Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması
Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması; Adet dönemi başında bir grup folikül büyümeye başlar. Fakat genellikle bunlardan yalnızca bir tanesi gelişmeye devam eder. Bu folikül baskın folikül olarak adlandırılır. İçinde olgunlaşmamış bir yumurta vardır. Her gün 1 ila 2 mm büyüyen bu folikül ostrojen üretir ve rahimin iç yüzeyini döşeyen endometriumun kalınlaşmasını sağlar. Adet dönemi 12. ile 14. Günlerinde folikülün çapı yaklaşık 22 mm’ye ulaşır. Folikül yırtılır ve olgunlaşmış yumurta serbest kalır. Rahim tüplerinin ucundaki uzantılar, tüpün uç bölgesinin yakınında olan ve döllenmeyi bekleyen yumurtayı yakalamak üzere, yumurtalığa doğru yaklaşırlar. Cinsel birleşme gerçekleşirse vajinada bulunan spermler yukarıdaki tüplere doğru hareket ederler ve sonunda yumurtaya ulaşırlar. Bunlardan bir tanesi yumurta kabuğunu delerek içine girmeyi başaracaktır.

Embriyo Gelişimi ve Rahime Tutunması

Döllenme Sonrası

Döllenmeden bir gün sonra iki çekirdekli bir hücre gözlenir ve bölünmeye başlar. Döllenmeden iki gün sonra embriyo artık 4 hücreden meydana gelmekte ve tüp boyunca rahime doğru taşınmaktadır. Dördüncü günden sonra embriyo bu dönemde Morula adını alır, bölünmeye devam eder ve iç kısımda sıvı dolu bir bölge meydana gelir. Bu oluşuma ise Blastokist denir. Blastokist rahime göç eder, etrafındaki incelen kabuk soyulur ve embriyo rahmin endometrium tabakasına tutunur.

Adet döneminin başlarında bir grup folikül büyümeye başlar. Fakat genellikle bunlardan yalnızca bir tanesi gelişmeye devam eder. Bu folikül baskın folikül olarak adlandırılır. İçinde olgunlaşmamış bir yumurta vardır. Her gün bir ile iki milimetre büyüyen bu folikül östrojen üretir ve rahimin iç yüzeyini döşeyen endometrium kalınlaşmasını sağlar. Adet dönemi on iki ile on dördüncü günlerinde folikülün çapı yaklaşık yirmi iki milimetreye ulaşır, folikül yırtılır ve olgunlaşmış yumurta serbest kalır.

Rahim tüplerinin uçlarındaki uzantılar tüpün uç bölgesinin yakınında olan ve döllenmeyi bekleyen yumurtayı yakalamak üzere yumurtalığa doğru yaklaşırlar. Cinsel birleşme gerçekleşirse vajinada bulunan spermler yukarıdaki tüplere doğru hareket ederler ve sonunda yumurtaya ulaşırlar. Bunlardan bir tanesi yumurta kabuğunu delerek içine girmeyi başaracaktır

Döllenmeden bir gün sonra iki çekirdekli bir hücre gözlenir ve bölünmeye başlar. Döllenmeden iki gün sonra embriyo artık dört hücreden meydana gelmekte ve tüp boyunca rahime doğru taşınmaktadır. Dördüncü günden sonra embriyo bu dönemde morula adını alır, bölünmeye devam eder ve iç kısımda sıvı dolu bir bölge meydana gelir. Bu oluşumaysa blastokist denir. Blastokist rahime göç eder etrafındaki incelen kabuk soyulur ve embriyo rahimin endometrium tabakasına tutunur.

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri
Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri; Yumurta transvajinal ultrason aspirasyon, bilinçli sedasyon altında gerçekleştirilen bir cerrahi prosedür olup, belirlenen donörlerden alınır. (Aşağıdaki şekle bakınız). Bir ultrason sondası bağlanmış boru kullanarak, her yumurtalık içerisine bir emme iğne yönlendirir ve folikül olgun oositlerin kaldırır. Örneğin oral prometazin edilen bir ilâç prosedürü sırasında mide bulantısı önlemek için kullanılabilir.

Yumurta Toplama ve Yan Etkileri

Yumurta toplama sonrasında, bağışçılar genelde 1-2 saat klinikte kalır ve daha sonra kurtarma için eve dönerler. Örneğin ağızdan doksisiklin gibi bir antibiyotik enfeksiyonu önlemek için reçete yazılır ve bağışçılar bir hafta kullanırlar. Sonra takip sınav ve ultrason yapılmalıdır.

