Ana Sayfa Blog Sayfa 11

Histeroskopi Kimlere Yapılır?

Histeroskopi Kimlere Yapılır?
Histeroskopi Kimlere Yapılır?

Histeroskopi Kimlere Yapılır; Son yıllarda, hekimlerin histeroskopiyi gereğinden fazla kullanmaları ki bunu bizzat kendi pratik uygulamalarımızda izlemekteyiz, hastalarımızın kafalarında soru işareti yaratmaktadır.

HANGİ HASTALARA VE HANGİ HASTALIKLARDA HİSTEROSKOPİ YAPILMALIDIR?

Büyük hastane zincirlerinin çalıştırdıkları hekimleri daha verimli çalıştırma istekleri,işlemin çok kolay ve risksiz olması,yada suiistimal gibi nedenlerle eski yıllara oranla çok miktarda hastaya histeroskopi yapıldığını tesbit etmekteyiz.

  1. Rahim içine doğru büyüyen Miyomlar
  2. Rahim içindeki Polipler
  3. HSG (Rahim Filmi)  ile kanıtlanmış rahim içi yapışıklıklar. (Adhezyon,sineşi)
  4. Geçirilmiş bir Histeroskopi,Miyom ameliyatı veya kürtaj sonrası adet göremeyen hastalar.(Menapoz hariç)
  5. Spiral çıkarılması
  6. Rahim içindeki tüm oral kitle mevcudiyeti, tüberküloz gibi non spesifik hastalıklardan biyopsi alma.

Histeroskopi Kimlere Yapılır? Gereksiz Histeroskopi uygulamalarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

1Endometriyumda histeroskopi yoluyla hasar oluşturma yada parça alma veya biyopsi yapma ile ilgili olarak hastanın yönlendirilip tüp bebek uygulamasında gebelik şansının artığının söylenmesi .Bu gebeliğin arttığının söylenmesi görüşü hiçbir bilimsel temele dayanmamaktadır.Bu rahim çizme ile ilgili şimdiye kadar yapılmış 13 adet çalışma bulunmuştur. Bu çalışmaların arasında ciddi olan bir adeti vardır.Ciddi bir dergi olan “Fertil Steril”de yayınlanmış olup çok değerli İsrail ve İngiliz bilim adamları tarafından yapılmıştır. Bu tip rahim çizme ve benzeri işlemlerin hiçbir faydası olmadığı bu grup tarafından bildirilmişdir. Diğer rahim çizmenin faydalı olduğunu iddaa eden yazılar genellikle ciddi olmayan dergilerde yayınlanmış olup araştırmacıları da bilimsel açıdan zayıf kalmış ülkelerin vatandaşlarıdır.

2-Hastanın tüp bebek uygulaması öncesi veya sonrası rahimi kontrol etme amacıyla Histeroskopi’ye ikna edilmesi;

Bu yaklaşımın da hiçbir bilimsel temeli yoktur. Rahimle ilgili bilgilerin tamamı çok daha basit olan Ultarasonografi veya rahim filmiyle alınabilir.

3- Rahmi Temizlemek veya rahim içinde gerçekte olmayan perde ve bölmeyi açmak.

Bu yaklaşım da son derecede yakışıksızdır. Kalp şeklinde, hatta “y “harfi veya ortası açık ” v “ harfi şeklindeki bir çok doğal rahim şekli gereksiz yere perde veya bölme var denilerek ameliyat edilmektedir.Bu yaklaşımı aşmak için bir diğer doktordan fikir almak doğru olur.

  • HİSTEROSKOPİ-HİSTEROSKOPİ KİMLERE YAPILIR-HİSTEROSKOPİ GEREKTİREN DURUMLAR
  • RAHİM ÇİZME – RAHİM ÇİZDİRME VE TÜPBEBEK-RAHİM DUVARI ÇİZDİRME
  • ENDOMETRİAL HASAR OLUŞTURMA-HİSTEROSKOPİ POLİP-HİSTEROSKOPİ MİYOM
  • SCRATCHİNG OF THE ENDOMETRİYUM

Tüp Bebek Merkezi Yeni Yerimiz

Tüp Bebek Merkezi Yeni Yerimiz
Tüp Bebek Merkezi Yeni Yerimiz

Tüp Bebek Merkezi Yeni Yerimiz Kıbrıs’ta inşaatı devam etmekte olan yeni yerimizde. Başarılarımıza devam ederek daha çok aileyi mutlu etmek ve çiftleri hayallerine kavuşturmak için çaba göstermekteyiz.

Tüm personellerimizle beraber özverili bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi olarak sizlere daha iyi hizmet sunabilmek için varız.

