Kategori: Blog

Home Blog Page 50

Hamile Kalmayı Kolaylaştırmak

Gebe kalmayı kolaylaştırmak bebek düşünen çiftler tarafından en sık araştırılan konu başlıkları arasındadır. Hamile kalmak isteyen kimseler sağlıklarına gereğinden fazla dikkat etmelidir. Normal günlük rutinleri hareketsiz bir yaşam ise bu yaşam tarzını bırakmalı spor yapmalı ve yediklerine içtiklerine dikkat etmelidir. Hamileliğin en iyi geçirildiği dönem kadınlarda 20 ile 30 yaş arasıdır. Bu yaş aralığı dışında olan ve hamile kalmak isteyen anne adaylarının 20 ile 30 yaş arasındaki anne adaylarına göre daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Hamile kalma isteğinin ortaya çıkmasından sonra çiftler düzenli olarak cinsel ilişkiye giriyorlarsa ve 1 sene kadar bu istekleri doğrultusunda cinsellik yaşamaya devam ettikleri halde olumlu sonuç almamışlarsa taraflardan birinin kısır olma ihtimali gündeme gelebilecektir. Bu durumda kısırlık tedavisinin uygulanması gerekebilmektedir. Hamile kalmayı kolaylaştırmak için hamileliği engelleyen durumların iyi bilinmesi gerekmektedir. Gebe kalmayı engelleyen çok farklı sebepler olmasına rağmen gebeliğe engel olan en genel nedenler şu şekildedir: Cinsel ilişkinin düzenli bir şekilde ilerlememesi ilk nedendir. Çiftler arasındaki cinsel ilişkinin haftada 2 kere düzenli olarak yapılıyor olması gerekmektedir. Bu düzenin olmaması hamile kalmayı engelleyebilmektedir. Hamile kalmayı engelleyen durumlar arasında bir diğer önemli etken yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girilmemesidir. Çiftler yumurtlama dönemini takip etmeli ve bu dönemde cinsel ilişkiyi arttırmalıdır. Fazla kilolu olmak ya da gereğinden az zayıf olmak hamile kalmayı engelleyen durumların başında gelmektedir. Hamile kalmayı etkileyen bir diğer etken ise kadının emzirme döneminde olmasıdır. Bu dönemde hamile kalabilme ihtimali düşmekte ama daha sonra emzirme bittikten sonra normal haline geri dönmektedir. Kadınlarda gebeliğin oluşabilmesi için düzenli bir hormon yapısına sahip olunması gerekmektedir. Düzensiz hormon düzenine sahip olan kadınların gebe kalma ihtimali azalmaktadır. Kadınlarda yaşın ilerlemiş olması gebeliği engelleyen bir diğer etkendir. Erkeklerde sperm kalitesinin dölleme için yeterli kaliteye sahip olmaması gebeliği engelleyen bir diğer önemli etkendir. Kanser ilaçlarının kullanılması hamile kalma ihtimalini minimalize eden bir diğer önemli etkendir. Diyabet, bağışıklık sistemini etkileyen problemler, kan pıhtılaşma sorunları, tiroit hastalıkları, genetik geçişe sahip hastalıklar gebeliğin oluşmasını etkileyen metabolik hastalıklardır. Gebeliği engelleyen birbirinden farklı etkenler olduğundan çocuk sahibi olmak isteyen çiftler hayat alışkanlıklarını değiştirip düzenli egzersiz yapıp ve tükettikleri besinleri dikkatli şekilde seçmelerine rağmen olumlu sonuç almamışlarsa muayene olmaları daha yararlarına olacaktır. Gebe Kalmak İçin Egzersiz Yapmak Önemli Midir? Gebe kalmak için egzersizlerin önemi tahmin edildiğinden çok daha fazladır. Hamileliği gerek aşırı kilo gerekse aşırı zayıflık engelleyebilmektedir. Bu sebepten dolayı anne adaylarının hamilelik için ideal kiloya ulaşmaları hem kendileri hem de bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir. Düzenli spor ve düzenli beslenme sağlıklı yaşamın en önemli destekçilerinden bir tanesidir. Düzenli spor ve besin tüketimi çiftlerin ideal kilolarına ulaşmaları için oldukça önemlidir. Spor yapmak arzuladığınız sağlıklı yaşama ulaşmayı gerçekleştirdiği gibi cinsel isteğinizin artabilmesini de sağlamaktadır. Egzersiz yapmak her ne kadar sağlık açısından önemli olsa da gereğinden fazla yapılan egzersizler