Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır? ; Tüp bebek tedavisi ile günümüzde binlerce çift çocuk sahibi olmuştur. Doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan çiftlerin başvurduğu yöntemlerden biridir. Doğru uzman seçimi, doğru ilaç tedavisi ile başarılı sonuca ulaşma oranı yüksektir.

Tüp bebek tedavisi yumurta sayısı az olan, sperm sayısı düşük olan, doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan kişilere uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavisini doğal yollar ile çocuk sahibi olmaktan ayıran tek fark sperm ve yumurtanın dışarda birleşmesidir. Anne adayından alınan yumurtalar ile baba adayından alınan spermler laboratuvar ortamında özel bir kap içerisinde birleşmeye bırakılır. Yaklaşık olarak 3 veya 5 gün sonra döllenip embriyo haline gelince anne karnına transfer edilir. Tabi ki bu aşamadan önce yapılması gerekenler vardır. İlk olarak yumurtalar toplanmadan önce bu süreye kadar anne adayına ilaç tedavisi uygulanır. Burada amaç yumurtaları olgunlaştırıp daha kaliteli hale getirmektir. Ayrıca rahim kalınlığı da önemlidir. Başarılı bir gebeliğin oluşması için rahim kalınlığının belli bir oranda olması gerekir. Embriyo anne rahmine transfer edildikten sonra burada tutunabilmesi için rahmin hazır olması gerekir.

Embriyo transferi yapıldıktan sonra gebeliğin oluşup oluşmadığını anlamak için kan testi yapılmalıdır. Kan testi gebelik hakkında en kesin sonuç veren testtir. Gebelik gerçekleştikten sonra doğuma kadar normal hamilelik ile aynı süreç devam etmektedir. Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Hastalar için Tüp bebek tedavisinde yaş sınırının çok önemlidir. Kadın yaşının 35-40 yaş arasında 6 ay, 40 ve yukarısında ise detaylı bir değerlendirmeden sonra bir an önce aşılama ve gerekirse tüp bebek tedavisine başvurulmalıdır. Erkeklerde sperm sayısı ve hareketinin belirgin olarak azaldığının tespitinde veya hiç sperme rastlanmadığı durumlarda başka tedavilerle vakit kaybedilmemelidir.Bazen yapılan tüm araştırmalara rağmen ne erkekte ne de kadında makul bir sebep gösterilemez. Böyle bir durumda da beklemek yerine spermle yumurtanın buluşma şansını arttırmaya yönelik aşılama veya doğrudan tüp bebek tedavileri gündeme gelebilir. Bu tip durumlarda zmaan kaybetmek daha sonradan uygulanacak tedavilerde başarısızlığa sebep olabilecek durumların önünü açabilir.

Yumurta Donasyonu Aşamaları

Yumurta Donasyonu Aşamaları

Yumurta Donasyonu Aşamaları

Yumurta donasyonu aşamaları ; Yumurta donasyonu anne adayında bulunan yumurta yetersizliği, kalitesizliği gibi durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Yumurta donasyonu doğal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftlerin tedavi için seçtikleri bir durumdur. Yumurta donasyonu kısaca yumurtası yetersiz olan anne adayının başka bir bayanın yumurtası ile hamile kalmasıdır. Donör yani bağışçı denilen kişiler belli yaş aralığında sağlık testleri yapılan kişilerden seçilmektedir.

Yumurta Donasyonu Karar Aşaması

Çiftlerin bu tedaviye karar vermesi için ilk olarak anne adayının amh testi yaptırması gerekir. Amh testinde yumurtaların yetersiz olduğu tanısı konulduktan sonra donasyon işlemini ailenin onaylaması gerekmektedir.

Yumurta Donasyonu Aşamaları ve Tedavi süreci

Yumurta donasyonuna karar veren anne adayına ilca tedavisine başlanır. Kullanılan ilaçlar hormon ilaçları olmakla birlikte anne adayında ciddi herhangi bir yan etkisi olmayan ilaçlardır. Burada amaç anne adayının rahmini gebeliğe hazırlamaktır. Bu süreçte tedavi olan çiftlere donör seçimi için seçenekler sunulur. Bazı aileler kendilerine benzemesi için aynı saç ve göz rengi gibi kriterlere önem vermektedir. Donör seçimi ve tedavi hasta gizliliği altında korunmaktadır. İlaçlar bittiği zaman baba adayı sperm vermeye gider. Aynı gün donörden alınan yumurtalar ile spermler labarotuvar ortamında özel bir kap içerisinde birleştirilmeye bırakılır. Üreme hücreleri birleşip embriyo haline geldikten 3 veya 5 gün sonra anne adayına transfer işlemi yapılır. Anne adayına transfer yapıldıktan sonra gebeliğin oluşup oluşmadığını anlamak için kan testi yapılmalıdır. Yaşanılan gebelik normal gebelik ile aynı süreçte ilerlemektedir. Herhangi bir farklılık meydana gelmez. Yumurta Donasyonu Aşamaları.

