Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Yumurta Donasyonu Yöntemi ve Fiyatları

Yumurta Donasyonu Yöntemi ve Fiyatları
Yumurta Donasyonu Yöntemi ve Fiyatları

Yumurta Donasyonu Yöntemi ve Fiyatları   Çeşitli merkezlerde uygulanan yumurta donasyonu uygulamasının fiyatları birbiri arasında farklılık göstermektedir. Tabi ki sağlık sektöründeki rekabet ortamında olması gerekenin çok altında rakamlar sunulurken, daha çok kazanmak amaçlı, olması gereken den yüksek fiyatları olan merkezler de vardır. O yüzden çiftlerin iyi bir araştırma yapması gerekir. Fiyata göre karar vermektense, hizmet kalitesi baz alınmalı, doktor ve ekibi iyi araştırılmalıdır. Bunun için de kuruluşun başarı oranları aslında doğru seçimi göstermiş olur. Çünkü istenen sağlıklı bir gebelik döneminin başlaması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesidir. O yüzden kimse büyük umutlarla giriştiği bir uygulamadan hüsranla çıkmak istemez.

Bunun yanında tedavinin niteliğine göre, aşamalarına göre fiyatlar da farklı olacaktır. Tedavinin süreci ve uygulanan işlemler kişiden kişiye değişik olabilir. Yumurta donasyonu işlemi önemli bir tedavi şeklidir. O yüzden aşamalar detaylıca düşünüldüğünde düşük maliyette olması da pek mümkün değildir. En başta donör olacak kişi ayrıntılı sağlık kontrollerinden ve çok sayıda testlerden geçer. Sonuçta istenilene ulaşmak için yapılması gerekli tüm uygulamalar eksiksiz olmalıdır. Ayrıca donöre de verilecek ücret hesaba katılmalıdır. Donmuş yumurta kullanan merkezlerde, yani önceki zamanlarda dönerden alınmış ve bekletilmiş yumurtalarla yapılan işlem daha ucuz olacaktır. Ancak bu durum başarı oranını düşürecektir.

Yumurta Donasyonu Fiyatları

Yumurta donasyonu tedavisinin fiyatları aynı zamanda ülkelere göre farklılık gösterir. Ülke kanunları, yumurta donasyonu uygulamasının yasal olup olmadığı, ödenen sağlık vergisi oranı ve donöre verilen ücrete göre çeşitli fiyatlar ortaya çıkar. Çeşitli ülkelerin fiyat aralığı verilecek olursa 4.500 Usd ile 15.000 Usd arasında fiyatlara erişilebilir. Bazı ülkeler fiyat verirken hizmetin yanında uçak bileti, konaklama, hava limanı transferi hizmetlerini de dâhil edip paket kapsamında seçenekler sunabiliyor.

Çoğu ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de yumurta donasyonu yasal bir uygulama olmamasından dolayı, bu işlem için doktor ve hastalar tarafından Kıbrıs tercih ediliyor. Kıbrıs’ta 4.500 Euro ile 8.000 Euro arasında paket kapsamında fiyatlarla işlem yapılıyor. Kıbrıs’ın bu konuda ayrıca donmuş yumurta kullanmaması ile birçok ülkenin önüne geçmiş durumda olduğu görülüyor.

Yumurta Donasyonu Nedir ve Nasıl Yapılır?

Yumurta Donasyonu Nedir?
Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir? Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin çoğu bazı sağlık sorunları nedeni ile bu hayallerine kavuşamaması yumurta donasyonu gibi yöntemlere başvurmaya yöneltir. Bu noktada günümüz teknolojisi ile ilerleyen ve çiftlere farklı seçenekler sunan tüp bebek yöntemlerinden yumurta donasyonu devreye girmektedir. Tüp bebek tedavisine karar veren çiftlerin tedaviye başlamadan önce kendilerini manevi olarak hazırlamaları gerekmektedir. Çünkü tüp bebek tedavi yöntemleri sabır ve azim gerektiren bir süreçtir.

Tüp bebek yöntemlerinden biri olan yumurta donasyonuna bayanlarda yumurtalığın çalışmaması nedeni ile başvurulur. Çalışmayan ve sağlıklı olmayan yumurtalıklar hamile kalmayı engel durumlar oluşturur. Özellikle kısır anne adayları yumurta donasyonu yöntemi ile çocuk sahibi olabilir. Yumurta donasyonu başka bir bayandan yumurta alınıp çocuk sahibi olmak isteyen anne adayına nakil edilmesi olayıdır.

Yumurta Donasyonu Nasıl Yapılır?