de hamile kalmayı engelleyebilmektedir. Haftada 4 ya da 5 kez yapılan ve orta zorlukta olan egzersizler amaçlanan hedefe ulaşılabilmesi için yeterlidir. Stres Hamile Kalmayı Etkiler Mi? Stres gebe kalmayı etkiler mi sorusu en çok sorulan sorulardan bir tanesidir. Stres hayatımızdaki her şeyi olumsuz etkilediği gibi hamile kalmayı da olumsuz etkilemektedir. Stresli bir hayat tarzı hamileliği engellediği gibi cinsel isteğin azalmasına da neden olabilmektedir. Bu nedenle anne ve baba adaylarının stres yönetimini öğrenmeleri ve rahatlamaları gerekmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyen eşler hayatlarının merkezine bunu aldıklarından dolayı başka bir şey düşünememektedir. Ancak bu durum kadının hamile kalmasını engelleyen en önemli etkenlerden bir tanesidir. Bu dönemde hem anne adayı hem de baba adayı kendisine zaman ayırmalıdır. Hamile Kalmak İçin Tüketilebilecek Besinler Nelerdir? Gebe kalmak için tüketilebilecek besinler anne ve baba adaylarının en çok araştırdığı konu başlıklarından bir tanesidir. Hamile kalmak isteyen anne adayları yediklerine dikkat ederek hem hamilelik için ideal kiloya ulaşabilecek hem de hamilelik için vücutlarında bulunması gereken vitaminlerin bulunmasını sağlayabileceklerdir. Annelerin hamile kalmak için tüketmelerinde yarar olan besinler şu şekildedir: Yumurta hamilelik ihtimalini yükselten en önemli besinlerden bir tanesidir. Yumurtada bulunan A ve D vitamini hamilelik ihtimalini arttırmaktadır. Et hem kısırlık ihtimalini azaltan hem de yumurtalıkları hareketlendirdiği için hamileliğe hazırlık döneminde tüketilmesi gereken besinlerden bir tanesidir. Muz içerisinde barındırdığı B12 maddesi sayesinde hem hamileliğe hazırlık hem de hamilelik döneminde oldukça yararlı bir besindir. Muz adet dönemini düzenler ve yumurtlama döneminin hesaplanmasına yardımcı olur. Süt D vitamini açısından oldukça zengin bir besindir. Bünyesinde bulunan kalsiyum ve mineral sayesinde yumurta kalitesini arttıran ve yumurta sayısının artmasına neden olan bir besindir. Brokoli ve karnabahar olan yumurtaların döllenmesini kolaylaştıran besinlerdendir. Bu sebepten dolayı hamile kalmak isteyen kimselerin tüketmesi tavsiye edilmektedir. Balık hamile kalma ihtimali arttırmak için alınması gereken neredeyse her vitamin ve minerali bünyesinde barındırmaktadır. Balıklar arasında yağlı balıklar elde edilmek istenen sonucun elde edilebilmesi için ideal besinlerdir. Somon, hamsi, alabalık gibi balık türleri bu amaç için en iyi balık türleridir. Avokado hamile kalmak isteyenlerin tüketmesi gereken en önemli besinlerden bir tanesidir. Avokado bünyesinde bulunan folik asit sayesinde vücudun hamileliğe hazırlanmasını sağlamaktadır. Kuru yemişler hamileliğe hazırlık için ideal besin gruplarından bir tanesidir. Özellikle fındık, ceviz ve badem yumurtlamanın düzenli bir şekilde işlemesini sağlamaktadır. Hamile Kalmak İçin Doğum Kontrol Hapları Ne Zaman Bırakılmalıdır? Hamile kalmak için doğum kontrol hapları bir paket tüketildikten sonra bırakılmalıdır. Doğum kontrol hapı bırakıldıktan sonraki 2 ya da 4 hafta içerisinde adet görebilmektesiniz ya da bu süre birkaç ay sürebilmektedir. Doğum kontrol hapları bırakıldıktan sonra hamilelik çalışmalarına ilk adet kanaması görüldükten sonra başlanması tavsiye edilse de hamile kalmanız halinde bu haplar bebeğe zarar vermemektedir. Yani doğum kontrol haplarının kullanılması sırasında bile anne hamile kalabilir ve bu durum annede heyecana sebep olmamalıdır. Sigara Hamileliği Etkiler Mi? Sigaranın hamileliğe etkisi en çok araştırılan konu başlıklarından bir tanesidir. Sigara hem hamileliğe hazırlık aşamasında hem de hamilelik