinde yer alan cilt yüzeyi izleri oluşmaya başlar. Cilt yüzeyi üzerinde ise lanugo adı verilen ince tüylerin oluşumu gözlemlenir. Beşinci ay boyunca cilt yüzeyi macun kıvamında olan Vernix Caseosa tabakası ile kaplanmaya devam etmektedir.

Hamilelikte 5.Ay’da Bebeğin Bilinci

Gebeliğin 5. Ayında bebeğin bilinci hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Beşinci aydan itibaren, önceki aylarda refleks ile yapılan hareketler yerini bilinçli hareketlere bırakır.
  • • Gebeliğin 5. Ayında sinir hücrelerinin gelişmesi ile birlikte, beyin ile duyular arasında var olan bağlantıda güçlenir.
  • • Bu bağlantıyı güçlendiren yapı ise bebeğin vücudunun her alanında olan sinirleri kaplayan ve izole eden miyenlin’dir.
  • • Beşinci ayda bebek bir yetişkinin sahip olduğu sinir hücreleri oranına sahiptir. Sinir hücrelerinin bu şekilde gelişimi bebeğin hareketlerini bilinçli olarak kontrol edebilmesini sağlar.
  • • Bebek bu ayda yüzüne dokunma ve kordonunu tutma hareketlerini bilinçli olarak sergiler.
  • Tüm bu bilinçli ayrıntılara ek olarak, bebek amniyon sıvısını tatmaya devam ediyor olsa dahi, tatlı, ekşi, acı gibi tatları hisseder. Yüksek sesli ve hareketli müziklerde sıçrama hareki yapabilecek konumdadır. Beşinci ayda anne ve babasının sesine duyabilen bebekler ile konuşma yapılması uzaman hekimlerce önerilir.

Hamilelikte 5. Ay ile birlikte bebeklerin cinsel organları gelişir. Kız bebeklerde, 5 milyon adet yumurta oluşumu tespit edilir. Kız bebeklerin rahmi ve vajina oyuğu bölümü 5. Ay itibari ile gelişir. Erkek bebeklerde ise prostata gelişimi tamamlanır. Testisler ise henüz karın boşluğu bölümündedir. Kaşlar, saçlar ve tırnaklar beşinci ayda oluşmaya devam ederken, göz kapakları halen kapalı konumdadır. Beşinci ayda bebeğin uyuma sıklığının artığı ve 20 dakika ile 2 saatlik süreler boyunca uykuya daldığı gözlemlenir.

Hamilelikte 5. Ay Bebek Hareketleri

Gebeliğin 5.ayında bebeğin hareketleri hakkında detaylar şöyledir:

  • •Bu ayda kollar ve bacaklar kolaylıkla hareket ettirilir.
  • •Uyku süresi uzadığı için hareketler anne tarafından belirli periyotlar ile hissedilir.
  • •Bebek 5. Ayda, karına el ile dokunma işleminde, uzaklaşarak geri itme hareketi yapar.
  • Yapılan bu hareketler ise 1 ve 2. Aylarda yapılan refleks hareketlerinden farklı olarak bilinçli şekilde gerçekleşir. Bebek bilinç olarak kordonunu tutma, kollarını hareket ettirme ve pozisyonu ayarlamak için başını çevirme eylemlerindebulunur.

Hamilelikte 5. Ay Ultrason Görüntüleri

Gebeliğin 5.ayında ultrason görüntüleri hakkında bilgiler şöyledir:

  • • 5. Ayda fetüs’ün yüzü oldukça detaylı biçimde görüntülenir. Bu durumun sebebi, dudak, dil, burun gibi bölümlerin gelişmiş olmasıdır.
  • • Beşinci ay ile uyur ve hareketli pozisyonların her ikisinde de görüntüleme yapılır.
  • • Ultrason ile esneme, eli çene altına koyma, gülümseme gibi eylemler görüntülenir.
  • • Beşinci ayda ultrason ile bebeğin, amniyon sıvısını yutma amaçlı yaptığı ağzı açma ve kapama hareketleri net şekilde görüntülenir. Bu hareket çene kaslarının güçlenmesinde etkilidir.
  • • Ultrason eşliğinde güçlü kalp atışları duyulur.

Hamilelikte 5.Ay Anne Vücudu Değişimleri

Gebeliğin 5.ayında annenin vücudunda değişimler hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • • Hamilelikte 5. Ay içinde rahim büyümeye devam ederken, göbek deliği genişler.
  • • Fundus diğer bir ifade ile rahim tepe noktası, 22 santim genişliğine ulaşır.
  • • Vajinadan gelen beyaz renkli bir akıntı gözlemlenir.
  • • Karını alt kısmında ağrılar oluşur.
  • • Kabızlık ve bacak krampları oluşabilir.
  • • Mide yanması, hazımsızlık ve gaz problemleri gözlenme durunu bulunmaktadır.
  • • Karın bölgesi ve yüz bölgesi cildinde renk değişimleri oluşur.
  • • Kan basıncı artışı temelli kalp atışlarının hızlanması normaldir.
  • • Baş ağrısı hissi oluşur.
  • • Saç ve tırnaklarda hızlı uzaman gözlemlenir.
  • • Daha sık terlenirken ve vücut ısısında artış yaşanır.

