Popup Görseli

Kategori: Hizmetler

Home Hizmetler Page 2

Yumurta ve Sperm Dondurma

  Yumurta ve Sperm Dondurma Gamet ve embriyo dondurma işlemi üremeye yardımcı tedavilerinin belirli aşamalarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Bu, embriyo, sperm ve daha zor olan yumurta dondurma işlemi, zorunlu bir işlem olarak zaman zaman yapılmaktadır. Fazla olan embriyolar ve tıbbi zorunluluk durumunda (Endometriyumu hazırlamak, OHSS denilen bir komplikasyonu önlemek gibi amaçlar için) dondurulurlar, Sperm ve embriyo başarılı bir şekilde dondurulurken yakın bir zamanlara kadar yumurta dondurma işlemi çok düşük bir başarı oranıyla yapılabiliyordu. Dondurma işlemi yapılacak olan yumurtanın sitoplazma (Çekirdeğin etrafını saran, çekirdek ve hücre zarı arasındaki tüm boşluğu dolduran jöle kıvamında yapı)yapısı, genetik materyalin sitoplazma içindeki durumu ve hücrenin büyüklüğü işlemin uygulanmasını zorlaştırıyordu. Yumurta hücresi insan vücudundaki en büyük hücre olup oluşan bebeğin ilk dönemlerinde bir küvöz işlevi görmektedir. Yakın zamanlarda geliştirilen yeni tekniklerle ve dondurma solüsyonlarıyla yumurta dondurma yolunda büyük bir yol kat edildi. Bizim ekibimiz bu gün artık dondurulmuş yumurta ile de yüksek başarı oranları sağlamaktadır.2008’li yıllardan bu yana 100’lerce işlem başarıyla gerçekleştirilmiştir. Kliniğimiz Avrupa’da, ilk olarak, yumurta dondurma işlemini yoğun bir şekilde kullanan ve yüksek başarı sağlayan kliniktir. Merkezimizin laboratuvar sorumlusu Embriyolog Ali Kızılkanat, Önder Çoban ve Oğuzhan Hacıfazlıoğlu’nun katkılarını saygıyla anıyoruz. Yumurta Dondurmanın Teknik Özellikleri Yumurta hücresinin dondurulabilmesi için yumurtanın öncelikli olarak M2 tabir edilen döllenmeye hazır bir durumda olması gereklidir. Bu M2 içerisinde 23 kromozom içeren spindle adı verilen baklava tarzında şekli olan bir çekirdek vardır. Ve geri kalan 23 kromozom hücre dışında bulunur ve “polar body” kutup cisimciği adını alır. Yumurta dondurma işlemlerindeki en önemli sorun hücre içinde bulunan sıvıdır. Donma esnasında bu sıvı buz kristali haline gelerek hücrenin içindeki organellerin ve dondurma esnasında hücre içerisinde dağılacak olan çekirdek içeriğinin parçalanmasına ve bozulmasına neden olur. Bu yüzden donma işlemi olmadan önce mümkün olduğu kadar hücre içindeki suyun alınması gerekir. Yumurta dondurma işleminde de özel konsantrasyonda hazırlanan sıvılar yardımıyla hücreye zarar vermeden su dışarıya alınır ve yerine hücre içine özel bir sıvı girişi sağlanır. Bu içeriye giren sıvı otomobillerde kullanılan antifriz sıvısına benzeyen yapıda ve normalde hücrelere toksik bir yapıdadır. Bu şekilde donma işleminde suyun kristalleşmesinden kaynaklanan hasarlar önlenecek ve camlaşma yani bilimsel adıyla vitrifikasyon olacaktır. Günümüzde yumurta dondurma için kullanılan iki farklı teknik vardır. Bunlar: Yavaş Dondurma (slow Freezing): Yumurta, özel dondurma sıvılarında bekletildikten sonra bir cihaz yardımıyla yavaş yavaş soğutularak dondurulur. Bu işlemde genellikle -30/-35 C ye kadar yavaş yavaş soğutulan yumurtalar daha sonra -196 C sıvı azot içine daldırılır. Yavaş dondurma sperm ve embriyoda başarılı olsa da yumurta dondurmada yeterli başarı oranlarını vermediği için terk edilmiştir. Yumurta dondurma işlemi günümüzde vitrifikasyon tekniğiyle yapılmaktadır. Hızlı dondurma- Vitrifikasyon (Camlaştırma) Uzun yıllardır embriyo ve spermleri dondurma ve değerlendirme işleminde de kullanılan bu yöntem geliştirilerek