döneminde bırakılması gereken ürünlerden bir tanesidir. Sigara sadece annenin sağlığını olumsuz etkilememekte aynı zamanda babanın da sperm kalitesini düşürebilmektedir. Bu sebeplerden dolayı hamile kalma çalışmalarına başlar başlamaz sigaranın bırakılması gerekmektedir. Anne adayları hamile olduklarını genellikle 2 haftalık hamilelik sürecinden sonra öğrenmektedir. Bu dönemde hamile olduklarını bilmediklerinden dolayı sigara tüketebilmekte ve sigara embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşmak istemeyen anne adayları hamilelik çalışmalarına başladıkları tarihte sigara tüketimini bırakmalıdır. Düzenli Uyku Hamile Kalmayı Etkiler Mi? Düzenli uykunun hamileliğe etkisi stres yönetimini öğrenen kimseler tarafından bilinen bir etkidir. Hamile kalmak isteyen anne adayları ve baba adayları düzenli uyku düzenine sahip olmalıdır. Bu düzenle

Sperm Sayısı Kaç Olmalı? Normal Spermiogram Değerleri (2026)

Sperm Sayısı Kaç Olmalı? (Güncel Normal Değerler – WHO 2021) Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2021’de yayımladığı son kılavuza göre normal sperm sayısı, mililitrede en az 15 milyon, ejakülatın tamamında ise en az 39 milyon olmalıdır. Bu değerlerin altı, sperm sayısının düşük olduğunu gösterebilir. Normal Sperm Değerleri (WHO 2021) Aşağıdaki değerler, sağlıklı ve fertil erkeklerin alt %5 sınırlarıdır. Yani bu sınırların altı “normalin altında” kabul edilir. Parametre Normal Alt Sınır Sperm konsantrasyonu ≥ 15 milyon / ml Toplam sperm sayısı ≥ 39 milyon / ejakülat Toplam hareketlilik ≥ %40 Progresif hareketlilik ≥ %32 Normal morfoloji (Kruger) ≥ %4 Semen hacmi ≥ 1.4 ml 📌 Önemli:Tek başına sperm sayısı yeterli değildir. Hareketlilik ve morfoloji, gebelik şansını en az sperm sayısı kadar etkiler. Sperm Sayısı Nasıl Yorumlanır? Spermiogram (sperm testi) sonucu değerlendirilirken şu üç ana başlık birlikte ele alınır: 1️⃣ Sperm Sayısı 15 milyon/ml ve üzeri: Normal 15 milyon/ml altı: Oligospermi (düşük sperm sayısı) Sperm hiç yoksa: Azospermi 2️⃣ Hareketlilik Spermlerin yumurtaya ulaşabilmesi için ilerleyici (progresif) hareket şarttır.Sayı normal olsa bile hareketlilik düşükse gebelik zorlaşabilir. 3️⃣ Morfoloji (Şekil Bozukluğu) Spermlerin yapısal olarak normal olması gerekir.%4’ün altındaki değerler döllenme şansını azaltabilir. Sperm Sayısı Düşükse Hamile Kalınır mı? Evet, kalınabilir.Ancak ihtimal; sperm sayısı, hareketlilik ve morfolojinin birlikte durumuna göre değişir. Hafif oligospermide → doğal gebelik mümkün olabilir Orta–ileri düşüklükte → yardımcı üreme yöntemleri gerekebilir 📌 Tek bir test sonucu ile kesin karar verilmez. Spermiogram Neden Tekrar Edilmelidir? Sperm üretimi yaklaşık 72–90 gün sürer.Bu nedenle: En az 2–3 ay arayla Aynı laboratuvarda Aynı koşullarda en az iki test yapılması önerilir. Sperm Testi Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler 2–7 gün cinsel perhiz Ateşli hastalık sonrası test için en az 2 ay bekleme Alkol, sigara ve bazı ilaçların testten önce kesilmesi Numunenin laboratuvarda ya da en geç 30–60 dakika içinde ulaştırılması Sperm Sayısı Nasıl Artar? Her düşük sperm sayısı tedavi gerektirmez; ancak altta yatan neden bulunmalıdır. Genel olarak önerilenler: Sigara ve alkolün bırakılması Fazla kilonun verilmesi Testis ısısını artıran faktörlerden kaçınma Varikosel gibi durumların değerlendirilmesi Gerekirse medikal veya cerrahi tedaviler ⚠️ Rastgele vitamin ve takviye kullanımı önerilmez. Ne Zaman Üroloji / Androloji Uzmanına Başvurulmalı? Sperm sayısı 15 milyon/ml altındaysa Hareketlilik veya morfoloji belirgin düşükse 1 yıldır korunmasız ilişkiye rağmen gebelik yoksa Azospermi (sperm yokluğu) saptandıysa Sık Sorulan Sorular Sperm sayısı yaşla azalır mı?Evet. Yaş ilerledikçe sperm kalitesi ve DNA bütünlüğü olumsuz etkilenebilir. Perhiz süresi sperm sayısını etkiler mi?Evet. Çok kısa perhiz sayıyı, çok uzun perhiz ise kaliteyi düşürebilir. Sayı mı daha önemli, hareket mi?Gebelik için hareketlilik ve morfoloji, çoğu zaman sayıdan daha belirleyicidir. “Sperm sayım düşük, çocuk olmaz mı?”