Yumurta Toplama

Ön görüşme, tahllilerin incelenmesi ve karar aşamaları sonrası doktorunuzun belirlediği protokole göre ilaç kullanım süreciniz başlayacaktır. İlaçlar genellikle adetin 2’inci veya 3’üncü gününden itibaren başlanır (kısa hazırlık). Yumurta takiplerinizin sıklığını doktorunuz belirleyecektir. Ultrason kontrollerinde yumurtalarınızın büyüklüğü, sayısı yanı sıra rahim iç tabakasının kalınlığı da kontrol edilecektir. Bu dönem yumurtlama takibi sürecidir ve ortalama olarak 10 gün kadar sürecektir.

Sonraki aşama yumurta toplama işlemidir. Yumurtaların olgun hale gelmesinden 2 gün sonra gerçekleşir.  Genel anestezi altında, vajinal yoldan ve ultrasonografi eşliğinde yapılan yumurta toplama işlemi sırasında eşinizden de sperm alınır ve mikroenjeksiyon işlemi ile döllenme sağlanır. En son süreçte takip edilen embriyolardan en iyi kalitedeki embriyolar seçilerek 2-3 ya da 5 gün sonrasında embriyo transferi gerçekleşir.

Yumurta Edinme Yan Etkileri

Yumurta alma ameliyatı, bağışçılar için bazen yumurtalıkların yakın organlara yapısal hasar verebilir. Örneğin: Mesane, bağırsak, rahim, kan damarları veya diğer pelvik yapılarda yaralanma gibi. Yöntem sedasyon veya hafif anestezi altında yapılmasına rağmen, yumurta almada hafif rahatsızlığa ya da orta şiddetteki sıkıntılara neden olabilir.
Cerrahi riskler; akut over travma, enfeksiyon, infertilite, vajinal kanama ve kesikler içermektedir. Sağlıklı Kadınlarda nadir olmasına rağmen ek olarak, anestezik komplikasyonlar meydana gelebilir. Tüp bebek tedavisinde doğru bir tercih arıyorsanız hiç çekinmeden bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?
Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?

Kıbrıs her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de dünya standartlarında gelişmelere sahne oluyor. Özellikle tüp bebek alanında önemli başarılara imza atan Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi bu anlamda sektörün öncülerinden olmaktadır. Kuruluş tüp bebek alanında sadece Kıbrıs halkına değil yurt dışına da hizmet vererek ülkede sağlık sektörünün ve turizminin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır.

Kıbrıs tüp bebek sadece normal ivf ya da sadece tüp bebek yapmak için kurulmamıştır. Bu merkez ayrıca dünyada var olan, avrupanın birçok yerinde ve amerikada var olan donasyon işlemleri yapmak için de kurulmuştur.

Doğuştan yumurtası olmayan ve ya sonradan yumurta üretisini kaybetmiş, ameliyat olmuş kemoterapi almış ve bunun gibi kişilerde ya da doğuştan hiç sperm üretimi olmayan, sonradan kabakulak geçirmiş, ameliyat olmuş, tümör geçirmiş testisleri alınmış kişilerde sperm üretimi olmaz. O zaman ne yapmak lazım; ya bu kişiler bebek sahibi olamayacaklar ya da donasyon yoluyla çocuk sahibi olacaklardır.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Neden Kuruldu?

Yumurta donasyonu ile bebek sahibi olan bir kadın düşünün ki, kendi hamile kalıyor, kendi gebeliğini taşıyor, kendisi doğum yapıyor ve bebeğini emziriyor. Bu tam bir anne değilse nedir? Sperm de babadan geldiğine göre, bu evlat ailenin tam bir çocuğu haline geliyor.

Sperm donasyonuna gelince, yumurta anneden, yani annenin yine tam çocuğu, sperm bankadan, baba genetik baba değil, ama yinede ailenin % 50 çocuğu oluyor. Donasyonun dünyada bu denli tutulmasının nedeni de budur.

Türkiye ve birçok Avrupa ülkesinde kanunen yasak olan tedavilerin uygulanmasında elverişli bir ortam olan. Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyetinde yıllardan beri birçok hastamızı prens ve prenses yaptık.

Tüp bebek uygulamasında her yumurta başına 250 bin adet sperm kullanılır. Döllenmeye bırakılan yumurtalar ertesi gün döllenmezlerse ICSI işlemi yapılamaz.

KKTC’ de çok miktarda işlemi başarıyla gerçekleştirmiştir.

Bu paralelde en modern ve gelişmiş cihazlarla ve en tecrübeli embriyologlarla çalışmalarını sürdürmektedir. Güçlü teknoloji ve alt yapıya sahip, dünya standartlarında Embriyoloji Laboratuvarı mevcuttur.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler
Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler; Tüp Bebek Tedavisi yumurta ve sperm katılmadan kadının vücudunun dışında gerçekleşen bir işlemdir. Birkaç yumurta aynı anda yumurtalıklarda olgun olarak bulunabilir, böylece bir kadın bu işlemden önce doğurganlık ilaçları verilebilir. Bu prosedür vajinanın üzerinden iğne takmadan yapılır.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Doktor, bir ultrason makinesi yardımıyla yumurtalıkların konumunu iğne ile yönlendirir. Diğer yöntem, laparoskopi denilen küçük ince bir lens görüntüleme ile tüp, göbekten küçük bir kesi yapılarak sokulur. Bu yöntem doktorun, video monitöründe hastanın içini görmek ve, yumurtalıklarını bulmak için kullanılır.

