Popup Görseli

Kategori: Blog

Home Blog Page 52

Hamilelikte 5. Ay

Hamilelikte 5. Ay, bebeğin boyunun 28 ila 29 santime ulaştığı, ağırlığının ise 430 ila 450 gram arasında olduğu dönemdir. Hamilelikte 5. Ay ile birlikte bebeğin hareketleri anne tarafından tam anlamıyla hissedilir. Beşinci ayda bebeğin organlarının gelişimi ise büyük ölçüde tamamlanır. Kemik iliği oluşumu hızlanır. Kıbrıs tüp bebek merkezi olarak gebeliğin bu evresi ile ilgili bilgilendirici yazımızı sizler ile paylaşıyoruz. Diğer yandan anne adayları beşinci ay içerisinde sağlıklı beslenme, düzenli şekilde uyuma ve yeterince dinlenme koşullarına özen göstermelidirler. Beşinci aya girilmesi ile birlikte annelerin vücudunda, karın bölgesinin gerilmesi, rahmin büyümesi, karın deliğinin genişlemesi gibi etkiler belirgin şekilde gözlemlenir. Hamilelikte 5.Ay’da Bebeğin Gelişimi Gebeliğin 5.ayında bebeğin gelişimi hakkında detaylar şu şekilde sıralanır: • Bebeğin akciğerleri gelişmeye devam ederken, kemik iliği oluşumu hızlanır. • Hamilelikte 5. Ayda bebeğin doğumu ardından nefes almayı sağlayacak olan sürfaktan üretilmeye başlanır. • Beşinci ayda kırmızı kan hücreleri ve bilirubin üretilir. • Biliburin maddesi karaciğerlerde süzülerek, idrar yoluyla atılır. • Üretilen biliburin’in atılamaması ve birikmesi halinde ise doğum ardından sarılıp gözlemlenir. • 5. Ayda oluşan bilirubin’in birikmesi halinde doğum ardından bebek, güneşe çıkarılma, bol emzirilme ve gerekli tedavi altına alınma işlemleri ile sağlığına kavuşturulur. Beşinci ayda amniyon sıvısı, bebeğin gelişim aşamalarını desteklemeye devam eder. Amniyon sıvısı, beşinci ayda oldukça hareketli olan bebeği darbelere karşı korur. Bu ay içerisinde bebek amniyon sıvısını yutma işlemi ile akciğerlerini doldurma ve boşaltma eylemi ile nefes alır. Bebeğin sindirim sistemi ise ideal ölçüde çalışmaya devam eder. Önceki aylarda pembe renkli ve ince olan bebek cildi, 5.ay ile birlikte verniks tabakası ile kaplı hale gelir. Cildin altında yer alan yağ tabakası miktarı ise yükselmeye devam eder. Ciltte epidermis ve dermis olmak üzere iki farklı katman oluşur. Bu katmanlar belirgin cilt tabakasını meydana getirirler. Tüm bu gelişmelerin yanında, el , ayak, avuç içi, ayak tabanı bölümlerinde yer alan cilt yüzeyi izleri oluşmaya başlar. Cilt yüzeyi üzerinde ise lanugo adı verilen ince tüylerin oluşumu gözlemlenir. Beşinci ay boyunca cilt yüzeyi macun kıvamında olan Vernix Caseosa tabakası ile kaplanmaya devam etmektedir. Hamilelikte 5.Ay’da Bebeğin Bilinci Gebeliğin 5. Ayında bebeğin bilinci hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır: • Beşinci aydan itibaren, önceki aylarda refleks ile yapılan hareketler yerini bilinçli hareketlere bırakır. • Gebeliğin 5. Ayında sinir hücrelerinin gelişmesi ile birlikte, beyin ile duyular arasında var olan bağlantıda güçlenir. • Bu bağlantıyı güçlendiren yapı ise bebeğin vücudunun her alanında olan sinirleri kaplayan ve izole eden miyenlin’dir. • Beşinci ayda bebek bir yetişkinin sahip olduğu sinir hücreleri oranına sahiptir. Sinir hücrelerinin bu şekilde gelişimi bebeğin hareketlerini bilinçli olarak kontrol edebilmesini sağlar. • Bebek bu ayda yüzüne dokunma ve kordonunu tutma hareketlerini bilinçli olarak sergiler. Tüm bu bilinçli ayrıntılara ek olarak, bebek amniyon sıvısını tatmaya devam ediyor olsa dahi, tatlı, ekşi, acı gibi tatları hisseder. Yüksek sesli ve hareketli müziklerde sıçrama hareki yapabilecek konumdadır. Beşinci ayda anne ve babasının sesine duyabilen bebekler ile konuşma yapılması uzaman hekimlerce önerilir. Hamilelikte 5. Ay ile birlikte bebeklerin cinsel organları gelişir. Kız bebeklerde, 5 milyon adet yumurta oluşumu tespit edilir. Kız bebeklerin rahmi ve vajina oyuğu bölümü 5. Ay itibari ile gelişir. Erkek bebeklerde ise prostata gelişimi tamamlanır. Testisler