yumurta dondurma için de uygun hale getirilmiştir. Hücre Oda sıcaklığından (~24C) ve -186 C derecelere kadar hızla soğutulur. Sperm ve embriyo başarılı bir şekilde dondurulurken yakın bir zamana kadar yumurta dondurma uygulanamıyordu. Döllenmemiş yumurtanın sitoplazma yapısı, genetik materyalin stoplazma içindeki durumu ve hücrenin büyüklüğü işlemin uygulanmasını zorlaştırıyordu. Son yıllarda geliştirilen yeni tekniklerle ve dondurma solüsyonlarıyla büyük bir yol kat edildi. Bu gün artık dondurulmuş yumurta ile de yüksek başarı oranları yakalanabilmektedir. Teknik aynı olsa da klinikler arasında farklı protokoller uygulanabilir. Biz kendi kliniğimizde kendi uygulama solüsyonlarını hazırlayıp yıllardır sürdürdüğümüz araştırma geliştirme çalışmaları sonrasında hazırladığımız protokolü uyguluyoruz. Piyasada satılan hazır bu kimyasallar ve dondurma çubukları üzerinde yazan tariflere uyulduğu halde bile maalesef iyi sonuç almak mümkün olmamaktadır. Her kliniğin uzun uğraş ve zaman alan adaptasyon çalışmalarını yapması kaçınılmazdır. Yumurta Dondurma İşlemi Hangi Tip Hastalara Uygulanır 1- Kariyer yapma sebebiyle anne olma hayalini daha sonraya erteleyen kadınlara uygulanır. 2- Kemoterapi, Radyoterapi gibi kanser için kullanılan ağır tedaviler görmesi gereken kadınlara kullanılır. Tedavi sonrasında, yumurtalıklarının işlevini kaybetme riski olduğundan gebelik sağlanabilmesi için yumurtalar veya yumurtalıklara ait dokular dondurularak saklanır. 3- Tüp bebek tedavisinde yumurtalar toplanmasına rağmen erkekten sperm elde edilemezse daha sonra işlem yapmak amacıyla yumurtalar saklanır.(Bazen işler planlandığı gibi gitmez ve erkek zamanında sperm veremez, uçağını kaçırır, hastalanır vs.) 4- Donör yumurtalarına alıcı gelmezse veya fazla yumurta varsa ileride kullanılmak amacıyla dondurularak saklanır. Yumurta gelişimi az olan bayanlarda yumurtalar bir kaç seans toplanarak ve dondurularak biriktirilebilir. (Havuz oluşturma) Ve daha sonra hepsi birlikte çözülür ve daha fazla embriyo oluşturularak başarı şansı artırılabilir. Yumurta Nasıl Elde Edilir? Ön hazırlıkları yapılan kadınların çeşitli yöntemler kullanarak hazırlanması ilk aşamadır. Yumurta gelişimi için ovülasyon indüksiyonu denilen ilaç tedavisi uygulanır. Doğal olarak ta yumurta gelişimi takip edilip yumurta elde edilebilir. İlaç tedavisi ile yumurta toplanmasına kadar geçen süre yaklaşık 10-15 gündür. İlaçlarınızı evde kullanabileceğiniz için sadece bir gün merkezimizde yumurta toplama işlemi için bulunmanız yeterlidir. Diğer tüp bebek işlemlerinde de uygulanan bu ilaç tedavisi veya doğal yumurtlamanın takibi ile gelişen yumurtalar genel anestezi altında toplanır. Ağırlık bir işlem olduğundan anestezi şarttır. Bazı kliniklerde anestezi yerine Dormicum gibi sersemletici ilaçlar uygulanmaktadır beraber en sağlıklı yaklaşım bir Anestezi Uzmanı Doktor tarafından uyutulmaktır. Güvenli ve konforlu olan yaklaşım budur. Anestezi altında vajinal yoldan yumurtalıklardaki foliküllerden elde edilen sıvılar mikroskop altında kontrol edilir. Yumurtalar bulunur ve kuluçka makinası ya da inkübatör içinde dinlendirilir. Yumurtalardan olgun olanlar ayrılır ve dondurma işlemine geçilir. İşlem sonunda yumurtalar sıvı azot içine daldırılarak soğutulur. Kelime anlamı camlaştırma olan bu yöntemle yüksek başarı sağlanabilmektedir. Dondurulmuş yumurtaların çok uzun süreler sağlıklı olarak bozulmadan kalabileceğine inanmaktayız. Kişisel tecrübemiz en az beş yıl dayanabileceği yönündedir.