Yumurta donasyonu yumurta bağışçılarından alınmaktadır. Yumurtasını bağışlamak isteyen bayanlar bu işlemi gönüllü olarak yapmaktadırlar. Yumurta donasyonu işlemi genelde tüp bebek tedavisi başarısız olduğu zamanlarda daha çok tercih edilmektedir. Ayrıca yumurta donasyonu yapılırken bağışçının sağlık durumunun iyi olmasına özen gösterilir. Bağışçılar yada bu bağışı para ile yapan kişilerden en sağlıklı olanları seçilir.

Bebek sahibi olmak isteyen bayanlar tüp bebek yöntemini defalarca deneyip sonuç alamadıkları zaman yumurta donasyonu yöntemi ile bebek sahibi olma yöntemini seçebiliyor. Bu süreçte ilk olarak bağışçı ve alıcı arasında herhangi bir tanışma olmaz. Bilgiler genel olarak gizli tutulur. Daha sonra yumurta bağışçısına yumurtaların uyarılması için işlemler yapılır. Yumurtalığın uyarılma zamanı bağışçının adet döneminin 2 yada üçüncü günü yapılmaktadır. Uyarılma yapıldıktan sonra yumurtaların belirli bir boyuta gelmesi beklenir. İstenilen boyuta genel yumurtalar bağışçıdan alınır. Alınan yumurtalar özel bir laboratuvar ortamında baba olacak adaydan alınan spermler ile özel bir sıvı ile dolu kap içerisinde birleştirilir. Bu işlem yapılırken asıl anne adayının da hazırlanması gerekir. Rahim hamileliğe elverişli olsun diye bazı ilaçlar verilir. Bu ilaçlar verildikten sonra rahim eğer gebeliğe uygun bir halde ise embriyo anne adayının rahmine yerleştirilir. Embriyo yerleştirildikten yaklaşık 10-12 sonra işlemin başarılı olup olmadığını anlamak için gebelik testi yapılır.

Yumurta Donasyonu Kimlere Yapılır?

Bayanlarda kanser tedavisi, erken menopoz, kısırlık, farklı hastalıklar nedeni ile yumurtalığın zarar görmesi, ilerleyen yaş, taşıyıcı hastalığa sahip bayanlar, genlerinden dolayı riskli gebelik yaşayabilecek kişiler genellikle yumurta donasyonu işlemine başvurmaktadır.

Son olarak yumurta donasyonunun başarısız olma ihtimali de doğal olarak bulunmaktadır.

Sperm Donasyonu Nedir Nasıl ve Kimlere Yapılır?

Sperm Donasyonu Nedir ve Kimlere Yapılır?
Sperm Donasyonu Nedir ve Kimlere Yapılır?

Sperm Donasyonu Nedir?

Sperm Donasyonu Nedir ve Kimlere Yapılır? Doğal yöntemler ile çocuk sahibi olamayan çiftler tüp bebek yöntemine başvurmaktadır. Sperm donasyonu da bir tedavi seçeneğidir.Tüp bebek yöntemi bazı çiftler de başarısız sonuçlar verdiği için çocuk sahibi olmak isteyen anne ve baba adayları yumurta veya sperm donasyonu yönteminde çare ararlar.

Sperm donasyonu baba adayının spermlerinin yetersiz veya sağlıksız olması durumunda tercih edilir. Sperm donasyonu; gönüllü bir sperm bağışçısından alınan spermler asıl anne adayından alınan yumurta ile özle laboratuvar ortamında birleştirilir. Daha sonra döllenen embriyo alınarak anne adayının rahmine yerleştirilir.

Sperm donasyonu işlemi yapılmadan hemen önce anne adayı bu sürece hazırlanır. Anne adayının yumurtalıkları hazırlanır. Yumurtanın döllenmeden önce gerekli büyüklüğe gelmesi için ilaç verilir. Bu ilaçlar tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar ile aynıdır. Bilindiği gibi tüp bebek tedavi yönteminde de yumurtaların elverişli duruma gelmesi büyümesi için ilaç tedavisi yapılır.İlaç tedavisi iğne yöntemi ile yapılır. Anne adayının yumurtalıklarına büyüme iğnesi yapılır.Bu iğne anne adayının adet döneminde gerçekleştirilir. Adet döneminde 2 yada 3 gün itibari ile iğne yapılır ve süreç başlamış olur. İğne yapıldıktan yaklaşık 10 gün sonra yumurtalardan büyük ve döllenmeye elverişli olanlar toplanır.

Anne adayından alınan yumurtalar sperm ile birleştirildikten sonra tekrar anne rahmine yerleştirilmelidir. Sperm ve yumurta birleştirildikten sonra embriyo halini alır. Embriyo anne rahmine yerleştirilmeden önce anneye ilaç tedavisi yapılır. Burada ki amaç düşük gibi risklerin önüne geçmektir. Eğer rahim hamileliğe hazır değil ise embriyo rahimde tutunamaz ve düşük gerçekleşir. Bu tür durumların önüne geçmek için hazırlık evresi önemlidir.

