Popup Görseli

Kategori: Blog

Home Blog Page 42

Tüp Bebek Tedavisinde İlk Muayene

Tüp Bebek Tedavisinde İlk Muayene Nasıl Yapılır Tüp bebek tedavisinde ilk muayene ; Kısırlık (infertilite) Tüp Bebek tedavisine başlayacak olan çiftin değerlendirilmesi 35 yaş altı kadınlarda bir yıl korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması durumunda, 35 yaş üstü kadınlarda ise 6 ay düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınmaması durumunda yapılması önerilmektedir. Bazı kısırlık nedenleri ve belirtileri olması durumunda; örneğin düzensiz adete sahip olmak, endometriozis (çikolata kisti hastalığı) tanısı almak, üreme sisteminde gelişim bozuklukları olması durumunda bu süreleri beklemeden bir infertiliteuzmanına başvurmak önerilmektedir. Ülkemizde birçok kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ön incelemeyi yapmaktadır. Fakat değerlendirmede bazı eksikler meydana gelmektedir. Bu yazımızda çocuk sahibi olmak isteyen çiftin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ile ilgili önemli noktaları aydınlatacağım. Üremeyi engelleyecek durumlar açısından değerlendirmeye çift beraber başlamalıdır. Tüp Bebek tedavisinde ilk görüşmede ortaya çıkan kadınlarda kısırlık nedenleri Yumurtlamada sorunlar: Yumurtlama kadının adet dönemlerinde yumurtayı tüplere gönderdiği olaydır. Yumurtlamayı hormonlar kontrol eder. Bu yumurta ile sperm birleşirse gebelik oluşabilir. Gebelik şansı yumurtlamadan bir iki gün önce ve yumurtlama günü ilişkiye girildiğinde daha yüksektir. Bazı kadınlarda yumurtlama gerçekleşmemektedir. Rahim ve Tüplerdeki sorunlar: oluşan gebeliğin sağlıklı büyüyebilmesi için rahme yerleşmesi gerekmektedir. Rahimde buna engel olacak bir durumun olmaması gerekir. Aynı zamanda tüplerin yumurta ya da oluşmuş gebeliğin geçişini engelleyecek bir durumunun olmaması gerekmektedir. İleri kadın yaşı: Kadınlar belli bir yumurta sayısı ile doğduğundan özellikle 30 lu yaşların ortasından itibaren doğurganlık oranları hızla azalmaktadır. Tüp Bebek Tedavi ilk görüşmesinde kısırlık değerlendirilmesi Öncelikle adet düzeni ve önceki gebelikler sorgulanır. Ardından muayeneye geçilir. Muayene de ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Yumurtalık rezervi kadınlarda infertilite tedavisinin başarısını en çok etkileyen durumlardan bir tanesidir. Ultrasonografi yardımıyla rezerv değerelendirilmesi yapılabilmektedir. Burada önemli olan antral folikül sayısıdır. Antral folikül 2-10 mm arasındaki foliküllere verilen addır. Yumurtalık rezervinin en iyi göstergelerindendir. Adet döneminin 2-4. günleri arasında vajinal ultrason ile sayım yapılır.  4’ten az olan sayıya sahip kadınların yumurtalık rezervi azalmış kabul edilir. Tüp Bebek Tedavi Öncesi Muayene de Kan testleri- özellikle Anti Mullerian Hormon (AMH) değerlendirilmesi: AMH günümüzde kısır çiftlerin tedavisine başlamadan bakılması gereken önemli bir test halini almıştır. Yumurtalık rezervinin güçlü bir göstergesidir. Antral foliküllerden salınır ve seviyesi adet döneminin hangi gününde bakıldığına göre değişiklik göstermez. Tedaviye başlayacak olan hastalara mutlaka bakılmasını önermekteyiz. Kadınların bir diğer değerlendirilmesi hormonal değerlendirmeyi kapsar. Bazı hormonların yüksekliği veya düşüklüğü yumurtlamayı etkilemektedir. Bu sebeple özellikle tiroid hormonlarının da değerlendirmeye eklenmesini öneriyoruz. Bu kısma kadar yumurtalık ve rahmin durumunu değerlendirilmesini konuştuk. Ultrasonografi yardımıyla rahmin durumu değerlendirilir fakat rahmin içini boşluğu ve tüpleri değerlendirmek için yetersizdir. Bu sebeple tüpleri ve rahim içi boşluğu değerlendirmek için biz tedaviye başlayacağımız her hastaya rahim filmi (histerosalpingografi) uygulamaktayız. Genel olarak ağrılı bir işlem olduğundan biz anestezi altında rahim içerine bir boya vererek film çekmekteyiz. Böylelikle rahmi ve tüpleri anlık değerlendirme şansına sahip oluyoruz. Rahim içinde oluşmuş yapışıklıklar gebeliği engelleyebilmektedir. Aynı şekilde tüplerin tıkalı olması veya sıvı ile dolu olup şiş görünmesi de gebelik şansını azaltmaktadır. Bu sebeple tedaviye başlayacak bütün kadınların rahim filminin çekilmesi olmazsa olmazdır. Tüp bebek tedavisine ilk muayene de erkeklerde kısırlık değerlendirilmesi Çocuk sahibi olmayı başaramamış çiftlerin değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan bir tanesi semen analizi-spermiyogramdır. 2-4 günlük bir cinsel perhizin ardından alınması ve örneğin bir saat içinde değerlendirme yapacak labaratuvara ulaştırılması önemlidir. Standart semen analizinde semen volümü ve mikroskopisi yer alır. Mikroskopik değerlendirmede sperm konsantrasyonu, sperm sayısı, hareketliliği ve spermlerin görünümü (morfolojisi) değerlendirilmektedir. Aynı zamanda olgunlaşmamış hücreler lökosit sayısı ve aglütinasyonu değerlendirilmiş olmalıdır. Semen analizinde çok değişkenlik olabileceğinden en az iki kez değerlendirme önerilmektedir. Tüp Bebek tedavisine başlayacak olan çiftin değerlendirilmesi normal olmayan semen analizinde bozukluğa yönelik tedavi değerledirmeler yapılmalıdır. Sperm sayısı düşüklüğü olanlar erkek hastalarda hormonal değerlendirme yapılmalıdır. İleri şekil bozukluğu ve ileri sayı düşüklüğünde genetik test yapılmalıdır. Ayrıca, testis ultrasonu ve diğer radyolojik incelemelerle yapısal anomaliler de araştırılmalıdır. Elde edilen bulgulara göre uygun tedavi planı oluşturulmalıdır.