Endometrium Patolojilerinde Fizyoterapi Uygulaması

Endometrium Kalınlığını Artırmaya Yönelik Özelleştirilmiş Fizyoterapi Yöntemi ile Gebelik Şansını Artırma Endometrium patolojilerinde fizyoterapi uygulaması, infertilite (kısırlık) sorunu yaşayan çiftler için bir seçenek olabilir. Ancak, bazı kadınlar bu tedaviye rağmen gebe kalmakta zorlanabilirler. Bu durumda, tüp bebek öncesi fizyoterapi uygulaması, endometrium kalınlığının artırılmasına ve gebeliğin oluşumuna yardımcı olabilir. Dr. Halil İbrahim Tekin tarafından geliştirilen bu özel fizyoterapi uygulaması, özelleştirilmiş akımlar kullanarak 15 cm derinliğe kadar lokal olarak kan dolaşımını arttırır. Bu etki, uygulamanın yapıldığı andan itibaren 24 saat boyunca devam eder. Yöntem, son altı yıldır Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde uygulanmaktadır ve 1000 hastanın üzerinde yapılan istatistiklere göre %85 ortalama başarı oranı göstermiştir. Bu yöntemin etkinliği, ilk 100 hastada yapılan kontrol çalışması ile de doğrulanmıştır. Eko doppler testi ile lokal kan akışının hızlandığı gözlemlenirken, biyopsi testi ile taze doku oluşumu tespit edilmiştir. Tüp bebek öncesi fizyoterapi uygulaması, özellikle endometrium kalınlığı problemi yaşayan kadınlar için etkili bir çözüm olabilir. Uygulama, özel akımlar kullanarak lokal kan dolaşımını artırarak endometriumun kalınlığını artırır ve gebeliğin oluşumuna yardımcı olur. Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde yapılan bu uygulama, yüksek başarı oranı ile dikkat çekmektedir. Bu özel fizyoterapi uygulaması, tüp bebek öncesinde endometrium kalınlığına odaklanarak, gebelik şansını artırmak için kullanılır. Endometrium kalınlığı, gebelik oluşması için önemlidir ve yeterli kalınlıkta olmadığı durumlarda gebelik oluşumu zorlaşabilir. Uygulama, özelleştirilmiş akımlar kullanarak vücuttaki lokal kan dolaşımını artırır. Bu, endometriumun kalınlığını artırarak gebelik şansını artırmaya yardımcı olur. Yöntem, cilt yüzeyine 3-4 adet elektrot yerleştirilerek gerçekleştirilir ve bir seans yaklaşık 30-45 dakika sürer. Dr. Halil İbrahim Tekin tarafından geliştirilen bu yöntem, son altı yılda Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde uygulanmaktadır. Yapılan istatistikler, uygulamanın %85 başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. İlk 100 hastada yapılan kontrol çalışmalarında da yöntemin etkili olduğu görülmüş ve lokal kan akışının hızlandığı, taze doku oluşumu biyopsi testi ile doğrulanmıştır. Tüp bebek tedavisi öncesinde uygulanan bu özel fizyoterapi yöntemi, gebelik şansını artırmak isteyen kadınlar için bir seçenek olabilir. Ancak, her kadın için uygun olmayabilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek gerekebilir. Endometrium Kalınlığı İçin Özelleştirilmiş Fizyoterapi Uygulaması Endometrium Kalınlığı ve Gebelik Şansı Özelleştirilmiş Akımlarla Lokal Kan Dolaşımını Artırma Uygulamanın Başarı Oranı Kontrol Çalışmaları ve Testler Dr. Halil İbrahim Tekin’in Geliştirdiği Yöntem Uygunluk ve Uzman Görüşü Kıbrıs UKFCA Tüp Bebek Merkezi’nde Uygulanan Yöntem S: Endometrium kalınlığı nedir ve neden önemlidir? C: Endometrium, rahim iç yüzeyindeki dokudur. Gebelik oluşması için yeterli kalınlıkta olması önemlidir çünkü embriyonun rahim duvarına tutunması gerekmektedir. Endometrium