Hamilelikte 5.Ay Üçlü Ve Dörtlü Testleri

Gebeliğin 5. Ayında üçlü ve dörtlü testler hakkında bilgiler şöyledir:

  • • Gebeliğin 5. Ayına gelindiyse ve hala test yaptırılmadıysa uzman hekimce üçlü ve dörtlü testlerin yapılması talep edilir.
  • • İkili testlerde normal sonuçlar alınmasına rağmen, anne adayının sahip olduğu yaş, potansiyel genetik rahatsızlık faktörlerine bağlı olarak üçlü ve dörtlü testler yapılabilir.
  • • Bu testler ile bebeğin, ana organları, baş ve omurga yapısı, plasenta pozisyonu, amniyon sıvısı hacmi, bebeğin kalp atışı, kesin cinsiyeti gibi faktörler hakkında bilgiler ortaya konur.

Hamilelikte 5.Ay’da Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar

  • Gebeliğin 5.ayında dikkat edilecek detaylar şöyledir:
  • • 5. Ayda annenin karın bölgesinde olan gerilme sebebi ile çatlaklar ve kuruluk oluşma riski bulunur. Bu yüzden karın bölgesinin nemlendirilmesine dikkat edilmelidir.
  • • Beşinci ay içerisinde stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Bunun için hafif egzersizler yapma, egzersizleri ve nefes alıp verme tekniklerini belirli bir saatte yapma yöntemi izlenir.
  • • Beşinci ayda, esnek kıyafetlerin giyilmesine özen gösterilmelidir.
  • • Bol su tüketimine önem verilir.
  • • Vücut ısısının artması sebebi ile soğuk olmayan fakat baygınlık hissini önleyecek seviyede serin olan ortamlarda yer alamaya özen gösterilir.
  • Egzersizler mutlaka uzaman hekime danışma işlemi ardından yapılmalıdır. Hamilelikte 5. Ay içerisinde dengeli beslenme kalsiyum, demir açısından zengin olan gıdaları tüketme koşullarına dikkat edilmelidir.

Hamilelikte 3. Ay

hamilelikte 3. ay
hamilelikte 3. ay

Hamilelikte 3.Ay

Hamilelikte 3.ay, embriyo evresinin sona erdiği, bebeğin fetüs olduğu aydır. Hamilelikte 3. Ay ile birlikte bebek, 10. haftadan doğuma kadar geçen süre zarfında fetüs olarak değerlendirilir. Üçüncü ayın son dönemlerine doğru ise fetüs, 7 ile 8 cm boyuna sahip olup, ağırlığı ise yaklaşık 22 ila 25 gram aralığındadır.

Hamilelikte 3.Ay’da Bebeğin Gelişimi

Gebeliğin 3. Ayın’da bebeğin gelişimi hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Hamileliğinin 3. Ayında 10. Haftanın geri bırakılması ile bebek,  fetüs adını alır.
  • • Gebeliğin 3. Haftasında bebeğin tüm organları çalışmaya başlar.
  • • Bebeğin pankreası insülin üretmeye başlar.
  • • Gebeliğin 3. Ayının sonunda ise bebeğin bağırsakları karın içerisine tamamen yerleşmiş konuma gelir.
  • • Üçüncü ayın içerisinde bebek artık, kan hücreleri sağlayan yolk kesesine ihtiyaç duymayacak konuma gelir.
  • • Yolk kesesine ihtiyaç duyulmamasının sebebi ise kan hücreleri sağlama görevini, 3. Ay içinde oluşan kemik iliği, dalak ve karaciğerin üstlenmesidir.
  • • Yolk kesesi diğer bir ifade ile yumurta kesesi 3. Ayın sonunda tamamen kaybolur.
  • • 3. Ay içinde bebeğin kol, bacak gibi uzuvları gelişme aşamasına devam eder.
  • • Uçları ve dokunma yerleri gelişmiş olan parmakların ise daha fazla uzadığı gözlemlenir.
  • • 2. Ayda perde görünümü ile birbirine yapışık olan parmaklar, 3. Ay içerisinde ayrılarak şekil alırlar.
  • • Hamilelikte 3. Ay içinde, bebeğin omuzları ve dirsek yapıları gelişmeye devam eder.
  • • Kıkırdak yapılar ise giderek daha fazla kemikleşmeye başlar.
  • • Kemik gelişimi, eklemlerin gelişimini desteklerken, bebeğin kafatası ideal şekle ulaşmak için gelişim gösterir.
  • Bebekte 3. Ay’da yaşanan bu fiziksel gelişimler ek olarak, boyun giderek daha da belirgin bir hal alması, sırt bölümünün düzleşmesi, kalbin geri kalan haftalara göre daha düzenli şekilde atamaya başlaması gibi gelişmeler yaşanır. Hamilelikte 3. Ay ile birlikte bebeğin kalbi, dakikada 160-18 atıma ulaşır.