Rahim Kanseri Erken Bulguları

Rahim Kanseri Erken Bulguları Rahim Kanseri Erken Bulguları  (serviks kanseri) düzenli smear taraması  hayat kurtarır. British Medical Journal’da yeni yapılan  bir araştırmaya göre; ” Serviks kanserine (rahim ağzı veya boynu kanseri)dönüşebilecek erken hücre değişiklikleri tedaviye ihtiyaç duymayabilir ve vakaların % 50’sinde kendiliğinden iyileşebilir” denilmektedir. Bu araştırmada, 3.000’den fazla kadının smear  sonuçlarına bakılmış olup  , bu smear  testlerinde bulunan “orta” derecedeki kanser habercisi bulguların  yarısının kendiliğinden gerilediğini keşfetti. Rahim Kanseri Erken Bulguları Kendiliğinden Gerileyebiliyor. Pozitif bir smear testi ne anlama gelir? Smear testi veya yayma testi sonucu, ancak kadınların 20’de  birinde, test serviks hücrelerinde anormal değişiklikler olduğunu göstermektedir. CIN derecelendirmesi, hücre değişikliklerinin rahim boynu serviks yüzeyine ne kadar derin girdiğini yansıtır: rahmin boynu: CIN 1 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte biri etkilenir. CIN 2 – yüzey tabakasının kalınlığının üçte ikisi etkilenir. CIN 3 – yüzey tabakasının tam kalınlığı etkilenir. Rahim kanseri erken bulguları kendiliğinden gerileyebiliyor bu değişikliklerin çoğunun kansere yol açmaması ve hücrelerin normale dönmesine rağmen, bazı lezyonların kanserli olmasını önlemek için çıkarılması gerekmektedir. Düşük dereceli CIN1 ‘de hasta kontrol smearler alınarak , lezyonlarını izlenebilmektedir. Günümüzde  CIN2 olarak sınıflandırılan “orta” kanser öncesi lezyonları ise çeşitli basit cerrahi yöntemlerle  tedavi edilmektedir Çalışma ne buldu? CIN2 lezyonlarına bakan BMJ araştırması, şunları önermektedir: Tedavi edilmeyen tüm vakaların yarısından fazlası iki yıl içinde kendiliğinden düzelir. Vakaların sadece üçte birisinde orta lezyonlar aynı kalmaktadır. Beşte birin altında kalan kısmı ise daha kötüleşecektir. Rahim Kanseri olan kadınlar ne yapmalıdır? “Şu anda tedaviyi beklemekte veya tedaviye devam ediyorsanız, lütfen bu bilginin sizi caydırmasına izin vermeyin.” Bu çalışmanın sonuçlarını tam olarak anlamak için daha katı ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır. ” Bu tür durumlarda her zaman doktor kontrolünde ve devamlılığı devam ettirecek şekilde kontrollerinizi sürdürmenizdir. Hangi hastalık yada tedavi olursanız erken tanı sizi mutlu sona ulaştıracaktır. Bu itibarla tüm kadınları servikal tarama için muayene olmaya davet etmekteyiz: Cinsel deneyimi olan kadınları 18-25 yaşlar arası 2 yılda bir 25 – 49 yaşlar arası – her üç yılda bir 50 – 64 yaşları – beş yılda bir 65 yaş üstü olan kadınlarda ise test önerilmiyor.

Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları Nelerdir?

Robert G. Edwards tarafından kurulan modern tüp bebek tedavisi yöntemi, İngiltere’de ilk ortaya çıktığı 1978 yılından bu yana birçok çocuk sahibi olamayan çifte umut oldu. Yıllar içerisinde gelişerek dünyaya yayılan tüp bebek tedavisi, Türkiye’de de birçok çiftin çocuk sahibi olmasına yardımcı oluyor. Her yıl bakıldığında binlerce çift, tüp bebek tedavisine başlamak için biz doktorlara başvuruyor ve bunların içinden büyük bir çoğunluğu da tedaviye başlanmasının ardından çocuk sahibi olabiliyor. Bizlere çocuk sahibi olamayan çiftler ilk geldiklerinde öncelikle tüp bebek tedavisinin aşamaları hakkında bilgi almak istiyor. Ayrıca hastanın bu noktada doktor ile iletişimi, tedavi sürecinin aşamalarının detayları hakkında bilgi sahibi olması süreç boyunca daha sakin ve sabırlı bir tavır takınmasını da destekliyor. Kıbrıs Tüp Bebek Tedavisi Dünyada tüp bebek tedavisinin geçmişi 1978 yılına dayansa da tüp bebek tedavisi ile Türkiye’de ilk çocuk 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde dünyaya geldi. O günden bu yana, çiftlerin çocuk sahibi olması için gerekli tedaviyi uygulayan biz doktorların kullandığı yöntemler de büyük ölçüde gelişme gösterdi. Gelişen ve değişen çağa ayak uyduran, teknolojinin nimetlerinden yararlanan tıp dünyasında o yıllara kıyasla daha basit ve hızlı yöntemler ile tüp bebek işlemi gerçekleştirilebiliyor. Tüp bebek aşamalarından ilki muayene ve çiftin değerlendirilmesi Tüp bebek süreci, çiftin doktora gelmesi ile başlar. Bizlere gün içerisinde birçok çift, çocuk sahibi olamadıklarını ve tüp bebek tedavisine başlamak istediklerini belirterek başvuruyor. Bu çiftlerin öncelikle değerlendirilmeleri gerekiyor çünkü her hastalıkta ve sağlık sorununda olduğu gibi tedavi de sorun da kişiye özgü… Bazı çiftler, tüp bebek tedavisine başlamak için aceleci davranabiliyor. Korunmasız yaşanan birkaç ilişkinin hemen ardından tüp bebek tedavisi için başvurabiliyor ancak biz uzmanlar, çiftlere en az 1 yıl korunmasız ilişki yaşandıktan sonra çocuk sahibi olmak için tüp bebek tedavisine başlangıç yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çift değerlendirilmesinde hem anne hem baba adayının test – muayene sonuçları, yaşları vb. birçok noktada dikkate alınmaktadır. Değerlendirme aşamasında çoğunlukla çiftlerden; Her türlü ameliyat raporu veya notu Sperm tahlili Kadın ve erkek kan testleri Daha önce uygulanan varsa tedavi raporları Rahim filmi Kromozom analizi Varsa başka hastalıklara ilişkin raporları istiyoruz. Yumurta Oluşturma Tüp bebek aşamaları nelerdir dediğimizde, ilk adım kadının yumurtalıklarının uyarılması ve yumurta oluşturulması… Bu aşamada kadının yumurtalıklarından embriyo oluşumu için elverişli, kaliteli yumurtalar seçilerek rahme konulur ve yumurta geliştirici ilaçlar da enjekte edilir. 8 – 12 gün kadar süren bu süreç içerisinde ilaç dozajı kişinin yaşı ve kilosu gibi değişkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Anestezi altında oluşan yumurtaların toplanma işlemi ile diğer adıma geçirilir. Dölleme işlemi için laboratuvar ortamında saklanan bu yumurtalar esnasında erkek de sperm verir. Bu işlem öncesinde bizler, erkeğe 3 – 4 günlük cinsel perhiz öneririz. Sperm ve yumurtaların alınmasının ardından birleşme klasik tüp bebek yöntemi veya mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilerek birleştirilir. Embriyo Transferi Laboratuvar ortamında uzman ekip tarafından döllenerek oluşturulan embriyo, ağrısız ve özel bir katater kullanılarak anne rahmine transfer edilir. 5 – 10 dakika süren bu basit işlemin ardından çift için heyecanlı bir bekleyiş başlar. Bu süreçten sonra tüp bebek aşamalarının tamamlanmasının ardından gebelik testi yapılarak başarılı olup olmadığı anlaşılır. Birçok uzman bu bekleme süresi içerisinde çifte cinsel perhiz tavsiye eder. Transfer işleminin ardından kadın, 1 gün sonra ılık duş alabilir. Aynı zamanda gebelik testinin olumlu sonuçlanması durumunda dahi ilk 3 ay boyunca ilaç desteğini kesmeyiz.

