Ana Sayfa Blog Sayfa 17

Kanser Genlerde Yakalanabilir Mi?

Özgür Gökmen – Posta

Erken menopoza giren, yumurta üretemeyen, kanser gibi hastalıklar nedeniyle yumurtalıkları alınan kadınlar yumurta bağışı yöntemiyle çocuk sahibi olabiliyor.

Kanser Genlerde Yakalanabilir Mi?

Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Direktörü Dr. Halil İbrahim Tekin anlattı
Anne olmak için en ideal yaşlar nedir?

Bence 30-32. Çünkü kadın bu yaşlarda psikolojik açıdan olgunlaşıyor. Ayrıca eğitimini, kariyerini bir noktaya getirmiş oluyor. Yoksa daha genç yaşlarda anneliğe insan vücudu daha uyumlu. Örneğin 21, insan sağlığının en üst noktada olduğu yaş. Daha sonra vücut bir gerileme eğilimine giriyor.

Çocuk için ne zaman geç kalmış sayılır?

İleri yaşlarda örneğin 64 yaşında doğurttuğum hastalarım da oldu. Açıkçası genellikle 40’lı yaşların geçilmesini doğru bulmuyorum.

Yumurta donasyonu nedir?

Yumurta olmadığı zaman gebelik isteyen kadınların son bir çaresi kalır. O da yumurta donasyonu (bağışı) uygulamasıdır. Menisinde ve testislerinde sperm bulunamayan erkekler de sperm bağışıyla çocuk sahibi olabilir.

Yumurta donasyonunda başka bir kadından elde edilen yumurtalar, kocanın spermleriyle dışarıda döllendikten sonra annenin rahmine yerleştiriliyor. Aynı şekilde erkeğin spermi yoksa başkasının spermi erkeğin eşinin yumurtası ile birleştirilip yine eşinin rahmine yerleştiriliyor.

Hangi durumlarda uygulanır? 

• Rahmi olup erken menopoza giren ve yumurta üretemeyen kadınlar. Endometriyozis, enfeksiyon veya kanser nedeniyle yumurtalıkları alınmış kadınlar.
• Fonksiyon göremeyen yumurtalıklarla doğmuş genetik bozukluğu olan kadınlar (Turner’s sendromu).
• Yumurta geliştirici ilaçlara az veya hiç cevap vermeyen kadınlar.

• Genetik hastalık taşıyıcısı olan ve bu hastalığı çocuklarına geçirme riski olan kadınlar (Hemofili, Duchenne’s muscular distrofisi, Huntington’s koreası gibi).
• Kromozomal anomaliye bağlı tekrarlayan düşük yapan kadınlar.
• Yumurta rezervi ve kalitesi iyi olmayan, tekrarlayan başarısız tüp bebek denemeleri olan kadınlar.
• Yaşı ileri olup menopoz nedeniyle fonksiyon görmeyen yumurtalıkları olan kadınlar.

Yumurta verecek kişiler nasıl seçiliyor?

Çeşitli şekillerde olabilir. Hasta çok büyük paralar verip Amerika’daki ajanslardan yumurta getirtebiliyor. Ya da biz yumurta vericisini sağlıyoruz. Hastaların yüzde 90’ı verici bulma konusunda bizden yardım istiyor.

Biz de Amerika ya da Danimarka’daki ajanslardan yumurtaları alıyoruz. Hastaların yüzde 10’u ise yakın akrabalarından yumurta alıyor. Yumurta bağışlayan kişiler 21-33 yaş arasında ve sağlıklı kişiler olmalı. Daha önce sağlıklı çocuk doğurmuş olanlar tercih ediliyor.

Bazı testler yapılıyor mu?

Yumurta bağışı yapanlara ilk yapılan şey kromozomlarına bakmak ve genetik tarama yapmak. Daha sonra kistik fibrozis denen hastalık için ayrı bir tarama yapılıyor. Yine HIV, sarılık, sifiliz (frengi), klamidya gibi bulaşıcı hastalık taramaları yapılıyor. Ailesindeki hastalıklar ortaya konuluyor. Psikologlar vericide ruhsal bir problemin olup olmadığını test ediyor.

Alıcı olan kişi nasıl bir işlemden geçer?

Yumurta bağışında yanlış bilinenin aksine bütün yumurtalık alıcıya verilmez. Alınan sadece bir hücre yapısında olan yumurtadır. Bağış yapan kişiye standart tüp bebek uygulaması yapılır, gelişen yumurtalar toplanır, alıcının eşinden alınan spermlerle döllenme yapılır ve önceden gebeliğe hazırlanmış anne adayının rahmine yerleştirilir.

Rahim hazırlığı alıcı için çok büyük bir öneme sahiptir ve dikkatli bir takip gerektirir. Önemli olan bir konu da alıcı ve yumurta bağışlayıcı arasındaki koordinasyonun sağlanmasıdır.

Donasyon hangi ülkelerde yapılıyor?

Kıbrıs, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Polonya, Ukrayna, Rusya, Yunanistan, Amerika, Kanada, İran, İspanya’da bu işlem yasal. Ancak İngilizler kendi ülkelerinde bu işlemi yaptırmıyor. Çünkü İngiltere’de yumurta ve sperm verenin kimliğinin gizli kalması engelleniyor.

Çocuk 18 yaşına geldiğinde hükümet belli koşullar altında çocuğa ‘Senin biyolojik anne ya da baban aslında şu kişiler’ diye açıklama yapıyor. Dolayısıyla böyle bir durumla karşılaşmak istemediği için İngilizler’in yüzde 75’i yurt dışında tüp bebek yaptırmak istiyor.

