Popup Görseli

Kategori: Hizmetler

Home Hizmetler Page 2

Sitoplazma ve Mitokondri Nakli

Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Nedir? Sitoplazma ve mitokondri nakli, infertilite tedavisinde son zamanlarda popüler hale gelmiş bir tekniktir. Bu işlem, özellikle tekrarlayan IVF başarısızlıkları olan hastalar için umut verici sonuçlar vermiştir. Sitoplazma ve mitokondri nakli, IVF (tüp bebek) işlemi sırasında, embriyoya sağlıklı hücrelerin nakledilmesi işlemidir. Bu işlem, embriyonun sağlığı için önemli olan mitokondrilerin daha genç ve daha sağlıklı hücrelerden alınmasıyla gerçekleştirilir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Nasıl Yapılır? Sitoplazma ve mitokondri nakli işlemi, IVF (tüp bebek) işlemi sırasında gerçekleştirilir. Bu işlem, sitoplazma transferi (ST) ve oosit donörü mitokondriyal transferi (OOMT) olarak ikiye ayrılır. Sitoplazma transferi (ST) işlemi, embriyonun sitoplazmasını genellikle yumurta hücresinin hemen dışındaki hücrelerden birinden (genellikle yumurta hücrelerinin yakınında bulunan küçük hücrelerden) alınan sağlıklı sitoplazmayla değiştirilmesi işlemidir. Oosit donörü mitokondriyal transferi (OOMT) işlemi, önceden fertilize edilmiş bir yumurtadan, bir diğer yumurtanın sitoplazmasıyla birlikte mitokondriyal DNA’nın (mtDNA) sağlıklı bir donörden alınması işlemidir. Bu işlem, annenin mitokondrilerindeki DNA hasarının çocuğa aktarılmasını önlemek için kullanılır. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Hangi Durumlarda Uygulanır? Sitoplazma ve mitokondri nakli, özellikle tekrarlayan IVF başarısızlıkları olan hastalar için uygulanır. Ayrıca, 40 yaşın üzerindeki kadınlar ve menopoz sonrası kadınlar için de önerilir. Bu teknik, ayrıca mitokondriyal hastalıkların (mtDNA) neden olduğu durumlarda da kullanılabilir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli İşlemi Ne Kadar Başarılıdır? Sitoplazma ve mitokondri nakli işlemi oldukça başarılıdır. Çalışmalar, bu teknik ile tüp bebek başarısının önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Mitokondri nakli nasıl gerçekleştirilir? Mitokondri nakli, öncelikle yumurta hücreleri toplama işlemi ile başlar. Daha sonra, donör kadından alınan yumurta hücrelerinden mitokondri çıkarılır ve bekletilir. Ardından, embriyo oluşumu için gereken sperm ve yumurta hücreleri, normal tüp bebek işlemi ile bir araya getirilir. Daha sonra, yapılan işlem ile alıcı kadından alınan yumurta hücreleri, donör mitokondrileri ile birleştirilir. Bu işlem, mikroskop altında gerçekleştirilir ve oldukça hassas bir işlemdir. Mitokondri nakli başarılı mıdır? Mitokondri nakli henüz deneysel bir yöntemdir ve uzun vadeli sonuçları hakkında yeterli veri bulunmamaktadır. Ancak, yapılan çalışmalar, mitokondri hastalıklarının önlenmesinde umut vaat ettiğini göstermektedir. Mitokondri nakli hangi durumlarda uygulanır? Mitokondri nakli, mitokondriyal hastalığı olan çiftler için bir seçenek olabilir. Mitokondri hastalıkları genetik bir bozukluktur ve anne tarafından geçer. Bu nedenle, anne tarafından geçen mitokondriyal hastalıkların önlenmesinde mitokondri nakli kullanılabilir. Mitokondri nakli ile ilgili yasal düzenlemeler nelerdir? Mitokondri nakli, henüz yasal düzenlemeleri tam olarak yapılmamış bir işlemdir. Bazı ülkelerde yasal olarak kabul edilirken, diğer ülkelerde yasaklanmıştır. Bu nedenle, mitokondri nakli yaptırmadan önce, o ülkenin yasal düzenlemelerini incelemek önemlidir. Mitokondri nakli ile ilgili riskler nelerdir? Mitokondri nakli ile ilgili riskler henüz tam olarak belirlenmemiş olsa da, bazı araştırmalar, bu işlemin çocukların sağlığına zarar verebileceğini göstermektedir. Bu nedenle, mitokondri nakli yapılacaksa, dikkatli bir şekilde planlanmalı ve uygun koşullar sağlanmalıdır. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Nedir? Sitoplazma ve mitokondri nakli, yumurta hücresi döllenmesi ve embriyo oluşumu için kullanılan bir tıbbi işlemdir. Sitoplazma, hücrelerin içinde bulunan sıvı kısmıdır ve mitokondriler, hücrelerin enerji üretmek için kullandığı organelledir. Sitoplazma ve mitokondriler, sağlıklı bir embriyonun gelişimi için önemlidir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Nasıl Gerçekleştirilir? Sitoplazma nakli, bir donör yumurtasından alınan sitoplazmanın, bir hasta kadının yumurtasına enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Mitokondri nakli ise, donör yumurtasından alınan çekirdekli hücrenin, hasta kadının yumurtasına nakledilmesiyle gerçekleştirilir. Bu işlem, in vitro fertilizasyon (IVF) yöntemi ile yapılır. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Başarılı mıdır? Sitoplazma ve mitokondri nakli başarı oranları, yapılan işlemin türüne, uygulandığı hastalığa ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ancak yapılan çalışmalar, sitoplazma ve mitokondri naklinin başarı oranlarının, geleneksel IVF yöntemine göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Hangi Durumlarda Uygulanır? Sitoplazma ve mitokondri nakli, çeşitli nedenlerle infertilite yaşayan çiftler ve genetik hastalıkların taşıyıcıları için kullanılabilir. Özellikle, mitokondriyal hastalıkların tedavisinde kullanılır. Mitokondriyal hastalıklar, mitokondrilerin işlev bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan genetik hastalıklardır. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli ile İlgili Yasal Düzenlemeler Nelerdir? Sitoplazma ve mitokondri nakli, ülkeden ülkeye değişen yasal düzenlemelere tabidir. Bazı ülkeler, bu işlemin yasaklanmasına karar verirken, bazıları ise regülasyonlarla sınırlı bir şekilde uygulanmasına izin verir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli İnsan yumurtası içerisinde iki ana bölüm bulunmaktadır. Çekirdek bir meyve çekirdeğini andırır şekilde yumurta hücresinin içerisinde bulunur.(Tavuk yumurtasının sarısı gibi). Bu çekirdek bir canlının oluşabilmesi için gerekli olan ve bu yumurtanın sahibi olan kadının atalarından kalan bir takım bilgileri taşımaktadır. Kainatta ki tüm yumurtalar ayrı özellikte çocuk yaratabilecek güce sahiptir. Eşeyli üreme söz konusu olduğundan erkek tarafını temsilen bir sperme ve onun getirdiği kalıtımsal bilgilere de ihtiyaç vardır. Biz burada yumurtadan bahsetmeye devam edelim. Bütün hücrelerimizin içersinde DNA denilen ve kalıtımsal malzemenin temelini oluşturan sarmal yapıda proteinden oluşmuş parçalar vardır. DNA yapıları hücre çekirdeğinin içinde bulunmaktadır.Ayrıca hücre çekirdeğinin dışında bulunan Mitokondri adı verilen yapıların içersinde de DNA mevcuttur. HÜCRE ÇEKİRDEĞİ: Yumurta hücresinde bulunan çekirdeğin görevi yeni oluşacak canlıya gerekli olan işlevsel ve