Doğurganlık Aşısı Nedir? Nasıl Yapılır?

Doğurganlık Aşısı Nedir Nasıl Yapılır?

Doğurganlık Aşısı Nedir Nasıl Yapılır? Doğurganlık aşısı diye bahsedilen tedavi Dr Halil İbrahim Tekin tarafından 4 yıldır tekrarlayan düşük yapan hastalara başarıyla uygulanmaktadır.İlaç aslında Granülosit denilen ve bir tür beyaz küre hücrelerinin koloni yapmalarını uyaran bir ilaçtır. Bu ilaç uzun yıllardan beri Türkiye’de kanser ilaçlarının yan etkilerini önlemek amacıyla kanser hastalarında kullanılmaktadır.

Doğurganlık Aşısı Nedir Doğurganlık Aşısı Nasıl Yapılır?

Dr Halil İbrahim Tekin bu filgrastim yada Neupogen isimli ilacı tekrarlayan düşük yön hastalarda başarıyla uygulamıştır. Bu ilaç tedavisi tüp bebek yaptıran hastalara herhangi bir fayda sağlamamaktadır. Bu ilacın kanıtlanmış olan faydası bir kısım tekrarlayan düşükler yaşayan hastalardır. Sebebi açıklanamayan tekrarlayan düşüklerde fayda sağladığı gözlemlenmiştir. Dr Halil İbrahim Tekin bu tedaviyi, bu şekilde adlandırılmasını adlandırılmasını doğru bulmamakta ancak bir grup tekrarlayan düşük vak’alarında faydalı olacağını düşünmektedir.

Doğurganlık aşısının en önemli özelliği, rahmin embriyoyu tutmaya çok daha yatkın bir hale getirilmesini sağlaması. Özellikle rahim duvarı kalınlaşması gibi sorunlara sahip olan hastalarda, embriyonun kolayca rahme tutunamaması, tüm tedavi opsiyonlarının işe yaramaz hale gelmesine neden olabiliyor ve sırf bu nedenle pek çok gebelik gerçekleşemiyor.

Doğurganlık aşısı  iki farklı aşamada gerçekleştirimektedir. İlk aşamada kadının adetinin 16. ila 18. günleri arasında granulosit koloni uyarıcı faktör adı verilen ve bağışıklık sistemi konusunda düzenleyici olan bir madde veriliyor. Bu madde özellikle rahim içinin daha güçlü bir hale getirilmesi için gereken altyapıyı hazırlıyor.

İkinci aşamada ise tüp bebek tedavisinde yumurta toplama aşamasında onarıcı hücreler toplanıyorlar ancak normal vakalarda da onarıcı hücreleri toplamak mümkün. Bunun ardından bu onarıcı hücreler bir kültür ortamı içerisinde çoğaltılıyorlar. Fakat normalde gebelik aşısı adı verilen aşıda bu hücreler doğrudan kullanılırlarken, doğurganlık aşısında CRH adı verilen ve beyinden salgılanan bir hormon da karışım içerisine ekleniyor.

Elde edilen kültür hücrelerinin anneye aktarılması ile birlikte rahim iç zarının kendini tamir etme ve güçlendirme kabiliyeti normalin üzerine çıkıyor.

Doğurganlık Aşısının Diğer Kullanımları

Doğurganlık aşısı sadece gebeliği başlatmak için değil, devam ettirmek için de kullanılabiliyor. Yapılan araştırmalar, doğurganlık aşısı olmuş anne adaylarında düşük oranlarının daha düşük olduğunu gösteriyor. Böylelikle arka arkaya düşük gerçekleştirmiş anne adaylarının korkularının da dindirilmesi mümkün hale geliyor.

40 yaşa kadar güvenle kullanılabilen doğurganlık aşısının herhangi bir ciddi yan etkisi de bulunmuyor. Ancak hücre toplama işlemlerinde rahme vajinal yoldan girilmesi sebebiyle kısa süreli de olsa hafif ağrılar hissetmek ve bir süreliğine dokunma hissine sahip olmak mümkün.

Uzman bir merkezde deneyimli bir ekip ile gerçekleştirilen doğurganlık aşısı, tüp bebek tedavisi ile birlikte kullanıldığında en etkin sonucu veriyor ve tedavinin daha az denemede başarılı olmasını sağlıyor.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Kıbrıs’ta bulunan 7 katlı tüp bebek merkezimizin ilk 5 katı tamamlanmış olup  2016 yılı içerisinde tamam ile bitirilecektir.Tüp bebek merkezimizde, hastaların ihtiyaçlarına ve kişiye özel tedavisiyle hizmet verecektir.Bunun yanında Tüp bebek konusunda uzman ekibiyle, Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi’ mizde sunacağımız hizmetlerimiz arasında;

  • Aşılama Tedavisi
  • Yumurta Donasyonu
  • Sperm Donasyonu
  • Yumurta ve Sperm Dondurma
  • Cinsiyet Seçimi
  • Genetik Tanı (PGT)

Ticari bir yaklaşımdan ziyade her zaman insanlara maddi manevi yardımcı olmaya gayret gösterdik ve insanların yüzlerindeki mutlu gülümsemelerin sebebi olduk ve bu sebepten sizlere daha iyi bir ortam sunmak için,dünya standartlarında ve en gelişmiş laboratuvarımızı sizlerin hayallerini gerçekleştirmek adına  sizlere sunmanın haklı gururunu yaşamaktayız

Bu süreçte benim yanımda olan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Açılışı Hakkında

Dr. Halil İbrahim Tekin ve ekibi hasta ihtiyaçlarına göre planlanmış kişiye özel tedavi yöntemlerini benimsemektedir. Ticari bir yaklaşım hiçbir zaman kliniğimizde yer alamamış ve almayacaktır. İnternet ortamındaki forum ve bloglardan da izlenebileceği gibi Dr Halil İbrahim Tekin daima başarıya odaklanmış, binlerce hastaya maddi manevi yardımcı olmuş ya da olmaya çalışmıştır.

KKTC dışındaki ülkelerden gelen çiftlere, ihtiyaçları doğrultusunda, en konforlu, huzurlu ve uygun fiyatlarla konaklama ve ulaşım hizmetleri verilmektedir.
Ön hazırlıklar sırasında, tedavi süreci ve sonrasında tüm çalışanlarımız ile hastalarımıza, dürüst ve tamamen açık bir şekilde, güvene dayalı bir ilişki kurulmasını çok önemsiyoruz.

Düzenli olarak anketler ve yüz yüze yapılan görüşmelerle hasta memnuniyeti ölçülmekte ve hızlı bir şekilde çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca yapılan tüm işlemleri Dr Halil İbrahim Tekin ve tüp bebek sertifikalı doktorlar yapmaktadır.