Donasyon işleminin maliyeti nedir?

5 bin Euro.

Sizi arayıp bilgi vermemizi ister misiniz ?

Cinsiyet Garantili Sperm

Ayşegül Akyarlı GÜVEN – Habertürk

Hamile kalma masraflarıyla birlikte 6 bin 800 dolar!

Leyla Bilginel de dünyaya bir bebek getirmek için sperm bankasına başvurmuştu…
Sperm ve yumurta nakliyle gebelik konusunda tartışmalar sürerken Türkiye’den her yıl yaklaşık. 3 bin kadın başkasının spermi veya yumurtalığıyla hamile kalabilmek veya bebeğinin cinsiyetini belirleyebilmek için yurtdışına gidiyor. Kadınların yüzde 60’ına yumurtalık, yüzde 7’sine sperm nakli yapılıyor. Yani başka bir erkeğin spermiyle bebek sahibi olmak isteyen kadın sayısı yaklaşık 200 olurken, çocuğu olmayan 1700’e yakın kadın da kocasına ya da erkek arkadaşına başka birinin yumurtalığıyla bebek vermek için yurtdışındaki merkezlerin kapısını çalıyor.

Cinsiyet Garantili Sperm!

HEM TATİL HEM BEBEK

İşlemler bununla da sınırlı değil. Çiftlerin yüzde 10’u cinsiyet seçimi yüzde 5’i de yumurtalık dondurma işlemi için yurtdışındaki merkezlerin kapısını çalıyor. Yüzde 13 ise ‘hem tatil hem tüp bebek yapayım’ diyenler. Bu kişiler Türkiye’de gerçekleştirilen tüp bebek işleminin aynısını yurt dışında yaptırmayı tercih edenler oluyor. Bu iş için en fazla gidilen destinasyonlar KKTC ve Yunanistan oluyor. Kıbrıs’ta 3 bin 500 Euro’ya sperm, 4 bin 500 Euro’ya yumurta nakli yapmak mümkün. Kıbrıs’taki merkezler bebeğin cinsiyetini belirlemek için de 6 bin 500 Euro talep ediyor.

Girit de bu işlem için en fazla tercih edilen yerler arasında yer alıyor. Burada kalmak, vize masrafları, uçak masrafları gibi giderlerin dahil olduğu paketlerin fiyatı 5 bin Euro (6 bin 800 dolar) oluyor. Yumurtalık nakli için de, sperm nakli için de bu fiyat değişmiyor. Ancak, işin içine cinsiyet belirleme de girerse, bu kez bedel yine kalma ve gidiş masrafları dahil 6 bin 500 Euro’ya (8 bin 900 dolar) çıkıyor. Fiyat Avrupa’da neredeyse 2.5, ABD’de ise 5 katına çıkıyor.

Şu ana kadar 10 binlerce hasta gördüğünü dile getiren KKTC’deki tüp bebek merkezi yöneticilerinin verdiği bilgiye göre bu işlemi seçenler çoğunlukla rahmi olmayan, kanser yüzünden sorun yaşamış ve benzeri sağlık sorununa sahip kişiler tarafından tercih ediliyor. Sperm nakli için gelen çiftlerde erkeklerin de bir sağlık sorunu nedeniyle sperm üretemeyen kişiler olduğu belirtiliyor.

YÜZDE 10 KIZ İSTİYOR

Cinsiyet belirlemek ilk çocuğuna gebe ailelerde pek önerilmiyor. Hatta ‘İlk çocukta genetik test yapmam’ diyen prensipli merkezler de var. Bu merkezlerden birinin sahibi olan doktor Murat Vural, Türk ailelerinin yüzde 90’ı erkek çocuk isterken, sadece yüzde 10’luk kısmının kız bebek istediğine dikkat çekiyor.

DONÖRÜN SESİ 30 DOLAR

Sperm bankalarına spermini veren donörler çok geniş bir sağlık taramasından geçirilerek seçiliyor. Donörlerin kimlik bilgisi saklı. Ancak, California’daki Cyrobank adlı sperm bankası, 30 dolar verene donörün sesini, 15 dolar verene de yüz ve el yazısı analizini satıyor. Donör sperm bağışından 50-100 dolar alıyor. Banka 350 dolara satıyor.

BABAYA BENZER DONÖR ARIYORLAR

Bebek için sperm ya da yumurtalığı transfer edilecek donörün saçından göz rengine kadar birçok özellik aile tarafından inceleniyor. Ancak, çiftlerin genellikle kendilerine benzer bebek  istediklerini dile getiren Doktor Murat Vural, “Çiftler kendilerine benzer donör arıyor. Bebeği başkasının sperm veya yumurtasıyla yaptıkları gerçeğini çoğunlukla kendi anne ve babalarına bile söylemiyor. Çocuk da doğup büyüyünce bile bunu hiçbir zaman öğrenmeyebiliyor” diyor.

KADIN TEK BAŞINA BEBEK İSTEMİYOR

Türkiye’de sperm bankası ve nakli denince akla hep tek başına babasız çocuk doğurmak isteyen kadınlar gelmesini eleştiren Doktor Halil İbrahim Tekin, “Bu hiç doğru değil. Bunca yıldır tek başına sperm alıp çocuk isteyen hastalarımın sayısı 4’ü geçmedi. Bunlar da heteroseksüel olmadığı için bu yolu tercih etti. Bizler de babasız çocuk doğurulmasını teşvik ediyor gibi gösteriliyoruz. İşin aslı ise bize hep çiftler geliyor. Başka şansı kalmayınca bize başvuruluyor” dedi.