ise henüz karın boşluğu bölümündedir. Kaşlar, saçlar ve tırnaklar beşinci ayda oluşmaya devam ederken, göz kapakları halen kapalı konumdadır. Beşinci ayda bebeğin uyuma sıklığının artığı ve 20 dakika ile 2 saatlik süreler boyunca uykuya daldığı gözlemlenir. Hamilelikte 5. Ay Bebek Hareketleri Gebeliğin 5.ayında bebeğin hareketleri hakkında detaylar şöyledir: •Bu ayda kollar ve bacaklar kolaylıkla hareket ettirilir. •Uyku süresi uzadığı için hareketler anne tarafından belirli periyotlar ile hissedilir. •Bebek 5. Ayda, karına el ile dokunma işleminde, uzaklaşarak geri itme hareketi yapar. Yapılan bu hareketler ise 1 ve 2. Aylarda yapılan refleks hareketlerinden farklı olarak bilinçli şekilde gerçekleşir. Bebek bilinç olarak kordonunu tutma, kollarını hareket ettirme ve pozisyonu ayarlamak için başını çevirme eylemlerindebulunur. Hamilelikte 5. Ay Ultrason Görüntüleri Gebeliğin 5.ayında ultrason görüntüleri hakkında bilgiler şöyledir: • 5. Ayda fetüs’ün yüzü oldukça detaylı biçimde görüntülenir. Bu durumun sebebi, dudak, dil, burun gibi bölümlerin gelişmiş olmasıdır. • Beşinci ay ile uyur ve hareketli pozisyonların her ikisinde de görüntüleme yapılır. • Ultrason ile esneme, eli çene altına koyma, gülümseme gibi eylemler görüntülenir. • Beşinci ayda ultrason ile bebeğin, amniyon sıvısını yutma amaçlı yaptığı ağzı açma ve kapama hareketleri net şekilde görüntülenir. Bu hareket çene kaslarının güçlenmesinde etkilidir. • Ultrason eşliğinde güçlü kalp atışları duyulur. Hamilelikte 5.Ay Anne Vücudu Değişimleri Gebeliğin 5.ayında annenin vücudunda değişimler hakkında detaylar şu şekilde sıralanır: • Hamilelikte 5. Ay içinde rahim büyümeye devam ederken, göbek deliği genişler. • Fundus diğer bir ifade ile rahim tepe noktası, 22 santim genişliğine ulaşır. • Vajinadan gelen beyaz renkli bir akıntı gözlemlenir. • Karını alt kısmında ağrılar oluşur. • Kabızlık ve bacak krampları oluşabilir. • Mide yanması, hazımsızlık ve gaz problemleri gözlenme durunu bulunmaktadır. • Karın bölgesi ve yüz bölgesi cildinde renk değişimleri oluşur. • Kan basıncı artışı temelli kalp atışlarının hızlanması normaldir. • Baş ağrısı hissi oluşur. • Saç ve tırnaklarda hızlı uzaman gözlemlenir. • Daha sık terlenirken ve vücut ısısında artış yaşanır. Hamilelikte 5.Ay Üçlü Ve Dörtlü Testleri Gebeliğin 5. Ayında üçlü ve dörtlü testler hakkında bilgiler şöyledir: • Gebeliğin 5. Ayına gelindiyse ve hala test yaptırılmadıysa uzman hekimce üçlü ve dörtlü testlerin yapılması talep edilir. • İkili testlerde normal sonuçlar alınmasına rağmen, anne adayının sahip olduğu yaş, potansiyel genetik rahatsızlık faktörlerine bağlı olarak üçlü ve dörtlü testler yapılabilir. • Bu testler ile bebeğin, ana organları, baş ve omurga yapısı, plasenta pozisyonu, amniyon sıvısı hacmi, bebeğin kalp atışı, kesin cinsiyeti gibi faktörler hakkında bilgiler ortaya konur. Hamilelikte 5.Ay’da Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar Gebeliğin 5.ayında dikkat edilecek detaylar şöyledir: • 5. Ayda annenin karın bölgesinde olan gerilme sebebi ile çatlaklar ve kuruluk oluşma riski bulunur. Bu yüzden karın bölgesinin nemlendirilmesine dikkat edilmelidir. • Beşinci ay içerisinde stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Bunun için hafif egzersizler yapma, egzersizleri ve nefes alıp verme tekniklerini belirli bir saatte yapma yöntemi izlenir. • Beşinci ayda, esnek kıyafetlerin giyilmesine özen gösterilmelidir. • Bol su tüketimine önem verilir. • Vücut ısısının artması sebebi ile soğuk olmayan fakat baygınlık hissini önleyecek seviyede serin olan ortamlarda yer alamaya özen gösterilir. Egzersizler mutlaka uzaman hekime danışma işlemi ardından yapılmalıdır. Hamilelikte 5. Ay içerisinde dengeli beslenme kalsiyum, demir açısından zengin olan gıdaları tüketme koşullarına dikkat edilmelidir.