Dr. Halil İbrahim Tekin, 20 yıldır on binlerce, her yaştan, her ulustan hastayla ilgilenmiş ve bu çiftleri istedikleri bebeklere kavuşturmak için ter dökmüştür. Her çalışana “Kendi kardeşinize nasıl davranıyorsanız hastalara da ayni şekilde davranın” demiştir. İlahi adalet ya da “karma” kavramını kendi hayatından örneklerle anlatmış, çalışanları bu prensipler doğrultusunda çalışmaları için motive etmiştir.

Kıta Avrupası’nda ilk, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC’de) QHA Trent kalite belgesine sahip tek tüp bebek merkezidir.

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak

İleri Yaşlarda Gebelik Şansını Artırmak İleri Yaşlarda Gebelik; Kendi yumurtası ile gebe kalmak isteyen kadınlar 40’lı yaşları geçtiklerinde zorlanmaktadırlar. Erkeklerde yaşlanmaya bağlı olarak baba olma şansı çok fazla değişmemektedir.Peki kadındaki bu zorluk nasıl oluşmaktadır,nasıl aşılacaktır.Biz 2008 yılında yakın coğrafyamızda ilk olarak “OOSİGHT” mikroskobunu alarak bu çalışmalara başladık.Bu cihaz olmadan yumurtanın çekirdeğini görmek mümkün değildi. Sitoplazma nakli, Çekirdek Nakli yada mitokondri üzerinde çalışma yapmak mümkün değildi. O yıllarda beraber çalıştığım gruptaki bir çok kişi bunun gereksiz bir yatırım olduğunu düşünmüştü.2015 yılı bir çok bilim adamı tarafından DNA tamiri yılı ilan edilmiş ve bu yılın kimya Nobel’i bu konuda araştırma yapan kişilere verilmiştir. Ayrıca TC okullarından yetişmiş çok saygın bilim adamı Prof.Dr.Sancarında bu Ödüle layık görülmesi aynı yollardan geçmiş bir hekim olarak beni gururlandırmış ve ümitlendirmiştir.

2008 yılından bu yana sitoplazma ve çekirdek nakli üzerinde çalışmaktayım. Bu konudaki çeşitli bilgileri de o yıllardan beri Web sayfamızda paylaşmıştık. tüp bebek 

KALITIMSAL MALZEMENIN HASARLANMASI

İnsan yumurtası içersinde iki ana bölüm bulunmaktadır. Çekirdek bir meyve çekirdeğini andırır şekilde yumurta hücresinin içersinde bulunur. (tavuk yumurtasının sarısı gibi) Bu çekirdek bir canlının oluşabilmesi için gerekli olan ve bu yumurtanın sahibi olan kadının atalarından kalan bir takım bilgileri taşımaktadır. Kainattaki tüm yumurtalar ayrı özellikte çocuk yaratabilecek güce sahiptir.Eşeyli üreme söz konusu olduğundan erkek tarafını temsilen bir sperme ve onun getirdiği kalıtımsal bilgilere de ihtiyaç vardır.Biz burada yumurtadan bahsetmeye devam edelim.

Bütün hücrelerimizin içersinde DNA denilen ve kalıtımsal malzemenin temelini oluşturan sarmal yapıda proteinden oluşmuş parçalar vardır.DNA yapıları hücre çekirdeğinin içinde bulunmaktadır.Ayrıca hücre çekirdeğinin dışında bulunan Mitokondri adı verilen Yapıların içersinde  de DNA mevcuttur.

HÜCRE ÇEKİRDEĞİ: Yumurta hücresinde bulunan çekirdeğin görevi yeni oluşacak canlıya gerekli olan işlevsel ve yapısal tüm bilgiyi iletmektir.Kadın yaşlandıkça çekirdek içerisinde bulunan kalıtsal malzemede hasarlar ortaya çıkar.İleri yaşlardaki gebeliklerde kalıtsal hastalıklar taşıyan bebeklerin oluşması yada düşük oranlarındaki artış bu bozulmaya bağlıdır.En sık bilinen Mongol çocuk yada Down sendromlu çocuğa gebe kalınması durumudur.20 Yaşında bir kadına göre 40 yaşındaki kadında bu risk 40 kat daha fazladır.

MITOKONDRI :Mitokondrilerin temel görevi ise hücreye gerekli olan enerjiyi sağlamaktır.Mitokondi  de bulunan kalıtsal materyalin yani DNA’nın bozulması ile ortaya çıkan bir Sürü hastalık son lılardan tesbit edilmiştir.Bu hastalıklar yaklaşık her 10.000 çocukta bir ortaya çıkmaktadır.Bunun sebebi anneden gelen ve değişime uğramış(mütasyon) mitokondriyal yapılardır.Çok enteresan olarak babadan gelen mitokondriyal kalıtsal malzeme bebeğe geçmemektedir.Mitokondri içersinde 37 adet gen mevcut olup bu malzeme binlerce DNA taşımaktadır.Bu 37 gen üzerinde 250 adet noktada Kırılma ve bozulma olabileceği isbatedilmiştir.Bu bilgilere ancak 2008 gibi bir yakın tarihte ulaşılabilmiştir.

MITOKONDRI NAKLİ – SİTOPLAZMA NAKLİ

Burada amaç yaşlı kadın yumurtasında meydana gelen DNA hasarlarını onarıcı faaliyete yardımcı olmaktır.Bu onarma faaliyeti Mitokondrilerde bulunan genler aracılığı ile olabilmektedir.Yaşlı kadın yumurtasındaki kendi Mitokondrileri yetersiz kalmaktadır.Bilinen bir kalıtsal hastalığı olmayan güçlü gebelik potansiyeli olan ve genç olan kadınlardan alınan sitoplazma diğer kadının sitoplazmasına nakledilir.

Anlaşılmaz bir şekilde İstanbul’da bir tüpbebek merkezi Laparaskopik yöntemle(kapalı ameliyat) yumurtalıklardan parça alarak ve bu doku içerisinden ürettikleri kök hücrelerden oluşan yeni yumurta hücrelerinden mitokondri temin ettiklerini ifade ederek bu mitokondrileri yaşlı anne yumurtasına aktardıklarını belirtmektedirler.İçlerinde çok saygın hekim arkadaşlarımızın olduğunu da bilmekteyim.Dünya da bu konuda başka çalışma bulamadığımı ifade etmek isterim.Dünyada yaygın olan uygulama ise genç kadın yumurtasından alınan Mitokondrilerin nakil edilerek yaşlı kadın yumurtasını gençleştirmektir.Bu işlem Mitokondri nakli değil Mitokondri ve diğer organellerin bulunduğu sitoplazmanın toptan nakli ile gerçekleştirilmektedir.