→ Olabilir. Düşük sperm sayısı kesin kısırlık demek değildir. “Biraz düşükse tedavi şart mı?”→ Hayır. Bazı durumlarda sadece takip yeterlidir. “Vitaminle düzelir mi?”→ Her zaman değil. Nedeni bilinmeden vitamin almak faydasız olabilir. “Tek sonuç kötü çıktı, korkmalı mıyım?”→ Hayır. En az 2–3 ay sonra tekrar bakılmadan net karar verilmez. 🟢🟡🔴 Sperm Sayısı İyi mi, Kötü mü? (Halk Diliyle Anlatım) Sperm testi sonucunu eline aldığında rakamlar kafa karıştırıcı olabilir.Aşağıdaki tablo ve açıklamalar, sonucu hızlıca anlaman için hazırlanmıştır. 🟢 İyi (Normal) 15 milyon/ml ve üzeri Toplamda 39 milyon ve üzeri Hareketli spermler yeterli Şekil bozukluğu belirgin değil 👉 Ne anlama gelir?Bu değerler genellikle doğal yolla çocuk sahibi olma açısından olumlu kabul edilir.Başka bir sorun yoksa çoğu erkekte ek bir tedavi gerekmez. 🟡 Orta / Sınırda 10–15 milyon/ml arası Hareketlilik veya şekil biraz düşük olabilir 👉 Ne anlama gelir?Gebelik mümkündür ama biraz daha zor olabilir.Yaşam tarzı değişiklikleri, takip ve gerekirse basit tedaviler önerilebilir. 📌 Çoğu zaman panik gerektirmez, tekrar test istenir. 🔴 Düşük (Sorunlu) 10 milyon/ml’nin altında Ya da hiç sperm görülmemesi 👉 Ne anlama gelir?Bu durumda doğal gebelik ihtimali azalır.Ancak tedavi veya yardımcı üreme yöntemleri ile çocuk sahibi olmak mümkündür. ⚠️ Tek başına bu sonuçla karar verilmez, mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. Tıbbi Uyarı Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka üroloji/androloji uzmanına başvurulmalıdır.

Hamilelik Lekeleri Nedir?

Hamilelik lekeleri, hamilelik döneminde anne adaylarının ciltlerinde oluşan lekelerdir. Hamilelik lekeleri, doğum lekeleri olarak da adlandırılabilmektedir. Genellikle yüz ve karın bölgesinde ortaya çıksa da, vücudunun farklı noktalarında da görülmesi mümkündür. Kahverengi görünümleri bulunmaktadır. Doğal bir oluşum olduğu söylenebilmektedir. Bununla birlikte birçok anne adayı için rahatsız edici olmaktadır. Kıbrıs tüp bebek tedavisi merkezi olarak bu konuda bilgilendirici yazı yazmak istedik. Hamilelik lekeleri, basit doğal tariflerle yok edilebilmektedir. Bununla birlikte önerileri dikkate alarak leke oluşumunu minimuma indirmeniz de mümkün olmaktadır. Hamilelik lekesi problemleri için hazırladığımız yazımız, bu süreçte tarafınıza bir rehber niteliğinde olacaktır. Hamilelik Lekeleri Neden Olur? Hamilelikte Neden Cilt Lekeleri Oluşmaktadır? Hamilelikte cilt lekesi oluşması nedenleri olarak gösterilebilecek birçok neden bulunmaktadır. Ancak temel neden hamilelik döneminde salgılanan östrojen ve progesteronhormonlarıdır. Hormonlar nedeniyle bu dönemde cilt hassaslaşabilmektedir. En temel sebep anne adaylarının hormonlarında meydana gelen değişiklikler olsa da, hamilelik lekesi oluşumunda etkin rol oynayan başka faktörler de bulunmaktadır. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir: • Kişinin genetik olarak yatkın olması • Gebelik döneminden önce uzun süre doğum kontrol hapı kullanılması • Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalınması • Sağlıksız beslenme • Hamilelik öncesinde romatizma, tiroit gibi hastalıklar için kullanılan bazı ilaçlar Hamilelik döneminde ortaya çıkan hamilelik lekeleri genellikle hamileliğin ikinci ve üçüncü ayında ortaya çıkmaktadır. Özellikle hamileliğin son üç ayında çok daha belirgin bir hale gelebilmektedir. Hamilelik lekeleri genellikle doğumdan sonra kendiliğinden kaybolabilmektedir. Ancak hassas ciltli ve genetik olarak yatkın kişilerde cilt problemlerinin kalıcı olabilmesi mümkündür. Bu durumda yazımızın devamında bulunan tedavi yöntemlerini kullanarak kolaylıkla lekelerinizden kurtulabilirsiniz. Hamilelik Lekeleri Hangi Bölgelerde Görülmektedir? Hamilelik lekelerinin görülebileceği bölgeler sıklıkla yüz ve karın bölgeleri olsa da, vücudun pek çok noktasında ortaya çıkabilmektedir. Genellikle ultraviyole ışınlarına maruz kalan yerlerde ortaya çıkmaktadır. Hamilelik lekelerinin görülebildiği bölgeler sıklık sırasına göre şu şekilde sıralanabilmektedir: Göbek deliğinden aşağı doğru kasığa doğru inen düz çizgi (%80 gebede görülmektedir) • Yüz bölgesi • Eller • Omuz • Sırt bölgesi • Dekolte bölgesi • Kol ve bacakların dışa dönük olan kısımları Hamilelik Lekesi Kimlerde Görülmektedir? Hamilelik lekesi görülebilen kişiler, esasında riskin daha yüksek olduğu kişilerdir. Hamilelik lekeleri yalnızca gebe kadınlarda görülmemektedir. Bunun yanında lekelerin görülebileceği bazı risk faktörleri  de bulunmaktadır. Bu kişiler şu şekilde sıralanabilmektedir: • Güneş ışınlarına duyarlı olan kişiler • Makyaj malzemesi kullanan kişiler • Doğum kontrol hapı kullanan kişiler • Ağdadan sonra doğrudan güneş ışınına maruz kalan kişiler Hamilelik lekeniz olması halinde öncelikle hamilelik lekenize doğrudan güneş ışınlarının temas etmesini önlemeniz gerekmektedir. Mutlaka güneşe çıkmanız gerekiyorsa, güneş kremi kullanmanız doğru bir tercih olacaktır. Hamilelikte Lekesi Oluşumu Nasıl Engellenebilir? Hamilelik lekesi oluşumunu engelleme yollarına dikkat ederek lekelerin oluşumunun tamamen önüne geçmek mümkün değildir.Bu leke oluşumu riskini minimum seviyeye  indirmek için yapılabilecekler şunlardır. Hamilelik lekeleri oluşumunu engellemek için dikkate almanız gereken noktalar şu şekilde sıralanabilmektedir: Hamilelik döneminde cilt problemlerinin ortaya çıkmasının sebebi, güneşin zararlı ışınları ile hormonların etkileşime girmesidir. Bu nedenle hamilelik lekesi oluşumunun engellenmesinin de en basit yolu, güneşlenme saatlerine dikkat edilmesidir. Özellikle öğlen güneş ışınlarına direkt olarak maruz kalınmamalıdır. Bunun yanında koruyucu ürünler kullanılması da güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmanıza yardımcı olacaktır. • Hiperpigmentasyon kremleri kullanılması, leke oluşumunun önüne geçilmesine yardımcı olacaktır. Bu kremler arasından tercihinizi yaparken güneş koruma faktörünün 15’den yüksek olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir. Hamilelik döneminde vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanması önemlidir. Ancak güneşlenmek için 11.00 – 16.30 saatlerini tercih etmemeniz gerekmektedir. Çünkü bu zaman dilimi içerisinde güneş ışınları dik açı ile gelmektedir. • UV ışınları güneş dışında, elektronik cihazlardan da yapay olarak yayılmaktadır. Bu nedenle güneşe çıkmayacak dahi olsanız, güneş koruyucu kremlerini kullanmaya özen göstermeniz gerekmektedir. 