yapısal tüm bilgiyi iletmektir. Kadın yaşlandıkça çekirdek içerisinde bulunan kalıtsal malzemede hasarlar ortaya çıkar. İleri yaşlardaki gebeliklerde kalıtsal hastalıklar taşıyan bebeklerin oluşması ya da düşük oranlarındaki artış bu bozulmaya bağlıdır. En sık bilinen Mongol çocuk yada Down sendromlu çocuğa gebe kalınması durumudur. Bu risk 40 yaş kadınlarda 20 yaşına göre 40 kat daha fazla olmaktadır. MITOKONDRI: Mitokondrilerin temel görevi ise hücreye gerekli olan enerjiyi sağlamaktır.Mitokondri de bulunan kalıtsal materyalin yani DNA’nın bozulması ile ortaya çıkan bir Sürü hastalık son yıllarda tespit edilmiştir. Bu hastalıklar yaklaşık her 10.000 çocukta bir ortaya çıkmaktadır. Bunun sebebi anneden gelen ve değişime uğramış(mutasyon) mitokondriyal yapılardır. Çok enteresan olarak babadan gelen mitokondriyal kalıtsal malzeme bebeğe geçmemektedir. Mitokondri içersinde 37 adet gen mevcut olup bu malzeme binlerce DNA taşımaktadır. Bu 37 gen üzerinde 250 adet noktada Kırılma ve bozulma olabileceği ispat edilmiştir. Sitoplazma ve Mitokondri Nakli Burada amaç yaşlı kadın yumurtasında meydana gelen DNA hasarlarını onarıcı faaliyete yardımcı olmaktır. Bu onarma faaliyeti Mitokondrilerde bulunan genler aracılığı ile olabilmektedir. Yaşlı kadın yumurtasındaki kendi Mitokondrileri yetersiz kalmaktadır. Bilinen bir kalıtsal hastalığı olmayan güçlü gebelik potansiyeli olan ve genç olan kadınlardan alınan sitoplazma diğer kadının sitoplazmasına nakledilir.

Yumurta ve Sperm Dondurma

  Yumurta ve Sperm Dondurma Gamet ve embriyo dondurma işlemi üremeye yardımcı tedavilerinin belirli aşamalarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Bu, embriyo, sperm ve daha zor olan yumurta dondurma işlemi, zorunlu bir işlem olarak zaman zaman yapılmaktadır. Fazla olan embriyolar ve tıbbi zorunluluk durumunda (Endometriyumu hazırlamak, OHSS denilen bir komplikasyonu önlemek gibi amaçlar için) dondurulurlar, Sperm ve embriyo başarılı bir şekilde dondurulurken yakın bir zamanlara kadar yumurta dondurma işlemi çok düşük bir başarı oranıyla yapılabiliyordu. Dondurma işlemi yapılacak olan yumurtanın sitoplazma (Çekirdeğin etrafını saran, çekirdek ve hücre zarı arasındaki tüm boşluğu dolduran jöle kıvamında yapı)yapısı, genetik materyalin sitoplazma içindeki durumu ve hücrenin büyüklüğü işlemin uygulanmasını zorlaştırıyordu. Yumurta hücresi insan vücudundaki en büyük hücre olup oluşan bebeğin ilk dönemlerinde bir küvöz işlevi görmektedir. Yakın zamanlarda geliştirilen yeni tekniklerle ve dondurma solüsyonlarıyla yumurta dondurma yolunda büyük bir yol kat edildi. Bizim ekibimiz bu gün artık dondurulmuş yumurta ile de yüksek başarı oranları sağlamaktadır.2008’li yıllardan bu yana 100’lerce işlem başarıyla gerçekleştirilmiştir. Kliniğimiz Avrupa’da, ilk olarak, yumurta dondurma işlemini yoğun bir şekilde kullanan ve yüksek başarı sağlayan kliniktir. Merkezimizin laboratuvar sorumlusu Embriyolog Ali Kızılkanat, Önder Çoban ve Oğuzhan Hacıfazlıoğlu’nun katkılarını saygıyla anıyoruz. Yumurta Dondurmanın Teknik Özellikleri Yumurta hücresinin dondurulabilmesi için yumurtanın öncelikli olarak M2 tabir edilen döllenmeye hazır bir durumda olması gereklidir. Bu M2 içerisinde 23 kromozom içeren spindle adı verilen baklava tarzında şekli olan bir çekirdek vardır. Ve geri kalan 23 