Sperm Donasyonu Kimlere Yapılır?

Erkeklerde sperm sayısının yetersiz olması, herhangi bir hastalıktan dolayı tedavi görmüş ve spermleri bundan etkilenmiş olanlar, taşıyıcı hastalığa sahip olanlar, kısırlık sıkıntısı çeken erkekler sperm donasyonu yöntemi ile çocuk sahibi olabilir.

Özellikle kanser tedavisi gibi ciddi durumlar yaşamış olan erkeklerde spermlerin döllenmeye elverişli olmadığı sıklıkla görülür. Bazı kişiler böyle ciddi tedaviler görmeden önce sperm yada yumurtalarını dondurma yöntemini seçiyor. Dondurma yöntemi sayesinde hastalık tedavisi biten kişiler daha sonra dondurulmuş üreme hücrelerini kullanıp çocuk sahibi olabiliyor.

Yumurta Donasyonu Teşhisi ve Kabullenme Süreci

Yumurta Donasyonu Teşhisi ve Kabullenme Süreci
Yumurta Donasyonu Teşhisi ve Kabullenme Süreci

Yumurta Donasyonu Teşhisi ve Kabullenme Süreci; Yumurta donasyonu (yumurta nakli), donörden tüp bebek yöntemiyle elde edilmiş yumurta hücrelerinin, alıcı kadının eşinden alınan spermlerle döllenerek olusan embriyolarin alıcı kadının rahmine transfer edilmesidir.
En cok merak edilen konulardan birisi ise, teshisin koyulmasi sureci ve alıcı olan kadının bunu kabüllenme sürecidir.

Teşhisin Koyulma Süreci;

Sonuçsuz kalan ve başarısız olan tüp bebek süreçleri sonunda çiftlerin önüne çocuk sahibi olabilmeleri için farklı alternatifler sunulmaktadır. İlk öneri,evlat edinmek ve bir diğeri ise donasyon yöntemi ile çocuk sahibi olmak seçenekleridir.
Ülkemizde bazı kesimler tarafindan çok kabul edilebilir bir yöntem olmasada dünya genelinde oldukça yaygın olarak kullanılan yumurta donasyonu yöntemi evlat edinmeye ciddi bir alternatiftir.

Yumurta Donasyonu Kabullenme Süreci

Düşük yumurtalık rezervine maruz kalan kadınlar ,başarı oranı düşük olmasına rağmen, çoğu kez bu İVF denemelerini tekrarlarlar. Düşük yumurta rezervi olan hastalar bir çok bu tüp bebek denemelerini yaşarlar.Bu çiftlerin çok azı başarıl olurlar.Bu tip yumurta rezervi azalmış çiftlerin birçoğu ,yumurta bağışı için kapıyı açarak ileriye doğru ilerlemektedir. Donasyon yöntemiyle geleceğin parlak olduğunu anlamaya başladıklarında durumu kabul ederler ve büyük bir çoğunluğunbaşarılı olurlar. Donasyondaki başari oranlari genç, sağlıklı ve doğurganlığı yüksek olan bayanlardan yumurta alındığı için yüksektir. Bircok başarisiz tüp bebek denemesi olan çiftlerimiz zamanla sonuç alamayinca bu yonteme basvurmaktadırlar. Bu durumun tespitinin doğru yapilmasi çok önemlidir.

Bu konuda araştirmalara başlanıldığında, alanında uzman tüp bebek uzmanı doktorunuzla ve kişisel danışmanınızla görüşülmesi gerekir. Bir danışmanla kurulmuş bir ilişkiniz varsa, bu harika bir başlangıç olacaktır. Sadece doğurganlık ve yumurta bağışı ile ilgili konularda bilgi sahibi olduğundan emin olun. Aksi takdirde, sizi yumurta bağışına ilişkin duygularınız ve seçenekleriniz üzerinde çalışmanıza yardımcı olabilecek deneyimli, nesnel ve merhametli bir danışmana yönlendirilmeniz bizim tarafımızdan yapılacaktır.

İnsanlar, 45 yaşındaysanız ve bir bebeğiniz varsa varsayımlar yapmaya meyillidirler, varsayımlarını yapmalarına izin verin. Gizlilik, çoğu insan için anahtar kelimedir. Ancak belli bir süre içinde çevreniz sizinle ve bebeğinizle ilgilenmeyi bırakırlar.
Sizi yapılacak işleme hazırlayacak olan kişi seçtiğiniz merkezdeki uzman hekiminiz olacaktır.Bazı merkezlerde, özellikle İngilterdeki tüp bebek merkezlerinde çalışan Psikiyatrist hekimler donasyon konusunda sizi bilgilendirmekte ve sizi psikolojik olarak hazırlamaktadırlar.