Donör Seçimi

Donör seçiminde bir diğer önemli faktör, donörün tedaviye başvuran çifte olan benzerliğidir. Seçilecek donörün saç rengi, ten rengi, göz rengi, vücut yapısı gibi temel fiziksel özelliklerinin olabildiğince bağışın yapılacağı çiftinkine benzer olması önemlidir. Bağışı yapacak kişinin etnik kökeni ve kan grubunun da bağışın yapılacağı çift ile uyuşması önemli bir unsurdur.

Tüm bu hususları dikkate alarak özveriyle yapılan donasyon aşamalarından sonra hayallerinize daha yakın olabileceğinizi temenni ediyoruz. Sağlıklı günler dileriz.

spermi olamayan erkekler de baba olabilir

Spermi Olmayan Erkekler de Baba Olabilir

Tüp Bebek Tedavisinde Devrim

Günümüzde çoğu çift çocuk sahibi olmak ister. Fakat doğal yollar ile çocuk sahibi olamayan çiftler diğer alternatif yöntemlere başvurur. Bu yöntemler arasında ilk olarak tüp bebek tedavisi yer alır. Tüp bebek tedavisi hem anne hem de baba adayında üreme hücresi var ise yapılabilir. Fakat bazı kişilerde üreme hücresi ya yeterli sayıda değildir ya da hiç yoktur. Bu aşamada ise donasyon işlemine başvurulur. Ve böylelikle spermi olmayan erkekler de baba olabilir.

Spermi Olmayan Erkekler de Baba Olabilir:

Donasyon işlemi ikiye ayrılır;

1)Sperm donasyonu
2)Yumurta donasyonu

Baba Olacak bireylerde Sperm Donasyonu;

Sperm donasyonu tüp bebek tedavisinde erkeklerde yeterli sayıda sperm olmaması durumunda yapılır. Erkeklerde kısırlık veya diğer sebeplerden dolayı üreme hücresinin olmaması nedeni ile çocuk sahibi olunmaz. Bu durumda çiftler sperm donasyonuna başvurabilir. Sperm donasyonu yöntemi ile spermi olmayan erkekler de baba olabilir. Bu aşamada bilmeniz gereken en önemli nokta donasyonun içeriğidir. Sperm donasyonunda üreme hücresi sperm bankasından temin edilir. Özetle başkasının üreme hücresi kullanılır. Sperm donasyonunda sperm bankasından temin edilen spermler ile anne adayının üreme hücreleri laboratuvar ortamında özel bir kap içerisinde embriyo oluşması için bırakılır. Embriyo oluştuktan sonra anne adayının rahmine yerleştirilir. Bundan sonraki süreç normal hamilelik ile aynı olan süreçtir. Sperm donasyonun da spermin alındığı kişiler tamamen gizli tutulmaktadır. Zaten sperm bankasından alındığı için gizlilik açısından herhangi bir sorun bulunmaktadır. Ayrıca sperm bankasına bağış yapan kişilerin yaş aralığı ve sağlık testlerinden başarılı olarak geçmesi de önemli bir unsurdur. Tüm bu faktörler doğru bir şekilde analiz edildikten sonra gönül rahatlığıyla drhit.com sayesinde hayallerinize kavuşturuyoruz.

Yumurta Donasyonu;

Yumurta donasyonu tüp bebek tedavisi aynı zamanda yumurta nakli ya da yumurta bağışı olarak da anılır. Yumurta Donasyonu’nda Tüp bebek işlemi’nin bütün etapları geçerlidir. Donör adı verilen yumurta bağışçısının yumurtalıkları ilaçlarla uyarılarak elde edilen yumurtalar, alıcı kadının eşinin spermleriyle döllenir. Elde edilen embriyolar ise aynı anda veya daha sonra hazırlanan alıcı kadına transfer edilir. Yaklaşık 30 yıldır yaygın olarak uygulanan bir tüp bebek yöntemidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Rahim Filmi

Tüp Bebek Tedavisinde Rahim Filmi

Tüp Bebek Tedavisinde Rahim Filmi

Tüp Bebek Tedavisinde Rahim Filmi ; Tüp bebek tedavisine başlamadan önce çiftlerin yapmaları gereken bir takım testler bulunmaktadır. Bu testler ve tektikler arasında en önemli olanlardan biri de rahim filmidir. Rahim filmi tedavi öncesi önemli bir adımdır.