Avrupa’nın En Modern Tüp Bebek Hastanesi Mağusa’da Hizmete Girdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 1999 yılından bu yana Tüp Bebek Merkezi Kliniği olarak dünyanın farklı ülkelerinden 20 bin hastaya servis veren. Crown Tüp Bebek Merkezi’nin Modern Hastanesi, alanında dünyanın önemli otoriteleri olan bilim insanları tarafından hizmete açıldı.

Perşembe günü Gazimağusa’da gerçekleşen törende hastanenin açılış kurdelasını İngiliz Profesör Anthony Rutherford, Avusturalyalı Profesör Gab Kovachs. ile İsrailli İngiliz Profesör Roy Hamburg birlikte kesti. Açılışta konuşan Crown Tüp Bebek Hastanesi Direktörü, Dr. Halil İbrahim Tekin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sağlık hizmetlerinin. ülkeye gelir sağlayan üçüncü büyük sektör olduğunun haline geldiğini ifade etti.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezimiz

KKTC AVRUPA’NIN TÜP BEBEK CENNETİ HALİNE GELDİ Yöneticisi olduğu Crown Tüp Bebek Merkezi’nin 1999 yılında kurulduğunu. ve bir klinik olarak servis verirken bugün dünyanın birçok ülkesinden talep alan konuma geldiğini belirten Dr. Tekin, “O tarihten bugüne kadar çok şey değişti ve KKTC artık Avrupa’dan çok sayıda hasta alan. bir tüp bebek cenneti haline geldi. Uzun yıllar farklı kliniklerde çalışmalarımızın ardından bugün kendi kliniğimizi çok değerli misafirlerimizle birlikte açılışını gerçekleştirdik. Avusturalya, Kezey Amerika, İngiltere’den, tüp bebek tarihinde çok önemli yer etmiş olan büyüklerimiz açılışımıza teşrif ettiler ve biz bundan onur duyuyoruz. Daha iyi şartlarda daha kaliteli hizmet verebileceğimizi düşünerek böyle yaklaşık üç yıl uğraşarak en sonunda. İstediğimiz gibi altyapıya sahip bir hastane olarak hizmete açtık” dedi.

DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDEN 20 BİN TÜP BEBEK KKTC’deki en büyük özel hastanesi içerisinde. her türlü altyapı imkanına sahip bir tüp bebek merkezi olarak, en son teknolojinin yer aldığı cihazlarla, daha iyi sonuç alarak daha kaliteli servis vereceklerini hatırlatan. Tekin, “Hastalarımızın yaklaşık yüzde 40’ı İngiltere’den geliyorlar. Avrupa’nın birçok ülkesinden hastalarımız var. Hatta Uzak Doğu’dan Avusturalya’dan bile hastalarımız mevcut. Verdiğimiz yaklaşık 20 yıllık emeğin karşılığı olarak her yerden tyercih ediliyoruz. Hemen hemen dünyanın her yerinde bizim burada gerçekleştirmiş olduğumuz işlemler sonucu doğmuş olan çocuklar var. Şa anda yüzde 75 oranında yükseklikte gebe kalma oranıyla çalışıyoruz. Yılda yaklaşık 1500 hastaya hizmet verebiliyoruz. Toplam doğan çocuk sayısı da 20 bin civarında oldu” şeklinde konuştu.

İNGİLİZ HASTALARIN TERCİHİ KKTC En çok hastanın tüp bebek için İngiltere’den geldiğini, bu ülkeyi Türkiye’nin takip ettiğini. ayrıca Balkan ülkeleri, Almanya, Fransa’dan da hasta geldiğinin altını çizen Dr. H. İbrahim Tekin, yaklaşık yüzde 10 kadar Arap ülkelerinden de hasta geldiğini vurguladı. Arapça, Arnavutça, Sırpça bilen personel ile geniş bir coğrafyaya hizmet verildiğini kaydeden Dr. Tekin, Kanadalı ve ABD’li ve İngiliz personel çalıştırdıklarnı ayrıca İstanbul’da 5 ve İngiltere’de 7 kişinin hastane için çalıştığının altını çizdi.

Kıbrısta Tüp Bebek Tedavi Yöntemi

kibris-tup-bebek-tedavisi
kibris-tup-bebek-tedavisi

Kıbrısta Tüp Bebek Tedavi Yöntemi Sayesinde Artık Çocuk Sahibi Olmak Hayal Değil.

Kıbrısta Tüp Bebek Tedavi Yöntem; Tüp bebek, doğal yollarla kendiliğinden gebe kalınamayan çiftlere uygulanan bir yöntemdir. Laboratuvar ortamında uygulanan bu döllenme tekniği tüp bebekte öz anne ve babadan alınan yumurta ile sperm kullanılmaktadır. Tedaviden yararlanmak isteyen çiftlerin tedavi için kendilerini hazırlamış olması en önemli etkendir.