(Tachibana, Sparman et al. 2009Craven, Tuppen et al. 2010)

Yukarıdaki araştırmacılar çekirdek naklini hayvanlar üzerinde başarıyla gerçekleştirmişlerdir. Biz eski çalıştığımız klinikte yine aynı teknikle 2009 yılında Çekirdek nakli yaparak sağlıklı 5. Gün embriyoları oluşturabildik.

Azalmış Yumurtalık Rezervi

Azalmış Yumurtalık Rezervi

Azalmış yumurtalık rezervi değimi (Diminished ovarian reserve DOR)her iki yumurtalıkta antral folikül sayımında 8-9 sayısı ve altınındaki rakamlarının bulunmasını ifade eder.5 ve 5’in altındaki sayılarda ise yetersiz yumurtalık rezervinden bahsedilmektedir(Poor ovarian reservePOR). ABD de yapılan ve 180 bin tüpbebek denemesi yapan hasta üzerinde yapılan bir çalışmada DOR teşhisi konulan hastalarda deneme başına canlı doğum oranı %18 iken POR tanısı alan hastada ise maalesef bu oran % 4 olarak tesbit edilmiştir.FSH hormonunu ve AMH testi ile kıyaslandığında antral folikül sayımı tüpbebek başarısını tahmin etme açısından daha başarılıdır.

Antral foliküller azalmaya başladığında yumurtalıkların hacmi de azalmakta ve yumurtalıkların küçüldükleri izlenmektedir.

Azalmış Yumurtalık Rezervi

Yumurta rezervi ile ilgili olarak alınabilecek tedbirler mutlaka vardır.Ancak azaldıktan sonra hele hele 5 antral folikülün altına düşüldüğünde sorunu çözmek çok zordur.Ailesinde erken yaşta menopoza giren kadınların yumurtalarını dondurmaları ciddi bir önlem olacaktır.
Yine uzman kişilerce yapılacak antral folikül sayımı kişilere tedbir almaları için fikir verebilecektir.

  • yumurta rezervi
  • yumurta rezervi nasil arttirilir
  • yumurta rezervi azlığı ve tüp bebek
  • yumurta rezervi ve kalitesi
  • yumurta rezervi ne demek
  • yumurta rezervini artırıcı kürler
  • yumurta rezervi fsh
  • yumurta rezervini artıran besinler
  • yumurta rezervi az olanlar kadınlar kulübü
  • yumurta rezervi azlığı bitkisel tedavi
  • yumurtalık rezervi
  • yumurtalık rezervini artırmak için
  • yumurtalık rezervi azlığı
  • yumurtalık rezervi nasıl artar
  • yumurtalık rezervi nasıl arttırılır
  • yumurtalık rezervi azalanlar
  • yumurtalık rezervinin azalması belirtileri
  • yumurtalık rezervinin azalması
  • yumurtalık rezervi nasıl artar bitkisel
  • yumurtalık rezervi az olup hamile kalanlar
  • Çocuk isteği ile doktora müracaat eden kadınların ilk aşamada yumurtalık rezervlerinin değerlendirilmesi gereklidir. Yumurtalık rezervini ölçmek için birkaç test kullanılabilmektedir. Bunlardan en sık kullanılanı adet siklusunun  2-3. günü kanda FSH seviyesinin bakılmasıdır. FSH hormonunun yüksek bulunması yumurtalık  rezervinizin ve gebelik şansının düşük olduğunu gösterir. Yumurtalık rezervini belirlemeye yarayan diğer testler arasında klomifen sitrat challenge test (CCCT), kanda inhibin B ve AMH (anti mullerian hormon) seviyesi ölçümü ve vajinal ultrason ile folikül sayılarının belirlenmesi yer almaktadır.

Sperm Donasyonu Tedavisi

Sperm Donasyonu Tedavisi

Sperm Donasyonu Tedavisi ; Sperm donasyonu (sperm nakli) ; çocuk sahibi olmak isteyen ancak erkeğin meni ve testislerinde hiç spermin bulunamadığı durumlarda bankadan temin edilen spermin eşinin yumurtası ile döllenmesi işlemine sperm donasyonu denir.  Yaklaşık 100 yıldan bu yana çocuk sahibi olmak isteyen ve infertilite (kısırlık) tedavisi gören çiftler için sperm donasyonu (sperm nakli)  umut olmuştur.

Sperm Donasyonu Tedavisi

Sperm Donasyonu Tedavisi Sperm donasyonu kimlere uygulanır?

Çocukluk döneminde geçirdiği ateşli hastalıklar, doğuştan oluşan inmemiş testis sorunu, genetik rahatsızlıklar ve kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi, radyoterapi sırasında yada cerrahi işlemlerde testislerin zarar görmesi spermin hiç olmaması yada dölleme kabiliyetine sahip olmaması durumlarında baba olmak isteyenlerin sperm donasyonundan başka seçeneği yoktur.

Sperm donasyonu işlemi, meni içersinde sperm çıkmaması durumunda yani hiç bir şekilde sperm olmaması durumunda sık

kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem aynı zamanda hiç evlilik yapmayan bir kadının kendi isteği doğrultusunda sperm bağışı ile çocuk sahibi olmasında da kullanılır.

Diğer bir durumda kadın ile erkek arasında genetik uyumsuzluk var ise bu durumda da sperm nakli ile de çocuk sahibi olabilmeniz mümküdür.

Sperm donasyonu çocuklukta geçirilmiş bir ateşli hastalık ile genellikle kabakulak, her iki testisi etkileyerek orşit adı verilen bir duruma yol açar. Daha önce orşit yada testis iltahabıgeçirmiş kişilerde ilerleyen yaşlarda çeşitli oranlarda sperm eksiklikleri görülebilmektedir.

Varikosel ameliyatı azoospermide ve düşük sperm durumunda hiçbir fayda sağlamaz. Hormonları yüksek olan hastalarda ilaç tedavisi bir fayda sağlamaz.

Yeni doğan erkek bebeklerde testisler kasık kanalı içinde kalır ve normal yerine inmezler. Bu inememiş testisler nedeniyle karnın içinde kalan testis dokusu niteliğini kaybeder. Bir an önce testisler karın dışına ameliyatla çıkarılmalıdır.

Sperm Donasyonu Tedavisi

Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi bir operasyonla testislere zarar verildiği taktirde sperm donasyonu ile çocuk sahibi olmasından başka seçenek kalmamaktadır.