Bu nedenle karar veriren sececeginiz kurumda sizin icin cok onemlidir.
Verici ile ilgili ortaya çıkan (donör)tedirginlik ise son derecede sık rastlanan bir psikolojik gerginlikdir.Daha önce bu işlemi yaptıranların internet ortamındaki anlattıkları deneyimleri,merkez hakkında yazılan içerikler,merkezin çalışma süresi gibi bilgiler seçeceğimiz merkezle ve donörlerle ilgili kuruntularımızı gidermeye yardımcı olacaktır.
Verici ile ilgili bütün araştırmaları sizin adınıza tüp bebek merkezi yapmaktadır. Tercihlerinizi yaparken gideceginiz merkezin güvenilirligini ve en onemlisi sizi takip edecek olan Doktorunuzu iyi araştırıp seçmelisiniz.

Tüp Bebek Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavi seçenekleri nelerdir?
Tüp bebek tedavi seçenekleri nelerdir?

Yumurtlama Takibi

Tüp bebek tedavi seçenekleri nelerdir? İlk aşamada yumurtlama takibi ve normal yoldan yumurtlama olmazsa yumurta çatlatıcı kullanarak hastaların ilişki ile gebe kalmaları için çaba sarfedilir. Bu duruma timed intercourse yada  zamanlanmış ilişki denir.

Aşılama (İUİ) : Yapılan  analizlerde kadına ait bir sorun tespit edilmemişse özellikle tüplerde sorun yoksa ve sperm sayısı ile kalitesi çok kötü değilse uygulanabilir. Hem ucuz hem de kolay uygulanabiliyor olması da bir tercih sebebidir. Bununla birliktegebelik şansı %20 civarındadır.

Mikroenjeksiyon (ICSI) : günümüzde en çok uygulanan yöntemdir. Uygulama pahalı ve zahmetli olsa da başarı şansı yüksek olduğu için tercih edilir.Ciddi sperm ya da yumurta problemi olanlarda da kullanılabilir. Her yumurta
için bir adet sperm yettiği için testislerden elde edilen birkaç sperm ile gebe kalmak mümkündür.

İMSİ, daha iyi büyütmesi olan mikroskoplarla spermlerin seçilmesi işlemidir. Kötü spermi olan hastalara oldukça yararlı olmaktadır.

Embriyoskop: Özellikle iyi kalitede embriyoların seçilmesine yardımcı olan bir yöntemdir. Erken bölünen embriyoların gebelik şansının daha yüksek olduğu beklentisiyle embriyoların resimlenmesi ve video oluşturulması ile çalışır. Özellikle Türkiye gibi bir embriyo transferinin zorunlu olduğu ülkelerde faydası hastanın bir an önce gebe kalması hususunda oldukça avantaj sağlamaktadır.

Gebelik Aşısı: Ne kadar faydalı olduğu tartışmalı olmakla beraber bazı hastalarda az da olsa faydalı olduğu bilgisi bazı hekim arkadaşlarımız tarafından bize iletilmiştir.

Yuvalama (Asisted Hatching): Çok nadir olarak işe yarar. Yumurtanın dış zarı kalın olursa lazer yardımıyla delik açılır.

Tüp bebek tedavisi seçenekleri

IVF: Tüp bebek tedavisi alanında ilk uygulanan yöntemdir. Yumurta ve spermlerin laboratuvarda bir araya getirilmesi ve bir süre sonra döllenen yumurtaların kontrol edilmesi şeklinde uygulanır. Bu işlemde sperm ve yumurta kalitesi önemlidir. Sayısı çok az ya da kalitesi kötü olan spermlerde uygulanırsa döllenme işlemi gerçekleşmez. Bu durumda mikroenjeksiyon işlemi denenmelidir. Tüp bebek uygulamasında her yumurta başına 250 bin adet sperm kullanılır. Döllenmeye bırakılan yumurtalar ertesi gün döllenmezlerse İCSİ işlemi yapılamaz.

PGD (Gebelik öncesi genetik analiz): Kısırlık nedeni eğer genetikse, mikroenjeksiyon (ICSI) veya IVF ile döllenen yumurtalar laboratuvar ortamında geliştirilir. Gelişen embriyolara anne rahmine transfer etmeden önce blastomer biyopsisi ile genetik analiz yapılır. Genetik olarak sağlam çıkan embriyolar anne adayına transfer edilir. PGD ile belirlenebilen hastalıkların sayısı her geçen gün artmaktadır. Başka bölümde detaylı olarak anlatılmıştır.