Doğal yollardan hamile kalamayan anne adayları tüp bebek tedavisine başvurmaktadır. Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Doktoru Halil İbrahim Tekin tüp bebek kliniğinde, tedavinin başlanmasına karar verildiğinde, adetin 2. veya 3. gününde kadının hormon testleri yapılmaktadır. Bu testler sayesinde yumurtalıkların değerleri ölçülür ve ilk günler yapılan testler sonraki günlerdeki gelişmelerin takibi açısından önemli yere sahip olur. Tedaviye engel bir durum olmadığında kadına 7 ile 10 gün süreli ovulasyon takibi yapılır. Yumurta büyüklüğü istenilen boyuta ulaşmaya başladığında kontroller artacaktır. Yumurtalar hormon iğneleri ile olgunlaştıktan sonra toplanmaya hazır hale getirilir. Hafif uyku halinde hissedeceğiniz şekilde anestezi ortamında olgunlaşmış yumurtalarınızı toplanır ve erkekten alınan canlı ve hareketli spermleri yumurtanın içerisine enjekte eder. Sonrasında yumurtanın döllenmesi beklenir ve 3. Yada 5. Gün transferi gerçekleştirilmesinin ardından yaklaşık en son aşamada  gün sonra yapılan HCG testiyle sonuç öğrenilir.

Her tüp bebek deneyen çift aklından iki tane bebeklerinin bir defada doğmasını istemez ancak kendi tecrübemiz % 50 oranında ikiz gebeliğin istendiği yönündedir. Son 30 yılda Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre ikiz gebelik oranının %70 oranında arttığı yönündedir. Sebebi ise yardımla üreme tekniklerindeki gelişmelerdir.

Son yıllarda birçok ülkede transfer edilecek embriyo sayılarını kısıtlamaya yönelik bir çaba vardır. Bu kısıtlama bir kaç sebepten olmaktadır. Bu ikiz bebeklerin erken doğarak yoğun bakım masrafı açmaları birinci sebeptir. Sağlık sigortası sistemleri maliyetlerin çok yüksek olmasından yakınmaktadır. İkincisi de erken doğumlardan dolayı bebek ölüm riskinin yüksek olmasıdır. Yine bu erken doğan bebeklerde serebral palsi gibi nörolojik rahatsızlıkların ömür boyu topluma ve aileye yük getireceği kuşkusuzdur.

Star Kıbrıs Gazetesi, İngiltere’de Tıp Bayramı Kutlaması

Embriyo Donasyonu
Embriyo Donasyonu

Star Kıbrıs Gazetesi: İngiltere’de Tıp Bayramı Kutlaması İngiltere Türkiye Sağlık Elemanları Birliği “Tıp Bayramını”, Parlamento binasında kutladı.

Londra’da kurulu İngiltere Türkiye Sağlık Elemanları Birliği “İTSEB”, 14 Mart Tıp Bayramını, Westminster Parlamento binasında düzenlediği seminer ve davet ile kutladı. İlk etkinlik, Southgate Milletvekili David Burrowes ‘un evsahipliği yaptığı “ Kanser ve Kumar Farkındalığı” konusunda , bir dizi doktorun sunum yaptığı seminer oldu.

Başkonsolos Emirhan Yorulmazlar’ın konuşmasıyla başlayan seminer, ev sahibi ve İTSEB Başkanı Dr. Ali Demirbağ’ın konuklara “ hoşgeldiniz” konuşmasıyla devam etti. Sırasıyla, Sağlık Bakanlığı Müsteşarlarından Mehmet Atasever, “ Türkiye’de sağlık reformları”, Bayındır Grubu Kardiyoloji Profesörlerinden Timur Timurkaynak “Kalp hastalıkları, nasıl önlenebilir”, Maltepe Üniversitesinden Prof. Dr. Figen Karadağ “kumar alışkanlığı”, Dr. Seval Taşdemir ve Dr. Halil İbrahim Tekin “IVF” konularında sunum yaptılar.

Seminerin ikinci bölümünde ITSEB Başkanı Dr. Ali Demirbağ, geçtiğimiz haftalarda Fransa Calais ve Dunkirk kentlerinde ziyaret ettiği göçmen kamplarıyla ilgili izlenimlerini paylaştı. Özellikle, Malatya’da ziyaret ettiği ve 10 bin Suriyeli mültecinin yaşadığı karavanlardan oluşan göçmen köyündeki izlenimlerini anlatan Dr. Demirbağ, Türkiye’deki bu kampın göçmenlerin birkaç yıl kalacağı göz önüne alınarak hazırlandığını vurguladı.

Star Kıbrıs Gazetesi: İngiltere’de Tıp Bayramı Kutlaması

Daha sonra London North West Sağlık Teşkilatında görevli Dr. Aswini Misro “Savaş kurbanlarının ameliyatları”, yine aynı teşkilattan Dr. Naim Kadıoğlu “Meme kanseri araştırmaları sonuçları”, Koç Üniversitesi Amerikan Hastanesinden Prof. Dr. Reha Yavuzer “savaş kurbanlarının rekonstrüktif ameliyatları”, Acıbadem Hastanesinden Dr. Ertuğrul Yılmaz da “Göçmen kamplarında aşı “ konularında konuşarak, bilgi verdiler.