Yumurta çıkarıldıktan sonra, bir laboratuvar kabından veya deney tüpünden sperm ile karıştırılır. Yumurta birkaç gün izlenir. Aşılama ile oluşan hücreler bölünmeye başlar, daha sonra kadının rahmine iade edilir.

Mikroenjeksiyon yöntemi

Bu yöntemde sperm sayısı ve hareketliliğinin az, şekil bozukluğunun fazla olduğu durumlarda, cerrahi olarak sperm bulunma durumlarında, kadından toplanan yumurta sayısının az, kalitenin düşük olduğu, yumurta zarının kalın olduğu durumlarda; açıklanamayan kısırlık olgularında ve daha önce IVF başarısızlığı yaşamış çiftlerde kullanılır. Toplanan yumurtalar ayıklama işlemine tabii tutularak çevresindeki hücrelerin artıklarından arındırılır ve olgun olanları seçilir.

Döllenme işlemi

Döllenme işleminde yumurtalar toplandıktan yaklaşık 2-6 saat sonra yapılır. Spermler, embriyolog tarafından mikroskop altında mikromanipulator adı verilen özel bir cihazın yardımı ile yumurtanın içine ince bir iğne ile enjekte edilir. İnkübatörde bekletilerek 16-18 saat sonra döllenme kontrolü yapılır.

In-Vitro Maturasyon yöntemi

In-Vitro Maturasyon yöntemi, yumurta rezervi çok fazla olan kişilerde ve oluşabilecek bir takım riskleri ortadan kaldırmak kaydıyla uygulanır. Bu yöntemde yumurtalar olgunlaşmadan toplanarak dışarıda olgunlaştırılır. Uygulanmasında çok seçici davranılmalıdır, çünkü bu yöntemle her zaman yeterli sayıda uygun yumurta elde edilemeyebilir.

Tüp bebek tedavisinde, cilt altına ve kas içine yapılan uyarıcı iğneler ile uyarılma süreci başlatılır. İşleminin olumlu sonuçlanması, kadın yumurtalıklarında çok sayıda yumurta üretilmesine bağlıdır. Uyarılma süreci yaklaşık 10 gün sürer. Doktor kontrolünde yumurtalıkların gelişimi takip edilen bu süreçte, ultrasonografi yapılır ve gerektiğinde kandaki hormon düzeyine bakılıp ilaçların dozunda ayarlama gerçekleştirilir. Yumurta gelişiminin takibi sürecinde, eğer yeterli sayıda yumurta olgunlaşmış ise HCG enjeksiyonu yapılır ve yumurtaların toplanması bu son ilaç enjeksiyonundan sonraki 36. saate programlanır. Yumurtaların toplanması sırasında sakinleştirici ilaçlar verilebilir veya anestezi uygulanabilir. Yumurtalar toplandıktan sonra doktor kontrolü gerçekleşir ve seçilen yumurtalar anne rahmine geri yerleştirilir. Son aşama olan embriyo transferi işleminden önce, anne adayı su içip idrar torbasını doldurur ve transfer işlemi sırasında embriyolar ile yüklenmiş olan bir katater, vajenden ve rahim ağzından geçirilerek rahim içerisine yerleştirilir. Embriyolar rahim içerisinde bırakılır. Bu aşamanın ardından normal gebelik süreci başlamış olur.

NGSyle Gebelik Şansını Artırmak Mümkün Mü?

NGSyle Gebelik Şansını Artırmak Mümkün Mü?
NGSyle Gebelik Şansını Artırmak Mümkün Mü?

NGSyle Gebelik Şansını Artırmak Mümkün Mü? Gelecek Nesil Genetik Tarama (NGSYönteminin, Gebelik Şansını Yüzde 90 Oranında Artırdığı Doğru mudur ?

NGS ile gebelik şansını artırmak mümkün müdür?

Aşağıda isimleri yazan araştırmacılar Şubat 2016′ da yaptıkları araştırmada NGS testinin gebelik şansını artırmada her hangi bir katkısının olmadığı, bu tekniğin yaygın /gelecek-nesil-genetik-tarama-ngs-yonteminin-gebelik-sansini-yuzde-90-oraninda-artirdigi-dogru-mudurolarak kullanılmasının herhangi bir artı katkısının olamayacağını bildirmişlerdir.