Hamilelikte 3. Ay

Hamilelikte 3.Ay Hamilelikte 3.ay, embriyo evresinin sona erdiği, bebeğin fetüs olduğu aydır. Hamilelikte 3. Ay ile birlikte bebek, 10. haftadan doğuma kadar geçen süre zarfında fetüs olarak değerlendirilir. Üçüncü ayın son dönemlerine doğru ise fetüs, 7 ile 8 cm boyuna sahip olup, ağırlığı ise yaklaşık 22 ila 25 gram aralığındadır. Hamilelikte 3.Ay’da Bebeğin Gelişimi Gebeliğin 3. Ayın’da bebeğin gelişimi hakkında bilgiler şu şekilde sıralanır: • Hamileliğinin 3. Ayında 10. Haftanın geri bırakılması ile bebek,  fetüs adını alır. • Gebeliğin 3. Haftasında bebeğin tüm organları çalışmaya başlar. • Bebeğin pankreası insülin üretmeye başlar. • Gebeliğin 3. Ayının sonunda ise bebeğin bağırsakları karın içerisine tamamen yerleşmiş konuma gelir. • Üçüncü ayın içerisinde bebek artık, kan hücreleri sağlayan yolk kesesine ihtiyaç duymayacak konuma gelir. • Yolk kesesine ihtiyaç duyulmamasının sebebi ise kan hücreleri sağlama görevini, 3. Ay içinde oluşan kemik iliği, dalak ve karaciğerin üstlenmesidir. • Yolk kesesi diğer bir ifade ile yumurta kesesi 3. Ayın sonunda tamamen kaybolur. • 3. Ay içinde bebeğin kol, bacak gibi uzuvları gelişme aşamasına devam eder. • Uçları ve dokunma yerleri gelişmiş olan parmakların ise daha fazla uzadığı gözlemlenir. • 2. Ayda perde görünümü ile birbirine yapışık olan parmaklar, 3. Ay içerisinde ayrılarak şekil alırlar. • Hamilelikte 3. Ay içinde, bebeğin omuzları ve dirsek yapıları gelişmeye devam eder. • Kıkırdak yapılar ise giderek daha fazla kemikleşmeye başlar. • Kemik gelişimi, eklemlerin gelişimini desteklerken, bebeğin kafatası ideal şekle ulaşmak için gelişim gösterir. Bebekte 3. Ay’da yaşanan bu fiziksel gelişimler ek olarak, boyun giderek daha da belirgin bir hal alması, sırt bölümünün düzleşmesi, kalbin geri kalan haftalara göre daha düzenli şekilde atamaya başlaması gibi gelişmeler yaşanır. Hamilelikte 3. Ay ile birlikte bebeğin kalbi, dakikada 160-18 atıma ulaşır. Hamilelikte 3. Ay Sonu Gebelikte 3. Ay sonu hakkında detaylı bilgiler şu şekilde sıralanır: • Hamilelikte 3. Ay sonunda, bebeğin yüzü vücuda göre orantılı şekilde daha küçük bir şekle gelir. • Gebeliğin 3. Ayının sonunda fetüs, her açıdan daha sevimli ve fark edilir şekle gelir. • Bebeğin yüzünde yer alan hatlar ve özellikler daha ön plana çıkar. • 3. Ay sonunda bebeğin alın bölgesi genişler. • Bebeğin kulakları büyümeye başlar ve tam şekillerini almak için gelişmeyi devam ettirirler. • İç kulak ve orta kulak bölümleri tamamen oluşur. • Gözler bir önceki haftalara oranla yüzde ön kısma daha çok yaklaşır. İdeal yerlerine alan gözler renklenir. • Bebeğin sindirim sistemi ideal şekilde çalışır. • Bebek amniyon sıvısını yutarken, bu sıvı böbrek ve bağırsaklara aktarılarak süzülür. Süzülen sıvı amniyonsıvısı olarak tekrar idrar yardımı ile dışarı atılır. • Bebek kordonu sayesinde, annenin vücudundan bebeğe aktarılan kan pompalama sistemi, bebeğe yeterli oksijeni iletir. Aynı zamanda yeterli ölçüde besin bu sistem ile aktarılmaya devam edilir. Hamilelikte 3. Ay Bebek Hareketleri Gebeliğin 3. Ayında bebeğin hareketleri hakkında bilgiler şöyledir: • Annenin karnında bebeğin hareketleri 3. Ay itibari ile geçen haftalara göre daha hızlı hale gelir. • Bebek ağzını açma ve kapama hareketlerini rahatlıkla yapar. • Başparmağını ağzına götürebilir be pozisyon almak için başını çevirir. • Hamilelikte 3. Ay’da bebek annenin tüm vücudunu gerebilecek hareketler yapmaya başlar. • Bebek, dışarıdan karna el ile bastırma hareketlerinde, refleks olarak karşılık verir. • Bebeğin diş tomurcukları gelişmeye devam ederken, annenin cildinin üzeri tüyler diğer bir ifade ile Lanugo ile kaplanır. Hamilelikte 3. Ay Ultrason Görüntüsü Gebeliğin 3. Ayında ultrasonun görüntüsü hakkında bilgiler şöyledir: • Hamilelikte 3. Ay itibari ile bebeğin mimik hareketleri ultrason ile görüntülenmeye başlanır. • 4 boyutlu ultrasonda ise bebeğin periyodik olarak yaptığı gülme eylemi görüntülenir. • Cilt katmanı ve kemikler her geçen gün daha güçlü bir yapı kazandığı için bebek, 3. Ay içerisinde ultrason ile minik bir insan formunda görüntülenir. • 3. Ay içerisinde bebeğin baş kısmının gövdesine göre 1/3 oranında daha