Programın akşam bölümü ise Lordlar Kamarasının, Thames Nehri kenarındaki salonunda gerçekleşti. Lord Balfe ile David Burrowes’un ev sahipliğindeki davete, Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç , Başkonsolos Emirhan Yorulmazlar, müsteşar Türker Yılmaz, İTSEB Yönetim Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları başkan ve temsilcileri, doktorlar, sağlık elemanları, işadamlarından oluşan geniş bir davetli katıldı.

Konuklara “Hoşgeldiniz” diyen David Burrowes, Türkiye ile İngiltere arasındaki sıkı işbirliğinden söz ederek, Türkiye’nin son günlerde zor günler geçirdiğini kaydetti. Burrowes, daha sonra mikrofana Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç’i davet etti.

Büyükelçi Bilgiç, “Tıp Bayramı “ kutlamasının ev sahipleri David Burrowes, Lord Balfe ve Dr. Ali Demirbağ’a “teşekkür ederek”, doktor ve sağlık elemanlarının, ırk, din, bölge ayırmaksızın insanlara yardım ettiğini, onların iyileşmesi için elinden geleni yaptığını vurguladı. Bilgiç, “Bazen sizler başkasının hayatını kurtarmak için kendi hayatınızı bile tehlikeye atıyorsunuz. Başkalarına yardım , hepimizin ortak ahlaki görevi olsa bile, bu misyon sizlerin bilgisi, hüneri ve tecrübesi olmadan başarılamaz.” Dedi.

İngiltere’de Tıp Bayramı Kutlaması

Daha sonra söz alan Dr. Ali Demirbağ, Fransa’daki mülteci kamplarında gördüklerini anlatarak, Malatya’daki kamp ile karşılaştırdı. Kamplardaki sağlık koşullarının insanların yaşamasına elverişli olmadığını vurguladı.

Mikrofona gelen İngiltere’nin bir numaralı çocuk hastanesi Great Ormond Street temsilcisi Val Dawson, İTSEB’in her zaman kendilerini desteklediğini , her yıl hastanee 250 bin çocuğun tedavi edildiğini belirtti.

En son konuşmacı ise evsahibi Lord Balfe oldu. Türkiye ile çok yakın ilişki içinde bulunduğunu, 1980’den sonraki tüm Cumhurbaşkanları ile çalıştığını kaydeden Lord Balfe, bu sene yaz tatilini Kuzey Kıbrıs’ta geçireceğini, Mayıs sonunda ise Türkiye’ye gideceğini kaydederek, “ Türkiye, önünde çok fazla meydan okumalar olan bir ülke. “dedi.

Tıp Bayramı kutlaması etkinliğinde, Dr. Ali Demirbağ ve İTSEB yöneticileri, Great Ormond Street Hastanesine 3 bin sterlinlik bir bağış çekini, hastane temsilcisi Val Dawson’a takdim ettiler.

Dr.HİT Birleşik Krallık Parlamentosu’nda Bilgi Veriyor

dr-hit-birlesik-krallik-parlamentosunda-bilgi-veriyor
dr-hit-birlesik-krallik-parlamentosunda-bilgi-veriyor

Drhit birleşik krallık parlamentosunda bilgi veriyor.

Dr. Halil İbrahim Tekin, 17.03.2016 perşembe günü İngiltere’de gerçekleştirilen Birleşik Krallık Parlamentosu’nda Tüp bebek, Aşılama, PGD ve Yumurta Dondurma tedavileri hakkında, Bahar Hanım ile birlikte konuşmacı olarak çeşitli ve güncel bilgiler vermiştir.

Dr. Halil İbrahim Tekin 8 Eylül 1962 yılında Lefkoşa’da doğdu.

İlkokulu, Tavas İstiklal İlkokulunda okudu.
1973 yılında Galatasaray Lisesi’ni kazanarak orta ve lise eğitimine devam etti. 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdi ve kısa bir süre Adli Tip Kurumu’nda ihtisas yaptı.
1985 yılında Fransa’nın Lille Üniversitesi’nde Endokrinolojik Cerrahi bölümünde 5 ay Prof. C Proy ile çalıştı.
1987-1989 yılları arasında Denizli Devlet Hastanesi’nde acil serviste hekimlik ve adli tabiplik yaptı.
1988 yılında Ankara Numune Hastanesi’nden “Hızır Acil Sertifikası” aldı.
1991 yılında nöbet tutarak çalışmaya başladığı Pakize Tarzi Hastanesi’nden 2004 yılında hastanenin yenilenmek üzere yıkılmasıyla ayrıldı.