Hamilelikte 3. Ay Sonu

Gebelikte 3. Ay sonu hakkında detaylı bilgiler şu şekilde sıralanır:

  • • Hamilelikte 3. Ay sonunda, bebeğin yüzü vücuda göre orantılı şekilde daha küçük bir şekle gelir.
  • • Gebeliğin 3. Ayının sonunda fetüs, her açıdan daha sevimli ve fark edilir şekle gelir.
  • • Bebeğin yüzünde yer alan hatlar ve özellikler daha ön plana çıkar.
  • • 3. Ay sonunda bebeğin alın bölgesi genişler.
  • • Bebeğin kulakları büyümeye başlar ve tam şekillerini almak için gelişmeyi devam ettirirler.
  • • İç kulak ve orta kulak bölümleri tamamen oluşur.
  • • Gözler bir önceki haftalara oranla yüzde ön kısma daha çok yaklaşır. İdeal yerlerine alan gözler renklenir.
  • • Bebeğin sindirim sistemi ideal şekilde çalışır.
  • • Bebek amniyon sıvısını yutarken, bu sıvı böbrek ve bağırsaklara aktarılarak süzülür. Süzülen sıvı amniyonsıvısı olarak tekrar idrar yardımı ile dışarı atılır.
  • • Bebek kordonu sayesinde, annenin vücudundan bebeğe aktarılan kan pompalama sistemi, bebeğe yeterli oksijeni iletir. Aynı zamanda yeterli ölçüde besin bu sistem ile aktarılmaya devam edilir.

Hamilelikte 3. Ay Bebek Hareketleri

Gebeliğin 3. Ayında bebeğin hareketleri hakkında bilgiler şöyledir:

  • • Annenin karnında bebeğin hareketleri 3. Ay itibari ile geçen haftalara göre daha hızlı hale gelir.
  • • Bebek ağzını açma ve kapama hareketlerini rahatlıkla yapar.
  • • Başparmağını ağzına götürebilir be pozisyon almak için başını çevirir.
  • • Hamilelikte 3. Ay’da bebek annenin tüm vücudunu gerebilecek hareketler yapmaya başlar.
  • • Bebek, dışarıdan karna el ile bastırma hareketlerinde, refleks olarak karşılık verir.
  • • Bebeğin diş tomurcukları gelişmeye devam ederken, annenin cildinin üzeri tüyler diğer bir ifade ile Lanugo ile kaplanır.

Hamilelikte 3. Ay Ultrason Görüntüsü

Gebeliğin 3. Ayında ultrasonun görüntüsü hakkında bilgiler şöyledir:

  • • Hamilelikte 3. Ay itibari ile bebeğin mimik hareketleri ultrason ile görüntülenmeye başlanır.
  • • 4 boyutlu ultrasonda ise bebeğin periyodik olarak yaptığı gülme eylemi görüntülenir.
  • • Cilt katmanı ve kemikler her geçen gün daha güçlü bir yapı kazandığı için bebek, 3. Ay içerisinde ultrason ile minik bir insan formunda görüntülenir.
  • • 3. Ay içerisinde bebeğin baş kısmının gövdesine göre 1/3 oranında daha küçük olduğu ve ideal derecede şekillendiği gözlemlenir.
  • • Bu ay içerisinde bebeğin tekme attığı ve kol, parmak bölümlerini hareket ettirdiği ultrason ile görüntülenir.
  • • 3. Ay içinde, bebeğin baş parmağını ağzına soktuğu ve refleks hareketler yaptığı ultrason görüntülerine yansır.
  • • 3. Ay sonunda bebek pozisyon olarak ideal seviyede ise uzman hekimler, bebek cinsiyeti hakkında bilgilendirme yaparlar.

Hamilelikte 3. Ay’da Anne Vücudunda Değişiklikler

Gebeliğin 3. Ayında annenin vücut değişimleri hakkında detaylar şöyledir:

  • • Hamileliğin 3. Ayının sonunda annenin rahmi, iri bir greyfurt büyüklüğünü alır.
  • • Rahmin büyümesi, annenin kasıklarında periyodik olarak kas ağrısı oluşumuna neden olur.
  • • Artan kan hacminin cinsel organa iletilen kan miktarını yükseltmesi, 3. Ayda cinsel isteğin değişikliğe  sebep olabilir.Mons pubis yani genital bölgede renk koyulaşması olabilir.
  • • Bel bölgesinde kalınlaşma, ciltte kuruluk ve yer yer sivilce gibi  problemleri gözlemlenir.

Hamilelikte 3.Ay Belirtileri Nelerdir?

Gebeliğin 3. Ayında olunduğunun belirtileri şöyledir:

  • • Yorgunluk hissi oluşması,
  • • Aşırı uyuma isteği,
  • • Sık idrara çıkma istediği,
  • • Gece uykularının bölünmesi,
  • • Meme bilgesinde sızı, şişkinlik ve hassasiyet oluşumu,
  • • Mide bulantı ile mide yanmasının aynı anda yaşanması,
  • • Sindirimde periyodik olarak güçlük çekme,
  • • Baş ağrısı ve kabızlık problemleri oluşumu,
  • • Cildin geçen aylara göre daha kuru bir hal alması,
  • • Kasık ağrılarını bebeğin gerici hareketleri ile artması,
  • Bu semptomların yaşanması halinde hamileliğin 3. Ayı içerisinde olunduğundan söz edilir.