3 saatte bir kreminizi yenilemeniz faydalı olacaktır. • Güneşe çıkarken yüzünüzün tamamına gölge sağlayacak bir şapka kullanmanız, yüzünüzde hamilelik lekesi oluşumunu azaltmak için faydalı olacaktır. Hamilelik Lekelerine İlişkin Dikkat Edilmesi Gerekenler Hamilelik lekelerine ilişkin bilinmesi gerekenler şu şekildesıralanabilmektedir: Hamilelik lekeleri yukarıda da belirtildiği gibi doğumdan sonra kendiliğinden geçebilmektedir. Hamilelik süreci içerisinde hamilelik lekelerinden rahatsız olsanız da, tedavi için gebeliğinizin sona ermesini beklemeniz önemlidir. Hamilelik döneminde ilaç ve kozmetik ürünleri kullanımı minimum seviyeye indirilmelidir. Hamilelik döneminden sonra hamilelik lekeleriniz geçmiyorsa, doğal yollarla tedavi yöntemlerini deneyebilmeniz mümkündür. Son noktada ise krem kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza başvurmanız önem arz etmektedir. Cilt doktorunuz gerekli incelemeleri yaptıktan sonra hamilelik lekeleri için uygun bir krem yazacaktır. Yüz soyucu uygulamalar yapılmamalı eğer yanlışlıkla yapılırsa mutlaka güneş kremi kullanmanız gerekmektedir. Aksi bir durumda hamilelik lekelerinden kurtulmak isterken daha fazla hasar görebilirsiniz. Hamilelik Lekeleri Nasıl Geçer? Hamilelik lekelerinin geçmesi için uygulanabilecek bazı yöntemler bulunmaktadır.Genellikle bu kekeler zaman içinde geçerler. Sık tercih edilen yöntemler şu şekilde sıralanabilmektedir: • Kimyasal peeling • Medikal yöntemler • Güneş koruyucu krem kullanmak • Renk açıcı krem kullanmak • Lazer tedavisi Tüm bunların yanında bitkisel tedavi yöntemleri daha bilimsel olmamaları nedeniyle en çok önerilen tedavi  yöntemleri değildir.. Hamilelik lekelerini gidermek için tercih edebileceğiniz birçok bitkisel tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemler şu şekilde sıralanabilmektedir: Nişasta tozu ve susam tohumunu karıştırarak cilt lekelerinize uygulayabilirsiniz. Masaj yaparak uygulayacağınız bu doğal krem, lekelerin giderilmesine yardımcı olmaktadır. •Buğday tanesi kırması ve balı karıştırarak bir karışım elde edebilirsiniz. Bu karışımı cilt lekelerinize sürdükten sonra 10 dakika bekletmeniz gerekmektedir. Ardından ılık suyla temizlemeniz gerekmektedir. •Soğan cilt lekelerinin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Hamilelik lekelerinizin olduğu bölgelere bir dilim kuru soğanı kesip sürmeniz gerekmektedir. Ardından bir süre beklettikten sonra ılık suyla yıkamanız gerekmektedir. Hamilelik lekelerinizin giderilmesi için gün içerisinde iki kere uygulamanız yeterli olacaktır. •Çilek, salatalık ve kayısı meyvelerinin suyunu çıkarmanız gerekmektedir. Ardından sularını eşit olarak karıştırmalısınız. Bu karışımı hamilelik lekesi olan bölgelere sürdükten sonra masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Ardından ılık suyla yıkamanız gerekmektedir. •Hardal ve sütü karıştırdıktan sonra akşamları lekelerinizin olduğu yere uygulamanız gerekmektedir. Ardından sabah ılık suyla yıkamalısınız. •Maydanoz suyu maskesi, tercih edebileceğiniz bir diğer seçenektir. Bu seçenek için maydanoz ve limonun suyunu sıkarak karıştırmanız gerekmektedir. Ardından hamilelik lekesi olan bölgelere uygulayarak cildinizdeki lekelerden kurtulabilirsiniz. Hamilelikte İlaç Kullanımı Gebelikte ilaç kullanımı mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirilmelidir. Bilinçsizce kullanılan bazı ilaçlar bebeklerde anormalliklere neden olabilmektedir. İlaç kullanımının bir diğer sonucu ise erken doğum olabilmektedir. Esasında hamilelik döneminde birçok ilaç doktora danışıldığı sürece kullanılabilmektedir. Hamilelik döneminde bir probleminiz olduğunda yapmanız gereken doktorunuza başvurmaktır. Doktorunuz gerekli teşhisi koyduktan sonra tarafınıza ilacı ve kullanım dozunu reçete edecektir. Bu nedenle hamilelik lekeleri gibi problemleriniz olduğunda, medikal ve kozmetik ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.  Genellikle hamilelik lekeleri hamilelik döneminin ardından kendiliğinden geçmektedir. Bu nedenle tedavi süreci doğum sonrası döneme bırakılmaktadır. Bu dönemde geçmezse cilt doktoru tarafından uygun bir tedavi uygulanacaktır.