Bu çalışmanın sonuçlarına göre biyopsi yapılan embriyolarda mosaisizm (Bir embriyo içersinde hem sağlıklı hemde sağlıksız hücrelerin bulunması durumu) denilen gerçeğin yanlış tanı konulmasına yol açtığını ve gereksiz yere aslında sağlıklı olan embriyoların mosaisizm denilen durumdan ötürü atıldığını belirtmişlerdir.

Aşağıda detayları verildiği gibi bu teknikle yapılan araştırmalarda %35.7 oranında ortaya çıkan mosaisizmdurumunun işlemin ancak özel genetik hastaların taramasında etkili bir şekilde kullanılabileceği gerçeğini yansıtmaktadır.Bu durumu açıklamak için hastaların aşağıdaki detayı bilmelerini  uygun görmekteyim.

NGSyle Gebelik Şansını Artırmak Mümkün Mü? NGS ile Gebelik Şansı

1– Hasta 35 yaşında olduğundan 10 adet yumurtasının olduğu ve 3 adet döllenme sonucunda blastosit geliştiğini farzedelim. Yapılan NGS sonucunda bir adet sağlıklı, bir adet sağlıksız ve bir adet mozaiksonucunu aldığımızda sağlıklı olan embriyoyu transfer edebiliriz. Yanlış tanı sonucu sağlıklı olan mozaik embriyoyu transfer etmeyip atarız. Sonuç olarak aslında sağlıklı olan mozaik embriyoyu kullanmayıp atmış oluyoruz. Böylelikle 2 embriyo transfer ederek alacağımız gebelik şansını NGS testinden sonra bir embriyo transfer ederek yarıya düşürmüş olmaktayız.

 

2– Yasal olarak aynı hastanın kendi embriyolarını kullanmak mecburiyetimiz var. Aynı embriyoların gebelik şansını artırmak için bu testler ancak teşhis amaçlı kullanılacaktır. Embriyolar üzerinde her hangi bir gebelik şansını artıracak manipulasyon yani işlem yapamadığımıza göre hangi sebepten hastanın gebelik şansı artacaktır. 3 embriyonun da sağlam olduğunu düşünelim. Bu embriyoları transfer edelim.Hastanın gebelik şansı en ideal ortamda ortalama %70 olacaktır. Test yapmak bu sonucu değiştirmeyecektir.Gebelik şansını belirleyen, anne ve baba adayının yaşı, yumurta sayısı ve kadının cinsel organları gibi bir çok faktör vardır.

3-Hedeflenmiş anne kanında bulunan cfDNA hücrelerinin analizi ile  yani kadın gebe kaldıktan sonra basit bir kan analizi ile bebeklerde kromozom taraması yapılabilmektedir. Hastaların bilinen genetik hastalarının araştırılmasında NGS yöntemi faydalıdır. Gebelik şansını artırmada hiç bir katkısı yoktur.

Pub med adlı Amerikan Ulusal Tıp Kütüphanesinde yayınlanan hiç bir yazıda NGS yönteminin gebelik şansını artırdığına dair hiç bir yayın bulunamamıştır.

Halkımızın bilinçlendirilmesi anlamında bu yazının yayınlanması elzem görülmüştür.

Saygılarımla

Dr. Halil İbrahim Tekin

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi

Tüp Bebek Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı?

Tüp Bebek Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı?
Tüp Bebek Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı?

Tüp Bebek Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı? Tüp Bebek tedavi öncesi alınması gereken bazı temel önlemler var. Bu önlemlerden bir tanesi size en uygun tedaviyi seçebilmeniz için yumurtalık rezerviniz hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Yani cevabı kötü olabileceği bir hastada, standart bir protokol yöntemiyle tedavinin yapılması şansınızı baştan azaltacaktır. Ona uygun bir tedavi alternatifi oluşturup, uygun bir tedavi yöntemiyle baştan başlamakla çok büyük fayda görülecektir. Bunun dışında rahimin içerisinde bazı polip gibi bir oluşumu atlayıp tedaviye başlandığında tedavi şansı düşebilecektir.

Yine çok önemli tedavi şansınızı azaltan bir faktör var, bu da tüplerin içerisinde sıvı dolu olmasıdır. İşte bu sıvı olan tüpler geri akımla içeri aktığında tutunmayı olumsuz yönde etkiliyorlar. Dolayısıyla tüp bebek tedavisine başlamadan önce hastanın mutlaka bu gibi olumsuz etkilere maruz kalıp kalmadığını ve tedaviyi etkileyip başarıyı azaltıp azaltmadığını mutlaka gözden geçirmek lazım.