Hamilelikte 3. Ay İkili Testi

Gebeliğin 3. Ayında ikili gebelik testi hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

• 3. Ayda yapılması gereken ikili test, hamileliğin 3. Ay rutin testleri arasında yer alır.

İkili test, 11 ila 14. Haftalar arasında uygulanıp, test öncesinde ultrason ile bebeğin ense kalınlığı kontrol edilir.Ayno zamanda CRL yani baş popo mesafesi ölçülür.Bu veriler elde edilen tahlil sonuçlarıyla bir bilgisayar programında eşleştirilir .Daha sonrabaI genetik  ve yapısal hastalıklar İçin risk belirlenir.Risk standartlara uymuyorsa daha ileri tetkikler yapılır.Bu testler anne kanındaki bebeğe ait hücrelerim incelenmesi veya bebeğin içinde bulunduğu sıvının direkt olarak karından alınmasıyla yapılır.

NİPD ,Veracity gibi testler anne kanından yapılır.

Amniosentez ise bebeğin içinde bulunduğu AMNİOS SIVIsı alınarak yapılır.Amnisentez sonucu 2- 21 gün arasında sonuç vermektedir.

• Bu test ve ultrason incelemeleri ile bebeğin downsendromu açısında değerlendirme yapılır.Ayrıca bel bölgesinde oluşabilecek Nöral tüp anomalileri belirlenebilir.”Meningo-miyelosel” adı altında toplanan bu gelişim bozuklukları bebeklerde bacakların felç olmasıyla sonuçlanabilir.Erken dönemde tesbiti ultrason incelemesiyle mümkündür.

Hamilelikte 3. Ay Beslenme Alışkanlıkları

Gebeliğin 3. Ayında beslenme alışkanlığı hakkında bilgiler şu şekilde sıralanırlar:

  • • Omega 3 içeren balığın düzenli tüketimi yapılır.
  • • 3. Ay için cevizin az miktarda tüketimi önerilir.
  • • Kalsiyum içeren süt, yoğurt, peynir gibi ürünlerin beslenme alışkanlıklarına eklenmesi sağlanır.
  • • Uzun süre aç kalmamaya dikkat edilirken, günlük yeterli miktarda su tüketimi yapılır.

Hamilelikte 3. Ay’da Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebeliğin 3.ayında dikkat edilecekler şöyledir:

  • • Diş eti kanamaları ile karşılaşmamak için dişleri düzenli olarak fırçalama ve bakım yapma aşamalarına dikkat edilmelidir.
  • • İkili testin uygulanmasına dikkat edilmelidir.
  • • Riskli olmayan ve vücudu rahatlatacak olan hafifi egzersizler tercih edilmelidir.
  • • Ne tür egzersizlerin yapılması gerektiği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına hangi besinlerin eklenmesi gerektiği uzaman hekimden öğrenilmelidir.
  • • Hamilelikte 3. Ay içinde kontrollere aksatılmadan devam edilmeli ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Hamilelik Lekeleri Nedir?

hamilelik lekeleri nedir
hamilelik lekeleri nedir

Hamilelik lekeleri, hamilelik döneminde anne adaylarının ciltlerinde oluşan lekelerdir. Hamilelik lekeleri, doğum lekeleri olarak da adlandırılabilmektedir. Genellikle yüz ve karın bölgesinde ortaya çıksa da, vücudunun farklı noktalarında da görülmesi mümkündür. Kahverengi görünümleri bulunmaktadır. Doğal bir oluşum olduğu söylenebilmektedir. Bununla birlikte birçok anne adayı için rahatsız edici olmaktadır. Kıbrıs tüp bebek tedavisi merkezi olarak bu konuda bilgilendirici yazı yazmak istedik.

Hamilelik lekeleri, basit doğal tariflerle yok edilebilmektedir. Bununla birlikte önerileri dikkate alarak leke oluşumunu minimuma indirmeniz de mümkün olmaktadır. Hamilelik lekesi problemleri için hazırladığımız yazımız, bu süreçte tarafınıza bir rehber niteliğinde olacaktır.

Hamilelik Lekeleri Neden Olur?

Hamilelikte Neden Cilt Lekeleri Oluşmaktadır?