kromozom hücre dışında bulunur ve “polar body” kutup cisimciği adını alır. Yumurta dondurma işlemlerindeki en önemli sorun hücre içinde bulunan sıvıdır. Donma esnasında bu sıvı buz kristali haline gelerek hücrenin içindeki organellerin ve dondurma esnasında hücre içerisinde dağılacak olan çekirdek içeriğinin parçalanmasına ve bozulmasına neden olur. Bu yüzden donma işlemi olmadan önce mümkün olduğu kadar hücre içindeki suyun alınması gerekir. Yumurta dondurma işleminde de özel konsantrasyonda hazırlanan sıvılar yardımıyla hücreye zarar vermeden su dışarıya alınır ve yerine hücre içine özel bir sıvı girişi sağlanır. Bu içeriye giren sıvı otomobillerde kullanılan antifriz sıvısına benzeyen yapıda ve normalde hücrelere toksik bir yapıdadır. Bu şekilde donma işleminde suyun kristalleşmesinden kaynaklanan hasarlar önlenecek ve camlaşma yani bilimsel adıyla vitrifikasyon olacaktır. Günümüzde yumurta dondurma için kullanılan iki farklı teknik vardır. Bunlar: Yavaş Dondurma (slow Freezing): Yumurta, özel dondurma sıvılarında bekletildikten sonra bir cihaz yardımıyla yavaş yavaş soğutularak dondurulur. Bu işlemde genellikle -30/-35 C ye kadar yavaş yavaş soğutulan yumurtalar daha sonra -196 C sıvı azot içine daldırılır. Yavaş dondurma sperm ve embriyoda başarılı olsa da yumurta dondurmada yeterli başarı oranlarını vermediği için terk edilmiştir. Yumurta dondurma işlemi günümüzde vitrifikasyon tekniğiyle yapılmaktadır. Hızlı dondurma- Vitrifikasyon (Camlaştırma) Uzun yıllardır embriyo ve spermleri dondurma ve değerlendirme işleminde de kullanılan bu yöntem geliştirilerek yumurta dondurma için de uygun hale getirilmiştir. Hücre Oda sıcaklığından (~24C) ve -186 C derecelere kadar hızla soğutulur. Sperm ve embriyo başarılı bir şekilde dondurulurken yakın bir zamana kadar yumurta dondurma uygulanamıyordu. Döllenmemiş yumurtanın sitoplazma yapısı, genetik materyalin stoplazma içindeki durumu ve hücrenin büyüklüğü işlemin uygulanmasını zorlaştırıyordu. Son yıllarda geliştirilen yeni tekniklerle ve dondurma solüsyonlarıyla büyük bir yol kat edildi. Bu gün artık dondurulmuş yumurta ile de yüksek başarı oranları yakalanabilmektedir. Teknik aynı olsa da klinikler arasında farklı protokoller uygulanabilir. Biz kendi kliniğimizde kendi uygulama solüsyonlarını hazırlayıp yıllardır sürdürdüğümüz araştırma geliştirme çalışmaları sonrasında hazırladığımız protokolü uyguluyoruz. Piyasada satılan hazır bu kimyasallar ve dondurma çubukları üzerinde yazan tariflere uyulduğu halde bile maalesef iyi sonuç almak mümkün olmamaktadır. Her kliniğin uzun uğraş ve zaman alan adaptasyon çalışmalarını yapması kaçınılmazdır. Yumurta Dondurma İşlemi Hangi Tip Hastalara Uygulanır 1- Kariyer yapma sebebiyle anne olma hayalini daha sonraya erteleyen kadınlara uygulanır. 2- Kemoterapi, Radyoterapi gibi kanser için kullanılan ağır tedaviler görmesi gereken kadınlara kullanılır. Tedavi sonrasında, yumurtalıklarının işlevini kaybetme riski olduğundan gebelik sağlanabilmesi için yumurtalar veya yumurtalıklara ait dokular dondurularak saklanır. 3- Tüp bebek tedavisinde yumurtalar toplanmasına rağmen erkekten sperm elde edilemezse daha sonra işlem yapmak amacıyla yumurtalar saklanır.