Bir anne adayının tüp bebek tedavisine başlayabilmesi için rahminin uygun olması gerekir. Rahim filmi ile rahimde herhangi bir sorun var mı veya tüpler tıkalımı değil mi bu gibi durumlar ortaya çıkar.

Tüp Bebek Tadavisinde Rahim Filmi

Aşılama yapılmadan önce hastanın rahim filmine bakmak gebelik için var olan olumsuz durumları ortaya çıkarır. Rahim filmini çekmek ve uzmanınızın rahim filminize bakması size gebelik şansınızı belirtir. Gebe kalmanıza engel olumsuz faktörleri uzmanınızın görmenizi sağlar.

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi öncesi rahim durumunu bilmek çok önemlidir. Çünkü rahmin hamileliğe hazır ve uygun olması gerekir. Rahim filmi sadece tüp bebek tedavisi için çekilmez. Diğer rahim hastalıklarını öğrenmek için de mutlaka rahim filmi çektirmek gerekir. Rahim filmi ağrısız ve kısa bir işlemdir.

Tüp bebek tedavisi öncesinde her yenilenen tedavide yeni bir rahim filmi çektirmek zorunlu değildir. Fakat uygulama sonrasında operasyon ya da enfeksiyon geçirilmemiş ise ve çekilen rahim filmi üzerinden 2,5-3 yıl geçmemişse, yeni rahim filmi gerekli değildir. Şayet farklı sağlıksal sorunlardan ötürü yeni rahim filmi gerekebilir. Uzman hekiminizin yönlendirmesiyle gerekli işlemler hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Tüp Bebek Tedavisinde Rahim Filmi  HSG nedir?

HSG , Rahim filmidir. Jinekolojik branşta rahim içinin ve kanallarının yapısal ve işlevsel özelliklerini değerlendirmek ve incelemek için kullanılan bir yöntemdir. Kısırlık sorununda istenen rutin testlerin başında gelmektedir.

Rahim filmi ne zaman çekilir?

HSG uygulanmasının adet döneminden sonra yapılması tercih edilir. Öncesinde ise bir jinekolog tarafından tedavi/ muayene edilmesi önerilir. Bu muayenede enfeksiyon tespit edilirse rahim filmi çekilmemelidir. Enfeksiyon tedavi edilir ve herhangi bir enfeksiyon olmadığına emin olunduğunda rahim filmi çekilir.

Rahim filmi, adet kanaması bittikten sonraki ilk günlerde uygulanabilmektedir. Adet kanaması rahim içinden tüplere ve ardından karın boşluğuna dolabilir.Bundan ötürü adet döneminden sonra yapılması önerilir. Bunun haricinde adet döneminden sonra yapılmasının en önemli nedeni; olası bir gebeliğe zarar vermemektedir. Nadir olarak da görülse, gebe kalamama nedeniyle değerlendirilen bir kadında da tesadüfen o ay gebelik var olabilir.

Oruç Tutarken Tüp Bebek Tedavisi

Oruç Tutarken Tüp Bebek Tedavisi

Oruç Tutarken Tüp Bebek Tedavisi

Oruç Tutarken Tüp Bebek Tedavisi Yapılabilir Mi? ; Tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen çiftlerin çoğu bu tedavinin dini açısından caiz olup olmadığını merak eder. Bu konu hakkında tereddütler yaşar. Tüp bebek tedavisi dini açıdan herhangi bir sakınca içermez. Tüp bebek işleminde kullanılan üreme hücreleri tamamen anne ve baba adayına aittir. Tüp bebeği normal yol ile bebek sahibi olmaktan ayıran unsurlar ilaç tedavisi ve birleşmenin laboratuvar ortamında yapılmasıdır.Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak kimi sağlık sorunları nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftlerin en büyük çözüm yollarının başında geliyor. Yüzlerce çift, tüp bebek tedavisi yöntemiyle çocuk sahibi olmaya çalışıyor ve bu giderek artıyor.

Ramazan’ın yaklaştığı bugünlerde bu çiftlerin aklını kurcalayan soruların başında ise hem oruç tutup hem de tüp bebek tedavisine devam edip edemeyecekleri sorusu geliyor. Öncelikle tüp bebek tedavisi acil bir tedavi değil. İsteyen hastalar ramazan ayından sonra da tüp bebek tedavisi yaptırabilirler. Ya da Ramazan nedeniyle oruç tutarken kendini güçsüz hisseden anne adaylarımız tedaviyi Ramazan sonrasına da bırakabilir.

Hem oruç tutup hem de tüp bebek tedavimi sürdürebilir miyim?