Hamilelikte cilt lekesi oluşması nedenleri olarak gösterilebilecek birçok neden bulunmaktadır. Ancak temel neden hamilelik döneminde salgılanan östrojen ve progesteronhormonlarıdır. Hormonlar nedeniyle bu dönemde cilt hassaslaşabilmektedir. En temel sebep anne adaylarının hormonlarında meydana gelen değişiklikler olsa da, hamilelik lekesi oluşumunda etkin rol oynayan başka faktörler de bulunmaktadır. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • • Kişinin genetik olarak yatkın olması
  • • Gebelik döneminden önce uzun süre doğum kontrol hapı kullanılması
  • • Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalınması
  • • Sağlıksız beslenme
  • • Hamilelik öncesinde romatizma, tiroit gibi hastalıklar için kullanılan bazı ilaçlar

Hamilelik döneminde ortaya çıkan hamilelik lekeleri genellikle hamileliğin ikinci ve üçüncü ayında ortaya çıkmaktadır. Özellikle hamileliğin son üç ayında çok daha belirgin bir hale gelebilmektedir. Hamilelik lekeleri genellikle doğumdan sonra kendiliğinden kaybolabilmektedir. Ancak hassas ciltli ve genetik olarak yatkın kişilerde cilt problemlerinin kalıcı olabilmesi mümkündür. Bu durumda yazımızın devamında bulunan tedavi yöntemlerini kullanarak kolaylıkla lekelerinizden kurtulabilirsiniz.

hamilelik lekeleri neden olur
hamilelik lekeleri neden olur

Hamilelik Lekeleri Hangi Bölgelerde Görülmektedir?

Hamilelik lekelerinin görülebileceği bölgeler sıklıkla yüz ve karın bölgeleri olsa da, vücudun pek çok noktasında ortaya çıkabilmektedir. Genellikle ultraviyole ışınlarına maruz kalan yerlerde ortaya çıkmaktadır. Hamilelik lekelerinin görülebildiği bölgeler sıklık sırasına göre şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Göbek deliğinden aşağı doğru kasığa doğru inen düz çizgi (%80 gebede görülmektedir)
  • • Yüz bölgesi
  • • Eller
  • • Omuz
  • • Sırt bölgesi
  • • Dekolte bölgesi
  • • Kol ve bacakların dışa dönük olan kısımları

Hamilelik Lekesi Kimlerde Görülmektedir?

Hamilelik lekesi görülebilen kişiler, esasında riskin daha yüksek olduğu kişilerdir. Hamilelik lekeleri yalnızca gebe kadınlarda görülmemektedir. Bunun yanında lekelerin görülebileceği bazı risk faktörleri  de bulunmaktadır. Bu kişiler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • • Güneş ışınlarına duyarlı olan kişiler
  • • Makyaj malzemesi kullanan kişiler
  • • Doğum kontrol hapı kullanan kişiler
  • • Ağdadan sonra doğrudan güneş ışınına maruz kalan kişiler

Hamilelik lekeniz olması halinde öncelikle hamilelik lekenize doğrudan güneş ışınlarının temas etmesini önlemeniz gerekmektedir. Mutlaka güneşe çıkmanız gerekiyorsa, güneş kremi kullanmanız doğru bir tercih olacaktır.

Hamilelikte Lekesi Oluşumu Nasıl Engellenebilir?

Hamilelik lekesi oluşumunu engelleme yollarına dikkat ederek lekelerin oluşumunun tamamen önüne geçmek mümkün değildir.Bu leke oluşumu riskini minimum seviyeye  indirmek için yapılabilecekler şunlardır.

Hamilelik lekeleri oluşumunu engellemek için dikkate almanız gereken noktalar şu şekilde sıralanabilmektedir:

Hamilelik döneminde cilt problemlerinin ortaya çıkmasının sebebi, güneşin zararlı ışınları ile hormonların etkileşime girmesidir. Bu nedenle hamilelik lekesi oluşumunun engellenmesinin de en basit yolu, güneşlenme saatlerine dikkat edilmesidir. Özellikle öğlen güneş ışınlarına direkt olarak maruz kalınmamalıdır. Bunun yanında koruyucu ürünler kullanılması da güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmanıza yardımcı olacaktır.

• Hiperpigmentasyon kremleri kullanılması, leke oluşumunun önüne geçilmesine yardımcı olacaktır. Bu kremler arasından tercihinizi yaparken güneş koruma faktörünün 15’den yüksek olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Hamilelik döneminde vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanması önemlidir. Ancak güneşlenmek için 11.00 – 16.30 saatlerini tercih etmemeniz gerekmektedir. Çünkü bu zaman dilimi içerisinde güneş ışınları dik açı ile gelmektedir.

• UV ışınları güneş dışında, elektronik cihazlardan da yapay olarak yayılmaktadır. Bu nedenle güneşe çıkmayacak dahi olsanız, güneş koruyucu kremlerini kullanmaya özen göstermeniz gerekmektedir. 3 saatte bir kreminizi yenilemeniz faydalı olacaktır.

• Güneşe çıkarken yüzünüzün tamamına gölge sağlayacak bir şapka kullanmanız, yüzünüzde hamilelik lekesi oluşumunu azaltmak için faydalı olacaktır.

Hamilelik Lekelerine İlişkin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hamilelik lekelerine ilişkin bilinmesi gerekenler şu şekildesıralanabilmektedir:

Hamilelik lekeleri yukarıda da belirtildiği gibi doğumdan sonra kendiliğinden geçebilmektedir. Hamilelik süreci içerisinde hamilelik lekelerinden rahatsız olsanız da, tedavi için gebeliğinizin sona ermesini beklemeniz önemlidir. Hamilelik döneminde ilaç ve kozmetik ürünleri kullanımı minimum seviyeye indirilmelidir.