küçük olduğu ve ideal derecede şekillendiği gözlemlenir. • Bu ay içerisinde bebeğin tekme attığı ve kol, parmak bölümlerini hareket ettirdiği ultrason ile görüntülenir. • 3. Ay içinde, bebeğin baş parmağını ağzına soktuğu ve refleks hareketler yaptığı ultrason görüntülerine yansır. • 3. Ay sonunda bebek pozisyon olarak ideal seviyede ise uzman hekimler, bebek cinsiyeti hakkında bilgilendirme yaparlar. Hamilelikte 3. Ay’da Anne Vücudunda Değişiklikler Gebeliğin 3. Ayında annenin vücut değişimleri hakkında detaylar şöyledir: • Hamileliğin 3. Ayının sonunda annenin rahmi, iri bir greyfurt büyüklüğünü alır. • Rahmin büyümesi, annenin kasıklarında periyodik olarak kas ağrısı oluşumuna neden olur. • Artan kan hacminin cinsel organa iletilen kan miktarını yükseltmesi, 3. Ayda cinsel isteğin değişikliğe  sebep olabilir.Mons pubis yani genital bölgede renk koyulaşması olabilir. • Bel bölgesinde kalınlaşma, ciltte kuruluk ve yer yer sivilce gibi  problemleri gözlemlenir. Hamilelikte 3.Ay Belirtileri Nelerdir? Gebeliğin 3. Ayında olunduğunun belirtileri şöyledir: • Yorgunluk hissi oluşması, • Aşırı uyuma isteği, • Sık idrara çıkma istediği, • Gece uykularının bölünmesi, • Meme bilgesinde sızı, şişkinlik ve hassasiyet oluşumu, • Mide bulantı ile mide yanmasının aynı anda yaşanması, • Sindirimde periyodik olarak güçlük çekme, • Baş ağrısı ve kabızlık problemleri oluşumu, • Cildin geçen aylara göre daha kuru bir hal alması, • Kasık ağrılarını bebeğin gerici hareketleri ile artması, Bu semptomların yaşanması halinde hamileliğin 3. Ayı içerisinde olunduğundan söz edilir. Hamilelikte 3. Ay İkili Testi Gebeliğin 3. Ayında ikili gebelik testi hakkında detaylar şu şekilde sıralanır: • 3. Ayda yapılması gereken ikili test, hamileliğin 3. Ay rutin testleri arasında yer alır. İkili test, 11 ila 14. Haftalar arasında uygulanıp, test öncesinde ultrason ile bebeğin ense kalınlığı kontrol edilir.Ayno zamanda CRL yani baş popo mesafesi ölçülür.Bu veriler elde edilen tahlil sonuçlarıyla bir bilgisayar programında eşleştirilir .Daha sonrabaI genetik  ve yapısal hastalıklar İçin risk belirlenir.Risk standartlara uymuyorsa daha ileri tetkikler yapılır.Bu testler anne kanındaki bebeğe ait hücrelerim incelenmesi veya bebeğin içinde bulunduğu sıvının direkt olarak karından alınmasıyla yapılır. NİPD ,Veracity gibi testler anne kanından yapılır. Amniosentez ise bebeğin içinde bulunduğu AMNİOS SIVIsı alınarak yapılır.Amnisentez sonucu 2- 21 gün arasında sonuç vermektedir. • Bu test ve ultrason incelemeleri ile bebeğin downsendromu açısında değerlendirme yapılır.Ayrıca bel bölgesinde oluşabilecek Nöral tüp anomalileri belirlenebilir.”Meningo-miyelosel” adı altında toplanan bu gelişim bozuklukları bebeklerde bacakların felç olmasıyla sonuçlanabilir.Erken dönemde tesbiti ultrason incelemesiyle mümkündür. Hamilelikte 3. Ay Beslenme Alışkanlıkları Gebeliğin 3. Ayında beslenme alışkanlığı hakkında bilgiler şu şekilde sıralanırlar: • Omega 3 içeren balığın düzenli tüketimi yapılır. • 3. Ay için cevizin az miktarda tüketimi önerilir. • Kalsiyum içeren süt, yoğurt, peynir gibi ürünlerin beslenme alışkanlıklarına eklenmesi sağlanır. • Uzun süre aç kalmamaya dikkat edilirken, günlük yeterli miktarda su tüketimi yapılır. Hamilelikte 3. Ay’da Dikkat Edilmesi Gerekenler Gebeliğin 3.ayında dikkat edilecekler şöyledir: • Diş eti kanamaları ile karşılaşmamak için dişleri düzenli olarak fırçalama ve bakım yapma aşamalarına dikkat edilmelidir. • İkili testin uygulanmasına dikkat edilmelidir. • Riskli olmayan ve vücudu rahatlatacak olan hafifi egzersizler tercih edilmelidir. • Ne tür egzersizlerin yapılması gerektiği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına hangi besinlerin eklenmesi gerektiği uzaman hekimden öğrenilmelidir. • Hamilelikte 3. Ay içinde kontrollere aksatılmadan devam edilmeli ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Hamilelikte 1. Ay