Drhit birleşik krallık parlamentosunda bilgi veriyor.

1995 yılında Zeynep Kamil Hastanesi’nde eğitimini bitirip Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu.

1997 yılında aynı hastanenin bünyesinde İsrail Harovitz Enstitüsü önderliğinde kurulan tüp bebek merkezinde de çalışmaya başladı. İlk tüp bebek eğitimini Prof.Laufer’den aldı. Prof. T. Atasu, Prof. U Özekici, Prof. Sahmay ile birlikte çalıştı.

1997 – 2004 yılları arasında Dr. Pakize TARZİ Hastanesi’nde çalışıp ÜYTE lisansı aldı.
Halen Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesine devam etmektedir.

2000 Yılında Lefkoşa’da açılmasına sebep olduğu tüp bebek merkeziyle bugün KKTC’nin önemli bir sektörlerü olan tüp bebeği başlattı.Bu merkez KKTC’de açılan ilk tüp bebek merkezi olup ayni zamanda Türk dünyasında ilk donasyon yapan merkez olmuştur. 2016 yılı itibariyle 24 bine yakın ailenin çocuk sahibi olma sevincine katkıda bulunmuştur.
2004 yılında Ortadoğu ve Balkanlar Tüp Bebek Merkezi’ni kurdu. Mayıs 2014 itibariyle Yakın Doğu Üniversitesi Tüp Bebek Merkezi ve Magosa Tıp Merkezi ÜYTE ünitesinde tüp bebek çalışmalarına devam etmenin yanısıra, yurt içi ve yurt dışında çeşitli bilimsel çalışmalara da katılıp katkı vermektedir.

2017 Yılı itibariyle 25bine yakın ailenin çocuk sahibi olma sevincine katkıda bulunan Dr.Halil İbrahim Tekin yaptığı 28.500 işlem ile de dünya lideri olup donasyonda dünya markasıdır.;

Başta Birleşik Krallık ülkeleri olmak üzere Amerika’dan Çine , Norveç’ten Avusturalya’ya her yıl 250 yabancı uyruklu aileninde çocuk sahibi olmasına katkıda bulunur.

Sportif faaliyetler

1974-1981 yılları arasında Galatasaray Spor Kulübü Yıldız, Genç ve A Takımlarında basketbol oynadı. Üniversite ve uzmanlık eğitimi sırasında Galatasaray Spor Kulübü’nde 10 yıla yakın bir süre antrenörlük ve idarecilik yaptı. Yalçın Granit başkanlığında basketbol şubesi yönetiminde 2. başkan olarak görev aldı. Galatasaray Kulübü ve Galatasaraylılar Derneği Divan Kurulu azasıdır. Galatasaraylı Eski Sporcular Derneği üyesidir.
Fransızca, İngilizce ve Rusça bilmektedir.

NPPl ve Jaar PPL pilot lisansları sahibi, amatör pilot ve havacılık sevdalısıdır.
Bir kız bir erkek çocuk babasıdır.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık İçin Sebepler

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri
Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık İçin Sebepler Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık; Tüp Bebek tedavisinde % 90-95 arasında yüksek ve başarılı bir sonuç verse de, bazı sebeplerden dolayı tüp bebek tedavisi yöntemi başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Bu nedenlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir;

  • Genetik Nedenler
  • Enfeksiyon ya da Oluşan Kistler
  • Yanlış Yönde Kasılan Rahim
  • Embriyonun Hatalı Nakli
  • Yanlış Embriyo Tutunması ve Dış Gebelik
  • Rahim Zarındaki Problemler

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık İçin Sebepler: GENETİK NEDENLER

Çocuk oluşmasını ve onun dünyaya gelmesini sağlayan embriyonun yapısında meydana gelen genetik bozukluklar gebe kalınmasını engeller. Anne adayının genetik savunma mekanizmasındaki sıkıntıların oluşması, kalitesiz bir emriyo oluşmasına neden olabilir.

ENFEKSİYON YA DA OLUŞAN KİSTLER

Kadınlarda oluşabilen çikolata kistleri sağlıksız embriyoların oluşmasına ve tüp bebeğin tutunamamasına sebep olur. Bunun yanında, bir takım nedenlerden dolayı cerrahi işlem geçirmiş ya da kürtaj müdahalesi yapılması durumlarında tüp bebek tedavi yöntemi başarılı olamamaktadır.

YANLIŞ YÖNDE KASILAN RAHİM

Tüp bebek yönteminde, sağlıklı embriyoların tutunup oluşabilmesi için rahim kasılmalarının aşağı doğru yerine, yukarı doğru olması gerekmektedir. Aksi durumda embriyo tutunamaz ve yöntem başarısız olur.