Gebelikte Kalsiyum Desteğinin Önemi

Gebelikte Kalsiyum Desteği Hamilelik döneminde kalsiyum desteğinin önemi gerek anne adayı için gerekse bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması için iyi anlaşılması gereken konu başlıklarından bir tanesidir. Gebelikte kalsiyum, vitamin ve minerallerin tüketimi vücudun işlevini doğru bir şekilde yerine getirebilmesi için oldukça önemlidir. Ancak gebelik dönemi vücutta köklü değişikler meydana getirdiğinden dolayı anne adayının bu dönemde sağlığına normal dönemde olduğundan daha çok dikkat etmelidir. Kalsiyum kemiklerin desteklenmesi için en önemli besinlerden bir tanesidir. Hamilelik döneminde annenin ihtiyaçlarının artması ile beraber kalsiyuma olan ihtiyaç da artmaktadır. Hamilelik döneminde anne adayının kemiklerinin erimesinin engellenmesi için kalsiyumun düzenli olarak ve düzgün bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Hamilelik döneminde yeterince tüketilmeyen kalsiyum ilerleyen yaşlarda kemik erimesine neden olabilmektedir. Bebekler hamilelik döneminde gelişimleri için gereken besinleri anne adayıyla beraber karşılamaktadır. Bu dönemde kalsiyum tüketimi annenin sağlığı kadar çocuk sağlığı açısından da oldukça önemlidir. Kalsiyum bebeğin kemiklerinin gelişmesini ve dişlerinin gelişmesini sağlayan en önemli besinlerden bir tanesidir. Yeterli miktarda kalsiyum miktarının tüketilmesi erken doğum, düşük, yüksek tansiyon, kas kasılmaları ve krampların oluşmasını da engellemektedir. Kalsiyuma hamilelik döneminde ihtiyaç duyulmasına rağmen vücut tarafından oluşturulamamaktadır. Bu nedenden dolayı anne adayının hamilelik döneminde ihtiyaç duyduğu kalsiyum desteğini dışarıdan sağlaması gerekmektedir. Hamilelik döneminde bebek annesinde bulunan kalsiyumu kullanarak kalsiyum ihtiyacını karşılamaktadır. Hamilelik döneminde annede görülen kalsiyum eksikliğinin temel nedenleri ise şu şekilde sıralanabilmektedir: Kalsiyum miktarı yüksek besinlerin yeterince tüketilmemesi Bebeğin kalsiyuma olan ihtiyacının artması Vücutta magnezyum eksikliğinin bulunması D vitamini eksikliği ve vitaminin yeterince alınmaması Vücudun kalsiyum emiliminde bozukluklar bulunması Hamilelik Döneminde Kalsiyum Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir? Gebelik döneminde kalsiyum eksikliğinin belirtileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Gebelik döneminde annede kalsiyum eksikliği belirtileri farklı olsa da kalsiyum eksikliği yaşayan annelerde görülen belirtiler ve haklarındaki bilgiler şu şekilde özetlenebilmektedir: Anne adayının ellerinde, ayaklarında ve bacaklarında karıncalanma olması belirtilerden birisidir. Anne adayının özellikle bacaklarında kas kasılmalarının oluşması bir diğer belirtidir. Kalsiyum eksikliğinin en önemli belirtilerinden bir tanesi anne adayının tırnaklarındaki kırılmalar ve cildindeki kurumadır. Anne adayının kalbinin düzensiz bir şekilde atması, hafıza zayıflaması, halüsinasyonlar kalsiyum eksiğinin önemli belirtileridir. Anne adayında hamilelik döneminde oluşan diş çürükleri, diş eti sorunları kalsiyum eksikliğinin belirtileridir. Anne adayında görülen uyku bozukluğu, depresyon gibi duygusal hallerin sebebi de kalsiyum eksikliği olabilmektedir. Hamilelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Kalsiyum Miktarı Ne Kadardır? Gebelik döneminde tüketilmesi gereken kalsiyum miktarı anne adayının yaşına göre farklılık göstermektedir. Yaşa göre hamilelik döneminde alınması gereken kalsiyum miktarı ise şu şekildedir: Gebelikte kalsiyum miktarı anne adayı 18 yaşından küçük ise günlük 1300 miligram yani 1,3 gramdır. Anne adayı 18 yaşından büyük ise günlük 1000 miligram yani 1 gram kadar kalsiyum alması gerekmektedir. Hamilelik Döneminde Yeteri Kadar Kalsiyum Alınmadığında Ne Olur? Gebelik döneminde yeteri kadar kalsiyum miktarı karşılanmazsa ilerleyen dönemlerde anne ve bebeğin sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Kalsiyum kasların, sinir sisteminin ve kalbin gelişmesi için gerekli olan minerallerin başında yer almaktadır. Hamilelik döneminin 8.haftasından itibaren kalsiyuma olan ihtiyaç daha da artmaktadır. Yeteri kadar kalsiyum miktarı karşılanmaması durumunda