(Bazen işler planlandığı gibi gitmez ve erkek zamanında sperm veremez, uçağını kaçırır, hastalanır vs.) 4- Donör yumurtalarına alıcı gelmezse veya fazla yumurta varsa ileride kullanılmak amacıyla dondurularak saklanır. Yumurta gelişimi az olan bayanlarda yumurtalar bir kaç seans toplanarak ve dondurularak biriktirilebilir. (Havuz oluşturma) Ve daha sonra hepsi birlikte çözülür ve daha fazla embriyo oluşturularak başarı şansı artırılabilir. Yumurta Nasıl Elde Edilir? Ön hazırlıkları yapılan kadınların çeşitli yöntemler kullanarak hazırlanması ilk aşamadır. Yumurta gelişimi için ovülasyon indüksiyonu denilen ilaç tedavisi uygulanır. Doğal olarak ta yumurta gelişimi takip edilip yumurta elde edilebilir. İlaç tedavisi ile yumurta toplanmasına kadar geçen süre yaklaşık 10-15 gündür. İlaçlarınızı evde kullanabileceğiniz için sadece bir gün merkezimizde yumurta toplama işlemi için bulunmanız yeterlidir. Diğer tüp bebek işlemlerinde de uygulanan bu ilaç tedavisi veya doğal yumurtlamanın takibi ile gelişen yumurtalar genel anestezi altında toplanır. Ağırlık bir işlem olduğundan anestezi şarttır. Bazı kliniklerde anestezi yerine Dormicum gibi sersemletici ilaçlar uygulanmaktadır beraber en sağlıklı yaklaşım bir Anestezi Uzmanı Doktor tarafından uyutulmaktır. Güvenli ve konforlu olan yaklaşım budur. Anestezi altında vajinal yoldan yumurtalıklardaki foliküllerden elde edilen sıvılar mikroskop altında kontrol edilir. Yumurtalar bulunur ve kuluçka makinası ya da inkübatör içinde dinlendirilir. Yumurtalardan olgun olanlar ayrılır ve dondurma işlemine geçilir. İşlem sonunda yumurtalar sıvı azot içine daldırılarak soğutulur. Kelime anlamı camlaştırma olan bu yöntemle yüksek başarı sağlanabilmektedir. Dondurulmuş yumurtaların çok uzun süreler sağlıklı olarak bozulmadan kalabileceğine inanmaktayız. Kişisel tecrübemiz en az beş yıl dayanabileceği yönündedir.

Endometrium Patolojilerinde Fizyoterapi Uygulaması

Endometrium Kalınlığını Artırmaya Yönelik Özelleştirilmiş Fizyoterapi Yöntemi ile Gebelik Şansını Artırma Endometrium patolojilerinde fizyoterapi uygulaması, infertilite (kısırlık) sorunu yaşayan çiftler için bir seçenek olabilir. Ancak, bazı kadınlar bu tedaviye rağmen gebe kalmakta zorlanabilirler. Bu durumda, tüp bebek öncesi fizyoterapi uygulaması, endometrium kalınlığının artırılmasına ve gebeliğin oluşumuna yardımcı olabilir. Dr. Halil İbrahim Tekin tarafından geliştirilen bu özel fizyoterapi uygulaması, özelleştirilmiş akımlar kullanarak 15 cm derinliğe kadar lokal olarak kan dolaşımını arttırır. Bu etki, uygulamanın yapıldığı andan itibaren 24 saat boyunca devam eder. Yöntem, son altı yıldır Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde uygulanmaktadır ve 1000 hastanın üzerinde yapılan istatistiklere göre %85 ortalama başarı oranı göstermiştir. Bu yöntemin etkinliği, ilk 100 hastada yapılan kontrol çalışması ile de doğrulanmıştır. Eko doppler testi ile lokal kan akışının hızlandığı gözlemlenirken, biyopsi testi ile taze doku oluşumu tespit edilmiştir. Tüp bebek öncesi fizyoterapi uygulaması, özellikle endometrium kalınlığı problemi yaşayan kadınlar için etkili bir çözüm olabilir. Uygulama, özel akımlar kullanarak lokal kan dolaşımını artırarak endometriumun kalınlığını artırır ve gebeliğin oluşumuna yardımcı olur. Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde yapılan bu uygulama, yüksek başarı oranı ile dikkat çekmektedir. Bu özel fizyoterapi uygulaması, tüp bebek öncesinde endometrium kalınlığına odaklanarak, gebelik şansını artırmak için kullanılır. Endometrium kalınlığı, gebelik oluşması için önemlidir ve yeterli kalınlıkta olmadığı durumlarda gebelik oluşumu zorlaşabilir. Uygulama, özelleştirilmiş akımlar kullanarak vücuttaki lokal kan dolaşımını artırır. Bu, endometriumun kalınlığını artırarak gebelik şansını artırmaya yardımcı olur. Yöntem, cilt yüzeyine 3-4 adet elektrot yerleştirilerek gerçekleştirilir ve bir seans yaklaşık 30-45 dakika sürer. Dr. Halil İbrahim Tekin tarafından geliştirilen bu yöntem, son altı yılda Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde uygulanmaktadır. Yapılan istatistikler, uygulamanın %85 başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. İlk 100 hastada yapılan kontrol çalışmalarında da yöntemin etkili olduğu görülmüş ve lokal kan akışının hızlandığı, taze doku oluşumu biyopsi testi ile doğrulanmıştır. Tüp bebek tedavisi öncesinde uygulanan bu özel fizyoterapi yöntemi, gebelik şansını artırmak isteyen kadınlar için bir seçenek olabilir. Ancak, her kadın için uygun olmayabilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek gerekebilir. Endometrium Kalınlığı İçin Özelleştirilmiş Fizyoterapi Uygulaması Endometrium Kalınlığı ve Gebelik Şansı Özelleştirilmiş Akımlarla Lokal Kan Dolaşımını Artırma Uygulamanın Başarı Oranı Kontrol Çalışmaları ve Testler Dr. Halil İbrahim Tekin’in Geliştirdiği Yöntem Uygunluk ve Uzman Görüşü Kıbrıs UKFCA Tüp Bebek Merkezi’nde Uygulanan Yöntem S: Endometrium kalınlığı nedir ve neden önemlidir? C: Endometrium, rahim iç yüzeyindeki dokudur. Gebelik oluşması için yeterli kalınlıkta olması önemlidir çünkü embriyonun rahim duvarına tutunması gerekmektedir. Endometrium kalınlığı, gebelik şansını artırabilir. S: Endometrium kalınlığı için özelleştirilmiş fizyoterapi nedir? C: Bu özel fizyoterapi uygulaması, özelleştirilmiş akımlar kullanarak lokal kan dolaşımını artırır ve endometrium kalınlığını artırarak gebelik şansını artırır. S: Kimler endometrium kalınlığı için özelleştirilmiş fizyoterapi uygulaması yapabilir? C: Bu uygulama, tüp bebek tedavisi öncesinde gebelik şansını artırmak isteyen kadınlar için bir seçenek olabilir. Ancak, her kadın için uygun olmayabilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek gerekebilir. S: Bu uygulamanın başarı oranı nedir? C: Yapılan istatistikler, uygulamanın %85 başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. S: Uygulama nasıl gerçekleştirilir? C: Uygulama, cilt yüzeyine 3-4 adet elektrot yerleştirilerek gerçekleştirilir ve bir seans yaklaşık 30-45 dakika sürer. S: Kontrol çalışmaları ve testler yapıldı mı? C: İlk 100 hastada yapılan kontrol çalışmalarında yöntemin etkili olduğu görülmüş ve lokal kan akışının hızlandığı, taze doku oluşumu biyopsi testi ile doğrulanmıştır. S: Bu uygulama nerede yapılır? C: Bu uygulama yalnızca Dr. Halil İbrahim Tekin Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde yapılmaktadır. S: Uygulama sırasında herhangi bir yan etkisi var mı? C: Uygulama sırasında herhangi bir ciddi yan etki rapor edilmemiştir. Ancak, herhangi bir yan etki görüldüğünde, hemen bir uzmana başvurulması önerilir. S: Uygulama kaç seans yapılmalıdır? C: Bu, kişiye göre değişebilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek önerilir.