Tüp Bebek Tedavisinden Önceki Testler Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinden önceki testler nelerdir?
Tüp Bebek Tedavisinden önceki testler nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinden önceki testler nelerdir? ; Öncelikle kadınlarda ön görüşme yapılarak durumu değerlendirilir. Adet miktarı ve iki adet arasında gecen zaman yumurtalıkların çalışması hakkında bilgi verir. Ultrason muayenesi ve yumurtalık rezervi  kontrol edilir. İlaçlı rahim filmi ile tüplerin durumu araştırılır. Hastalara sorulan sorular teşhise yardımcı olur.

Tüp Bebek Tedavisinden önceki testler

Kadındaki İnfertilite ile ilgili Olabilecek Belirtiler:

1- Adet kanaması bitimine yakın kahverengi renkli damlamalar = Polip olduğunu düşündürür.
2- Adetler arasındaki sürenin kısalması 26 günden az sürmesi = Yumurta rezervinin azaldığını gösterir.
3- Adet kanamalarının arasındaki sürenin uzaması 30 yaş ve üstü kadınlarda = PCO denilen fazla miktarda yumurta olduğunu düşündürür.
4- Adetin uzayarak kanama miktarındaki artış = Miyomlarda olur.
5- Her hangi bir rahim içi ameliyat sonrasında adet miktarının azalması = Rahimde endometrium tabakasının bozulduğunu gösterir.

Erkekte Semen Analizi;

Bu analiz ile sperm sayısı ve kalitesi incelenir. Eğer normal boşalma sıvısında (ejakulat) sperm hücresi yoksa testis dokusuna yapılan bir cerrahi işlemle sperm araştırması yapılabilir. TESE, TESA, MESA, PESA gibi teknikler bu cerrahi işlemlerdendir. Ayrıca son dönemde popüler olan mikro TESE diye adlandırılan bir yöntem daha vardır. Bu yöntemde işlem mikroskop ile yapıldığı için daha az parça alınır ve sperm bulma olasılığı daha fazladır. Dr. HIT tarafından geliştirilen yeni bir  teknikle mikro TESE kadar başarılı olarak sperm bulmak mümkün olmaktadır. Bu yöntemde daha az dokuya zarar verilmekte ve iyileşme süreci daha kısa sürmektedir.

Tüp bebek tedavisinden önceki testler nelerdir

Tüp bebek tedavisinde, temel olarak anne adayından alınan yumurtalar ile baba adayından alınan spermler birleştirilirler ve embriyolar ortaya çıkar. Ortaya çıkan embriyolar ise kültür ortamında yetiştirildikten sonra anne rahmine transfer edilirler.

Fakat anne adayından yumurta toplanabilmesi için öncelikle çok sayıda yumurta elde edilmesi gerekir. Bu amaçla kullanılan yumurtalık uyarıcı hormon ilaçları, yumurtalıkların çalışmasını sağlarlar ve ortaya çıkan bu yumurtalar toplanarak tedavide kullanılırlar. Her adayda kullanılacak olan ilaç miktarı ve izlenecek tedavi yöntemi farklı olabildiği için, hastalar hakkında çok sayıda bilgi edinilmeye çalışılır.

Embriyo transferinin ardından embriyo rahme tutunabildiyse gebelik başlar, eğer tutunamadıysa eldeki veriler değerlendirilerek ikinci ve üçüncü denemeler yapılır. Pek çok çift genellikle ilk seferde değil, daha sonraki seferlerde başarıyı yakalayabildiği için bu konuda çok fazla telaş yapmamak gerektiği de unutulmamalı.

İnfertilite Nedenleri Nelerdir?

İnfertilite Nedenleri Nelerdir
İnfertilite Nedenleri Nelerdir

İnfertilite Nedenleri Nelerdir?Kadın ve erkekte işlerin yolunda gitmediğinin bazı belirtileri olabilir. Kadınlarda en dikkat çeken belirti adet düzeninde kısalmalar ve bazen uzamalardır. Kanama miktarının azalması nadiren de uzaması üreme fonksiyonlarında sorun olduğu anlamını taşır. Hiç adet olamama hali de çok ciddiye alınacak bir durumdur.
Erkekte ise sadece skrotum denilen torbaların içerisinde testislerin olmaması şeklindeki bulgular acilen müdahale gerektirir. Şişme ve ağrı da önemlidir.

İnfertilite Nedenleri Nelerdir? İnfertiliteye Yol Açan Durumlar

Başka bir organda örneğin körbarsak denilen apendiks, ameliyat geçirilse komşuluk nedeniyle ve yine üreme organlarında geçirilmiş cerrahi operasyonlar yapışıklıklara sebep olabilirler.

Bazı ağır ilaç tedavileri (kemoterapi, radyoterapi) gibi hızlı üreyen dokular üzerinde dokuların ölümüne sebep olurlar.