ortaya çıkabilecek hastalıklar ve haklarındaki özet bilgiler şu şekildedir: Hamilelik döneminde yeteri kadar protein ve kalsiyum alınmaması halinde ödem yani vücut şişkinliği oluşabilmektedir. Ödem sorunu olması gerekenden daha büyük ise gebelik toksisitesi oluşabilmektedir. Vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyum miktarı karşılanmaması halinde yüksek tansiyon görülebilmektedir. Kalsiyum eksikliğinin giderilmemesi halinde baş ve karın bölgesinde oluşan ağrılar görülebilmektedir. Anne adayının ihtiyaç duyduğu besinlerle beraber kalsiyumun karşılanmaması halinde anne adayının kemik dokusu bozulabilmektedir. Anne adayının hamilelik döneminde vücudunun ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve diğer minerallerin karşılanmaması halinde anne adayında doğumdan sonra kanama görülebilmektedir. Kalsiyum Değeri Yüksek Besinler Nelerdir? Kalsiyum değeri yüksek besinler gebelik döneminde kalsiyumun öneminin anlayan ve sağlığına dikkat eden kimseler tarafından en çok araştırılan konu başlıklarından bir tanesidir. Kalsiyum gerek hamilelik döneminde gerekse normal dönemlerde vücut tarafından üretilememesinden dolayı dışarıdan besinlerle ya da kalsiyum destek tabletleri ile alınması gereken minerallerden bir tanesidir. İçlerinde kalsiyum değerinin yüksek olduğu besinler ise şu şekildedir: 100 ml süt içerisinde bulunan kalsiyum miktarı 125 mg’dır. 1 su bardağı içerisinde bulunan kalsiyum miktarı 250 mg’dır. 1 su bardağı kadar yoğurtta bulunan kalsiyum miktarı 150 mg’dır. 30 gram beyaz peynirde bulunan kalsiyum miktarı 100 mg’dır. 1 avuç dolusu fındık ya da bademde bulunan kalsiyum miktarı 100 mg’dır. 1 avuç dolusu kuru üzümde bulunan kalsiyum miktarı 50 mg’dır. 100 gram soya fasulyesinde bulunan kalsiyum miktarı 226 mg’dır. 100 gram kestanede bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır. 100 gram bisküvide bulunan kalsiyum miktarı 217 mg’dır. 100 gram bulgurda bulunan kalsiyum miktarı 40 mg’dır. 1 adet yumurtada bulunan kalsiyum miktarı 25 mg’dır. 100 gram balıkta bulunan kalsiyum miktarı 50 mg’dır. 100 gram bamyada bulunan kalsiyum miktarı 78 mg’dır. 100 gram taze fasulyede bulunan kalsiyum miktarı 55 mg’dır. 100 gram asma yaprağında bulunan kalsiyum miktarı 392 mg’dır. 100 gram incirde bulunan kalsiyum miktarı 54 mg’dır. 100 gram kirazda bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır. 100 gram kayısıda bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır. 100 gram mandalinada bulunan kalsiyum miktarı 30 mg’dır. 100 gram limonda bulunan kalsiyum miktarı 41 mg’dır. 100 gram yeşil zeytinde kalsiyum miktarı 90, siyah zeytinde ise 77 mg’dır. Gebelik döneminde kalsiyum ihtiyacının karşılanması için anne adaylarının genellikle süt tüketmeleri gerekmektedir. Ancak bazen anne adayları gebelik döneminde süt tüketememektedir. Bu durumda anne adayları bir kase yoğurt, 2 tane üçgen peynir, iki dilim beyaz peynir, 1 adet dondurma ve 1 porsiyon brokoli tüketerek kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacaktır. Gebelikte Hangi Durumlarda Kalsiyum Desteği Alınmalıdır? Hamilelikte kalsiyum tabletlerinin kullanılması gereken durumlar anne ve baba adayları tarafından en çok araştırılan konu başlıklarından bir tanesidir. Anne adayları ihtiyaç duydukları kalsiyum miktarını yiyecek ve içeceklerden sağlayamamaları halinde kalsiyum tabletleri gündeme gelmektedir. Ancak kalsiyum tabletlerinin kullanımı sonraki tercih olmalıdır yani asıl olan anne adayının kalsiyum ihtiyacını besinlerden karşılamasıdır. Hamilelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Hamilelik döneminde dikkat edilmesi gerekenler her anne adayının kişisel durumuna göre farklılık gösterse de genel olarak şu şekildedir: Anne adayı düzenli olarak ağır olmayan egzersizler yapmalıdır. Yürüyüş hamilelik döneminde yapılabilecek en iyi egzersizlerden bir tanesidir. Anne adayı sağlık açısından zararlı besinlerden uzak durmalıdır. Anneler doktor tavsiyesi ile ilaç tüketmelidir. Doktor tavsiyesi olmadan vitamin ilaçları ve gebelikte kalsiyum desteği tabletleri de almamalıdır. Anne adayları hamilelik dönemlerinde sigara ve alkol tüketimini bırakmalıdır.

1 49 50 51 54