Gebeliğin başlangıcı ile bitişi arasında geçen süre 280 gün kabul edilir. Son adet tarihinin ilk gününden itibaren sayılmaya başlanır. Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi olarak hamilelikte 1. ay ile ilgili bilgilendirme yazımızdır. Gebeliğin ilk ayı, anne adayının son regl tarihinden ortalama 14 gün sonra yumurtlama olduğu ve 21. Günü  Rahime embriyonun yerleştiği düşünülür.Dolayısıyla gebeliğin ilk ayı aslında sona adet tarihinin 3 hafta sonrasıdır. Hamilelikte 1. ay başlangıcında yumurtlama gerçekleşmektedir. Sperm ile yumurtanın döllenmesi ise zigot hücresini oluşturmaktadır. Zigot hücresi bölünmeye başlamakta ve rahim iç duvarına yerleşmektedir. 4. – 5. haftalar arasında embriyo haline gelmeye başlamaktadır. Anne adayı gebe kalmayı istiyorsa, ilk dönemler kendini oldukça mutlu ve heyecanlı hissedecektir. Genellikle bu dönemde anne adayı hayatında düzenleme yapmaya, araştırmaya ve bebeği için önlemler almaya başlamaktadır. Anne adaylarının bir diğer eğilimi ise bebeğin doğum tarihi hakkında fikir sahibi olmak istemeleridir. Hazır takvimleri kullanarak veya son regl döneminizin ilk gününe 280 gün ekleyerek bebeğin doğum tarihi hakkında bilgi sahibi olmanız mümkündür. Hamileliğin Birinci Ay Belirtileri Hamileliğin ilk ay belirtileri genellikte 4. hafta ile birlikte başlamaktadır. Bebeğin ilk oluşum aşamasında anne adaylarında herhangi bir his veya belirti söz konusu değildir. Bazı anne adayları ise hamile kaldıklarını anlayabilmektedir. Bununla birlikte 4. haftaya gelindiğinde kahverengi lekelenmelerin başlamasıyla hamileliğin ilk belirtileri de gün yüzüne çıkacaktır. Kahverengi lekelenmeler embriyonun rahim duvarına yerleşmesi ile meydana gelmektedir. Hamilelikte ilk ay kadının regl günü geçmektedir. Bu sayede anne adayları hamile olabileceklerini düşünerek gebelik idrar testi yapmaktadır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, idrar testinde 3-4 haftalık gebelikler görülmeyecektir. Bununla birlikte silik çizgi görmeniz de mümkündür. Silik çizgi hamile olduğunuza işaret etmektedir. Bu durumda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Doktorunuz kan testi yaparak hamile olup olmadığınız hakkında net bir cevap verecektir. Ayrıca hamilelik hormonu Beta HCG seviyeleri hakkında da fikir sahibi olarak hamilelik sürecinizi inceleme fırsatı yakalamaktadır. İlk aylık hamilelikte Beta HCG değerleri gebeliğin tekil yada çoğul olmadı sebebiyle 3-3426 (mIU/L) arasındadır. Bu değerler normal kabul edilmekle birlikte her anne adayının kendi nezdinde farklılık gösterebilmektedir. Hamileliğin ilk ayında hissedebileceğiniz belirtiler şu şekilde sıralanabilmektedir: • Bel bölgesinde yağlanma başlayabilmektedir. Çünkü hamilelik hormonları salgılanmaya başlamıştır. Bu hormonlar bedeni olası kıtlık riskine karşı korumaktadır. • Anne adayının metabolizması ve kan dolaşımı hızlanmaktadır. • Yorgunluk ve uyku hali en sık rastlanan belirtilerden birisidir. • Mide bulantısı ve kusma problemi oluşabilmektedir. • Anne adayları karın ve kasık bölgesinde ağrı hissedebilmektedir. Hamileliğin Birinci Ayında Ultrason Görüntüsü  Gebeliğin ilk ayında ultrason görüntüsü alınabilmesi için vajinal ultrason muayenesi yapılmaktadır. İlk ay ultrason görüntüsü alınabilmesi için hamileliğin 4. haftaya ulaşmış olması gerekmektedir. İlk hafta ve ikinci hafta henüz bebek oluşmamaktadır. Bebek oluşumu üçüncü haftayla birlikte başlamaktadır. Embriyoyu ise 4. hafta görebilmek mümkündür. Bu dönemde embriyo amniyon sıvının yer aldığı amniyon kesesi içerisindedir. İlk Gebelik Muayenesinde Yapılan İşlemler  İlk hamilelik muayenesinde yapılan işlemler hakkında da bilgi sahibi olmak, anne adayları için önemlidir. Bu nedenle konu hakkında bilgi vermek gerekmektedir. Hamileliğin ilk ayında genellikle doktor başvurusu, hamilelik muayenesi şeklinde değil, hamilelik şüphesini netleştirmek için olmaktadır. İlk dört hafta içerisinde bebeğin kalp atımı hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Gebelik durumu netleştikten sonra ilk gebelik muayenesinde yapılan işlemler şu şekilde sıralanabilmektedir: • Annenin genel fiziki durumu muayene edilmektedir. • Genetik, tıbbi ve psikoseksüel etkenlerin gebelik dönemindeki riskleri saptanmaktadır. Anne adayının hamilelik dışında bir sağlık sorunu olup olmadığı araştırılmaktadır. Böyle bir sorun görülmesi halinde ise bu durumun gebeliğe etkileri üzerine bir araştırma yapılmaktadır. Bebeğin tahmini doğum tarihi