Geçirilmiş ateşli hastalık (kabakulak) özellikle erkeklerde sperm hücrelerinin tükenmesine yol açabilir.

Radyasyona maruz kalma aynı şekilde doku tahribatına sebep olur.

Genetik hastalıklar (Kleinfelter, Y delesyonu, Robertsonian translokasyon ve bir çok henüz adı konulamamış genetik hastalık) erken menopoz ve sperm ana hücrelerinin ölümüne sebep olurlar.

Diyabet, tiroid hastalıkları, hipofiz adı verilen burnun üstünde bulunan salgı bezinin büyüyerek fazladan süt hormonu (prolaktin hormonu) salgılaması ki adet düzeni bozulur.
Erkekte azospermi (Sperm üretiminin olmaması), ancak mikroskop altında anlaşılabilir.
Erkekte sperm kalitesinin kötü olması, hareketinin az olması ve şekil bozuklukları  tanıda önem taşır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan klamidya, mikoplazma ve ureoplazma türü mikroplar tüplerin tıkanmasına ve aynı şekilde erkekte olursa eşine bulaştırarak kısırlığa sebep olurlar.

Kadında yumurtlama problemleri ve yumurta kalitesi en sık rastlanan infertilite sebeplerinden biridir.

Kadında tüplerin tıkalı olması yüzünden yumurta ve sperm buluşamazlar. Bu durumda tedavi seçeneği olarak günümüzde, tüp bebek yaptırma gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Daha önceleri ameliyatla tüplerin açılması denenmekteydi. Ancak tüpler çok hassas dokular olduğundan başarı şansı çok düşüktü.

Kadında yaş faktörü gebelik şansı anlamında çok önemlidir. Maalesef yaşla birlikte yumurta hücresindeki telomer denilen kalıtımla ilgili yapılar erkeğe göre daha hızlı kısalırlar. Tüp bebek yaptıracak olanlar yaş konusunun sonuç üzerinde en belirleyici faktör olduğunu unutmamalıdırlar. Birçok kez 45 li yaşlara yakın kişilere embriyolarınız çok güzel denilerek hastaların gereğinden fazla tüpbebek işleminde ümitlendirildiğini görmekteyiz.

Kadında FSH seviyesi, AMH ve İnhibin seviyesi yumurta rezervi hakkında bilgi vermektedir. Ancak tanıda en belirleyici olan “antral folikül” öncül foliküllerdir.

Endometriozis, tüplerin tıkanması, yumurtaların döllenmesi noktasında olumsuz etki yapmaktadır. Kişisel tecrübe ve kanaatimiz Endometrium üzerinde olumsuz etkisi olmadığı yönündedir. Yumurta donasyonu yapanlarda gebelik oranları Endometriozis olmayanlarla aynıdır. Endometriozis bazen çok dramatik ve ağrılı seyreder ancak kadınlar gebe kalmakta zorlanmazlar. Genelde bu hastalık infertilite sebebidir.

Menopoz yumurtanın ve yumurtlamanın bittiğini gösterir ve ancak yumurtayı başka bir kadından alarak hastalar gebe kalabilirler.

Endometriumdaki Hasarın Değerlendirilmesi ve Tanısı

Endometriumdaki Hasarın Değerlendirilmesi ve Tanısı
Endometriumdaki Hasarın Değerlendirilmesi ve Tanısı

Endometriumdaki hasarın değerlendirilmesi ve tanısı nda en etkili yöntem vajinal yoldan yapılan ultrasonografidir. Transvajinal USG olarak da tıp terminolojisinde kullanılmaktadır.

Endometrium, adet kanamasının başlamasıyla birlikte  dökülür ve incelir. Adet döneminin ilk 6-7 gününde incedir. Daha sonra yumurta hücresinin gelişmesiyle salgılanan E2 hormonu veya ağızdan alınan hormon ilacı endometriumu kalınlaştırır. Folikül 20 mm büyüklüğe ulaştığında ya da ilaç alımı 10 güne ulaştığında kalınlık 8 mm ve üstünde olur. Menopozdaki hastalarda bu biraz daha uzun ilaç tedavisi gerektirebilir (20 gün kadar). Yumurtlamaya rağmen ya da yeterli ilaç tedavisine rağmen 8 mm’ye ulaşmıyorsa endometriumda sorun var denilebilir. Ayrıca şekil bozukluklarında zarın hasar gördüğü söylenebilir. Tüp bebek tedavisi.

Endometriumdaki Hasarın Değerlendirilmesi

Alıcı aileler işlem detayları hakkında bilgilendirilmelidir. Bağışçının olduğu gibi alıcı da yapılan işlemi kabul ettiğine dair izin formu doldurmalı ve imzalamalıdır. Bazı önemli konular şu şekildedir.