Hamilelik döneminden sonra hamilelik lekeleriniz geçmiyorsa, doğal yollarla tedavi yöntemlerini deneyebilmeniz mümkündür. Son noktada ise krem kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza başvurmanız önem arz etmektedir. Cilt doktorunuz gerekli incelemeleri yaptıktan sonra hamilelik lekeleri için uygun bir krem yazacaktır.

Yüz soyucu uygulamalar yapılmamalı eğer yanlışlıkla yapılırsa mutlaka güneş kremi kullanmanız gerekmektedir. Aksi bir durumda hamilelik lekelerinden kurtulmak isterken daha fazla hasar görebilirsiniz.

Hamilelik Lekeleri Nasıl Geçer?

Hamilelik lekelerinin geçmesi için uygulanabilecek bazı yöntemler bulunmaktadır.Genellikle bu kekeler zaman içinde geçerler. Sık tercih edilen yöntemler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • • Kimyasal peeling
  • • Medikal yöntemler
  • • Güneş koruyucu krem kullanmak
  • • Renk açıcı krem kullanmak
  • • Lazer tedavisi

Tüm bunların yanında bitkisel tedavi yöntemleri daha bilimsel olmamaları nedeniyle en çok önerilen tedavi  yöntemleri değildir.. Hamilelik lekelerini gidermek için tercih edebileceğiniz birçok bitkisel tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemler şu şekilde sıralanabilmektedir:

Nişasta tozu ve susam tohumunu karıştırarak cilt lekelerinize uygulayabilirsiniz. Masaj yaparak uygulayacağınız bu doğal krem, lekelerin giderilmesine yardımcı olmaktadır.

•Buğday tanesi kırması ve balı karıştırarak bir karışım elde edebilirsiniz. Bu karışımı cilt lekelerinize sürdükten sonra 10 dakika bekletmeniz gerekmektedir. Ardından ılık suyla temizlemeniz gerekmektedir.

•Soğan cilt lekelerinin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Hamilelik lekelerinizin olduğu bölgelere bir dilim kuru soğanı kesip sürmeniz gerekmektedir. Ardından bir süre beklettikten sonra ılık suyla yıkamanız gerekmektedir. Hamilelik lekelerinizin giderilmesi için gün içerisinde iki kere uygulamanız yeterli olacaktır.

•Çilek, salatalık ve kayısı meyvelerinin suyunu çıkarmanız gerekmektedir. Ardından sularını eşit olarak karıştırmalısınız. Bu karışımı hamilelik lekesi olan bölgelere sürdükten sonra masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Ardından ılık suyla yıkamanız gerekmektedir.

•Hardal ve sütü karıştırdıktan sonra akşamları lekelerinizin olduğu yere uygulamanız gerekmektedir. Ardından sabah ılık suyla yıkamalısınız.

•Maydanoz suyu maskesi, tercih edebileceğiniz bir diğer seçenektir. Bu seçenek için maydanoz ve limonun suyunu sıkarak karıştırmanız gerekmektedir. Ardından hamilelik lekesi olan bölgelere uygulayarak cildinizdeki lekelerden kurtulabilirsiniz.

Hamilelikte İlaç Kullanımı

Gebelikte ilaç kullanımı mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirilmelidir. Bilinçsizce kullanılan bazı ilaçlar bebeklerde anormalliklere neden olabilmektedir. İlaç kullanımının bir diğer sonucu ise erken doğum olabilmektedir. Esasında hamilelik döneminde birçok ilaç doktora danışıldığı sürece kullanılabilmektedir. Hamilelik döneminde bir probleminiz olduğunda yapmanız gereken doktorunuza başvurmaktır. Doktorunuz gerekli teşhisi koyduktan sonra tarafınıza ilacı ve kullanım dozunu reçete edecektir. Bu nedenle hamilelik lekeleri gibi problemleriniz olduğunda, medikal ve kozmetik ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.  Genellikle hamilelik lekeleri hamilelik döneminin ardından kendiliğinden geçmektedir. Bu nedenle tedavi süreci doğum sonrası döneme bırakılmaktadır. Bu dönemde geçmezse cilt doktoru tarafından uygun bir tedavi uygulanacaktır.

Hamilelikte 1. Ay

hamilelikte 1. ay
hamilelikte 1. ay

Gebeliğin başlangıcı ile bitişi arasında geçen süre 280 gün kabul edilir. Son adet tarihinin ilk gününden itibaren sayılmaya başlanır. Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi olarak hamilelikte 1. ay ile ilgili bilgilendirme yazımızdır.

Gebeliğin ilk ayı, anne adayının son regl tarihinden ortalama 14 gün sonra yumurtlama olduğu ve 21. Günü  Rahime embriyonun yerleştiği düşünülür.Dolayısıyla gebeliğin ilk ayı aslında sona adet tarihinin 3 hafta sonrasıdır. Hamilelikte 1. ay başlangıcında yumurtlama gerçekleşmektedir. Sperm ile yumurtanın döllenmesi ise zigot hücresini oluşturmaktadır. Zigot hücresi bölünmeye başlamakta ve rahim iç duvarına yerleşmektedir. 4. – 5. haftalar arasında embriyo haline gelmeye başlamaktadır.