Tüp bebek tedavisinde en önemli noktalardan biri de dengeli beslenip hem anne hem babanın ihtiyacı olan mineralleri almalarıdır. Şayet anne adayımız dikkatli beslenebiliyor, yeteri kadar protein, yeteri derecede yağ, karbonhidrat alabiliyor, vücut direncini, enerjisini koruyup günde iki litre de su içebiliyorsa hem tüp bebek tedavisini devam ettirip hem de oruç tutmasında sorun yok. İğnesini iftardan sonra yaptırabileceğinden burada da bir sorun yok. Zaten ilaçları günde bir kere alınmak üzere veriyoruz. Ancak bazı kişiler var ki sabah sahura kalktıklarında bir bardak su içip gündüz yatarak oruç tutuyorlar. Böyle kişiler yeteri derecede beslenemediklerinden ve gerekli sıvıyı alamadıklarında tüp bebek tedavisi yapmaları halinde başarılı sonuç alamayabilirler. Yine yumurta toplaması için hastaneye gidildiğinde zaten aç gidiliyor çünkü o gün anestezi veriliyor. Hastamızın bunu bir cerrahi müdahale kabul edip o gün oruç tutmamasını tavsiye ediyoruz.

Tüp bebek tedavisi olmak isteyen aile için ilk aşama anne adayının belli bir süre ilaç tedavisi görmesidir. Daha süre bu süre zarfı sonunda anne ve baba adayından alınan üreme hücreleri özel bir laboratuvarda özel bir sıvı içeren kapta birleştirilir. Embriyolar oluştuktan sonra aralarında en kaliteli olan embriyo ve embriyolar anne karnına transfer edilir. Daha sonra kan testi yapılır ve gebelik durumuna bakılır.

Oruç Tutarken Tüp Bebek Tedavisi Ramazan ayı;

Ramazan ayı yaklaştığı için tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen çiftler ramazanda bu tedavinin oruç tutumaya engel olup olmadığı merak etmektedirler. Tüp bebeğin oruç tutmaya herhangi bir engel durumu yoktur. Durumunuz veya sağlık koşullarınız çok özel olmadığı takdirde ramazan ayında size engelleyecek bir tedavi yöntemi değildir. Eğer ilaç kullanmanız gerekiyor ise uzmanınız onayladığı sürece ilaçlarınızı iftar saatinden sonra kullana bilirsiniz.

Tüp Bebek Tutmamasının Belirtileri

Tüp Bebek Tutmamasının Belirtileri

Tüp Bebek Tutmamasının Belirtileri

Tüp Bebek Tutmamasının Belirtileri; Tüp bebek tedavisinde başarılı sonuca ulaşıldığında belli belirtiler oluşur. Doğal olarak başarısızlık yaşandığında da durumu anlamak için belli belirtiler yer almaktadır.

İlk olarak tedavi süresi başladıktan sonar embriyo transferi yapılır. Embriyo transferi yapıldığı andan itibaren geçen 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Bu 12 gün geçmeden anne adayı eğer adet olur ise gebelik gerçekleşmemiş demektir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir kıstas vardır. Bazen bu 12 günlük süreçte adet kanaması değil de daha açık renkli bir kanama meydana gelebilir. Bu kanamanın adet ile karıştırılmaması gerekir. Bu yüzden kesin karar vermek için 12 gün sonunda mutlaka kan testi yapılmalıdır.

Tüp Bebek Tutmamasının Belirtileri Embriyonun rahimde tutunması;

Embriyonun rahimde tutunması için belli başlı kriterler söz konusudur. İlk olarak anne adayının Rahim kalınlığı gebeliğin oluşmasına büyük etkendir. Eğer anne adayının rahim zarının kalınlığı 8 mm düşük ise başarısızlık oranı artmaktadır.

Anne adayının sağlık durumu da önemli etkendir. Daha önce çeşitli Rahim veya yumurtalık ile ilgili ameliyat, operasyonlar geçirmiş adaylarda bu etkenlerden dolayı tüp bebek tedavisinde başarı oranı düşebilir. Ayrıca anne adayında polip veya miyom gibi sorunların olması da başarısızlık nedenleri arasında gösterilebilir.

Embriyo transferi yapılmadan önce döllenen yumurtalar arasında oluşan en kaliteli embriyoyu seçmek önemlidir. Kalitesiz embriyo seçimi de gebeliğin oluşmasını büyük oranda etkilemektedir.

Transferden sonra embriyo rahme tutunmuş ise damarlanma gerçekleşir. Damarlanma gerçekleşirken herhangi bir sorun ortaya çıkar ise başarısızlık meydana gelebilir. Bunların dışında başarısızlık nedenleri ve belirtileri için uzmanınız ile görüşmeniz en doğru karar olacaktır.