EMBRİYONUN HATALI NAKLİ

Tüp bebek tedavisinde uygulanan embriyo nakli kısa sürmesine karşın hassas ve ciddi olarak yapılması gereken bir işlemdir. Bu işlem sırasında oluşabilecek bir hata embriyonun tutunamamasına ve tüp bebek yönteminde embriyo tutunmasının başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmaktadır.

YANLIŞ EMBRİYO TUTUNMASI VE DIŞ GEBELİK

Tüp bebek tedavisi uygulanan kadında, embriyoların rahimde yanlış tutunması ve bu işlemi başaramaması durumunda, dış gebelik oluşabilir. Dış gebelikte, kadının rahminde bulunan embriyolar tüplere doğru ilerleyerek orada gelişebilirler, bu da tedavinin başarısız olmasına neden olabilir.

RAHİM ZARINDAKİ PROBLEMLER

Çocuk sahibi olmak isteyen (Tüp Bebek Tedavi Yöntemi İle) Anne adayının, belirli sebeplerden dolayı önceden cerrahi bir işlem geçirmesi ya da enfeksiyona uğramış ise rahim ağzının kontrol edilmesi gerekir. Bu gibi durumlarda Miyom ve polip tarzı gelişimler rahim zarında problemlerin oluşmasına neden olabilir. Bu da doğru orantılı olarak embriyonun tutmamasına neden olabilir.

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması
Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması; Adet dönemi başında bir grup folikül büyümeye başlar. Fakat genellikle bunlardan yalnızca bir tanesi gelişmeye devam eder. Bu folikül baskın folikül olarak adlandırılır. İçinde olgunlaşmamış bir yumurta vardır. Her gün 1 ila 2 mm büyüyen bu folikül ostrojen üretir ve rahimin iç yüzeyini döşeyen endometriumun kalınlaşmasını sağlar. Adet dönemi 12. ile 14. Günlerinde folikülün çapı yaklaşık 22 mm’ye ulaşır. Folikül yırtılır ve olgunlaşmış yumurta serbest kalır. Rahim tüplerinin ucundaki uzantılar, tüpün uç bölgesinin yakınında olan ve döllenmeyi bekleyen yumurtayı yakalamak üzere, yumurtalığa doğru yaklaşırlar. Cinsel birleşme gerçekleşirse vajinada bulunan spermler yukarıdaki tüplere doğru hareket ederler ve sonunda yumurtaya ulaşırlar. Bunlardan bir tanesi yumurta kabuğunu delerek içine girmeyi başaracaktır.

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Döllenme Sonrası

Döllenmeden bir gün sonra iki çekirdekli bir hücre gözlenir ve bölünmeye başlar. Döllenmeden iki gün sonra embriyo artık 4 hücreden meydana gelmekte ve tüp boyunca rahime doğru taşınmaktadır. Dördüncü günden sonra embriyo bu dönemde Morula adını alır, bölünmeye devam eder ve iç kısımda sıvı dolu bir bölge meydana gelir. Bu oluşuma ise Blastokist denir. Blastokist rahime göç eder, etrafındaki incelen kabuk soyulur ve embriyo rahmin endometrium tabakasına tutunur.

Adet döneminin başlarında bir grup folikül büyümeye başlar. Fakat genellikle bunlardan yalnızca bir tanesi gelişmeye devam eder. Bu folikül baskın folikül olarak adlandırılır. İçinde olgunlaşmamış bir yumurta vardır. Her gün bir ile iki milimetre büyüyen bu folikül östrojen üretir ve rahimin iç yüzeyini döşeyen endometrium kalınlaşmasını sağlar. Adet dönemi on iki ile on dördüncü günlerinde folikülün çapı yaklaşık yirmi iki milimetreye ulaşır, folikül yırtılır ve olgunlaşmış yumurta serbest kalır.

Rahim tüplerinin uçlarındaki uzantılar tüpün uç bölgesinin yakınında olan ve döllenmeyi bekleyen yumurtayı yakalamak üzere yumurtalığa doğru yaklaşırlar. Cinsel birleşme gerçekleşirse vajinada bulunan spermler yukarıdaki tüplere doğru hareket ederler ve sonunda yumurtaya ulaşırlar. Bunlardan bir tanesi yumurta kabuğunu delerek içine girmeyi başaracaktır

Döllenmeden bir gün sonra iki çekirdekli bir hücre gözlenir ve bölünmeye başlar. Döllenmeden iki gün sonra embriyo artık dört hücreden meydana gelmekte ve tüp boyunca rahime doğru taşınmaktadır. Dördüncü günden sonra embriyo bu dönemde morula adını alır, bölünmeye devam eder ve iç kısımda sıvı dolu bir bölge meydana gelir. Bu oluşumaysa blastokist denir. Blastokist rahime göç eder etrafındaki incelen kabuk soyulur ve embriyo rahimin endometrium tabakasına tutunur.