Anne adayı gebe kalmayı istiyorsa, ilk dönemler kendini oldukça mutlu ve heyecanlı hissedecektir. Genellikle bu dönemde anne adayı hayatında düzenleme yapmaya, araştırmaya ve bebeği için önlemler almaya başlamaktadır.

Anne adaylarının bir diğer eğilimi ise bebeğin doğum tarihi hakkında fikir sahibi olmak istemeleridir. Hazır takvimleri kullanarak veya son regl döneminizin ilk gününe 280 gün ekleyerek bebeğin doğum tarihi hakkında bilgi sahibi olmanız mümkündür.

Hamileliğin Birinci Ay Belirtileri

Hamileliğin ilk ay belirtileri genellikte 4. hafta ile birlikte başlamaktadır. Bebeğin ilk oluşum aşamasında anne adaylarında herhangi bir his veya belirti söz konusu değildir. Bazı anne adayları ise hamile kaldıklarını anlayabilmektedir. Bununla birlikte 4. haftaya gelindiğinde kahverengi lekelenmelerin başlamasıyla hamileliğin ilk belirtileri de gün yüzüne çıkacaktır. Kahverengi lekelenmeler embriyonun rahim duvarına yerleşmesi ile meydana gelmektedir.

Hamilelikte ilk ay kadının regl günü geçmektedir. Bu sayede anne adayları hamile olabileceklerini düşünerek gebelik idrar testi yapmaktadır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, idrar testinde 3-4 haftalık gebelikler görülmeyecektir. Bununla birlikte silik çizgi görmeniz de mümkündür. Silik çizgi hamile olduğunuza işaret etmektedir. Bu durumda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Doktorunuz kan testi yaparak hamile olup olmadığınız hakkında net bir cevap verecektir. Ayrıca hamilelik hormonu Beta HCG seviyeleri hakkında da fikir sahibi olarak hamilelik sürecinizi inceleme fırsatı yakalamaktadır. İlk aylık hamilelikte Beta HCG değerleri gebeliğin tekil yada çoğul olmadı sebebiyle 3-3426 (mIU/L) arasındadır. Bu değerler normal kabul edilmekle birlikte her anne adayının kendi nezdinde farklılık gösterebilmektedir.

Hamileliğin ilk ayında hissedebileceğiniz belirtiler şu şekilde sıralanabilmektedir:

• Bel bölgesinde yağlanma başlayabilmektedir. Çünkü hamilelik hormonları salgılanmaya başlamıştır. Bu hormonlar bedeni olası kıtlık riskine karşı korumaktadır.

• Anne adayının metabolizması ve kan dolaşımı hızlanmaktadır.

• Yorgunluk ve uyku hali en sık rastlanan belirtilerden birisidir.

• Mide bulantısı ve kusma problemi oluşabilmektedir.

• Anne adayları karın ve kasık bölgesinde ağrı hissedebilmektedir.

Hamileliğin Birinci Ayında Ultrason Görüntüsü 

Gebeliğin ilk ayında ultrason görüntüsü alınabilmesi için vajinal ultrason muayenesi yapılmaktadır. İlk ay ultrason görüntüsü alınabilmesi için hamileliğin 4. haftaya ulaşmış olması gerekmektedir. İlk hafta ve ikinci hafta henüz bebek oluşmamaktadır. Bebek oluşumu üçüncü haftayla birlikte başlamaktadır. Embriyoyu ise 4. hafta görebilmek mümkündür. Bu dönemde embriyo amniyon sıvının yer aldığı amniyon kesesi içerisindedir.

İlk Gebelik Muayenesinde Yapılan İşlemler 

İlk hamilelik muayenesinde yapılan işlemler hakkında da bilgi sahibi olmak, anne adayları için önemlidir. Bu nedenle konu hakkında bilgi vermek gerekmektedir.

Hamileliğin ilk ayında genellikle doktor başvurusu, hamilelik muayenesi şeklinde değil, hamilelik şüphesini netleştirmek için olmaktadır. İlk dört hafta içerisinde bebeğin kalp atımı hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Gebelik durumu netleştikten sonra ilk gebelik muayenesinde yapılan işlemler şu şekilde sıralanabilmektedir:

• Annenin genel fiziki durumu muayene edilmektedir.

• Genetik, tıbbi ve psikoseksüel etkenlerin gebelik dönemindeki riskleri saptanmaktadır.

Anne adayının hamilelik dışında bir sağlık sorunu olup olmadığı araştırılmaktadır. Böyle bir sorun görülmesi halinde ise bu durumun gebeliğe etkileri üzerine bir araştırma yapılmaktadır.

Bebeğin tahmini doğum tarihi hesaplanmaktadır.