Belirtiler

1-Lekelenmeler
           Embriyo transferi sonrası en sık rastlanılan gebelik belirtisi açık renkte kanama ya da lekelenmeler olabilmektedir.  Burada kanamanın rengi ve miktarının önemli olduğu unutulmamalıdır.   Kanamanın rengi koyu kahve ya da siyah ise bu embriyoların anne adayının rahimine tutunmuş olduğunun göstergesidir.  Fakat kanamanın rengi açık kırmızı ya da adet dönemindeki kanama ile benzer de olabilir. Bu embriyoların tutunmadığı anlamına gelmemektedir. Kanama çok fazla oluyor ise bu durum hakkında doktor mutlaka bilgilendirilmelidir. Bel ve kasık ağrısı yine hafif şekilde kendini belli edebilir. Ağrı kesici ilaçlar doktorun bilgisi haricinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
2-Kramplar
  Transfer sonrası nadiren de olsa bazı anne adaylarında ara ara kramplar olabilmektedir. Bu kramplar adet dönemindeki kramplar ile benzerlik göstermektedir. Bu nedenle çoğu anne adayı embriyoların tutunmadığını ve âdetinin geleceğini düşünmektedir.
3-Göğüs’te oluşan hassaslıklar
Tüp bebek tedavisine başlayan anne adayları kullanmış oldukları ilaçların etkisinden hemen Göğüslerinde hemen farklılık olabilmektedir. Örneğin; göğüslerde ağrı ve hassaslık transfer sonrası anne adayları tarafından en sık rastlanılan gebelik belirtisidir. Burada unutulmaması gerekilen en önemli nokta anne adayları tedavi için progesteron içerikli ilaçlar kullanmış oldukları için hamile olmasalar da transfer sonrası bu tarz gebelik belirtilerini yaşayabilmektedirler.
4-Adet olmaması
 Transfer işlemi gerçekleştikten 12 gün sonra eğer anne adayı adet olmamışsa kendisinden kanda hamilelik testi yaptırması istenilmektedir. Eğer gebelik oluşmayıp anne adayı âdetini henüz görmemiş ise bu durumu kendi doktoruna bildirmesi önerilmelidir.
5-Mide bulantısı ve kusma
 Vücuttaki hormon değerlerinin değişmesi sonucunda kimi anne adayı transfer sonrası kusma ya da mide bulantısı olduğunu söylemektedirler.  Tüp bebek tedavisi gören kadınlarda mide bulantısı ve kusma gibi şikâyetler de özellikle sabah vakitlerinde belirginleşen belirtilerdendir. Aynı zamanda sabah değil, gebeliğin ilerleyen zamanlarında da kusma durumu görülebilir. Gebeliğin ilk haftası anne adaylarının daha çok kustukları zaman dilimidir.
Transfer sonrasında anne adayları kendilerine söylenen tarihte kanda hamilelik testi yaptırmalıdır. Sabırsız olup öncesinde idrarda yapılan hamilelik test  sonuçlarına göre hareket etmemeleri ve kanda yapılan test sonucunu doktoruna bildirmeli, doktorunun söyleyeceği bilgiler doğrultusunda hareket etmelidirler.

Sıcaklar Tüp Bebek Tedavisine Engel Mi?

Sıcaklar Tüp Bebek Tedavisine Engel Mi ?

Sıcaklar Tüp Bebek Tedavisine Engel Mi?

Sıcaklar Tüp Bebek Tedavisine Engel Mi?  Tüp bebek tedavisinde mevsim sıcaklıklarının başarıya etkisi tartışma konusudur. Tüp bebek tedavisinde başarının gerçekleşmesi için belli başlı yöntemler vardır. Bunlar doğru ilaç tedavisi, doğru zaman, kaliteli embriyo seçimi gibi ana kıstaslardır. Op. Dr. Halil İbrahim Tekin’e göre tüp bebek tedavisinde aşırı sıcaklar veya aşırı soğuklar başarısı şansını etkilemektedir.

Doğal yollardan gebe kalamayanlar için en büyük umutlardan bir tanesi tüp bebek tedavisidir. Fakat  pek çok kişi bu yöntemin güvenilirliğine şüphe duyuyor, güvenenler ise koşulların hangi hallerde en ideal olacağını tahmin etmeye çalışarak başarı şansını arttırmaya çalışıyorlar. Fakat aslında uzmanların görüşlerine uyulduktan sonra tüp bebek tedavisinde ciddi anlamda başarı ihtimalini düşüren pek bir olasılık yok. Lakin aklına aşırı sıcaklar tüp bebek tedavisine engel olur mu sorusu gelenler için sıcaklık ve tüp bebek ilişkisini değerlendirmek gerekiyor.