kalınlığı, gebelik şansını artırabilir. S: Endometrium kalınlığı için özelleştirilmiş fizyoterapi nedir? C: Bu özel fizyoterapi uygulaması, özelleştirilmiş akımlar kullanarak lokal kan dolaşımını artırır ve endometrium kalınlığını artırarak gebelik şansını artırır. S: Kimler endometrium kalınlığı için özelleştirilmiş fizyoterapi uygulaması yapabilir? C: Bu uygulama, tüp bebek tedavisi öncesinde gebelik şansını artırmak isteyen kadınlar için bir seçenek olabilir. Ancak, her kadın için uygun olmayabilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek gerekebilir. S: Bu uygulamanın başarı oranı nedir? C: Yapılan istatistikler, uygulamanın %85 başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. S: Uygulama nasıl gerçekleştirilir? C: Uygulama, cilt yüzeyine 3-4 adet elektrot yerleştirilerek gerçekleştirilir ve bir seans yaklaşık 30-45 dakika sürer. S: Kontrol çalışmaları ve testler yapıldı mı? C: İlk 100 hastada yapılan kontrol çalışmalarında yöntemin etkili olduğu görülmüş ve lokal kan akışının hızlandığı, taze doku oluşumu biyopsi testi ile doğrulanmıştır. S: Bu uygulama nerede yapılır? C: Bu uygulama yalnızca Dr. Halil İbrahim Tekin Kıbrıs UKFCA tüp bebek merkezinde yapılmaktadır. S: Uygulama sırasında herhangi bir yan etkisi var mı? C: Uygulama sırasında herhangi bir ciddi yan etki rapor edilmemiştir. Ancak, herhangi bir yan etki görüldüğünde, hemen bir uzmana başvurulması önerilir. S: Uygulama kaç seans yapılmalıdır? C: Bu, kişiye göre değişebilir ve öncelikle bir uzmanla görüşmek önerilir.

Sperm Donasyonu

Sperm Donasyonu Kimlere uygulanır ? Sperm donasyonu işlemi, meni içersinde sperm çıkmaması durumunda yani hiç bir şekilde sperm olmaması durumunda sıkkullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem aynı zamanda hiç evlilik yapmayan çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının kendi isteği doğrultusunda sperm bağışı ile çocuk sahibi olmasında da kullanılır. Diğer bir durumda kadın ile erkek arasında genetik uyumsuzluk var ise bu durumda da sperm nakli ile de çocuk sahibi olabilmeniz mümküdür. Sperm donasyonu çocuklukta geçirilmiş bir ateşli hastalık ile genellikle kabakulak, her iki testisi etkileyerek orşit adı verilen bir duruma yol açar. Daha önce orşit yada testis iltahabı geçirmiş kişilerde ilerleyen yaşlarda çeşitli oranlarda sperm eksiklikleri görülebilmektedir. Varikosel ameliyatı azoospermide ve düşük sperm durumunda hiçbir fayda sağlamaz. Hormonları yüksek olan hastalarda ilaç tedavisi bir fayda sağlamaz. Yeni doğan erkek bebeklerde testisler kasık kanalı içinde kalır ve normal yerine inmezler. Bu inememiş testisler nedeniyle karnın içinde kalan testis dokusu niteliğini kaybeder. Bir an önce testisler karın dışına ameliyatla çıkarılmalıdır. Sperm Donasyonu Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi bir operasyonla testislere zarar verildiği taktirde sperm donasyonu ile çocuk sahibi olmasından başka seçenek kalmamaktadır. Yine dışarıdan alınan kas geliştirici olarak sporcuların kullandıkları, testesteron hormonu, anabolizan ilaçlar, testis dokularında kalıcı hasarlar oluşturduğu görlmüştür. Uzun süre ve yüksek dozlarda kullanılan bu kas geliştirici ilaçları dikkatli kullanmak gerekir. Bazı erkek bebeklerde doğumsal olarak ortaya çıkan bazı