Alıcı çift doğacak çocuğun yasal ailesi olacaklarını ve çocuğun tüm sorumluluğunun kendilerinde olacağını bilmelidir.

Yumurta bağışçısının kişisel bilgilerinin ve kendi bilgilerinin kimseyle paylaşılmayacağı bilinmelidir.

İşlem sırasında işleme bağlı komplikasyonlar oluşabilir. Yumurta nakli işleminde, alıcılara  yumurta toplama işlemi yapılmayacağından  cerrahi bir risk yoktur.

Tüm tarama testlerine rağmen çok küçük de olsa enfeksiyon riski olabilir.

Bağışçıya ait fiziksel özelliklerle beraber, yapılan psikolojik durum araştırması, eğitim durumları, yapılan tarama testleri de alıcılara anlatılmalıdır.

Endometriumdaki Tanısı

Uygun olan evraklar ile ilgili izin belgeleri düzenlenerek ilgili kişilere imzalatılır.
Donörlerin kimlik bilgileri dışındaki tüm bilgiler alıcı ailelere verilir.

Yumurta nakli işlemi, çiftlerin yaşamlarına yeni bir boyut getirecek bir bebek sahibi olmalarının ilk adımıdır. Gerekli özen gösterilmez ise çok korkutucu boyutları olabilir. 20 yılı aşan meslek hayatımda on binlerce çiftin bebek sahibi olmasına yardımcı olmuş bir hekim olarak tüm meslektaşlarıma bu hususun önemini hatırlatmak isterim.

Endometriumdaki Hasarın Değerlendirilmesi ve Tanısında dikkat edilecek hususlar

Endometriumdaki hasarın değerlendirilmesi ve tanısında en etkili yöntem vajinal yoldan yapılan ultrasonografidir. Transvajinal USG olarak da tıp terminolojisinde kullanılmaktadır.

Endometriumda Oluşabilecek Problemler Nelerdir?

Endometriumda oluşabilecek Problemler Nelerdir ?
Endometriumda oluşabilecek Problemler Nelerdir ?

Endometriumda oluşabilecek Problemler Nelerdir ? konusunu 3 ana başlıkta incelemek gerekir; Endometriumun bozulmasına sebep olan faktörler, Bozuklukların tesbiti, Tedavisi…

1- ENDOMETRİUMUN BOZULMASINA SEBEP OLAN FAKTÖRLER 

Teorik olarak tüberküloz ve prekanseröz patolojiler (kanser öncesi görülen dokunun başkalaşması durumları) dışındaki tüm problemler doktor elinden çıkmaktadır. Endometriumun en iç tabakası her ay adet kanamasıyla döküldüğü için çok zor olarak mikrobik hastalık yani enfeksiyon kapar.

Verem ya da diğer adıyla tüberküloz neredeyse bu zarı bozan tek mikrobik hastalıktır. Bu hastalık damlacık denilen nefes yoluyla kapılır ve rahim zarına yapışır. Bendeniz meslek hayatımda bir kez gördüm ve gebe kalıp doğurdular. Ankara’daki büyük bir hastanede gebe kalamayacağı söylenen bir hastamızdı.

Bize gelen hastalarda gebelik oranını en fazla düşüren unsur endometriumdaki bozukluklardır. Yaklaşık % 18 hastamızda buna rastlıyoruz. Ancak diğer merkezlerde bu kadar fazla olmayacağını düşünüyorum. Bunun sebebi bize gelen hastaların çok kronik yani müzmin hastalar olmasıdır. Tüp bebek tedavisi.

Endometrium Tedavisi Nasıl Yapılır?

a) Histeroskopiler en sıklıkla endometrium hasarına yol açan cerrahi girişimlerdir. Maalesef son yıllarda çok yaygın ve gereksiz yere, tanı amacıyla değil de sanki rutin bir inceleme gibi her hastaya yapılmaktadır. Bu işlem çok dramatik olarak hekim arkadaşlarımız tarafından kolay ve zararsız bir işlem olarak kabul edilmiştir. Kolay olmasına kolaydır ancak uzun sürmekte, elektrik ile yakma anlamına gelen koterin kullanılması çevre dokularda kalıcı hasara yol açmaktadır. Yine hiç bir zararı olmayan rahimin içindeki eğimler perde yani septum denilerek kesilmekte ve yakılmaktadır. Yine kalp seklinde olan rahimlere de aynı işlem uygulanmakta ve rahim zarar görmektedir.