Yine dışarıdan alınan  kas geliştirici olarak sporcuların kullandıkları, testesteronhormonu, anabolizan ilaçlar, testis dokularında kalıcı hasarlar oluşturduğu görlmüştür. Uzun süre ve yüksek dozlarda kullanılan bu kas geliştirici ilaçları dikkatli kullanmak gerekir.

Bazı erkek bebeklerde doğumsal olarak ortaya çıkan bazı hastalıklar sperm üretiminin gerçekleşmesine engeldir. Y kromozomundaki kırıklar, extra X kromozomu olan Kleinfelter Sendromu gibi durumlarda testislerde sperm üretimi mevcut değildir.

Sperm donasyonu, sperm üretimi durmuş erkeklerin çocuk sahibi olabilmesi için başvurabileceği bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde sağlıklı sperm elde etme şansı bulunmuyorsa veya elde edilen spermler gebelik için yeterli kalitede değilse bu yöntem dışında henüz başka bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Şii’lerde veya bazı Müslüman ülkelerde usulüne uygun nikah yapılarak bu işlem yasalaştırılmıştır. İran ve Lübnan buna bir kaç örnektir.

Sperm Bağışı İşlemi

Sperm donasyonu ya da bağışı işlemine karar vermeden önce sperm elde etmek amacıyla bazı yöntemler kullanılır. Mevcut başvurulacak ilk yöntem mastürbasyon ile seminal sıvıyı almaktır. Ayrıca üroloji uzmanları tarafından yapılabilecek prostat masajı ile de seminal sıvı ya da sperm alınabilir, mikroskop altında sperm hücreleri aranır. Bu tekniklerin kullanılması ve sperm elde edilemediğinden emin olunması durumunda diğer cerrahi yöntemlere geçilir. Bu işlemlerden bazıları TESE, mikroTESE, TESA, MESA, PESA’dır. Biz kliniğimizde bu tekniklerin dışında basit bir teknikle çok başarılı sonuçlar aldık ve almaya devam ediyoruz.

Günümüzde sperm üretimi amacıyla kök hücre çalışmaları halen sürdürülmektedir. Hayvan deneylerinde kısmi başarılar elde edilmiştir.
Fakat henüz istenilen aşamaya gelinememiştir.

Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır?

Öncelikle çiftlere sperm donasyonu tedavisi ile ilgili ve donör spermi hakkında bilgiler verilir. Donör sperminin özellikleri yapılan tarama testleri ve varsa anlatılır. İşleme başlamadan önce çiftlerin donasyon işlemini kabul ettikleri ve işlemle ilgili gerekli bilgiyi aldıklarına dair izin belgesi doldurulur ve imzalatılır. Daha sonra eş ile ilgili tetkikler yapılır. Daha sonraki işlemler standart tüp bebek veya aşılama işlemine benzer. Yumurta gelişimi için ilaç tedavisinin ardından yumurta toplama veya yumurta çatlatılarak aşılama işlemi yapılır.

İki şekilde uygulanır.

1-Banka Spermiyle Aşılama (IUI)

Bu şekilde gebelik elde edilme olasılığı istatistiki olarak yüzde 20 civarındadır. Bu işlemi yapabilmek için kadınların tüplerini dikkatli bir şekilde incelemek gerekir. Tüpler açık olduğunda yapışıklık varsa gebe kalmak nerdeyse imkânsızdır. Tüplerin serbest bir şekilde hareket edebilmesi gebe kalabilmek için hayatidir.

2-Banka Spermiyle ICSI

Yumurta toplama günü daha önce seçilen banka spermi çözülerek mikroenjeksiyon işlemi yapılır. Gelişen embriyolardan uygun olan seçilir. Bundan sonrasında tüp bebek işlemlerindeki süreç devam eder. Oluşan embriyolar kalitelerine göre değerlendirilip 2-3 tanesi anne rahmine transfer edilir. Kalan embriyolar dondurularak saklanabilir.

Sperm Bankası

KKTC de bu işlem başladığından beri biz Cryos Danimarka ile birlikte çalışmaktayız. Ayrıca Seatle Sperm Bank ve European Sperm Bankasıyla da çalışmaktayız. Hastalarımızın tamamına Cryos’tan ve diğer bankalardan almış olduğumuz sertifikaları vermekteyiz. Bu şirketler dünyadaki en eski, en güvenilir ve en büyük bankalardır. KKTC yasalarına göre sperm bankası kurmak mümkün değildir. Tüm kullanılan spermler bakanlık izniyle ve ancak tanınmış bankalardan ithal edilirler.

Sperm Donörlerine Uygulanan Testler

Sperm bankalarına başvuran kişiler öncelikle genetik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından tarama testlerinde geçirilir. Psikolojik analiz yapılarak donör adayının bağış işlemi için uygunluğu tespit edilir. Anne, baba, kardeşler ve aile büyüklerinin fiziksel özellikleri kayıt altına alınır. Bankanın bulunduğu ülkenin konuyla ilgili yönetmelikleri doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanır.

Bağışçılara yapılan tarama testleri

Kardeşi, anne babası ve aile büyüklerinin medikal geçmişi
Psikolojik profil
HIV risk araştırılması, uyuşturucu kullanımı
HIV
HTLV
Hepatit B
Hepatit C
Sifilis yada frengi
Gonorrhea yada belsoğukluğu
Chlamidia
CMV(Cytomegalovirus)
Kistik fibroz
Talasemi (Thalasemia)
Kromozom Testi

Bu testlerden geçen bağışçılardan sperm örneği alınarak yıkama işleminden geçirilir ve tüpler bölünerek dondurulur. Bu dondurma işlemi tamamlandıktan 6 ay sonra vericiler yeniden çağırılarak bulaşıcı hastalıklar için yapılan testler yenilenir. Her şey yolunda ise banka bu spermleri satışa sunar.

Başarı şansı işlem için kullanılacak spermlerin testleri yapıldığı için gebelik şansı anne yaşına bağlıdır. Anne yaşı, yumurta sayısı gibi etkenler uygunsa gebelik şansı normal tüp bebek işlemi gibi %60 civarındadır. Aşagıdaki link ile daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

 

Rahim Naklinin Tarihçesi

Rahim Naklinin Tarihçesi 

Rahim Naklinin Tarihçesi Gothenburg Üniversitesi rahmi alınan bir kadına rahim nakli yapmış ve bu nakil rahimle kadını doğurtmayı başarmıştır.Daha önce ülkemizde Akdeniz Üniversitesinde bu işlem denenmiş ve başarıyla gebelik gerçekleşmiş ancak daha sonra düşük oluşmuştur.Bu başarılı doğumdan sonra rahimi alınmış olan kadınlarda yeni çocuk yapma ümidi oluşmuştur .36 yaşındaki anne rahimi olmadan menopoza giren bir arkadaşının bağışıyla, nakil yapıldıktan sonra rahim sahibi oldu.