hastalıklar sperm üretiminin gerçekleşmesine engeldir. Y kromozomundaki kırıklar, extra X kromozomu olan Kleinfelter Sendromu gibi durumlarda testislerde sperm üretimi mevcut değildir. Sperm donasyonu, sperm üretimi durmuş erkeklerin çocuk sahibi olabilmesi için başvurabileceği bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde sağlıklı sperm elde etme şansı bulunmuyorsa veya elde edilen spermler gebelik için yeterli kalitede değilse bu yöntem dışında henüz başka bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Şii’lerde veya bazı Müslüman ülkelerde usulüne uygun nikah yapılarak bu işlem yasalaştırılmıştır. İran ve Lübnan buna bir kaç örnektir. Sperm Bağışı İşlemi Sperm donasyonu ya da bağışı işlemine karar vermeden önce sperm elde etmek amacıyla bazı yöntemler kullanılır. Mevcut başvurulacak ilk yöntem mastürbasyon ile seminal sıvıyı almaktır. Ayrıca üroloji uzmanları tarafından yapılabilecek prostat masajı ile de seminal sıvı ya da sperm alınabilir, mikroskop altında sperm hücreleri aranır. Bu tekniklerin kullanılması ve sperm elde edilemediğinden emin olunması durumunda diğer cerrahi yöntemlere geçilir. Bu işlemlerden bazıları TESE, mikroTESE, TESA, MESA, PESA’dır. Biz kliniğimizde bu tekniklerin dışında basit bir teknikle çok başarılı sonuçlar aldık ve almaya devam ediyoruz. Günümüzde sperm üretimi amacıyla kök hücre çalışmaları halen sürdürülmektedir. Hayvan deneylerinde kısmi başarılar elde edilmiştir. Fakat henüz istenilen aşamaya gelinememiştir. Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır? Öncelikle çiftlere sperm donasyonu tedavisi ile ilgili ve donör spermi hakkında bilgiler verilir. Donör sperminin özellikleri yapılan tarama testleri ve varsa anlatılır. İşleme başlamadan önce çiftlerin donasyon işlemini kabul ettikleri ve işlemle ilgili gerekli bilgiyi aldıklarına dair izin belgesi doldurulur ve imzalatılır. Daha sonra eş ile ilgili tetkikler yapılır. Daha sonraki işlemler standart tüp bebek veya aşılama işlemine benzer. Yumurta gelişimi için ilaç tedavisinin ardından yumurta toplama veya yumurta çatlatılarak aşılama işlemi yapılır. İki şekilde uygulanır. 1-Banka Spermiyle Aşılama (IUI) Bu şekilde gebelik elde edilme olasılığı istatistiki olarak yüzde 20 civarındadır. Bu işlemi yapabilmek için kadınların tüplerini dikkatli bir şekilde incelemek gerekir. Tüpler açık olduğunda yapışıklık varsa gebe kalmak nerdeyse imkânsızdır. Tüplerin serbest bir şekilde hareket edebilmesi gebe kalabilmek için hayatidir. 2-Banka Spermiyle ICSI Yumurta toplama günü daha önce seçilen banka spermi çözülerek mikroenjeksiyon işlemi yapılır. Gelişen embriyolardan uygun olan seçilir. Bundan sonrasında tüp bebek işlemlerindeki süreç devam eder. Oluşan embriyolar kalitelerine göre değerlendirilip 2-3 tanesi anne rahmine transfer edilir. Kalan embriyolar dondurularak saklanabilir. Sperm Bankası KKTC de bu işlem başladığından beri biz Cryos Danimarka ile birlikte çalışmaktayız. Ayrıca Seatle Sperm Bank ve European Sperm Bankasıyla da çalışmaktayız. Hastalarımızın tamamına Cryos’tan ve diğer bankalardan almış olduğumuz sertifikaları vermekteyiz. Bu şirketler dünyadaki en eski, en güvenilir ve en büyük bankalardır. KKTC yasalarına göre sperm bankası kurmak mümkün değildir. Tüm kullanılan spermler bakanlık