Tüp Bebek Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı? Tüp Bebek Tedavi Öncesi Önemli Faktörler

Önemli faktörlerden bir diğeri ise hastanın gerçekten bu işe psikolojik olarak hazır olduğundan da emin olmak gerekir. Bu da çok önemli kriterlerden bir tanesidir. Bazen iş yükü yoğunluğu nedeniyle de hastalar ekstra bir stres altında kalabiliyorlar. Ancak bir tüp bebek tedavisinde en iyi şartlarda, gerek klinik gerek ise hekim bazında hastaların hazır olduğuna inanılması, hastaların da kendileri açısından bu tedaviye kafaca hazır olduğundan emin olduğu bir dönem içerisinde başlamasında fayda var.

Tüp bebek yönteminde erkekler tedaviye başlamadan önce son üç ay hamam, kaplıca ve bunun gibi sıcak ortamlardan kaçınmalıdır. Çünkü sıcak ortamlar erkeğin sperm kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir.Tüp bebek tedavisinin uygulanacağı tarihten önce iki ay içerisinde ateşli bir hastalık geçirilmişse muhakkak doktora bilgi verilmelidir. Ateşli hastalıklar erkeklerin sperm kalitesini düşürür ve tedavinin başarı oranını etkiler.Erkeklik organında bir iltihap oluşmuşsa ya da farklı bir rahatsızlık olduğunda, doktor bu konu hakkında bilgilendirilmelidir.Başka bir hastalıktan dolayı kullanılmak zorunda kalınan ilaçlar varsa tedavi öncesi mutlaka doktora ilaçlar hakkında bilgi verilmelidir.

Uçuk hastalıkları ile ilgili bir enfeksiyon söz konusu ise bu konu doktora iletilmelidir.Spor yapılıyorsa tedaviye başlamadan üç ay önce bırakılmalıdır.Son üç ay içerisinde sigara ve alkol kesinlikle kullanılmamalıdır.Erkek, iç çamaşırlarını rahat ve bol olarak tercih etmelidir. Sıkı iç çamaşırlarından uzak durulmalıdır.Tedavi öncesindeki son üç gün kesinlikle cinsel ilişkiye girilmemesi gerekmektedir.

Doğurganlık Aşısı Nedir? Nasıl Yapılır?

Doğurganlık Aşısı Nedir? Nasıl Yapılır?
Doğurganlık Aşısı Nedir? Nasıl Yapılır?

Doğurganlık Aşısı Nedir Nasıl Yapılır? Doğurganlık aşısı diye bahsedilen tedavi Dr Halil İbrahim Tekin tarafından 4 yıldır tekrarlayan düşük yapan hastalara başarıyla uygulanmaktadır.İlaç aslında Granülosit denilen ve bir tür beyaz küre hücrelerinin koloni yapmalarını uyaran bir ilaçtır. Bu ilaç uzun yıllardan beri Türkiye’de kanser ilaçlarının yan etkilerini önlemek amacıyla kanser hastalarında kullanılmaktadır.

Doğurganlık Aşısı Nedir Doğurganlık Aşısı Nasıl Yapılır?

Dr Halil İbrahim Tekin bu filgrastim yada Neupogen isimli ilacı tekrarlayan düşük yön hastalarda başarıyla uygulamıştır. Bu ilaç tedavisi tüp bebek yaptıran hastalara herhangi bir fayda sağlamamaktadır. Bu ilacın kanıtlanmış olan faydası bir kısım tekrarlayan düşükler yaşayan hastalardır. Sebebi açıklanamayan tekrarlayan düşüklerde fayda sağladığı gözlemlenmiştir. Dr Halil İbrahim Tekin bu tedaviyi, bu şekilde adlandırılmasını adlandırılmasını doğru bulmamakta ancak bir grup tekrarlayan düşük vak’alarında faydalı olacağını düşünmektedir.

Doğurganlık aşısının en önemli özelliği, rahmin embriyoyu tutmaya çok daha yatkın bir hale getirilmesini sağlaması. Özellikle rahim duvarı kalınlaşması gibi sorunlara sahip olan hastalarda, embriyonun kolayca rahme tutunamaması, tüm tedavi opsiyonlarının işe yaramaz hale gelmesine neden olabiliyor ve sırf bu nedenle pek çok gebelik gerçekleşemiyor.

Doğurganlık aşısı  iki farklı aşamada gerçekleştirimektedir. İlk aşamada kadının adetinin 16. ila 18. günleri arasında granulosit koloni uyarıcı faktör adı verilen ve bağışıklık sistemi konusunda düzenleyici olan bir madde veriliyor. Bu madde özellikle rahim içinin daha güçlü bir hale getirilmesi için gereken altyapıyı hazırlıyor.

İkinci aşamada ise tüp bebek tedavisinde yumurta toplama aşamasında onarıcı hücreler toplanıyorlar ancak normal vakalarda da onarıcı hücreleri toplamak mümkün. Bunun ardından bu onarıcı hücreler bir kültür ortamı içerisinde çoğaltılıyorlar. Fakat normalde gebelik aşısı adı verilen aşıda bu hücreler doğrudan kullanılırlarken, doğurganlık aşısında CRH adı verilen ve beyinden salgılanan bir hormon da karışım içerisine ekleniyor.