Rahim Naklinin Tarihçesi

Bizim bakış açımızla bu işlem son derece zor ve pahalı bir yöntemdir .HLA doku grubu uygunluğu 70000 de birdir.Ancak ölüden yapılabilmektedir. Nakil yapılan rahim’in alıcıda doku reddi olmadan durabilmesi için bir takım güçlü ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçlar alıcı kadının sağlığında risk oluşturabilmektedir.

Gothenburg Üniversitesi ve Stockholm Tüp Bebek Ünitesi’nde görevli doktor Mats Brannstrom. Liderliğindeki ekibin rahim nakli yaptığı 36 yaşındaki kadının, geçen ay bir erkek çocuk dünyaya getirdiği bildirildi.

İsmi açıklanmayan kadına, geçen yıl menopoza girmiş, iki çocuk sahibi 61 yaşındaki yakın bir aile dostundan alınan rahim nakledildi.

Vücudunun organı reddetmemesi için ilaç tedavisi gören kadın, nakilden altı hafta sonra rahmin sağlıklı olduğunun göstergesi olarak adet görmeye başladı.

Bir yıl sonra Brannstrom ve ekibi, organın iyi çalıştığından emin olunca kadından alınan yumurta ve kocasının spermini kullanarak.Laboratuvar ortamında dölledikleri tek bir embriyoyu kadının rahmine yerleştirdi.

Tek böbrekli kadın, tüp bebek tedavisi sırasında, biri gebelik sırasında olmak üzere hafif seyreden üç reddetme vakası yaşadı. Ancak hepsi ilaçlarla başarılı bir şekilde tedavi edildi. Maliyeti Jane ve Dan Olsson Bilim Vakfı tarafından karşılanan araştırmada gebelik 31. haftaya kadar normal seyrederken. Annenin preeklampsi geliştirmesi ve ölümcül kalp ritminin tespiti üzerine erkek bebek sezaryenle dünyaya getirildi. Gebeliğin bu döneminde normal karşılanan, 1 kilo 800 gram ağırlığında dünyaya gelen bebek, doğumdan sonraki 10 gün boyunca yenidoğan ünitesinde tutuldu. Şu anda evlerinde olan bebek ve annenin durumlarının iyi olduğu belirtildi.

Tüm bu işlemlerden önce sağlıklı yumurtalıklara sahip İsveçli kadının, 4 bin 500 kız çocuğunda bir rastlanan bir durum olan rahimsiz dünyaya geldiği ifade edildi.

Rahim Nakli

Mats Brannstrom, böyle yaşlı bir rahmin işe yaraması karşısında şaşkınlığa düştüğünü belirterek, “Bebek harika. Ebeveynlerin sevincini ve onları nasıl mutlu ettiğimizi görmek çok güzel” dedi.

Brannstrom, öte yandan sezaryen sırasında nakledilen rahme zarar vermiş olabileceğinden endişe ettiğini belirterek, annenin, rahminin ikinci bir hamilelik için hazır olup olmadığını anlamak için birkaç hafta beklemeleri gerektiğini söyledi.

Yine ismi açıklanmayan baba, karısı ve kendisinin, deney aşamasındaki prosedürün işe yaracağından emin olduğunu belirterek, bebek için “Çok ama çok tatlı, hiç bağırmıyor bile, sadece mırıldanıyor” dedi.

Bebeklerinin, diğer çocuklardan hiçbir farkı olmadığını belirten baba, “Anlatacak güzel bir hikayesi var. Bir gün nasıl dünyaya geldiğini ve dünyada bu şekilde doğan ilk bebek olduğunu öğrenmek için gazetelere bakabilir” diye konuştu.

Brannstrom ve meslektaşları, son iki yılda dokuz kadına rahim nakletti, ancak yaşanan komplikasyonlar iki vakada organların çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Yıl başında Brannstrom, yedi kadına embriyo transferine başladı. Bu kadınlardan ikisinin de en az 25 haftalık hamile olduğu açıklandı.

TÜRKİYE’DEKİ ÇALIŞMALAR

Türkiye’de de rahim nakli konusunda çalışmalar sürüyor.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi ve Estetik Rekonstrüktif Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, 8 Ağustos 2011’de 23 yaşındaki Derya Sert’e kadavradan rahim nakli yapmış, Sert dünyada bu şekilde nakil yapılan ilk kişi olmuştu.

Özkan ve ekibi, sonrasında embriyo transferi yapılan Sert’in geçen yıl hamile kaldığını açıklamış, ancak kadının gebeliği 8. hafta sonundaki kontrolünde embriyo kalp atışlarının izlenmemesi üzerine sonlandırılmıştı.

Bazı uzmanlar, hayattaki bir kişiden rahim alınmasını etik dışı ve hayat kurtarıcı olmayan bir ameliyat için bağışçı açısından çok riskli buluyor.

Tüp Bebek ve Gebelikte Diyet Arayışı

Tüp Bebek ve Gebelikte Diyet Arayışı

 

Tüp Bebek ve Gebelikte Diyet Arayışı Uzmanlar diyet modellerinin kişiselleştirilmesinin insanların kilo vermesini kolaylaştırdığını vurgulamaktadırlar. Tüp bebek.
Bilim adamları rejimlere uymamanın sadece kişinin iradesizliğinden dolayı olmadığıni, insan genetiğinin, hormonların ve pskolojik durumlarının da kilo vermeyi zorlaştırdığını söylemektedirler .
BBC. Oxford ve Cambridgedeki bilim adamlarının yptıkları çalışmada ( 3 ay boyunca 75 kişide yaptıkları deneyde ), herkesçe bilinen standart diyetlerin değil, kendilerine özel diyetleri uygulayarak daha etkili kilo vereceklerini vurguladılar. Tüp bebek tedavisinde beslenme çok önemli bir faktördür.

Tüp Bebek ve Gebelikte Diyet Arayışı Üç çeşit yeme alışkanlığından dolayı kilo alan kişi olduğu belirtilmektedir;

1-Yemeğe başlayınca duramayan,
2- Sürekli kendini aç hisseden
3-Stresli veya sinirli olduğunda (duygusal )yiyenler.

Bu yeme alışkanlıklarında hormonlar çok büyük rol alıyor. Bağırsaklara yenilen gıda gelince hormonlar kan yoluyla beyine mesaj yollayarak, kişiye doyma hissi gönderir. Bazı kişilerde bu hormon az salgılandığı için, kişi doyduğunu hissetmemektedir.

Sürekli atıştıran kişiler ise genelde yağlı ve şekerli yemekler tüketirler.Bu tür yemekler beyini kandırıp yağ deposunun sürekli dolması gerektiğine inandırmaktadır.