izniyle ve ancak tanınmış bankalardan ithal edilirler. Sperm Donörlerine Uygulanan Testler Sperm bankalarına başvuran kişiler öncelikle genetik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından tarama testlerinde geçirilir. Psikolojik analiz yapılarak donör adayının bağış işlemi için uygunluğu tespit edilir. Anne, baba, kardeşler ve aile büyüklerinin fiziksel özellikleri kayıt altına alınır. Bankanın bulunduğu ülkenin konuyla ilgili yönetmelikleri doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanır. Bağışçılara yapılan tarama testleri Kardeşi, anne babası ve aile büyüklerinin medikal geçmişi Psikolojik profil HIV risk araştırılması, uyuşturucu kullanımı HIV HTLV Hepatit B Hepatit C Sifilis yada frengi Gonorrhea yada belsoğukluğu Chlamidia CMV(Cytomegalovirus) Kistik fibroz Talasemi (Thalasemia) Kromozom Testi Bu testlerden geçen bağışçılardan sperm örneği alınarak yıkama işleminden geçirilir ve tüpler bölünerek dondurulur. Bu dondurma işlemi tamamlandıktan 6 ay sonra vericiler yeniden çağırılarak bulaşıcı hastalıklar için yapılan testler yenilenir. Her şey yolunda ise banka bu spermleri satışa sunar. Başarı şansı işlem için kullanılacak spermlerin testleri yapıldığı için gebelik şansı anne yaşına bağlıdır. Anne yaşı, yumurta sayısı gibi etkenler uygunsa gebelik şansı normal tüp bebek işlemi gibi %60 civarındadır. Aşagıdaki link ile daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT)

Tüp Bebek Tedavisinde Preimplantasyon Genetik Tanı Nedir? PGT Nedir? Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), tüp bebek tedavisi sırasında uygulanan bir genetik tarama yöntemidir. Embriyonik gelişme aşamasında, embriyonun genetik materyalinin incelenmesi ile bazı genetik hastalıkların ve kromozom anomalilerinin tespit edilmesine olanak sağlar. PGT’nin Amacı Nedir? Tüp bebek tedavisinde PGT’nin amacı, gebelik sırasında çocuğun sahip olabileceği genetik hastalıklar ve kromozom anomalileri hakkında önceden bilgi edinmek ve bu hastalıkların ve anomalilerin çocuğa geçmesini engellemektir. Bu nedenle, PGT özellikle çiftlerin genetik risk taşıdığı durumlarda önerilir. PGT Nasıl Uygulanır? PGT, tüp bebek tedavisi sırasında uygulanır. Bu süreçte, embriyolar 3 ila 5 günlükken bir mikroenjeksiyon tekniği kullanılarak hücrelerinden biri çıkarılır. Bu hücre daha sonra genetik analiz için laboratuvara gönderilir. Analiz sonuçlarına göre, sağlıklı embriyolar seçilir ve rahim içine yerleştirilir. PGT Türleri Nelerdir? PGT-M Nedir? PGT-M, monogenik hastalıkların tespiti için kullanılan bir PGT türüdür. Monogenik hastalıklar, tek bir genin mutasyonu nedeniyle oluşan hastalıklardır. Bu hastalıkların örnekleri arasında kistik fibroz, orak hücre anemisi ve talasemi yer alır. PGT-M, bu hastalıkları olan çiftler için önerilir. PGT-SR Nedir? PGT-SR, kromozomel yapıların analiz edilmesi için kullanılan bir PGT türüdür. Bu yöntem, çiftlerin genetik risk taşıdığı durumlarda ve özellikle tekrarlayan düşükleri olan çiftlerde kullanılır. PGT-SR, normal kromozom sayısına sahip embriyoların seçilmesine olanak tanır. Preimplantasyon Genetik Tanı Nedir? Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), tüp bebek tedavisi sırasında embriyolarda genetik bozuklukların tespit edilmesi için yapılan bir tıbbi testtir. Bu test, bir çiftin kromozom bozukluğu, tek gen bozukluğu veya kalıtsal hastalık geçmişi nedeniyle bebeklerinin sağlığı hakkında endişeleri varsa kullanılabilir. PGT, genetik malzeme analizi için yapılan bir biyopsi işlemiyle gerçekleştirilir. Embriyoların gelişme aşamasının belirli bir noktasında bir veya daha fazla hücre alınır ve bu hücrelerin DNA’sı analiz edilir. Bu analiz sonucunda, embriyonun taşıdığı genetik bozukluklar tespit edilebilir ve ebeveynlerin sadece sağlıklı embriyoları seçmelerine yardımcı olunur. PGT Nasıl Yapılır? PGT, tüp bebek tedavisi sırasında gerçekleştirilen bir prosedürdür. Tedavinin ilk aşamaları olan yumurta toplama ve sperm örneği toplama işlemleri yapıldıktan sonra, embriyolar laboratuvar ortamında geliştirilir. Embriyoların belirli bir aşamaya ulaştıklarında, bir biyopsi işlemi yapılır. Biyopsi sırasında, embriyolardan bir veya daha fazla hücre alınır ve bu hücrelerin DNA’sı analiz edilir. Hangi Durumlarda PGT Gereklidir? PGT, belirli genetik bozukluklar veya kalıtsal hastalıkların bulunduğu ailelerde önerilebilir. Ayrıca, ebeveynlerin ilerleyen yaşları, tekrarlayan düşükler veya önceki doğumlarında ciddi doğum kusurları varsa da PGT önerilebilir. PGT, ayrıca in vitro fertilizasyon (IVF) yöntemi kullanılarak gebe kalmak için birden fazla tüp bebek denemesi yapmış olan çiftlere de önerilebilir. PGT Hangi Genetik Bozuklukları Tespit Edebilir? PGT, belirli genetik bozuklukları tespit etmek için kullanılabilir. Bunlar arasında Down sendromu, Turner sendromu, kistik fibrozis, hemofili, talasemi ve orak hücreli anemi gibi durumlar yer alır. S: Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) nedir? C: Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), in vitro fertilizasyon (IVF) işlemi sırasında embriyolara genetik testler yaparak, genetik olarak anormal embriyoların tespit edilmesi ve sağlıklı embriyoların seçilerek transfer edilmesi işlemidir. S: PGT nasıl yapılır? C: PGT işlemi, IVF işlemi sırasında alınan embriyolardan hücre örnekleri alınması ve bu hücrelerin genetik analizinin yapılması ile gerçekleştirilir. Genetik analiz, embriyonun genetik materyalini inceleyerek anormal kromozom sayısı, genetik hastalık taşıyıcılığı veya genetik mutasyonlar gibi çeşitli genetik bozuklukları tespit eder. S: PGT hangi durumlarda önerilir? C: PGT, genetik hastalık taşıyan çiftlerin, önceden yaşadıkları tekrarlayan gebelik kayıplarının ardından, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının ardından veya ileri anne yaşı gibi durumlarda önerilir. S: PGT işlemi ne kadar süre alır? C: PGT işlemi, IVF işlemi sırasında gerçekleştirilir ve genellikle birkaç gün içinde tamamlanır. S: PGT işlemi başarılı olur mu? C: PGT işlemi, doğru şekilde uygulandığında oldukça başarılıdır. Ancak, hiçbir tıbbi işlemde olduğu gibi, PGT işlemi de yüzde yüz başarı garantisi sağlamaz. S: PGT işlemi pahalı mıdır? C: PGT işlemi, diğer tüp bebek tedavileriyle karşılaştırıldığında daha pahalıdır. Ancak, genetik bozuklukların önlenmesine yardımcı olması nedeniyle, bazı çiftler için bu ek maliyeti karşılamak önemlidir. S: PGT işlemi etik mi? C: PGT işlemi, insan embriyolarının genetik manipülasyonu içerdiği için bazı etik tartışmalara yol açmaktadır. Ancak, PGT işlemi, genetik bozuklukları önleme potansiyeli ile, bazı