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri
Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri; Yumurta transvajinal ultrason aspirasyon, bilinçli sedasyon altında gerçekleştirilen bir cerrahi prosedür olup, belirlenen donörlerden alınır. (Aşağıdaki şekle bakınız). Bir ultrason sondası bağlanmış boru kullanarak, her yumurtalık içerisine bir emme iğne yönlendirir ve folikül olgun oositlerin kaldırır. Örneğin oral prometazin edilen bir ilâç prosedürü sırasında mide bulantısı önlemek için kullanılabilir.

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta toplama sonrasında, bağışçılar genelde 1-2 saat klinikte kalır ve daha sonra kurtarma için eve dönerler. Örneğin ağızdan doksisiklin gibi bir antibiyotik enfeksiyonu önlemek için reçete yazılır ve bağışçılar bir hafta kullanırlar. Sonra takip sınav ve ultrason yapılmalıdır.

Yumurta Toplama

Ön görüşme, tahllilerin incelenmesi ve karar aşamaları sonrası doktorunuzun belirlediği protokole göre ilaç kullanım süreciniz başlayacaktır. İlaçlar genellikle adetin 2’inci veya 3’üncü gününden itibaren başlanır (kısa hazırlık). Yumurta takiplerinizin sıklığını doktorunuz belirleyecektir. Ultrason kontrollerinde yumurtalarınızın büyüklüğü, sayısı yanı sıra rahim iç tabakasının kalınlığı da kontrol edilecektir. Bu dönem yumurtlama takibi sürecidir ve ortalama olarak 10 gün kadar sürecektir.

Sonraki aşama yumurta toplama işlemidir. Yumurtaların olgun hale gelmesinden 2 gün sonra gerçekleşir.  Genel anestezi altında, vajinal yoldan ve ultrasonografi eşliğinde yapılan yumurta toplama işlemi sırasında eşinizden de sperm alınır ve mikroenjeksiyon işlemi ile döllenme sağlanır. En son süreçte takip edilen embriyolardan en iyi kalitedeki embriyolar seçilerek 2-3 ya da 5 gün sonrasında embriyo transferi gerçekleşir.

Yumurta Edinme Yan Etkileri

Yumurta alma ameliyatı, bağışçılar için bazen yumurtalıkların yakın organlara yapısal hasar verebilir. Örneğin: Mesane, bağırsak, rahim, kan damarları veya diğer pelvik yapılarda yaralanma gibi. Yöntem sedasyon veya hafif anestezi altında yapılmasına rağmen, yumurta almada hafif rahatsızlığa ya da orta şiddetteki sıkıntılara neden olabilir.
Cerrahi riskler; akut over travma, enfeksiyon, infertilite, vajinal kanama ve kesikler içermektedir. Sağlıklı Kadınlarda nadir olmasına rağmen ek olarak, anestezik komplikasyonlar meydana gelebilir. Tüp bebek tedavisinde doğru bir tercih arıyorsanız hiç çekinmeden bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?
Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?

Kıbrıs her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de dünya standartlarında gelişmelere sahne oluyor. Özellikle tüp bebek alanında önemli başarılara imza atan Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi bu anlamda sektörün öncülerinden olmaktadır. Kuruluş tüp bebek alanında sadece Kıbrıs halkına değil yurt dışına da hizmet vererek ülkede sağlık sektörünün ve turizminin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır.

Kıbrıs tüp bebek sadece normal ivf ya da sadece tüp bebek yapmak için kurulmamıştır. Bu merkez ayrıca dünyada var olan, avrupanın birçok yerinde ve amerikada var olan donasyon işlemleri yapmak için de kurulmuştur.

Doğuştan yumurtası olmayan ve ya sonradan yumurta üretisini kaybetmiş, ameliyat olmuş kemoterapi almış ve bunun gibi kişilerde ya da doğuştan hiç sperm üretimi olmayan, sonradan kabakulak geçirmiş, ameliyat olmuş, tümör geçirmiş testisleri alınmış kişilerde sperm üretimi olmaz. O zaman ne yapmak lazım; ya bu kişiler bebek sahibi olamayacaklar ya da donasyon yoluyla çocuk sahibi olacaklardır.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?

Yumurta donasyonu ile bebek sahibi olan bir kadın düşünün ki, kendi hamile kalıyor, kendi gebeliğini taşıyor, kendisi doğum yapıyor ve bebeğini emziriyor. Bu tam bir anne değilse nedir? Sperm de babadan geldiğine göre, bu evlat ailenin tam bir çocuğu haline geliyor.

Sperm donasyonuna gelince, yumurta anneden, yani annenin yine tam çocuğu, sperm bankadan, baba genetik baba değil, ama yinede ailenin % 50 çocuğu oluyor. Donasyonun dünyada bu denli tutulmasının nedeni de budur.