Elde edilen kültür hücrelerinin anneye aktarılması ile birlikte rahim iç zarının kendini tamir etme ve güçlendirme kabiliyeti normalin üzerine çıkıyor.

Doğurganlık Aşısının Diğer Kullanımları

Doğurganlık aşısı sadece gebeliği başlatmak için değil, devam ettirmek için de kullanılabiliyor. Yapılan araştırmalar, doğurganlık aşısı olmuş anne adaylarında düşük oranlarının daha düşük olduğunu gösteriyor. Böylelikle arka arkaya düşük gerçekleştirmiş anne adaylarının korkularının da dindirilmesi mümkün hale geliyor.

40 yaşa kadar güvenle kullanılabilen doğurganlık aşısının herhangi bir ciddi yan etkisi de bulunmuyor. Ancak hücre toplama işlemlerinde rahme vajinal yoldan girilmesi sebebiyle kısa süreli de olsa hafif ağrılar hissetmek ve bir süreliğine dokunma hissine sahip olmak mümkün.

Uzman bir merkezde deneyimli bir ekip ile gerçekleştirilen doğurganlık aşısı, tüp bebek tedavisi ile birlikte kullanıldığında en etkin sonucu veriyor ve tedavinin daha az denemede başarılı olmasını sağlıyor.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında
Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Kıbrıs’ta bulunan 7 katlı tüp bebek merkezimizin ilk 5 katı tamamlanmış olup  2016 yılı içerisinde tamam ile bitirilecektir.Tüp bebek merkezimizde, hastaların ihtiyaçlarına ve kişiye özel tedavisiyle hizmet verecektir.Bunun yanında Tüp bebek konusunda uzman ekibiyle, Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi’ mizde sunacağımız hizmetlerimiz arasında;

  • Aşılama Tedavisi
  • Yumurta Donasyonu
  • Sperm Donasyonu
  • Yumurta ve Sperm Dondurma
  • Cinsiyet Seçimi
  • Genetik Tanı (PGT)

Ticari bir yaklaşımdan ziyade her zaman insanlara maddi manevi yardımcı olmaya gayret gösterdik ve insanların yüzlerindeki mutlu gülümsemelerin sebebi olduk ve bu sebepten sizlere daha iyi bir ortam sunmak için,dünya standartlarında ve en gelişmiş laboratuvarımızı sizlerin hayallerini gerçekleştirmek adına  sizlere sunmanın haklı gururunu yaşamaktayız

Bu süreçte benim yanımda olan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Dr. Halil İbrahim Tekin ve ekibi hasta ihtiyaçlarına göre planlanmış kişiye özel tedavi yöntemlerini benimsemektedir. Ticari bir yaklaşım hiçbir zaman kliniğimizde yer alamamış ve almayacaktır. İnternet ortamındaki forum ve bloglardan da izlenebileceği gibi Dr Halil İbrahim Tekin daima başarıya odaklanmış, binlerce hastaya maddi manevi yardımcı olmuş ya da olmaya çalışmıştır.

KKTC dışındaki ülkelerden gelen çiftlere, ihtiyaçları doğrultusunda, en konforlu, huzurlu ve uygun fiyatlarla konaklama ve ulaşım hizmetleri verilmektedir.
Ön hazırlıklar sırasında, tedavi süreci ve sonrasında tüm çalışanlarımız ile hastalarımıza, dürüst ve tamamen açık bir şekilde, güvene dayalı bir ilişki kurulmasını çok önemsiyoruz.

Düzenli olarak anketler ve yüz yüze yapılan görüşmelerle hasta memnuniyeti ölçülmekte ve hızlı bir şekilde çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca yapılan tüm işlemleri Dr Halil İbrahim Tekin ve tüp bebek sertifikalı doktorlar yapmaktadır.

Dr. Halil İbrahim Tekin, 20 yıldır on binlerce, her yaştan, her ulustan hastayla ilgilenmiş ve bu çiftleri istedikleri bebeklere kavuşturmak için ter dökmüştür. Her çalışana “Kendi kardeşinize nasıl davranıyorsanız hastalara da ayni şekilde davranın” demiştir. İlahi adalet ya da “karma” kavramını kendi hayatından örneklerle anlatmış, çalışanları bu prensipler doğrultusunda çalışmaları için motive etmiştir.

Kıta Avrupası’nda ilk, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC’de) QHA Trent kalite belgesine sahip tek tüp bebek merkezidir.