Duygusal yiyenler stress altında veya gergin oldukları anlarda birşeyler yemek isterler. Beyin kişinin zorlukta olduğuna anlar ve vucutta değişiklikleri tetikler. Örneğin, kalp atışları hızlanır. Bu stres hali kişinin alışkanlığından vaz geçmesini zorlaştırır ,çünkü stresli zamanlarda beyin ödül ister.
İnsanlar genelde rejimlerin irade ile ilgili olduğunu düşünürler fakat kişilerin yeme alışkınlıklarını değiştirmekle ilgilidir.

Bilim Adamları yüksek proteın ve düşük glisemik indeksli rejimleri önermektedirler.Bagırsaklarda daha yavaş emildiğinden dolayı tokluk hissini daha uzun süre veren,tavuk, balık, mercümek, basmati pirinç ve tahıl gıdaların tüketilmesini tavsiye eden bilim adamları, ekmek ve patatesin, bağırsaklarda çok daha erken emildiği için, doluluk hissi uzun sürmediğinden dolayı fazla tüketilmesini desteklememektedirler.
Sürekli atıştıran kişiler 7 gün boyunca rejim yapamadıktan dolayı, haftanın 2 günü 800 kalori tüketmeleri önerilir. Bu oruç yöntemi, vücudu yağ yakması için şok eder.

Tüp Bebek ve Gebelikte Diyet Arayışında dikkat

Duygusal yeyici Alison Vaughan 12 hafta destekli rejim yaparak 19.5 kilo verdi. Kilosu düştükce kendine güveni ve inancının yükseldiğini söyleyen kadın, etrafındaki insanlardan destek almasının çok önemlı ve faydalı olduğunu söyledi.

Yavaş yemek, kahvaltıyı mutlaka yapmak ve doluluk verdiğinden dolayı çorba içmeyi tavsiye eden bilim adamları, yorgunluğun insanların sağlıksız beslenmelerine yol açtığını vurguladı.
Spor yapmak kilo vermenize yardımcı olabilir fakat bilim adamları beslenme şeklinizi değişerek daha etkili kilo vereceğinize inanıyor.

En büyük efsanelerden biride kadınların metabolizmanın yavaş çalışmasından dolayı kilo veremediklerne inanmalarıdır. Yediklerinizin enerjiye dönüşmesinin hızı ,yaş, cinsiyet ve kiloya bağlıdır. Kişiler kılolu olunca metabolizma yavaş, zayıf olunca metabolizmanın hızlı çalıştığını sanar fakat kilolu kişilerin kalbi ve akciğerleri daha büyük olduğundan dolayıi metabolizma daha hızlı çalışır – Büyük araba daha fazla benzin yakar gibi düşünülebilir.

Kaynak : http://www.bbc.co.uk/news/magazine-30709297

Sperm Donasyonu Maliyeti Sperm Nakli Fiyatları

Sperm Donasyonu Maliyeti Sperm Nakli Fiyatları

Sperm Donasyonu Maliyeti, Sperm Nakli Fiyatları

Sperm donasyonu maliyeti (sperm nakli) Türkiye ve birçok dünya ülkesinde yasak bu nedenle bu tedaviyi yaptırmak isteyen çiftlerin birçoğu Kıbrısa gitmektedir. Özellikle Türkiye’den sperm donasyonu yaptırmak isteyen çiftler hem maddi olarak diğer dünya ülkelerine göre daha uygun olduğu için hem de sakin, huzurlu bir tatil olanağı sağladığı ayrıca pasaport gerekmediği için Kıbrıs’ı tercih etmektedir.

Merkezimizde de sperm donasyonu işlemi yapılmakta olup son teknoloji ve alanında uzman takım arkadaşlarıyla doktorumuz Halil İbrahim Tekin sperm donasyonu (sperm nakli) yaptırmak ve çocuk özlemine bir son vermek isteyen çiftlere umut olmaktadır.

Sperm Donasyonu Maliyeti Sperm Nakli Fiyatları

Sperm donasyonu maliyeti(sperm nakli)

Kıbrıs’ta merkez, doktor ve yapılan işleme göre değişmekte olup 5000-10000 Euro civarındadır. Fiyatları içerisinde uçak biletleri, konaklama bedeli ve transfer ücretleri merkezlerin kendi listelerine fiyatlara göre dahil yada hariç şeklinde uygulanmaktadır.

Hassasiyetinizi göz önünde bulundurarak aklınızda kalan tüm soruları bize danışıp ve detaylı bilgi almanızda fayda var.

Sperm donasyonu işlemi, meni içersinde sperm çıkmaması durumunda yani hiç bir şekilde sperm olmaması durumunda sık

kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem aynı zamanda hiç evlilik yapmayan bir kadının kendi isteği doğrultusunda sperm bağışı ile çocuk sahibi olmasında da kullanılır.

Diğer bir durumda kadın ile erkek arasında genetik uyumsuzluk var ise bu durumda da sperm nakli ile de çocuk sahibi olabilmeniz mümküdür.

Sperm donasyonu çocuklukta geçirilmiş bir ateşli hastalık ile genellikle kabakulak, her iki testisi etkileyerek orşit adı verilen bir duruma yol açar. Daha önce orşit yada testis iltahabıgeçirmiş kişilerde ilerleyen yaşlarda çeşitli oranlarda sperm eksiklikleri görülebilmektedir.

Sperm Donasyonu Maliyeti Sperm Nakli Fiyatları

Varikosel ameliyatı azoospermide ve düşük sperm durumunda hiçbir fayda sağlamaz. Hormonları yüksek olan hastalarda ilaç tedavisi bir fayda sağlamaz.

Yeni doğan erkek bebeklerde testisler kasık kanalı içinde kalır ve normal yerine inmezler. Bu inememiş testisler nedeniyle karnın içinde kalan testis dokusu niteliğini kaybeder. Bir an önce testisler karın dışına ameliyatla çıkarılmalıdır.

Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi bir operasyonla testislere zarar verildiği taktirde sperm donasyonu ile çocuk sahibi olmasından başka seçenek kalmamaktadır.

Yine dışarıdan alınan  kas geliştirici olarak sporcuların kullandıkları, testesteronhormonu, anabolizan ilaçlar, testis dokularında kalıcı hasarlar oluşturduğu görlmüştür. Uzun süre ve yüksek dozlarda kullanılan bu kas geliştirici ilaçları dikkatli kullanmak gerekir.

Bazı erkek bebeklerde doğumsal olarak ortaya çıkan bazı hastalıklar sperm üretiminin gerçekleşmesine engeldir. Y kromozomundaki kırıklar, extra X kromozomu olan Kleinfelter Sendromu gibi durumlarda testislerde sperm üretimi mevcut değildir.