Sıcaklar Tüp Bebek Tedavisine Engel Mi? İlaçlara Etkisi

Tüp bebek tedavisinde aşırı sıcakların başarıyı etkileme sebebi doğrudan değil de dolaylı yollardan yaşanır. Tüp bebek tedavisinde en önemli kısımlardan biri olan ilaç tedavisine sıcaklığın etkisi vardır. Tedavide kullanılan ilaçların doğru şekilde saklanmaması başarı şansını düşürür. Örneğin soğukta saklanması gereken bir ilaç aşırı sıcağa maruz kalırsa ilaç yapısında değişiklikler meydana gelir bu da etkisini değiştirir. Özellikle aşırı sıcak iklime sahip ülkelerde başarısı şansı bu yüzden düşüktür. Bu sebebe ek olarak aşırı sıcaklar vücut sağlığını tehlikeye soktuğu için hamileliği de tehlikeye sokacaktır. Aşırı sıcaklar vücutta su kaybı meydana getirir, beyin kanaması, kalp krizi gibi önemli durumları tetikler. Hamilelik döneminde daha hassas olan vücut aşırı sıcağa maruz kaldığı takdirde ortaya başarısız bir hamilelik, sağlık konusunda ciddi sorunlar çıkabilir.

Tüp bebek tedavisinde başarılı olmak için en doğru zamanı seçmeniz gerekmektedir. Bunun için anne ve baba adayının maddi, manevi durumu önemlidir. Anne adayının hamileliğe uygun olması önemlidir. Hava koşulları önemlidir.

Tüp bebek tedavisinde hava sıcaklığının genel anlamda tedavinin başarı oranlarına ciddi bir etkisi bulunmamaktadır. Vücudun doğal yapısı zaten hem yumurtaların hem de spermlerin ideal koşullarda üretilip saklanmalarını sağlar ve hava sıcaklıkları yüksek olsa bile bu üreme hücreleri herhangi bir şekilde daha yüksek sıcaklığa maruz kalmazlar. Dolayısıyla hava sıcaklığının yüksek olmasının anne ve baba adayları üzerinde tüp bebek sürecini bozacak bir etkisinin olması imkansız diyebiliriz.

Elbette anne ve baba adayından alınan üreme hücrelerinin saklanma koşulları da çok önemli. Yumurta ve spermlerin herhangi bir ısı kaynaklı zarara uğramamaları için tüp bebek laboratuvarlarında sıcaklık 24 ila 27 dereceler arasında tutulmaktadır ve döllenme sürecinde hücrelerin bozulmasına neden olabilecek aşırı düşük veya aşırı sıcak dereceler engellenmektedir. Yani laboratuvar koşullarının hücreler için ideal olması, hava sıcaklıklarından kaynaklı sorunların önlenmesinde büyük oranda etkilidir.

Kilo Tüp Bebek Başarısını Azaltır Mı?

Kilo Tüp Bebek Başarısını Azaltır Mı?

Kilo Tüp Bebek Başarısını Azaltır Mı?

Kilo Tüp Bebek Başarısını Azaltır Mı? ; Tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen kişilerde belli kriterler bulunması gerekir. Anne ve baba adayında bulunan üreme hücrelerinin sayısı kadar diğer sağlık durumları da önemlidir. Sağlık durumları arasında en önemli kriter anne adayının kilosudur.

Evet aşırı kilolu olmak tüp bebek başarısını azaltmaktadır. Çünkü aşırı kilo vücudun rahat hareket etmesini engellemektedir. Vücutta bulunan aşırı yağlar hamilelik ile birlikte anne adayının sağlığını tehlikeye sokacaktır. Normal hamilelik veya tüp bebek hamileliği yaşayan kadınların zaten hamilelik döneminde kilo alacağı için daha önceden kilolu olması hamilelik dönemini zora sokacaktır.

Kilo Tüp Bebek Başarısını Azaltır Mı ? Neden Etkiler?

Aşırı kilo durumu sadece dış görüntüyü etkilememektedir. Aşırı kilolu olma hali iç organların işleyişine zarar vermektedir. İç organların çalışma fonksiyonları aşırı kilolar yüzünden bozulmaktadır. Aşırı kilolu kadınların  istatistiklere göre yumurta sayısı, yumurta kalitesi kötüdür. Aşırı kilolar yumurta üretimini olumsuz etkilemektedir.

Tüp bebek tedavisi yapılan aşırı kilolu kadınlarda tüp bebek gebeliği yaşansa bile daha sonrasında vücut bu durumu kaldıramayacağı için düşük yaşanacaktır. Düşük riski aşırı kilolu insanlarda normal kilolu insanlardan daha fazladır. Genellikle aşırı kilolu insanlarda tüp bebek tedavisine başlamadan önce sağlıklı kilo vermesi önerilmektedir. Kilo verildikten sonra tüp bebek tedavisi yapılmalıdır.