hesaplanmaktadır. Anne adayının gebeliğinin başlaması ile birlikte doktorlar ilaç kullanımı, röntgen gibi durumlar ve beslenme hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirme yapmaktadır. Bu süreçte anne adayı bilinçlendirilerek bebeğe ve gebeliğe zarar verebilecek durumlar bertaraf edilmektedir. Gebelik, egzersiz ve kilo alımı gibi konular da annenin bilgi sahibi olması gereken konulardır. Hamileliğin Birinci Ayında Bebeğin Durumu Gebeliğin ilk ayında bebeğin durumu, anne adaylarının en merak ettiği konulardan birisidir. Hamilelikte 1. ay bebeğin durumu hafta hafta şu şekilde sıralanabilmektedir: İlk Hafta: İlk hafta henüz gebelik oluşmamıştır. İlk hafta anne adayının rahmi gebelik sürecine hazırlanmaktadır. İkinci Hafta: İkinci hafta hazırlanmış rahme, döllenmiş yumurta düşmektedir. Üçüncü Hafta: Anne adayının tam olarak hamile olduğu söylenebilmektedir. • Dördüncü Hafta: Dördüncü hafta bebek ultrasonda görülebilmektedir. Anne adaylarının regl döneminde gecikme yaşadığı hafta bu haftadır. Gebeliğin Birinci Ayında Beslenme Önerileri Hamileliğin ilk ayında beslenme önerileri, sağlıklı bir hamilelik geçirmek için önemlidir. Doktorunuz ilk muayenelerde tarafınıza beslenme hakkında bilgi verecektir. Genel bir bilgi sahibi olmanız adına hamilelik döneminde beslenme önerileri şu şekilde sıralanabilmektedir: • Lifli gıdalar tüketmeniz, kabızlık problemini çözmenize yardımcı olacaktır. Elma lifli gıdalardan birisidir. • Ispanak demir, C vitamini ve folik asit açısından zengin bir besindir. Bu sayede bebeğin omurgasını korurken anne adayının da enfeksiyonlarla baş etme kabiliyetini arttırmaktadır. • Süt ve süt ürünlerini tüketmeye özen göstermelisiniz. Bu ürünler kalsiyum, vitamin ve mineral açısından zengindir. • Tam tahıl ürünlerini tüketmek önemlidir. Kilo endişesiyle kompleks karbonhidrat alımını bırakmak doğru bir tercih olmayacaktır. Kafein oranı yüksek içecekler tüketmemeniz gerekmektedir. Siyah çayı açık ve limonlu tüketmelisiniz. Yemeklerin yanında tüketmemeniz ise önemlidir. Günlük 2 litre su içmeye özen göstermelisiniz. Hamileliğin Birinci Ayında Dikkat Edilmesi Gerekenler Gebeliğin ilk ayında dikkat edilmesi gereken durumlar, anne adayının daha bilinçli bir gebelik geçirmesi için önemlidir. Bu durumlar şu şekilde sıralanabilmektedir: • Folik asit, bebeğin omurilik yapısının sağlıklı bir şekilde gelişmesine destek olan önemli vitaminlerden birisidir. Gebelik durumu netleştirildikten sonra genellikle doktorlar anne adayına folik asit takviyesi tavsiye etmektedir. Ancak daha sağlıklı olanı gebe kalmadan 3 hfta önce folik asit  içeren ilaçlara başlatılmasıdır.Bu öneriye mutlaka kulak vermeniz ve özellikle ilk üç ay aksatmadan kullanmanız gerekmektedir. • Önceden gebelik, düşük tehlikesi, preeklampsi gibi sorunlar yaşadıysanız, bu konu hakkında doktorunuzu bilgilendirmeniz oldukça önemlidir. Gebeliğin ilk ayında düşük olması durumunda anne adayının bu durumu çok net hissettiğini söylemek mümkün değildir. Anne adayının önceki gebelik problemleri hakkında doktorunu bilgilendirmesi, hem sonraki sürece hazırlıklı olmak ve hem de mevcut süreci değerlendirmek için önemlidir. • Hamilelik döneminde anne adayları iç güdüsel olarak hayatında bazı değişiklikler yapmaya ve bebeğini korumaya yönelmektedir. • Hamile olunduğunu öğrenen annenin sigara ve alkol gibi bağımlılıklarını terk etmesi gerekmektedir. • Hamilelik sürecinde anti depresan ilaçları dahil olmak üzere hiçbir ilacın kullanılmaması önemlidir. İlaç kullanımı konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır. Hamileliğin İlk Ayında Doktora Başvurulması Gereken Durumlar Hamileliğin ilk döneminde doktora başvurulması gereken durumlar bulunmaktadır.  Bu durumlar meydana geldiğinde, vakit kaybetmeden değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi önem arz etmektedir. Bu nedenle konu hakkında bilgi verilmesinde fayda bulunmaktadır. Hamilelikte 1. ay doktora başvurulması gereken durumlar şu şekilde sıralanabilmektedir: •Kasıklarda şiddetli ağrı •Şiddetli mide bulantısı ve kusma Vajinal kanama Parça düşürme •Yüksek ateş •İdrar yaparken yanma hissi •İdrara çıkamama durumu Şiddetli kabızlık durumu

Folik Asit Nedir?