Sperm donasyonu, sperm üretimi durmuş erkeklerin çocuk sahibi olabilmesi için başvurabileceği bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde sağlıklı sperm elde etme şansı bulunmuyorsa veya elde edilen spermler gebelik için yeterli kalitede değilse bu yöntem dışında henüz başka bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Şii’lerde veya bazı Müslüman ülkelerde usulüne uygun nikah yapılarak bu işlem yasalaştırılmıştır. İran ve Lübnan buna bir kaç örnektir.

Sperm Bağışı İşlemi

Sperm donasyonu ya da bağışı işlemine karar vermeden önce sperm elde etmek amacıyla bazı yöntemler kullanılır. Mevcut başvurulacak ilk yöntem mastürbasyon ile seminal sıvıyı almaktır. Ayrıca üroloji uzmanları tarafından yapılabilecek prostat masajı ile de seminal sıvı ya da sperm alınabilir, mikroskop altında sperm hücreleri aranır. Bu tekniklerin kullanılması ve sperm elde edilemediğinden emin olunması durumunda diğer cerrahi yöntemlere geçilir. Bu işlemlerden bazıları TESE, mikroTESE, TESA, MESA, PESA’dır. Biz kliniğimizde bu tekniklerin dışında basit bir teknikle çok başarılı sonuçlar aldık ve almaya devam ediyoruz.

Günümüzde sperm üretimi amacıyla kök hücre çalışmaları halen sürdürülmektedir. Hayvan deneylerinde kısmi başarılar elde edilmiştir.
Fakat henüz istenilen aşamaya gelinememiştir.

Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır?

Öncelikle çiftlere sperm donasyonu tedavisi ile ilgili ve donör spermi hakkında bilgiler verilir. Donör sperminin özellikleri yapılan tarama testleri ve varsa anlatılır. İşleme başlamadan önce çiftlerin donasyon işlemini kabul ettikleri ve işlemle ilgili gerekli bilgiyi aldıklarına dair izin belgesi doldurulur ve imzalatılır. Daha sonra eş ile ilgili tetkikler yapılır. Daha sonraki işlemler standart tüp bebek veya aşılama işlemine benzer. Yumurta gelişimi için ilaç tedavisinin ardından yumurta toplama veya yumurta çatlatılarak aşılama işlemi yapılır.

İki şekilde uygulanır.

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır?

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır?

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır? Donör Seçimi; Sperm Donasyonu (Sperm Nakli) Nasıl uygulanır?Sperm donasyonuna  başlamadan önce bayan için gerekli muayene ve testlerin değerlendirip sonuçlara göre sperm donasyonu programı uygulanmalıdır. Bu aşama sonrasında çiftlere sperm donasyonu ve donör hakkında gerekli bilgiler verilir. Bundan sonraki işlemler tüp bebek tedavisi ve aşılama yöntemiyle aynıdır. Bayanın test sonuçlarına göre tüplerde tıkanıklık gibi bir sorun yoksa bankadan alınan sperm ile aşılama işlemide yapılabilir başarı oranı % 20 civarındadır. Diğer bir seçenek standart tüp bebek yöntemidir. Bankadan alınan sprem yumurta toplama günü çözülerek mikroenjeksiyon yapılır. Elde edilen embriyolardan uygun olanı rahme transfer edildikten sonra varsa kalan emriyolar dondurularak saklanır. Bu yöntemle gebelik şansı aşılamaya oranla daha yüksektir.

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır?

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır? Sperm Bankası ve Donör Seçimi

KKTC sperm bankası kurmak yasalarına göre mümkün olmadığı için bizde merkezimizde bu işleme başladığımızdan beri Cryos Danimarka ile birlikte çalışmaktayız. Hastalarımıza temin edilen spermi Cryos’tan almış olduğumuz sertifikaları ile birlikte vermekteyiz. Bu şirket dünyadaki en eski, en güvenilir ve en büyük bankadır.

Donörler kalıtsal, bulaşıcı ve cinsel hastalıkların tespiti için gerekli gerekli testlerden  geçmiş ve herhangi bir fiziksel, ruhsal sağlık problemi olmayan 18-30 yaş arası bireylerdir. Bunlar arasından çiftler kan gurubu, boy, ten, kilo ve göz rengine göre seçim yapabilirler.

Yumurta gelişimi için ilaç tedavisinin ardından yumurta toplama veya yumurta çatlatılarak aşılama işlemi yapılır.

İki şekilde uygulanır.

1-Banka Spermiyle Aşılama (IUI)

Bu şekilde gebelik elde edilme olasılığı istatistiki olarak yüzde 20 civarındadır. Bu işlemi yapabilmek için kadınların tüplerini dikkatli bir şekilde incelemek gerekir. Tüpler açık olduğunda yapışıklık varsa gebe kalmak nerdeyse imkânsızdır. Tüplerin serbest bir şekilde hareket edebilmesi gebe kalabilmek için hayatidir.

2-Banka Spermiyle ICSI

Yumurta toplama günü daha önce seçilen banka spermi çözülerek mikroenjeksiyon işlemi yapılır. Gelişen embriyolardan uygun olan seçilir. Bundan sonrasında tüp bebek işlemlerindeki süreç devam eder. Oluşan embriyolar kalitelerine göre değerlendirilip 2-3 tanesi anne rahmine transfer edilir. Kalan embriyolar dondurularak saklanabilir.

Donör Seçimi Sperm Donasyonu Nasıl Uygulanır? Sperm Bankası 

KKTC de bu işlem başladığından beri biz Cryos Danimarka ile birlikte çalışmaktayız. Ayrıca Seatle Sperm Bank ve European Sperm Bankasıyla da çalışmaktayız. Hastalarımızın tamamına Cryos’tan ve diğer bankalardan almış olduğumuz sertifikaları vermekteyiz. Bu şirketler dünyadaki en eski, en güvenilir ve en büyük bankalardır. KKTC yasalarına göre sperm bankası kurmak mümkün değildir. Tüm kullanılan spermler bakanlık izniyle ve ancak tanınmış bankalardan ithal edilirler.

Sperm Donörlerine Uygulanan Testler

Sperm bankalarına başvuran kişiler öncelikle genetik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından tarama testlerinde geçirilir. Psikolojik analiz yapılarak donör adayının bağış işlemi için uygunluğu tespit edilir. Anne, baba, kardeşler ve aile büyüklerinin fiziksel özellikleri kayıt altına alınır. Bankanın bulunduğu ülkenin konuyla ilgili yönetmelikleri doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanır.