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak
İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak İleri Yaşlarda Gebelik; Kendi yumurtası ile gebe kalmak isteyen kadınlar 40’lı yaşları geçtiklerinde zorlanmaktadırlar. Erkeklerde yaşlanmaya bağlı olarak baba olma şansı çok fazla değişmemektedir.Peki kadındaki bu zorluk nasıl oluşmaktadır,nasıl aşılacaktır.Biz 2008 yılında yakın coğrafyamızda ilk olarak “OOSİGHT” mikroskobunu alarak bu çalışmalara başladık.Bu cihaz olmadan yumurtanın çekirdeğini görmek mümkün değildi. Sitoplazma nakli, Çekirdek Nakli yada mitokondri üzerinde çalışma yapmak mümkün değildi. O yıllarda beraber çalıştığım gruptaki bir çok kişi bunun gereksiz bir yatırım olduğunu düşünmüştü.2015 yılı bir çok bilim adamı tarafından DNA tamiri yılı ilan edilmiş ve bu yılın kimya Nobel’i bu konuda araştırma yapan kişilere verilmiştir. Ayrıca TC okullarından yetişmiş çok saygın bilim adamı Prof.Dr.Sancarında bu Ödüle layık görülmesi aynı yollardan geçmiş bir hekim olarak beni gururlandırmış ve ümitlendirmiştir.

2008 yılından bu yana sitoplazma ve çekirdek nakli üzerinde çalışmaktayım. Bu konudaki çeşitli bilgileri de o yıllardan beri Web sayfamızda paylaşmıştık. tüp bebek

KALITIMSAL MALZEMENIN HASARLANMASI

İnsan yumurtası içersinde iki ana bölüm bulunmaktadır. Çekirdek bir meyve çekirdeğini andırır şekilde yumurta hücresinin içersinde bulunur. (tavuk yumurtasının sarısı gibi) Bu çekirdek bir canlının oluşabilmesi için gerekli olan ve bu yumurtanın sahibi olan kadının atalarından kalan bir takım bilgileri taşımaktadır. Kainattaki tüm yumurtalar ayrı özellikte çocuk yaratabilecek güce sahiptir.Eşeyli üreme söz konusu olduğundan erkek tarafını temsilen bir sperme ve onun getirdiği kalıtımsal bilgilere de ihtiyaç vardır.Biz burada yumurtadan bahsetmeye devam edelim.

Bütün hücrelerimizin içersinde DNA denilen ve kalıtımsal malzemenin temelini oluşturan sarmal yapıda proteinden oluşmuş parçalar vardır.DNA yapıları hücre çekirdeğinin içinde bulunmaktadır.Ayrıca hücre çekirdeğinin dışında bulunan Mitokondri adı verilen Yapıların içersinde  de DNA mevcuttur.

HÜCRE ÇEKİRDEĞİ: Yumurta hücresinde bulunan çekirdeğin görevi yeni oluşacak canlıya gerekli olan işlevsel ve yapısal tüm bilgiyi iletmektir.Kadın yaşlandıkça çekirdek içerisinde bulunan kalıtsal malzemede hasarlar ortaya çıkar. İleri yaşlardaki gebeliklerde kalıtsal hastalıklar taşıyan bebeklerin oluşması yada düşük oranlarındaki artış bu bozulmaya bağlıdır.En sık bilinen Mongol çocuk yada Down sendromlu çocuğa gebe kalınması durumudur.20 Yaşında bir kadına göre 40 yaşındaki kadında bu risk 40 kat daha fazladır.

MITOKONDRI :Mitokondrilerin temel görevi ise hücreye gerekli olan enerjiyi sağlamaktır.Mitokondi  de bulunan kalıtsal materyalin yani DNA’nın bozulması ile ortaya çıkan bir Sürü hastalık son lılardan tesbit edilmiştir.Bu hastalıklar yaklaşık her 10.000 çocukta bir ortaya çıkmaktadır.Bunun sebebi anneden gelen ve değişime uğramış(mütasyon) mitokondriyal yapılardır.Çok enteresan olarak babadan gelen mitokondriyal kalıtsal malzeme bebeğe geçmemektedir.Mitokondri içersinde 37 adet gen mevcut olup bu malzeme binlerce DNA taşımaktadır.Bu 37 gen üzerinde 250 adet noktada Kırılma ve bozulma olabileceği isbatedilmiştir.Bu bilgilere ancak 2008 gibi bir yakın tarihte ulaşılabilmiştir.

MITOKONDRI NAKLİ – SİTOPLAZMA NAKLİ

Burada amaç yaşlı kadın yumurtasında meydana gelen DNA hasarlarını onarıcı faaliyete yardımcı olmaktır.Bu onarma faaliyeti Mitokondrilerde bulunan genler aracılığı ile olabilmektedir.Yaşlı kadın yumurtasındaki kendi Mitokondrileri yetersiz kalmaktadır.Bilinen bir kalıtsal hastalığı olmayan güçlü gebelik potansiyeli olan ve genç olan kadınlardan alınan sitoplazma diğer kadının sitoplazmasına nakledilir.