Ultrasonda tespit edilen polip ve rahim içine doğru büyüdüğü ilaçlı rahim filmi (HSG) ile belirlenen miyomlar histeroskopi ile tedavi edilirler. Ancak büyük miyomları bir seans ameliyatla kesmek endometriumda zarara yol açar. Endometrium kalınlaşmaz.

b) Miyom ameliyatları ikinci sebep olarak karşımıza çıkarlar 

c) Geçirilmiş kürtajlar sağlıklı yapılmaları halinde zarar vermezler. Kürtajların vakumla yapılması bir avantaj değildir.

d) Fazla miktarda uygulanan  rahim içi aşılamalar, tüp bebek tedavileri, spiral uygulamaları rahim içine zarar verebilirler.

e) Polipler 0,5 mm’nin altındaki bir büyüklükte olduklarında alınmalıdırlar.

f) Rahim içindeki boşluğa doğru büyümüş miyomlar gebeliğin oluşmasına engel olurlar. Rahim duvarında veya karın boşluğuna doğru büyüyen miyomlar çok büyük olmadıkları takdirde zarar vermezler. Büyüklük limiti hakkında ortak fikir yoktur. Benim kişisel tecrübem denemek ve görmektir. 15 cm. en büyüğü olmak üzere çeşitli iri boyutlarda miyomları olan bayanların hiç sorunsuz olarak doğurduklarını birçok kez gözleme fırsatım olmuştur.

g) Hiperplaziler ve prekanseröz durumlar. Bu durumlarda hastalar önce kanser veya kansere giden hastalıklarını tedavi ettirmelidirler.

h) Kronik Endometrit denilen ve kalınlaşmayla giden, sebebi ve gidişatı tam olarak anlaşılmamış durumlar.

i) Endometrium Kanseri

j) Rahim Tüberkülozu

Meme kanserinde kullanılan Tamoxifene gibi ilaçlar da endometriumda ilaç kullanılması süresine paralel olarak  kalınlaşma yaparlar. Panik yapmamak gerekir. Bir zarar vermezler.

Yumurta Donasyonu İşleminde Gebeliğin Oluşması

Yumurta Donasyonu işleminde gebeliğin oluşması
Yumurta Donasyonu işleminde gebeliğin oluşması

Yumurta donasyonu işleminde gebeliğin oluşması için;

1- Endometriyum en az 10 gün tek başına E2 hormonuna maruz kalmalı ve endometriyumda bulunan reseptörler doymalı, buna bağlı olarak endometriyum 8 mm ile 14 mm arasındaki bir değerde kalınlaşmalıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda en az kalınlığın 7 mm. ve üstünde olması uygun kabul edilmiştir.

2- Çekilme kanaması olmaması için;

E2 kanda bulunmaya devam etmelidir ve bu süre toplamda 24 gün civarındadır. Embriyo transferinden sonra ne kadar süreyle E2 kullanılması gerektiği hakkında fikir birliği yoktur.

3- İmplantasyon yani yuvalanma olduktan yaklaşık 5 gün sonra plasenta E2 ve Progesteron hormonlarını salgılamaya baslar.

4- Yumurta donasyonu, embriyo donasyonu ve dondurulmuş embriyo transferi yapılacak olan sikluslarda E2 ve Progesteron dışarıdan verilir. Hastanın kendi vücudundaki hormonları takip ederek transfer yapmak zordur.

5- Progesteronun kullanılması ve doğal sikluslarda takibi çok önemlidir
Endometrium 7 günden fazla Progesteron hormonuna maruz kalır ve transfer yapılırsa hasta gebe kalamaz. Biz Progesteron değerini 1,85 olarak cut off değeri yani salgılanma sınır değeri olarak kabul etmekteyiz. Yani bu hastanın endometriumunun hazır hale gelmesi için 10 gün kadar E2 , arkasından da embriyonun kaç günlük olduğuna bakılarak o kadar progesteron hormonuna maruz kalması ve bu hormonların etkisinin transfer yapıldıktan sonra yaklaşık 17 gün daha devam etmesi gerekmektedir.

Yumurta donasyonu yani yumurta bağışı tüp bebek yöntemiyle elde edilmiş yumurta hücrelerinin, alıcı kadının eşinden alınan spermlerle döllendirilmesi ve alıcı kadının rahmine embriyonun transfer edilmesiyle yapılır. Bu işlemin uygulanmasıyla doğmuş olan ilk bebek, 3 Şubat 1984 yılında dünyaya gelmiştir. Bu uygulamanın kesinlikle kendi yumurta hücreleriyle gebe kalamayan kadınların, gebe kalmasını sağlayabilecek olan tek yöntem olduğu söylenebilir. Çünkü kadının gebe kalması için, yumurta hücresinin erkeğin spermiyle döllenmesi gerekir. Bu uygulama yumurta rezervi tükenmiş olan bir kadının bile anne olmasını sağlayabilir. Fakat bu uygulama çoğu ülkelerde yasaklanmıştır. Bizim ülkemizde yasak olan , KKTC de uygun koşullar sağlandığında yapılabilmektedir.