Folik Asit Nedir? Folik asit olarak bilinen vitamin, B vitaminin farklı formlarından birisi olarak adlandırılmaktadır. Hamilelik döneminde takviye olarak alındığı bilinmektedir. Farklı alanlarda da alınmakta olan folik asit özelliklerinin şu şekilde olduğu bilinmektedir: B vitamini çeşitlerinden birisidir. Suda çözünebilir bir özelliği bulunmaktadır. Tropikal olan mevsimlerde yaşayan kişilerde eksikliğinin daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Eksikliği nedeniyle kemik ve iskelet yapısında hasar oluşturabilmektedir. Gebelik döneminde takviyesi bebeğin sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Herhangi bir yan etkisi olmadığı bilinmektedir. Normal olarak belirlenen folik asit değerinin 10 ila 30 mg arasında olduğu bilinmektedir. Bu değer, 7 nmol / L karşılık gelmektedir. Bu özelliklerin tümü göz önünde bulundurulduğunda folik asit için, vücudun gereksinim duyduğu temel vitaminlerden olduğu söylenmektedir. Bu nedenle her yaş grubu için eksikliğinin problem oluşturduğu bilinmektedir. Folik Asit Ne İşe Yarar? Folik asit, B vitaminleri arasında yer alan ve vücudumuz için oldukça önemli olan bir besin öğesidir. Folate veya folasin olarak da bilinen folik asit, vücutta DNA ve RNA’nın sentezinde görev alır. Ayrıca hücre bölünmesi ve büyümesi için de gereklidir. Folik asitin en önemli görevlerinden biri, gebelikte bebeğin sağlıklı gelişimine katkıda bulunmasıdır. Folik asit eksikliği durumunda bebeğin omuriliği ve beyin dokusunun doğru gelişememesi nöral tüp defektlerine yol açabilir. Bu nedenle, hamile kadınlar folik asit takviyesi almalıdır. Folik asit ayrıca kalp sağlığı için de önemlidir. Homosistein adı verilen bir amino asit, folik asit seviyeleri düşük olan kişilerde yüksek seviyelere ulaşabilir. Yüksek homosistein seviyeleri, kalp hastalığı riskini artırabilir. Folik asit takviyesi almak, homosistein seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir ve kalp sağlığı için faydalı olabilir. Folik asit aynı zamanda kanser riskini azaltmaya da yardımcı olabilir. Özellikle kolon kanseri riski, folik asit takviyesi alan kişilerde daha düşüktür. Folik asit eksikliği belirtileri nelerdir? Folik asit eksikliği belirtileri arasında yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, depresyon ve unutkanlık yer alabilir. Yetersiz folik asit alımı, kansızlık, ishal, ülserler ve ağız içi yaralar gibi sorunlara da yol açabilir. Folik asit eksikliği, gebelikte önemli bir sorun olabilir ve düşük doğum ağırlığı, nöral tüp defektleri ve diğer ciddi doğum kusurlarına neden olabilir. Folik asit eksikliğinin belirtileri şunlar olabilir: Yorgunluk ve halsizlik Soluk cilt Dil ülserleri Baş ağrısı İştah kaybı İshal Nörolojik sorunlar Folik asit eksikliği hamile kalmayı planlayan kadınlar için özellikle endişe vericidir. Nöral tüp defektleri gibi doğum kusurlarının riskini azaltmak için, gebe kalmadan önce folik asit takviyesi yapmak önemlidir. Ayrıca, folik asit açısından zengin gıdalar tüketmek, folik asit takviyeleriyle birlikte önerilir. Folik Asit Ne Zaman Alınmalı? Folik Asit Nedir? Folik asit, B grubu vitaminlerinden biridir ve vücudun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için gereklidir. En önemli görevi, hücrelerin yenilenmesi ve DNA sentezi sürecinde yer almaktır. Folik Asit Eksikliği Folik asit eksikliği, kansızlık, halsizlik, baş ağrısı, iştah kaybı, dilde şişme, mide bulantısı ve ishal gibi belirtilerle kendini gösterir. Hamile kadınlarda ise bebeğin doğum kusurları riski artar. Folik Asit Ne Zaman Alınmalıdır? Folik asit, normal koşullarda besinler yoluyla alınabilir, ancak bazı durumlarda takviye olarak da alınması gerekebilir. Bu durumlar şunları içerir: Hamilelik planlaması: Hamile kalmayı planlayan kadınların folik asit takviyesi alması önerilir. Folik asit takviyesi, bebekteki doğum kusuru riskini azaltır. Hamilelik dönemi: Hamile kadınlar, gebeliğin ilk üç ayında folik asit takviyesi almaları önerilir. Bu, bebeğin