Sperm Donasyonu

Sperm Donasyonu Kimlere uygulanır ? Sperm donasyonu işlemi, meni içersinde sperm çıkmaması durumunda yani hiç bir şekilde sperm olmaması durumunda sıkkullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem aynı zamanda hiç evlilik yapmayan çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının kendi isteği doğrultusunda sperm bağışı ile çocuk sahibi olmasında da kullanılır. Diğer bir durumda kadın ile erkek arasında genetik uyumsuzluk var ise bu durumda da sperm nakli ile de çocuk sahibi olabilmeniz mümküdür. Sperm donasyonu çocuklukta geçirilmiş bir ateşli hastalık ile genellikle kabakulak, her iki testisi etkileyerek orşit adı verilen bir duruma yol açar. Daha önce orşit yada testis iltahabı geçirmiş kişilerde ilerleyen yaşlarda çeşitli oranlarda sperm eksiklikleri görülebilmektedir. Varikosel ameliyatı azoospermide ve düşük sperm durumunda hiçbir fayda sağlamaz. Hormonları yüksek olan hastalarda ilaç tedavisi bir fayda sağlamaz. Yeni doğan erkek bebeklerde testisler kasık kanalı içinde kalır ve normal yerine inmezler. Bu inememiş testisler nedeniyle karnın içinde kalan testis dokusu niteliğini kaybeder. Bir an önce testisler karın dışına ameliyatla çıkarılmalıdır. Sperm Donasyonu Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi bir operasyonla testislere zarar verildiği taktirde sperm donasyonu ile çocuk sahibi olmasından başka seçenek kalmamaktadır. Yine dışarıdan alınan kas geliştirici olarak sporcuların kullandıkları, testesteron hormonu, anabolizan ilaçlar, testis dokularında kalıcı hasarlar oluşturduğu görlmüştür. Uzun süre ve yüksek dozlarda kullanılan bu kas geliştirici ilaçları dikkatli kullanmak gerekir. Bazı erkek bebeklerde doğumsal olarak ortaya çıkan bazı hastalıklar sperm üretiminin gerçekleşmesine engeldir. Y kromozomundaki kırıklar, extra X kromozomu olan Kleinfelter Sendromu gibi durumlarda testislerde sperm üretimi mevcut değildir. Sperm donasyonu, sperm üretimi durmuş erkeklerin çocuk sahibi olabilmesi için başvurabileceği bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde sağlıklı sperm elde etme şansı bulunmuyorsa veya elde edilen spermler gebelik için yeterli kalitede değilse bu yöntem dışında henüz başka bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Şii’lerde veya bazı Müslüman ülkelerde usulüne uygun nikah yapılarak bu işlem yasalaştırılmıştır. İran ve Lübnan buna bir kaç örnektir. Sperm Bağışı İşlemi Sperm donasyonu ya da bağışı işlemine karar vermeden önce sperm elde etmek amacıyla bazı yöntemler kullanılır. Mevcut başvurulacak ilk yöntem mastürbasyon ile seminal sıvıyı almaktır. Ayrıca üroloji uzmanları tarafından yapılabilecek prostat masajı ile de seminal sıvı ya da sperm alınabilir, mikroskop altında sperm hücreleri aranır. Bu tekniklerin kullanılması ve sperm elde edilemediğinden emin olunması durumunda diğer cerrahi yöntemlere geçilir. Bu işlemlerden bazıları TESE, mikroTESE, TESA, MESA, PESA’dır. Biz kliniğimizde bu tekniklerin dışında basit bir teknikle çok başarılı sonuçlar aldık ve almaya devam ediyoruz. Günümüzde sperm üretimi amacıyla kök hücre çalışmaları halen sürdürülmektedir. Hayvan deneylerinde kısmi başarılar elde edilmiştir. Fakat henüz istenilen aşamaya gelinememiştir. Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır? Öncelikle çiftlere sperm donasyonu tedavisi ile ilgili ve donör spermi hakkında bilgiler verilir. Donör sperminin özellikleri yapılan tarama testleri ve varsa anlatılır. İşleme başlamadan önce çiftlerin donasyon işlemini kabul ettikleri ve işlemle ilgili gerekli bilgiyi aldıklarına dair izin belgesi doldurulur ve imzalatılır. Daha sonra eş ile ilgili tetkikler yapılır. Daha sonraki işlemler standart tüp bebek veya aşılama işlemine benzer. Yumurta gelişimi için ilaç tedavisinin ardından yumurta toplama veya yumurta çatlatılarak aşılama işlemi yapılır. İki şekilde uygulanır. 1-Banka Spermiyle Aşılama (IUI) Bu şekilde gebelik elde edilme olasılığı istatistiki olarak yüzde 20 civarındadır. Bu işlemi yapabilmek için kadınların tüplerini dikkatli bir şekilde incelemek gerekir. Tüpler açık olduğunda yapışıklık varsa gebe kalmak nerdeyse imkânsızdır. Tüplerin serbest bir şekilde hareket edebilmesi gebe kalabilmek için hayatidir. 2-Banka Spermiyle ICSI Yumurta toplama günü daha önce seçilen banka spermi çözülerek mikroenjeksiyon işlemi yapılır. Gelişen embriyolardan uygun olan seçilir. Bundan sonrasında tüp bebek işlemlerindeki süreç devam eder. Oluşan embriyolar kalitelerine göre değerlendirilip 2-3 tanesi anne rahmine transfer edilir. Kalan embriyolar dondurularak saklanabilir. Sperm Bankası KKTC de bu işlem başladığından beri biz Cryos Danimarka ile birlikte çalışmaktayız. Ayrıca Seatle Sperm Bank ve European Sperm Bankasıyla da çalışmaktayız. Hastalarımızın tamamına Cryos’tan ve diğer bankalardan almış olduğumuz sertifikaları vermekteyiz. Bu şirketler dünyadaki en eski, en güvenilir ve en büyük bankalardır. KKTC yasalarına göre sperm bankası kurmak mümkün değildir. Tüm kullanılan spermler bakanlık izniyle ve ancak tanınmış bankalardan ithal edilirler. Sperm Donörlerine Uygulanan Testler Sperm bankalarına başvuran kişiler öncelikle genetik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından tarama testlerinde geçirilir. Psikolojik analiz yapılarak donör adayının bağış işlemi için uygunluğu tespit edilir. Anne, baba, kardeşler ve aile büyüklerinin fiziksel özellikleri kayıt altına alınır. Bankanın bulunduğu ülkenin konuyla ilgili yönetmelikleri doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanır. Bağışçılara yapılan tarama testleri Kardeşi, anne babası ve aile büyüklerinin medikal geçmişi Psikolojik profil HIV risk araştırılması, uyuşturucu kullanımı HIV HTLV Hepatit B Hepatit C Sifilis yada frengi Gonorrhea yada belsoğukluğu Chlamidia CMV(Cytomegalovirus) Kistik fibroz Talasemi (Thalasemia) Kromozom Testi Bu testlerden geçen bağışçılardan sperm örneği alınarak yıkama işleminden geçirilir ve tüpler bölünerek dondurulur. Bu dondurma işlemi tamamlandıktan 6 ay sonra vericiler yeniden çağırılarak bulaşıcı hastalıklar için yapılan testler yenilenir. Her şey yolunda ise banka bu spermleri satışa sunar. Başarı şansı işlem için kullanılacak spermlerin testleri yapıldığı için gebelik şansı anne yaşına bağlıdır. Anne yaşı, yumurta sayısı gibi etkenler uygunsa gebelik şansı normal tüp bebek işlemi gibi %60 civarındadır. Aşagıdaki link ile daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

1 2 3 4