Anlaşılmaz bir şekilde İstanbul’da bir tüpbebek merkezi Laparaskopik yöntemle(kapalı ameliyat) yumurtalıklardan parça alarak ve bu doku içerisinden ürettikleri kök hücrelerden oluşan yeni yumurta hücrelerinden mitokondri temin ettiklerini ifade ederek bu mitokondrileri yaşlı anne yumurtasına aktardıklarını belirtmektedirler.İçlerinde çok saygın hekim arkadaşlarımızın olduğunu da bilmekteyim.Dünya da bu konuda başka çalışma bulamadığımı ifade etmek isterim.Dünyada yaygın olan uygulama ise genç kadın yumurtasından alınan Mitokondrilerin nakil edilerek yaşlı kadın yumurtasını gençleştirmektir.Bu işlem Mitokondri nakli değil Mitokondri ve diğer organellerin bulunduğu sitoplazmanın toptan nakli ile gerçekleştirilmektedir.

(Tachibana, Sparman et al. 2009; Craven, Tuppen et al. 2010)

Yukarıdaki araştırmacılar çekirdek naklini hayvanlar üzerinde başarıyla gerçekleştirmişlerdir. Biz eski çalıştığımız klinikte yine aynı teknikle 2009 yılında Çekirdek nakli yaparak sağlıklı 5. Gün embriyoları oluşturabildik.

Azalmış Yumurtalık Rezervi

Azalmış Yumurtalık Rezervi
Azalmış Yumurtalık Rezervi

Azalmış yumurtalık rezervi değimi (Diminished ovarian reserve DOR)her iki yumurtalıkta antral folikül sayımında 8-9 sayısı ve altınındaki rakamlarının bulunmasını ifade eder.5 ve 5’in altındaki sayılarda ise yetersiz yumurtalık rezervinden bahsedilmektedir(Poor ovarian reservePOR). ABD de yapılan ve 180 bin tüpbebek denemesi yapan hasta üzerinde yapılan bir çalışmada DOR teşhisi konulan hastalarda deneme başına canlı doğum oranı %18 iken POR tanısı alan hastada ise maalesef bu oran % 4 olarak tesbit edilmiştir.FSH hormonunu ve AMH testi ile kıyaslandığında antral folikül sayımı tüpbebek başarısını tahmin etme açısından daha başarılıdır.

Antral foliküller azalmaya başladığında yumurtalıkların hacmi de azalmakta ve yumurtalıkların küçüldükleri izlenmektedir.

Azalmış Yumurtalık Over Rezervi

Yumurta rezervi ile ilgili olarak alınabilecek tedbirler mutlaka vardır.Ancak azaldıktan sonra hele hele 5 antral folikülün altına düşüldüğünde sorunu çözmek çok zordur.Ailesinde erken yaşta menopoza giren kadınların yumurtalarını dondurmaları ciddi bir önlem olacaktır.
Yine uzman kişilerce yapılacak antral folikül sayımı kişilere tedbir almaları için fikir verebilecektir.

  • yumurta rezervi
  • yumurta rezervi nasil arttirilir
  • yumurta rezervi azlığı ve tüp bebek
  • yumurta rezervi ve kalitesi
  • yumurta rezervi ne demek
  • yumurta rezervini artırıcı kürler
  • yumurta rezervi fsh
  • yumurta rezervini artıran besinler
  • yumurta rezervi az olanlar kadınlar kulübü
  • yumurta rezervi azlığı bitkisel tedavi
  • yumurtalık rezervi
  • yumurtalık rezervini artırmak için
  • yumurtalık rezervi azlığı
  • yumurtalık rezervi nasıl artar
  • yumurtalık rezervi nasıl arttırılır
  • yumurtalık rezervi azalanlar
  • yumurtalık rezervinin azalması belirtileri
  • yumurtalık rezervinin azalması
  • yumurtalık rezervi nasıl artar bitkisel
  • yumurtalık rezervi az olup hamile kalanlar
  • Çocuk isteği ile doktora müracaat eden kadınların ilk aşamada yumurtalık rezervlerinin değerlendirilmesi gereklidir. Yumurtalık rezervini ölçmek için birkaç test kullanılabilmektedir. Bunlardan en sık kullanılanı adet siklusunun  2-3. günü kanda FSH seviyesinin bakılmasıdır. FSH hormonunun yüksek bulunması yumurtalık  rezervinizin ve gebelik şansının düşük olduğunu gösterir. Yumurtalık rezervini belirlemeye yarayan diğer testler arasında klomifen sitrat challenge test (CCCT), kanda inhibin B ve AMH (anti mullerian hormon) seviyesi ölçümü ve vajinal ultrason ile folikül sayılarının belirlenmesi yer almaktadır.