Tüp Bebek İlaçları Kilo Yapar Mı?

Tüp Bebek Tedavisi Kilo Aldırır Mı? Tüp bebek ilaçları kilo yapar mı? çiftler genellikle tüp bebek tedavilerinden faydalanırken kilo alımı ile hiçbir ilgisi olmadığını düşünmeye meyillidirler. Ama gerçek şu ki, kilo ve infertilite tedavileri arasında açık bir bağlantı var. Kilo almak da infertilite tedavilerinin bir yan etkisi olabilir. Tüp bebek ilaçlarının vucuda etkisi Tüp bebek ilaçları hormonal değişikliklere yol açacağından metabolizma üzerinde de rol oynar. Bu nedenle yüksek kalori alımları kilonuzu büyük oranda etkileyebilir. Özellikle infertilite ile uzun süre mücadele ettiyseniz, tüp bebek tedavisinde başarısız bir girişim yıkıcı olabilir. Vakaların % 1’inden daha azında IVF, yumurtalık hiperstimülasyon sendromu ile sonuçlanabilir ve bu da üç ila beş gün içinde 10 kilogramlık bir kilo artışına neden olabilir. Daha yaygın olarak, tipik olarak IVF’nin bir parçası olan hormon tedavileri kilo alımına neden olabilir. Bazı kadınlar, IVF döngüsü sırasında diyetlerini egzersiz yapmayı veya izlemeyi durdururlar; bu da kilo almayla sonuçlanabilir. Tüp bebek ilaçlarını kullanımından sonra, tedavisi sonrası kilo vermek için sağlıklı bir diyet ve egzersiz yapmanız gerekir, ancak bir fitness rutinine başlamadan önce infertilite uzmanınıza danışmanız da önemlidir. Sağlıklı bir vücut, IVF ile gelecekteki başarı şansınızı artırabilir ve hamilelik ile ilgili başarısız girişim sonrasında daha az depresif hissetmenize yardımcı olabilir. Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Kilo Vermek İçin Yapılması Gerekenler Tüp bebek tedavinizi takip eden ve gerçekleştiren doktora danışın – genellikle bir üreme endokrinoloğu bu konuda size yardımcı olacaktır. Başka bir tüp bebek döngüsünü yapmayı planlıyorsanız, kilo vermeye teşebbüs etmek için döngü tamamlanana kadar beklemenizi tavsiye edebilir. Ancak, bazı durumlarda, kilo kaybı gelecekteki IVF girişimlerinde başarı şansınızı artırabilir, bu nedenle doktorunuzun fitness hedeflerinizi bildirmesini sağlamak ya da diyet ve egzersizin doğurganlığı nasıl etkileyebileceğini sormanız önemlidir. Tüp Bebek Tedavisinde Kalori Alımını Kısıtlamak Önemlidir Kalori alımınızı azaltın. Bir kilo yağ, 3.500 kaloriye eşittir, bu nedenle kaybetmek istediğiniz her kilo için diyetinizden 3.500 kalori ortadan kaldırmak gerekir. Aşırı karbonhidrat ve şekerli içecekler, gereksiz kalorilerin ortak kaynaklarıdır, bu nedenle önce bu maddeleri eleyin. Yağsız proteinleri yiyin. Protein hamilelik sağlığı ve fetal gelişim için anahtardır ve uzmanlar kadınların günlük 46 gram protein almasını önermektedir. Günde altı ila sekiz bardak su içilmesi önemlidir. Su, hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur, bu da gelecekteki hamilelik başarı şansınızı artırabilir. Haftada 150 dakika düşük yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın – ya da 75 dakika orta-yüksek yoğunluklu kardiyovasküler egzersiz yapın. Kardiyovasküler egzersiz, büyük kas gruplarını ve kalbinizi güçlendirir ve yürüyüş, koşu ve ip atlama gibi aktiviteleri içerir. Yürüme ve koşu daha yüksek yoğunluklu ve daha fazla kalori yakarken, yürüyüş, düşük yoğunluğudur. Egzersiz kilo vermeyi önemli ölçüde artırır çünkü kalori yakar, kilo almadan daha fazla yemeye imkan verir.

1 41 42 43 54