Türkiye ve birçok Avrupa ülkesinde kanunen yasak olan tedavilerin uygulanmasında elverişli bir ortam olan. Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyetinde yıllardan beri birçok hastamızı prens ve prenses yaptık.

Tüp bebek uygulamasında her yumurta başına 250 bin adet sperm kullanılır. Döllenmeye bırakılan yumurtalar ertesi gün döllenmezlerse ICSI işlemi yapılamaz.

KKTC’ de çok miktarda işlemi başarıyla gerçekleştirmiştir.

Bu paralelde en modern ve gelişmiş cihazlarla ve en tecrübeli embriyologlarla çalışmalarını sürdürmektedir. Güçlü teknoloji ve alt yapıya sahip, dünya standartlarında Embriyoloji Laboratuvarı mevcuttur.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler
Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler; Tüp Bebek Tedavisi yumurta ve sperm katılmadan kadının vücudunun dışında gerçekleşen bir işlemdir. Birkaç yumurta aynı anda yumurtalıklarda olgun olarak bulunabilir, böylece bir kadın bu işlemden önce doğurganlık ilaçları verilebilir. Bu prosedür vajinanın üzerinden iğne takmadan yapılır.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Doktor, bir ultrason makinesi yardımıyla yumurtalıkların konumunu iğne ile yönlendirir. Diğer yöntem, laparoskopi denilen küçük ince bir lens görüntüleme ile tüp, göbekten küçük bir kesi yapılarak sokulur. Bu yöntem doktorun, video monitöründe hastanın içini görmek ve, yumurtalıklarını bulmak için kullanılır.

Yumurta çıkarıldıktan sonra, bir laboratuvar kabından veya deney tüpünden sperm ile karıştırılır. Yumurta birkaç gün izlenir. Aşılama ile oluşan hücreler bölünmeye başlar, daha sonra kadının rahmine iade edilir.

Mikroenjeksiyon yöntemi

Bu yöntemde sperm sayısı ve hareketliliğinin az, şekil bozukluğunun fazla olduğu durumlarda, cerrahi olarak sperm bulunma durumlarında, kadından toplanan yumurta sayısının az, kalitenin düşük olduğu, yumurta zarının kalın olduğu durumlarda; açıklanamayan kısırlık olgularında ve daha önce IVF başarısızlığı yaşamış çiftlerde kullanılır. Toplanan yumurtalar ayıklama işlemine tabii tutularak çevresindeki hücrelerin artıklarından arındırılır ve olgun olanları seçilir.

Döllenme işlemi

Döllenme işleminde yumurtalar toplandıktan yaklaşık 2-6 saat sonra yapılır. Spermler, embriyolog tarafından mikroskop altında mikromanipulator adı verilen özel bir cihazın yardımı ile yumurtanın içine ince bir iğne ile enjekte edilir. İnkübatörde bekletilerek 16-18 saat sonra döllenme kontrolü yapılır.

In-Vitro Maturasyon yöntemi

In-Vitro Maturasyon yöntemi, yumurta rezervi çok fazla olan kişilerde ve oluşabilecek bir takım riskleri ortadan kaldırmak kaydıyla uygulanır. Bu yöntemde yumurtalar olgunlaşmadan toplanarak dışarıda olgunlaştırılır. Uygulanmasında çok seçici davranılmalıdır, çünkü bu yöntemle her zaman yeterli sayıda uygun yumurta elde edilemeyebilir.

Tüp bebek tedavisinde, cilt altına ve kas içine yapılan uyarıcı iğneler ile uyarılma süreci başlatılır. İşleminin olumlu sonuçlanması, kadın yumurtalıklarında çok sayıda yumurta üretilmesine bağlıdır. Uyarılma süreci yaklaşık 10 gün sürer. Doktor kontrolünde yumurtalıkların gelişimi takip edilen bu süreçte, ultrasonografi yapılır ve gerektiğinde kandaki hormon düzeyine bakılıp ilaçların dozunda ayarlama gerçekleştirilir. Yumurta gelişiminin takibi sürecinde, eğer yeterli sayıda yumurta olgunlaşmış ise HCG enjeksiyonu yapılır ve yumurtaların toplanması bu son ilaç enjeksiyonundan sonraki 36. saate programlanır. Yumurtaların toplanması sırasında sakinleştirici ilaçlar verilebilir veya anestezi uygulanabilir. Yumurtalar toplandıktan sonra doktor kontrolü gerçekleşir ve seçilen yumurtalar anne rahmine geri yerleştirilir. Son aşama olan embriyo transferi işleminden önce, anne adayı su içip idrar torbasını doldurur ve transfer işlemi sırasında embriyolar ile yüklenmiş olan bir katater, vajenden ve rahim ağzından geçirilerek rahim içerisine yerleştirilir. Embriyolar rahim içerisinde bırakılır. Bu aşamanın ardından normal gebelik süreci başlamış olur.