Bağışçılara yapılan tarama testleri

Kardeşi, anne babası ve aile büyüklerinin medikal geçmişi
Psikolojik profil
HIV risk araştırılması, uyuşturucu kullanımı
HIV
HTLV
Hepatit B
Hepatit C
Sifilis yada frengi
Gonorrhea yada belsoğukluğu
Chlamidia
CMV(Cytomegalovirus)
Kistik fibroz
Talasemi (Thalasemia)
Kromozom Testi

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta donasyonu nedir (Yumurta Nakli) gebelik başarı oranı en fazla tüp bebek uygulamalarındandır ve kendisine ait yumurta hücresi ile hamile kalma talihi olmayan kadınlara uygulanmaktadır.

Yumurta donasyonu veyahut yumurta nakli işleminde donör (yumurta bağışı yapan kişi) anne adayının fizyolojik özelliklerine benzermektedir, uygun kan grubuna sahip, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve doğurgan yapıda bireyler arasından seçilir. Nakil işlemi tüp bebek tedavisi ile gerçekleşir.

Tüp bebek işlemi ile meydana çıkan Yumurta Donasyonu benzeri gelişmeler yumurta (oosit) problemi sürdüren anne adaylarına bebek sahibi olma ihtimali sunuyor.

Yumurta Donasyonu, bir an önce erken menopoz ve kalıtsal problemi olan hasta olanların tedavi süreçlerinde gündeme geldi. ilerlemiş yaş dolayısı ile yumurta üretimi düşen ve yumurta kalitesinde bozulmalar olan hasta olanlarda da kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yolda kullanılan yumurta bağışı uygulamaları, değişik kısırlık nedenlerinin rahime tutunmaya tesirleri üst kısmına ve bu tesirlerin yumurtadan mı yoksa rahimden mi kaynaklandığı bilimsel biyolojik yanıtlar getirebiliyor.

Yumurta Donasyonu Nedir? Tüp bebek tedavi

Tüp bebek tedavi metodunun kullanıldığı ilk yumurta bağışı 1983 yılında kaydedilmiştir. Bu ilk gebelik denemesi düşükle sona ermiştir. Yine de az tek süre sonra yumurtalıkları çalışmayan yabancı tek hastada oldukça oldukça başarılı bir gebelik meydana gelmiştir.

Öncelikle, çocuk , sağlıklı ve doğurgan donörler tedavi programlarına titizlikle seçilerek bütün bulaşıcı ve genetik hastalıklar durumundan muayene edilerek testleri yapılmıştır.

Yumurta donasyonu, Kıbrıs’ta kullandığımız tüp bebek tedavileri içinde ailelerin en sık sık müracaat ettikleri yerdir. Ayrıca tek sürü yaygın olarak kullanılan tek tüp bebek tedavisidir.

Doktorumuz Halil İbrahim Tekin yaklaşık 10 yıldan fazla sürede yaklaşık binlerce sağlıklı bebek dünyaya getirmiş. Binlerde ailenin mutlu bir şekilde çocuk sahibi olma hayallerini gerçekleştirmiştir.

Doğacak çocuğunuzun genetik kodlarının büyük bir bölümü ,yumurta ve spermden gelmektedir.İnsanlar kendi yumurta ve spermleriyle bebek sahibi olduklarında bebekte ortaya çıkabilecek kalıtsal hastalıkları mecburen kabul ederler.Ancak yumurta dışarıdan alındığında bütün sorumluluk donörü bulan klinikte olmaktadır.Biz bu sorumluluğumuzu sonuna kadar taşımaktayız.Şimdiye kadar doğan on binlerce bebeğimizde herhangi bir sorun yaşanmamıştır.Ancak bir yumurtada tüm molekülleri test etme olasılığımız maalesef günümüz teknolojisiyle mümkün değildir.

Yaklaşık 20 yıldır yapmakta olduğumuz işlemlerde en hassas olduğumuz husus bağışçılar ve alıcıların güvenliğidir.İlk günden beri hiç bir şekilde ticari düşünmeyerek en sağlıklı sistemi merkezimizde uygulamaktayız. Daha ucuza yumurta bulabilme şansı tabi ki mümkündür. Daha az test yaparak ve daha kalitesiz hizmet vererek maliyeti düşürmek de mümkündür. Biz kuruluş olarak uzun vadeli ve kalıcı işler yapmak için yola çıktık.İnsan sağlığında maliyet ikinci plandadır diye düşünmekteyiz. Bu hassasiyetimizi çeşitli standartlar uygulayarak denetlemekteyiz.Çok miktarda batılı ülkelerden gelen hastalarımıza hizmet vermekteyiz. Merkezimiz Avrupa’da NHS akreditasyonu alan ilk kuruluştur. Dünyanın 45 ülkesinde doğmasına yardımcı olduğumuz sağlıklı bebekler dolaşmaktadırlar.

A- Anonim (Kişilerin karşılıklı olarak kimlik bilgilerinin gizli tutulması)

Hastalarımızın büyük bir bölümü, anonim diye adlandırdığımız uygulamayı seçmektedirler. Yumurta nakillerinin % 95’i anonim olarak adlandırılan şekilde olmaktadır. Alıcılar ve verici olan donör kimlik bilgilerinin açıklanmasını istememektedirler. Bu alıcı ve vericinin birbirlerinin kimliklerinin bilinmesine olanak sağlamayan uygulamada, çeşitli kan grubu, fiziksel ve ruhsal özellikleri olan bağışçılar bir havuz içinde bulunmaktadırlar. Alıcı aileler ile vericilerin  kimlik bilgileri haricinde her türlü özellikleri paylaşılır. Alıcı aile bağışçısını seçer ve tedavi eş zamanlı olarak başlar.

B- Non-anonim (Alıcı ve vericinin kimliklerinin bilinmesi)

Bazı alıcı aileler bağışçıyla tanışma konusunda bir sakınca görmediklerinden kesinlikle vericiyle tanışıp uygun gördükleri soruları bağışçıya sorma ihtiyacı duymaktadırlar.Az sayıda olmakla beraber bağışçılarımızın bir kısmı kimliklerini açıklamakta gönüllü olmaktadırlar.Yine uluslararası çalışan donör ajanslarından da bağışçı temini mümkündür.Bu tip bağışçıların maliyetleri daha yüksek olmaktadır.

Video Galeri

Kıbrısta Konaklama

İletişim Bilgileri

Magosa Tıp Merkezi Hastanesi – Eşref Bitlis Caddesi PK: 99450 Gazimagosa / KKTC

+90 548 860 6000
info@drhit.com

Haftaiçi : 09:00 - 18:00
Haftasonu : 08:00 - 13:00