doğum kusuru riskini azaltır. Lifli diyetler: Lifli diyetler folik asit emilimini azaltabilir, bu nedenle lifli diyetler yapan kişilerin takviye olarak folik asit alması önerilir. Bazı ilaçlar: Bazı ilaçlar, folik asit emilimini azaltabilir. Bu nedenle, ilaç kullanan kişilerin doktorlarına danışarak folik asit takviyesi almaları önerilir. Folik Asit Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir? Folik asit takviyesi alırken, önerilen dozajı aşmamak önemlidir. Ayrıca, folik asit takviyesi alırken şunlara dikkat etmek gereklidir: Başka bir vitamin veya mineral takviyesi almak: Folik asit, diğer vitamin ve minerallerle etkileşime girerek faydalarını artırabilir. Bu nedenle, folik asit takviyesi alırken diğer vitamin veya mineral takviyeleri almak da önerilebilir. Folik asit nelerde bulunur? Folik asit, yeşil yapraklı sebzeler, kuru fasulye, mercimek, nohut, ıspanak, brokoli, portakal suyu, fındık ve tam tahıllı ekmek gibi birçok besinde doğal olarak bulunur. Ancak, hamile kadınlar ve folik asit eksikliği olan kişiler takviye almalıdır. Sonuç olarak, folik asit vücudumuz için oldukça önemli bir besin öğesidir. Hamile kadınlar bebeğin sağlıklı gelişimi için folik asit takviyesi almalıdır. Ayrıca, kalp sağlığı ve kanser riski gibi konularda da faydalı olabilir. Folik Asit Neden Gereklidir? Folik asitin gerekliliği, vücudun yeni hücreler üretmesi ve kan akışının daha sağlıklı bir biçimde yürütülmesi açısından önemli olmaktadır. DNA sentezi olarak bilinen işlemin vücut tarafından yapılabilmesi için vücutta yeterli miktarda folik asit bulunması gerekmektedir. Folik asidin DNA üzerindeki etkisi, kanser hücresi oluşumunu da önlemektedir. Bu nedenle folik asit değerinde eksiklik görülmesi sonucu kanser oluşumunda daha büyük risk faktörü oluştuğu bilinmektedir. Folik asidin vücuttaki kırmızı ve beyaz olarak bilinen kan hücrelerinin yeterli miktarda üretilmesine yardımcı olmaktadır. Bu hücrelerin genel olarak anemi rahatsızlığının da önlenmesi adına üretiminin gerekli olduğu bilinmektedir. Her yaş grubu için bu değerler önem arz etmektedir. Folik asidin gerekliliği farklı hastalıkların yansıması olarak da oluşabilmektedir. Kan ve kemik hastalıklarının sonucu olarak da folik asit eksikliğinin söz konusu olduğu bilinmektedir. Bu nedenle gereklilik durumunun da kişiden kişiye değiştiği bilinmektedir. Folik Asit Eksikliği Nasıl Anlaşılır? Folik asit eksikliğinin belirtileri, bünyeye göre farklılık göstermektedir. Genel olarak vücutta folik asit eksikliğinin oluştuğu şu belirtilerin iki ya da daha fazlasının görülmesi ile anlaşılabilmektedir: Kronik yorgunluk ve halsizlik hali Ani sinirlenmeler İshal Kaslarda güçsüzlük ve yorgunluk hali Vücutta ve uç noktalarda karıncalanma, uyuşukluk hissedilmesi Mide bulantısı, kusma Bağ ağrısı veya baş dönmesi Nefes darlığı, nefes almada güçlük Kilo kaybı Mide ve bağırsakta sancı Ani kilo kaybı Hızlı kalp atışları Ciltte iltihaplanma oluşması Ağız köşelerinde çatlaklar Tüm bu belirtilerin sıklık ve şiddetine bağlı olarak eksiklik değerleri de farklılaşmaktadır. Folik asit eksikliğinin artması nedeniyle belirtilerin de daha fazla şiddetlenmesi söz konusu olabilmektedir. Belirtilerin genel olarak folik asit eksikliğinde görülmesi gibi aynı zamanda folik asit fazlalığından da kaynaklandığı bilinmektedir. Bu nedenle ortalama bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Folik asit seviyesini kan tahlilleri aracılığıyla öğrenmek mümkündür. Hangi Besinlerde Folik Asit Vardır? Folik asit barındıran yiyecekler, günlük porsiyonlarına göre farklılaşmaktadır. Düzenli olarak tüketilmesi halinde vücuttaki eksikliğin giderilmesine yardımcı olacak besinler şu şekilde sıralanmaktadır: Baklagiller olarak bilinen fasulye, mercimek, bezelye gibi yiyeceklerin tüketilmesi folik asit ihtiyacının karşılanması adına oldukça önemlidir. Kuşkonmazın pişirilmiş olarak tüketilmesi, yaklaşık %34 oranında folik asit eksikliğinin

1 … 51 52 53 54