çiftlerin genetik hastalıkların nesilden nesile geçmesini önlemesine yardımcı olabilir. PGT, embriyonun genetik bozukluklarını tespit etmek için kullanılan bir yöntemdir. PGT, çiftlerin doğacak çocuklarının genetik hastalıklara sahip olma riskini azaltmak için kullanılır. PGT, tüp bebek tedavisi sırasında uygulanır ve embriyoların genetik materyali incelenir. PGT, farklı genetik bozuklukları tespit edebilir, bunlar arasında down sendromu, kistik fibroz, talasemi gibi hastalıklar yer alır. PGT aynı zamanda cinsiyet seçimi için de kullanılabilir. PGT, transfer edilecek sağlıklı embriyonun seçilmesine yardımcı olur ve gebelik şansını arttırır. PGT, tüp bebek tedavisi gören çiftlerde genellikle 35 yaş üstü kadınlar veya daha önce tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavileri yaşayan çiftlerde kullanılır. PGT, tüp bebek tedavisinin başarı oranını artırabilir ve aynı zamanda sağlıklı bebeklerin doğumunu sağlayabilir. PGT, etik açıdan bazı tartışmalara neden olabilir, çünkü embriyoların seçimi ve seçilmeyen embriyonların imhası gibi konuları içerir. PGT, uzman bir sağlık ekibi tarafından yapılmalıdır ve bazı riskleri vardır, bu nedenle çiftlerin doktorları ile bu seçeneği tartışmaları önemlidir. Genetik Tanı Preimplantasyon (PGD) Preimplantasyon Genetik Tanı ; Son iki yılda gelişen teknikler birçok yeni kalıtsal hastalığın tanısını mümkün kılmıştır. İnsan genom haritasının çıkartılması sonrasında Genetik bilimi hızla yeni ufuklara doğru gitmektedir. İnsanoğlu’nda 46 kromozom ve 90 bin gen tespit edilmiştir. Kisttik fibrozis denilen hastalıkta ki bu hastalık Batı Avrupa kökenli bireylerde yaygındır 500 kadar değişik mutasyon ile olabilmektedir. Tekrarlayan düşük yaşayan çiftlerin genetik hastalıklar açısından taranması önemlidir. Preimplantasyon Genetik Tanı ; Genetik hastalıkların hangilerinin çiftler tarafından taşındığının bilinmesi, oluşan embriyolar üzerinde de bu hastalıkların taranması şansını bize vermektedir. 1400 kadar genetik hastalık oluşturan bozukluk pahalı olmakla beraber taranabilir. Preimplantasyon Genetik Tanı ; Aşağıda listesi verilen hastalıklar sadece bir kez kan vererek ya da tükürük örneği üzerinden taranabilir. 17-Alpha-Hydroxylase Deficiency 17-Beta-Hydroxysteroid Dehydrogenase Type III Deficiency 21-Hydroxylase-Deficient Congenital Classical Adrenal Hyperplasia 21-Hydroxylase-Deficient Congenital Nonclassical Adrenal Hyperplasia 3-Beta-Hydroxysteroid Dehydrogenase Type II Deficiency 3-Methylcrotonyl-CoA Carboxylase Deficiency: MCCC1 Related 3-Methylcrotonyl-CoA Carboxylase Deficiency: MCCC2 Related 3-Methylglutaconic Aciduria: Type 3 6-Pyruvoyl-Tetrahydropterin Synthase Deficiency Abetalipoproteinemia Achromatopsia: CNGB3 Related Acrodermatitis Enteropathica Acyl-CoA Oxidase I Deficiency Adenosine Deaminase Deficiency Adrenoleukodystrophy: X-Linked Alkaptonuria Alpha-1-Antitrypsin Deficiency Alpha-Mannosidosis Alpha Thalassemia Alport Syndrome: COL4A3 Related Alport Syndrome: COL4A4 Related Alport Syndrome: X-linked Amegakaryocytic Thrombocytopenia Andermann Syndrome Androgen Insensitivity Syndrome: Complete Argininosuccinate Lyase Deficiency   Aromatase Deficiency ARSACS Arts Syndrome Aspartylglycosaminuria Ataxia-Telangiectasia Ataxia with Vitamin E Deficiency Autosomal

1 2 3 4