Günümüzde bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin % 15’inden fazlası doğal yolla gebelik elde edememektedir. Kadından, erkekten veya her ikisinden de kaynaklanan faktörler dolayısıyla gebelik gerçekleşememektedir. 35 yaşından küçük kadınlar yaklaşık 1 yıl, 35 yaşından büyükler ise 6 ay korumasız cinsel ilişkide bulundukları halde gebelik elde edilemiyorsa kısırlık şüphesiyle doktora başvurulur. Doktor gereken testleri yapar ve gebeliğe engel durum belirlenir. İşte elde edilen bu sonuca göre de kısırlığın kimden ve neyden kaynaklandığı belirlenir. Kadında genellikle yumurtlama bozuklukları, rahim anomalileri, tüp tıkanıklığı gibi sebepler kısırlığa yol açmaktayken, erkekler sperm sayı, kalite ve canlılığının yetersiz olması ya da sperm kanallarının tıkanıklığı gibi sebepler kısırlığa yol açar. Kısırlığa sebep olan etkene göre üremeye yardımcı bir tedavi yöntemi belirlenir. Ancak günümüzde en başarılı sonuç alınan kısırlık tedavisi yöntemlerinin başında tüp bebek tedavisidir. Üremeye yardımcı diğer tedavi yöntemleriyle gebelik elde edemeyen çiftler, çoğu zaman tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olabilmektedirler. Ancak bazı etmenler tüp bebek tedavisi başarısını da olumsuz etkileyebilmektedir.

AMH nedir? Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?

AMH Nedir-Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?

AMH Nedir-Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?

AMH Nedir-Sonuçları Nasıl Değerlendirilir? AMH tesi nedir; Anti Müllerian Hormon yani AMH bir hormon çeşididir. AMH hormonu yumurta üretiminin olduğu yer olan folikül bölgesinde üretilen bir hormondur. Bir kadının ne kadar doğurganlık vasfına sahip olduğunu anlamak için AMH testi yapılır. Test sayesinde kadınların sahip olduğu yumurta miktarı hakkında bilgi sahibi olunur. Bu değer her kadında farklılık göstermektedir. Her kadının her yaşta yumurta üretimi farklıdır.

Bu test sadece doğurganlık durumunu ölçmek için yapılmaz. Eğer polikistik over sendromu durumu var ise kişinin yumurtalık fonksiyonunun ne durumda olduğu hakkında da bilgi sahibi olunabilir. Ayrıca testis fonksiyonlarının ne durumda olduğunu öğrenmek ve bilgi analizi yapmak için erkek çocuklarda bu test yapılabilir.

AMH Nedir-Sonuçları Nasıl Değerlendirilir? AMH Testi Değenlendirilmesi;

Testin sonucunun iyi olduğunu gösteren en iyi aralık “1.82-3.0 ng/mL” değeridir. Bu değer aralığına sahip iseniz doğurganlık için en iyi aralığa sahipsiniz demektir. Eğer değer aralığı 0.14 veya bu değerden daha düşük ise doğurganlık şansınız çok düşüktür. 3,5 üzerinde olan değerlerde ise genellikle polikistik over sendromu durumu gözlenmektedir.

Bu testin değerinin düşük olması bir bayanın yumurta sayısının düşük olduğunu göstermekle birlikte yumurta kalitesinin de düşük olduğunu göstermektedir.

Bu değerinin düşük olması;
Menepoz, Prematür Ovaryan yetmezlik, testis sorunlarının göstergesidir.

AMH nedir? Sonuçları Nasıl Değerlendirilir? Eğer bir kadın anne olmak istiyor ise AMH değeri düşük ise hemen gerekli ilaç tedavisine başlamalıdır. Çünkü zaman ilerledikçe ve gerekli tedavi yapılmadıkça değer de gitgide düşecektir.AMH nedir? Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?

Bu değerin yüksekliğini tedavi etmek için gerekir ise doğum kontrol hapı, klomifen, metformin, progesteron destekleri, letrozol veya tamoksifen gibi ilaçlar ile tedavi süreci gerçekleştirilebilir.

AMH düzeyleri adet döngüsü boyunca nispeten tutarlı olduğundan, AMH testi döngü sırasında herhangi bir zamanda yapılabilir. AMH, yumurtalık kalitesi veya gecikmeli yumurtlama gibi faktörleri doğrudan göstermese de, yumurtalık rezervini ölçmek için mükemmel bir testtir. Bir kadının vücudunun, in vitro fertilizasyon (IVF) döngüsü sırasında kullanılan fertilite ilaçlarına nasıl cevap vereceği hakkında da bilgi verebilir.