Anne adayının gebeliğinin başlaması ile birlikte doktorlar ilaç kullanımı, röntgen gibi durumlar ve beslenme hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirme yapmaktadır. Bu süreçte anne adayı bilinçlendirilerek bebeğe ve gebeliğe zarar verebilecek durumlar bertaraf edilmektedir. Gebelik, egzersiz ve kilo alımı gibi konular da annenin bilgi sahibi olması gereken konulardır.

Hamileliğin Birinci Ayında Bebeğin Durumu

Gebeliğin ilk ayında bebeğin durumu, anne adaylarının en merak ettiği konulardan birisidir. Hamilelikte 1. ay bebeğin durumu hafta hafta şu şekilde sıralanabilmektedir:

İlk Hafta: İlk hafta henüz gebelik oluşmamıştır. İlk hafta anne adayının rahmi gebelik sürecine hazırlanmaktadır.

İkinci Hafta: İkinci hafta hazırlanmış rahme, döllenmiş yumurta düşmektedir.

Üçüncü Hafta: Anne adayının tam olarak hamile olduğu söylenebilmektedir.

• Dördüncü Hafta: Dördüncü hafta bebek ultrasonda görülebilmektedir. Anne adaylarının regl döneminde gecikme yaşadığı hafta bu haftadır.

Gebeliğin Birinci Ayında Beslenme Önerileri

Hamileliğin ilk ayında beslenme önerileri, sağlıklı bir hamilelik geçirmek için önemlidir. Doktorunuz ilk muayenelerde tarafınıza beslenme hakkında bilgi verecektir. Genel bir bilgi sahibi olmanız adına hamilelik döneminde beslenme önerileri şu şekilde sıralanabilmektedir:

• Lifli gıdalar tüketmeniz, kabızlık problemini çözmenize yardımcı olacaktır. Elma lifli gıdalardan birisidir.

• Ispanak demir, C vitamini ve folik asit açısından zengin bir besindir. Bu sayede bebeğin omurgasını korurken anne adayının da enfeksiyonlarla baş etme kabiliyetini arttırmaktadır.

• Süt ve süt ürünlerini tüketmeye özen göstermelisiniz. Bu ürünler kalsiyum, vitamin ve mineral açısından zengindir.

• Tam tahıl ürünlerini tüketmek önemlidir. Kilo endişesiyle kompleks karbonhidrat alımını bırakmak doğru bir tercih olmayacaktır.

Kafein oranı yüksek içecekler tüketmemeniz gerekmektedir.

Siyah çayı açık ve limonlu tüketmelisiniz. Yemeklerin yanında tüketmemeniz ise önemlidir.

Günlük 2 litre su içmeye özen göstermelisiniz.

Hamileliğin Birinci Ayında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebeliğin ilk ayında dikkat edilmesi gereken durumlar, anne adayının daha bilinçli bir gebelik geçirmesi için önemlidir. Bu durumlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

• Folik asit, bebeğin omurilik yapısının sağlıklı bir şekilde gelişmesine destek olan önemli vitaminlerden birisidir. Gebelik durumu netleştirildikten sonra genellikle doktorlar anne adayına folik asit takviyesi tavsiye etmektedir. Ancak daha sağlıklı olanı gebe kalmadan 3 hfta önce folik asit  içeren ilaçlara başlatılmasıdır.Bu öneriye mutlaka kulak vermeniz ve özellikle ilk üç ay aksatmadan kullanmanız gerekmektedir.

• Önceden gebelik, düşük tehlikesi, preeklampsi gibi sorunlar yaşadıysanız, bu konu hakkında doktorunuzu bilgilendirmeniz oldukça önemlidir. Gebeliğin ilk ayında düşük olması durumunda anne adayının bu durumu çok net hissettiğini söylemek mümkün değildir. Anne adayının önceki gebelik problemleri hakkında doktorunu bilgilendirmesi, hem sonraki sürece hazırlıklı olmak ve hem de mevcut süreci değerlendirmek için önemlidir.

• Hamilelik döneminde anne adayları iç güdüsel olarak hayatında bazı değişiklikler yapmaya ve bebeğini korumaya yönelmektedir.

• Hamile olunduğunu öğrenen annenin sigara ve alkol gibi bağımlılıklarını terk etmesi gerekmektedir.

• Hamilelik sürecinde anti depresan ilaçları dahil olmak üzere hiçbir ilacın kullanılmaması önemlidir. İlaç kullanımı konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır.

Hamileliğin İlk Ayında Doktora Başvurulması Gereken Durumlar

Hamileliğin ilk döneminde doktora başvurulması gereken durumlar bulunmaktadır.  Bu durumlar meydana geldiğinde, vakit kaybetmeden değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi önem arz etmektedir. Bu nedenle konu hakkında bilgi verilmesinde fayda bulunmaktadır. Hamilelikte 1. ay doktora başvurulması gereken durumlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • •Kasıklarda şiddetli ağrı
  • •Şiddetli mide bulantısı ve kusma
  • Vajinal kanama
  • Parça düşürme
  • •Yüksek ateş
  • •İdrar yaparken yanma hissi
  • •İdrara çıkamama durumu
  • Şiddetli kabızlık durumu
× Whatsapp Hattı