Bir kadının mevcut ve gelecekteki doğurganlığını değerlendirmek için, bir doktor AMH düzeylerini aynı yaştaki diğer kadınlarla karşılaştırır. AMH seviyeleri genellikle yaşla birlikte düşse de, aşırı bir düşüş, erken menopoz veya azalan over rezervi gibi bir şeylerin yanlış olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, bir kadının sahip olduğu AMH düzeyi ne kadar yüksek olursa gelecekteki doğurganlık penceresi o kadar büyük olabilir. Bir kadının AMH seviyelerinin düştüğünü bilmek, doktorun gelecekteki testlerin gerekli olup olmadığını belirlemesine, in vitro fertilizasyon (IVF) döngüsünün değerini değerlendirmesine ve folikül uyarıcı ilaçların mı yoksa yumurta korumasının uygun olup olmadığına karar vermesine yardımcı olabilir. 1’den büyük bir AMH seviyesi genellikle oldukça yüksek bir over (yumurtalık) rezervi olduğunu gösterir.

Tüp Bebek Hamileliğinde Yapılması Gereken Egzersizler

Tüp Bebek Hamileliğinde Yapılması Gereken Egzersizler

Tüp Bebek Hamileliğinde Yapılması Gereken Egzersizler

Tüp Bebek Hamileliğinde Yapılması Gereken Egzersizler; Tüp bebek tedavisi sonrası gerçekleşen hamilelik süresi boyunca gerek beslenme alışkanlığı gerek yapılması gereken egzersizler konusunda anne adayının dikkatli olması gerekir. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için doğal ve dengeli beslenmenin yanında doğumu kolaylaştıracak egzersizler de yapmak önemlidir. İlk olarak egzersiz ile günlük yapılan aktiviteleri karıştırmamak gerekir. Örneğin çok ağır bir iş yapmak veya ağır bir şeyler taşımak egzersiz olmamanın yanında hamileliğinizi tehlikeye sokacak davranışlar olur.

Tüp bebek hamileliğinde ya da normal hamilelik süresince yapılması gereken egzersizleri, sporlar hafif olmalıdır. Bu süreçte uzmanlar en çok yüzmeyi anne adaylarına önermektedir. Çünkü yüzme aynı anda tüm vücudu çalıştırmaktadır. Yüzme doğumu kolaylaştırmakla kalmayacak hamilelik süresi boyunca aşırı kilolar almanızı da engelleyecektir. Yüzmenin dışında alternatif olarak yoga yapabilirsiniz. Hamilelik döneminde artan kadınlık hormonları nedeni ile anne adaylarında sinirlilik, duygusallık gibi kötü duygu değişimleri görünür. Yoga sayesinde hem egzersiz yapıp hem de ruhen rahatlayabilirsiniz.

Tüp Bebek Hamileliğinde Yapılması Gereken Egzersizler

Eğer yüzme ya da yoga ilginizi çekmiyor ise günlük küçük yürüyüşler yapmanız gerekmektedir. Örneğin günlük 30-45 dakika hafif tempoda sabah saatlerinde yapacağınız yürüyüşler sağlıklı bir hamilelik geçirmenizi sağlayacaktır. Spor yapmak bu dönemde size hamilelik sonrası kilolardan, vücut bozukluklarından ve derinizde meydana gelecek çatlaklardan, yırtılmalardan koruyacaktır. Eğer sporcu bir anne iseniz rutin akışınızı sizi ve gebeliğinizi engellemediği sürece devam ettirebilirsiniz. Eğer yürüyüş yapacak iseniz hava durumunun çok soğuk veya çok sıcak olmamasına dikkat edin. Çünkü aşırı soğuklar bağışıklık sistemini etkiler aşırı sıcaklar ise metabolizmanızı etkiler. Aşırı sıcaklar da yürüyüşler yapmak çok su kaybı yaşatır. Bilinçsiz bir şekilde spor yapmamanız bu yüzden önemlidir.

Tüp bebek veya normal hamilelikte yapmanız gereken egzersizleri tabi ki uzman doktorunuz kontrolünde yapmanız gerekmektedir. Yanlış egzersizler nedeni ile bel, boyun sakatlanması yaşanabilir daha kötüsü de düşük durumu meydana gelebilir. Bu dönemde normal rutin yaşam akışınızdan farklı olmanız gerekir. Bebeğiniz ve sizin sağlığınız için doğum gerçekleşene kadar dikkatli olmanız gerekir. Bu dikkat hem daha sağlıklı bir hamilelik geçirmenize yardımcı olacak hem de doğum sonrası normal hayatınıza kolayca dönmenize fayda sağlayacaktır.

Video Galeri

Kıbrısta Konaklama

İletişim Bilgileri

Magosa Tıp Merkezi Hastanesi – Eşref Bitlis Caddesi PK: 99450 Gazimagosa / KKTC

+90 548 860 6000
info@drhit.com

Haftaiçi : 09:00 - 18:00
Haftasonu : 08:00 - 13:00